Ne fırtınalar gördü yüreğim
Dağları deviren dalgaları gördü de yıkılmadı
Uçsuz bucaksız kimsesizlerin yol aldığı
Yollardan geldi yorgun yüreğim yine yılmadı
Kara bulutlardan üzerime çöken karabasan yağmurlarından
Kaçarcasına koparcasına aktı limanına
Gözlerimin gözlerine değdiği andı o an
O nadir zamanlardan biriydi
Demir attı da mutluluğa
Kopmak istememecesine saplandı
Yüreğindeki mutluluk kayalıklarına
Şaşkındı yorgundu savunmasızdı
Kırgın dağınık ve alabildiğince açtı
Sevdanın sıcak rüzgarlarına
Bir güneş açtı yeşil gözlerimdeki umutsuzluğa
Rüzgarlar dinmişti artık denizler durulmuş
Ilık esen sevdanın sendeki rüzgarına vurgundu
Sarıldı ıhlamur kokan teninin bahar dallarına
Serdi ömrünü huzur döşenmiş yollarına
Yayıldı sereserpe sevdanın kollarına
Bir anda kavuştu hasretin soğuk rüzgarlarına
Dolanmıştı kendine ait olmayan gülün güleç yüzlü dallarına
Girmişti artık kâh hüzün kâh sevda kâh özlemin soğuk sıcak yollarına
Baharı tattı önce bağırdı mutluluk dağlarına
Sonra özlemle haykırdı hasretliğin soğuk yollarına...