özlemle ilgili sözler - özlemeye dair yazılar - sevgiliye özlem sözleri - aşk ve özlem ayrılık yazıları
Doğduğu anda sönmüş güneş… Havaya suya toprağa kavuşamamış cemre… Kuşu uçuramadan kırılıp dökülen kanatlar… Rengini göremeden kuruyan gonca…
Yaşama ilk göz kırpışı ile kapanışı arasındaki o küçücük zaman diliminde yaşayabilmiş bir özlemdir ölen. Anlayamadığın sana anlatılamayan senin anlatamadığın bir özlem ve bir ölüm… Sorduğun soruların da kaderi çizilmiştir çoktan. İşte bu yüzden sorular da bir bir ölür sessiz suskun gizleyen gözlerdeki o derin boşluklarda. Bir yaşayan olarak o ölüm sessizliğini solumak ruhunu yakar insanın.
Hiçbir kılıç ve kalkanın sağlam kalamadığı bir savaşa yeltenmek yıllar sonrasında… Cesarettir şöyle en delicesinden. Yanıtsızlığın amansız darbeleriyle kalkanları parçalanmış baştan ayağa kana bulanmış gücü tükenmiş sözcüklerin elinden tutup ayağa kaldırma uğraşı… Nasıl öldü özlemim? Kimler kaldırdı cenazesini? Toprağa verenler biliyorlar mıydı hikayesini? Biliyorlar mıydı o özlemin bir sahibi olduğunu? Yıllar sonra bu ölümü yazmaya çabalayacak olan birinin varlığından haberleri var mıydı? Geride kalandan?
Sizin hiç özleminiz öldü mü?
Bir hayaleti kovalamak tanımadığın yüzlerde ellerde bakışlarda gülüşlerde susuşlarda… Kimi zaman yakınındaki yörendeki var oluşlarda onların haberi bile olmadan... Gözler kalbin aynası değildir her zaman. Sararan dökülen parlaklığı yitip giden aynalar mıdır yoksa kalpler mi? Ansızın diriliveren hayaletleri gösterir mi ayna bildiğiniz şeyler? Ansızın deliriveren soruları yanıtlar mı sözcük bildiğiniz sesler?
Yıllar sonra ölü toprağı kokan bir hayaletin peşinden böylesine koştunuz mu? Gizle(n)mekten örtmekten derine gömmekten -aslında cesaretsizlikten- usanıp koşmaya başlamak… Nereye? Kime? Dokunmayı istemek o izlere iz sandığın şeylere… Yıllarca kaçtığın bir hayaleti aslında kovaladığını anlamak… İçe akan gözyaşları daha mı değersizdir kendisini deşifre edenlerden?
Bir yokluk… Hiçbir ses yok koku yok biçim yok bir eşya bir suret bir şey işte! Bir şey! Küçücük bir şey! Sahip olduklarımın yanında ne kadar da küçücük kalacak bir şey! Bir özlemin ölümü… Geriye hiçbir iz bırakmayan bir ölümün ölümcül boşluğunu yıllarca ruhunda taşımakla yükümlü bir ölümlü olmak…
Sizin hiç özleminiz öldü mü?
Kimi zaman ürkekçe konuşuyorum o hayaletle. Sorularımdan bıkıp kaçmasından korkuyorum. O hep suskun. Kızdığım bağırdığım sitem ettiğim anlar aklıma gelince utanıyorum. Elimde değil ki sözümde değil. Ölen bir özlemle yaşayan birinden sağduyu beklenemeyeceğini yeni yeni deneyimledim. Yıllar sonra kendisini orada burada onda bunda apansız gösteriveren bir hayaleti sevmek sanki elde edilebilirmişsin gibi istemek…
Bir özlemin ölümüne birçok kez ölmek…
23.59’da takılıp kalan bir saat… Yeni güne akamayan bir gece… Şafaksız…
Anne karnında kurban olan kuzu… Yürekten göğe çıkamadan susan dua…
Gözlerde parlayamadan sönen ışık… Saçlarda gezinemeyen rüzgar… Ellere yayılamayan sıcaklık… Yüze dokunamayan beyazlık… Duyulmamış bir sesi arayan kulaklar…
bazen toprakda yagisa ozlenir,bazan kotuluk de iyilkle ozlenir,hic ozlemez olurmuyuz!neleri neleri,ilk once insanliki.saygini sevgini ozleriz,bakacagimiz sevgi dolu gozleri,kotulkden seni cikartacak bir elin-olmasini,acini,goz yasinin sougluqunu gideren bir simsicak sarilmaki ozleriz,hic ozlemsiz ozlemek olurmu,,,ama baksana hayat nelerden hangi o ozlemleri-oldurur ya,seni en derine cekiyo.karanlikda bitti yosun-isiqi ozlemek,en yuxariya kalamk ozlemini ozlemeli oldgun ozlemin olduyunu bildiyin halde ozluyosun////
Söyleyemediğim ne çok şey var sana Sessiz ve derinden yaşadım Doyasıya anlatamadım hiç Hep yarım kaldı cümlelerim içimde Saatler geçti de ben senden geçemedim Bu gün gene aklımdasın... Bastırılmış sözler isyanlarda artık Canımı acıtıyor bu sessiz şarkı Her notası çığlık çığlığa pişmanlık Çakıldı beynime gülüşün Şöyle yüreğime sarıpta, ağlayamadım Gözlerine bakıpta, konuşamadım seninle Haykıramadam, elinden tutup aşkımı Ben sana hiç bir şey söyleyemedim Söyleyemedim ama unutamadım da Bırak böyle kalayım anılarında Bırak beni böyle hatırla Sen beni hiç anlayamadın...!
Bana sunduğun aşkın değerini bilmeden, senden sonra aşkı yataklarda büyütenlere değer verdim.
O yazdığın şiirleri şimdi daha iyi anlıyorum.
Meğer ne çok yazmışsın beni.
Ve ben ne çok anlamamışım kalbini.
Sen, her hecende beni aşka çağırırken, ben gidip buruşuk kelimelerle aşk taslayanlara inandım.
Öyle büyük hatalar yaptım ki senden sonra...
Sen benimle ömrünü paylaşmayı düşünürken; ben benimle bir simidi paylaşmayanlara hayatımı verdim.
Senden sonra beni senin sevdiğinin milyonda biri kadar sevmeyenlere, aşkım, ömrüm, bir tanem, canım dedim.
Oyunların içinde kaldım.
Şimdi bende bütün piyesler arkası yarım.
Sustum senden sonra.
Sessize aldım dilimi.
Ne vakit seni anacak olsam, içim titredi.
Öyle büyük hatalar yaptım ki senden sonra...
Terk edildiğini bile anlamayacak kadar aşıktın bana.
Ardıma bile bakmamıştım giderken.
Ama şimdi o yollarda seni arıyorum adım adım.
Pişman pişman.
Ey ayak izleri kalbimde kalanım...
Şimdi herkes biraz daha sen...
Her saat biraz daha geç ve aylar fazla geliyor yıllara.
Haksız bir tokadın , yüzde bıraktığı utangaç bir kırmızıyım şimdi, o kırmızıdan süzülüyorken yaşlarım...
Öyle büyük hatalar yaptım ki senden sonra...
Sen hiç yalanlar söylememiştin bana.
Ama ben hep yalancılar sevdim senden sonra.
Çünkü o kadar hazırdım ki inanmaya...
Ve inanmayı sen öğretmiştin bana.
Varken yoktun, şimdi yokken varsın.
Demek ki varlığını anlayabilmem için yokluğuna ihtiyacım varmış.
Bir yoklukta bulmuştun beni, bir başka yoklukta bıraktım ben seni...
Öyle büyük hatalar yaptım ki senden sonra...
Sen aşk dedikçe bana, ben "Aşkın ölümsüzlüğüne inananlar, önce kendilerine ihanet ederler" dedim sana.
Şaka sandın sözlerimi; ne de güzel gülümsedi gideceğimden habersiz gözlerin.
Giderken anlamıyor işte insan, gittikten sonra gelecekleri...
Öyle büyük hatalar yaptım ki senden sonra...
İyi geceler demeden yatmazdın.
Sabahları günaydınların eksik olmazdı.
Hastalandığımda, sen de kendini hasta edecek kadar severdin beni.
Senden sonra, giderken bir hoşçakal bile demeyecek kadar ruhsuz insanlar sevdim ben.
Öyle pişmanım ki sevgilim.
Artık benden sonrası kim bilir kimlerin başlangıcı.
Meğer, seni hayattan düşünce yarım kalıyormuş insan.
Bunu geç fark ettim.
Özür dilerim.
Geri dönmeye yüzüm yok biliyorum.
Sakın bunları kendimi affettirmek için yazdığımı sanma.
Ben kendime uzun ve acılı bir yol seçtim.
Bu yol her aşka ana avrat dümdüz gidiyor.
Böyle bir yolda hayata kaç şeker atsam tatlanır?
Öyle büyük hatalar yaptım ki senden sonra...
Seni benden çıkarınca, önce beni sana böldüm,
sonucu acılarımla topladım,
senle çarpılan kalbime sensizliği ekledim,
ne yapsam ne etsem bir adam edemedim.
kahraman tazeoğlu bambaşka sözleri - kahraman tazeoğlu bambaşka kitabından alıntılar - kahraman tazeoğlu sözleri - kahraman tazeoğlu aşk ve ayrılık üzerine sözler
Yalnızlık insana kendi açtığı yaralarına bile kendi pansuman yaptırandır.
Yalnızlık seçilmiş bir özgürlüktür ama özgürlük yalnızlık değildir.
O kadar da dert etme! Nasıl olsa bugün, dünü unutturacak daha büyük yaralar açar sende.
Sabretmek pes etmek değildir.
Ayrılmak kaçınılmazdır; çünkü insan bir tek kendi kalbinde misafir değildir.
İnsanı asıl yalnızlaştıran şey, uzağındayken unutulmak değil, yakınındayken hatırlanmamaktır.
Yanmayı bilmiyorsan ışık olman neyi değiştirir?
Ne zaman arasam, meşgule düşüyor kalbin.
Terk etmek galibiyetin zaferi değil, mağlubiyetin tahammülüdür.
Gülmek gözbebeğindeki hüznü silmez.
Ve umut, acıyı uzatır bazen.Ve acı, umudu doğurur bazen.
Yalnız yürümek kalbimi bu kadar üzmedi, elimden tutsaydın belki de düşmezdi.
Kaybetmeye dayanamayacağını sevme.
Seni terk edenin, seni terk ettiği için yaşadığı vicdan azabı bile seni üzüyorsa; gerçekten sevmişsin.
kahraman tazeoğlu söz kitabından sözler - söz kitabından - ayrılık ve özlem sözleri - kahraman tazeoğlu sözleri
Kapılar vardır kapanan...İçten dışa, dıştan içe...
İçimizden dışımızdakilere kapattıklarımız ve dışımızdakilerin içe doğru yani bize kapattıkları.
Ve bazen bir kapı aralığında unutuluyor adına aşk denebilecek bütün bakışmalar.
Kimse geç kalmadı aşk erken geldi.
Bir gün gidersen beni kaldığına inandırarak git. Ben ancak gitmediğine inanarak yaşayabilirim.
Yalnızlık, hiç kimsenin olmadığını bile bile günde en az on kere içine bakmasıdır insanın.
Sen gitmek için geciktin, ben kalmaya aceleciydim.
Senin bir zehir olduğunu bile bile tadına baktım ben.
kahraman tazeoğlu söz kitabından alıntılar - kahraman tazeoğlu sözleri - ayrılık sözleri - özlemekle ilgili sözler
Senden sadece bir şey istiyorum. Son kez gel yanıma. Sonra git.
Ama son kez benim ol ne olur. Tek istediğim bu. Bu isteğimi çok görme ne olur.
Çünkü bana sen öğrettin: