Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler ve Özellikleri

Son güncelleme: 28.05.2012 11:14
  • Zihinsel Yetersizlik - Zihinsel Yetersizliği OlanAileler - Zihinsel Yetersizliği Olan Çocuklar


    Zeka insan beyninin karmaşık bir yeteneğidir. Zihnin birçok yeteneğinin uyumlu çalışması sonucu ortaya çıkan bir yetenekler bileşimidir. Zihnin algılama, bellek, düşünme, uslanma, öğrenme gibi birçok işlevini içerir. Bir başka tanımla; "zeka, zihnin öğrenme, öğrenilenlerden yararlanabilme, yeni durumlara uyabilme ve yeni çözüm yolları bulabilme yeteneğidir".


    1. Sınır ve donuk düzeyde zihinsel kapasiteye sahip bireyler ve özellikleri

    Sınır ve donuk zekalı çocuklar, ağır öğrenen çocuklar olarak bilinirler. Bir toplumdaki zeka dağılımı çan eğrisine uygun biçimlenir. Üstün zekalılar eğrinin bir ucunda, özel eğitim kapsamına alınan hafif, orta ve ağır düzeyde öğrenme yetersizliği yaşayanlar diğer uçta, normal zeka potansiyeline sahip olanlar ise ortalarda toplanırlar. Sınır ve donuk zeka düzeyinde bulunanlar ise özel eğitim kapsamına alınanlar ile normal zeka potansiyeli arasındaki bir grubu oluştururlar. Öğrenmenin gerçekleşmesinde geçirilen basamaklara bakıldığında, bu çocuklar ile yaşıtları olan diğer çocukların farklı basamaklardan geçmediği görülmektedir. Ancak sınır ve donuk zeka düzeyindeki çocukların bu basamaklardan geçmeleri daha yavaş olabilmektedir. Bu düzeydeki çocuklar için özel eğitim uygulanmamakta, öğrenimlerini 1 - 2 yıl geriden izlemektedirler. Zihinsel yetersizliği bulunan çocuklar olarak tanı almaz ve değerlendirmezler ancak yaşıtlarından çok daha geç ve güç öğrenirler. Çabuk kavrayamaz, öğrendiklerini çabuk unuturlar. Çok ve sık tekrara karşın ağır öğrenir, sınıfın en gerisinden giderler. Okulda ve evde kolay tanınamazlar, "tembel, dikkatsiz ve haylaz" olarak nitelendirilebilirler. Genellikle 1. sınıfta okumayı en geç sökebilen veya 2. sınıfta sökebilen çocuklardır.
    Standart zeka testleri sonucuna göre bu çocukların "normal zeka" düzeyinin biraz altında oldukları ortaya çıkar. Başka bir deyişle yaşıtlarından 1 - 2 yıl geridirler. Bütün güçlerini harcayarak sınıf düzeyinde kalmaya çabalayan bu çocuklar anlayışsızlık karşısında doğaldır ki çok bunalır, güvenlerini yitirir, okuldan soğurlar. Sonuç olarak yeteneklerinin çok altında başarı gösterirler.
    Ağır öğrenen bu çocukların 1. sınıfta fark edilerek durumlarının belirlenmesi, onların örselenmesini önler. Yaşıtlarının gerisinde olan çocuğun temel okuma-yazma ve matematik becerilerini kazanamadan bir üst sınıfta bulunmasının bir yararı olmayacaktır. Aksine üst sınıfta yaşıtları ile arasındaki açık büyüyeceği için kendini yetersiz ve başarısız olarak görecek ve güvensizleşecektir. Bu durum arkadaşlık ilişkilerine yansıyabileceği gibi çocuğun daha içe kapanık, kaygılı ve mutsuz olmasına da neden olabilir. Bu nedenle 1. sınıfta temel akademik becerileri kazanamadığı takdirde sınıf öğretmeninin önerisi ve ailenin onayıyla 1 yıl sınıf tekrarı yapmaları uygun olabilir.


    2. Hafif Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği Olan Bireyler Ve Özellikleri:


    Hafif düzeyde öğrenme yetersizliği yaşayan çocukların özellikleri ve alınabilecek önlemler şu şekildedir; -Bu çocuklar akademik kavramları geç ve güç öğrenirler,öğrendiklerini çabuk unuturlar.
    Öğretilecek konular anlamlı şekilde bölünmeli ve basitten karmaşığa,somuttan soyuta doğru öğrenme sırası izlenmeli ve aralıklı sık tekrar yaptırılmalı. -Dikkat süreleri kısa ve dikkatleri dağınıktır.Bu nedenle:
    *öğrencinin ön sıralarda,öğretmene yakın,uyarıcılardan uzak bir sıraya oturtulması,
    *dikkati yoğun , başarılı ve uyumlu bir grup çocuğun arasına alınması,
    *öğrencinin yüzü dönükken ve dinlediğini hissedince kısa,basit ve net talimatların verilmesi,
    *öğrenci ile konuşurken sakin olmalı ve normal ses tonu ile konuşulmalı. -İlgileri kısa sürelidir, daldan dala atlarlar.Bu nedenle;değişik öğrenme yöntemleri ve materyaller kullanılmalı,düzenli aralıklarla sık tekrar yapılmalıdır.Materyal ne güç ne de basit olmalıdır.Çünkü her ikisi de ilgisizlik ve dikkatsizlik doğurmaktadır.Öğrenmede çocuğun ne kadar duyu organına hitap edilirse öğrenme de o kadar etkili olur. -Bu çocuklar güvensizdirler.Karşılaştıkları yeni durumlara uyma ve kabul etmede zorlanır,direnme ve kaçma eylemi gösterebilirler.Çocuk teşvik edilmeli ve bu durumu anlayışla karşılanmalıdır.Çocuğa başarabileceği ve yapabileceği görev ve sorumluluklar verilmelidir.Yapılması istenen şeyi yapabileceğine inanması sağlanmalıdır.Çocuğun her başarısı onun kendine güvenini artıracak "Ben yapabilirim" inancını kuvvetlendirecektir.Ancak başarı duygusu yaşarsa,yeni şeyler yapmayı isteyecektir.Başaramadığı alanlar göz ardı edilmelidir. -Bu çocuklar başarılı oldukları faaliyetle ilgilenir,başarısız oldukları ile ilgilenmezler.Özellikle bu çocuklar için başarabilecekleri basamaklardan bir basamak öncesinin faaliyetleri verilerek ,çocuğun öğrenmeye ilgisi ve isteği artırılabilir. -Kolay yorulur ve sabırsızdırlar.Çalışmaları çoğunlukla tamamlayamaz ve yarım bırakırlar.Bu durumun çocuğun öğrenme güçlüğü ile ilgili özelliği olduğu kabul edilmeli,değerlendirmede bu unsur dikkate alınmalıdır.Çocuk uzun süreli çalışmaya zorlanmamalı,yorulunca çalışmanın türü değiştirilmelidir. -Konuşmaya geç başlarlar ve konuşma gelişimi yavaştır.Bu nedenle akranları ile iletişimde güçlük yaşarlar.Kendinden yaşça küçüklerle daha iyi ilişki kurarlar.Bu nedenle;• Akranları düzeyinde konuşmaları beklenmemeli,
    • Çocuk konuşmaya teşvik edilmeli,
    • Sosyal gelişimi için her fırsatta normal ve akranı olan çocuklarla ilişki kurmaları sağlanmalı,-Dil gelişimi için resimli kitaplardan,parmak oyunlarından,bilmece
    bulmacalardan yararlanmalıdır.-Zaman kavramı geç ve güç gelişir.Saat,gün,hafta,ay ve yılı öğretmek ancak ileriki sınıflarda mümkün olabilir.Bu konuda çocuk hazır olmadan böyle bir çalışmaya girilmemelidir.-Öğretmen-öğrenci ilişkisinde;öğretmen konuşurken olumsuz ifadeler yerine olumlu ifade kullanılmalı.-Öğrencinin duygusal-sosyal gelişimi için diğer çocuklarla iyi ilişkiler kurması açısından sınıfta rencide edilmesi,dışlanması,azarlanması önlenmelidir.-Sosyal faaliyetlerde görev almaları,grup içi çalışmalara katılmaları sağlanmalı,başarabileceği sorumluluklar verilmeli,başardığında övülmeli,takdir edilmeli,sözel sosyal pekiştireçlerle davranışı ve başarısı değerlendirilmelidir.-Aile ile eğitim öğretimin her aşamasında işbirliğine girilmeli,bu konuda gerektiğinde okul psikolojik danışmanından yardım alınmalıdır.-Basit beden eğitimi hareketleri yaptırılmalı,karmaşık hareketler ve kurallı oyunlarda çocuktan yüksek performans beklenmemeli.-İş eğitimi dersinde kendinin yapabileceği daha basit çalışmaların verilmesi ya da dinleme izleme boyutunda sözel etkinliklere katılarak değerlendirilmeli.
    -Müzik dersinde ritimle çalışmada güçlük yaşar,bu güçlük göz önüne alınarak öğrenci performansı değerlendirilmeli.
    3. Orta Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği Olan Bireyler Ve Özellikleri:


    Orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği; bireyin gecikmeli konuşma ve dil gelişimi, sosyal, duygusal veya davranış problemleri ile temel okuma yazma ve sayma becerileri kazanmasında ortaya çıkan gecikme durumudur.

    Öğrenmenin gerçekleşmesinde geçirilen basamaklara bakıldığında, bu çocuklar ile yaşıtları olan diğer çocukların farklı basamaklardan geçmediği görülmektedir. Ancak, bu çocukların, bu basamaklardan geçmeleri daha yavaş olmaktadır. Ayrıca, bu çocuklara karşı toplumun gösterdiği olumsuz tutum ve davranışlar ile çocukların geçmişte yaşadıkları çeşitli başarısızlıklar onlarda kaygı, başarısızlık beklentileri ve engellenme duygularını yoğun bir biçimde ortaya çıkarmaktadır. Bu duygular ise çocukların akademik başarılarını olumsuz yönde etkilemektedir.

    Öğrenme süreci dikkate alındığında, orta düzeyde öğrenme yetersizliği olan çocukların dikkat, bellekte tutma, hatırlama vb. konularda bazı eksikliklerinin olduğu görülmektedir. Bu çocukların dikkatlerinin kısa süreli ve dağınık olduğu, herhangi bir uyarana karşı dikkatlerini yoğunlaştırmada ya da sürdürmede daha fazla deneme ve zamana ihtiyaç duydukları bilinmektedir. Öğrenilen bilgilerin bellekte tutulmasında da bazı problemleri görülmektedir. Özellikle kısa süreli bellekteki bilgileri uzun süreli belleğe aktarmada zorluklarla karşılaşmaktadırlar.

    Kısa süreli bellekteki bu zorlukların temelinde ise uygun öğrenme ya da transfer yöntemlerini kullanmada gösterdikleri yetersizlikler yer almaktadır. Yaşıtlarının kendiliğinden ya da gözleyerek öğrendikleri bu yöntemleri, bu çocuklar, çoğu kez özel bir öğretimden geçmeden öğrenememektedirler.

    Orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği gösteren çocukların dil ve konuşmayı öğrenmeleri ile diğer yaşıtlarının bu becerileri öğrenmeleri de aynı süreçlerden geçerek gerçekleşmektedir. Ancak, bu çocukların bu süreçlerden geçiş hızları daha yavaş olmaktadır. Bu nedenle dil ve konuşma gelişimlerinde gecikme ve ilk basamaklarda takılma sıklıkla karşılaşılan durumlardır.

    Orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklarda okuma yazma becerilerini kazanmada gecikme durumu görülmektedir. Bu çocuklarda okuma yetersizliği daha çok okuduklarını anlama boyutundadır. Bu çocukların eğitimlerinde yeterli güdülenme sağlanarak, okuma becerilerinin öğretimine ağırlık verilerek ve uygun öğretim yöntemleri kullanılarak başarılı olabilecekleri görülmektedir.

    Orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği gösteren çocukların, aritmetik becerilerin çeşitli boyutlarında gösterdikleri başarılar da farklı olmaktadır. Hesaplama becerisinde genellikle kendilerinden beklenene yakın bir başarı göstermektedirler. Ancak, aynı başarıyı usa vurma da gösterdikleri söylenemez. Bu durum, usa vurmanın okuma ve kavramaya bağlı olması ile aritmetik öğretiminde yetersiz ya da uygun olmayan yöntemlerin kullanılmasıyla açıklanabilir.

    Sonuç olarak, orta düzeyde öğrenme yetersizliği bulunan çocukların eğitim öğretimlerinde; onlara uygun öğretim yöntemlerinin seçilmesi, başarısızlık duygusunu yaşamayacakları ya da en az yaşayacakları ortamların hazırlanması, başarılı olma girişimlerinin desteklenmesi ve pekiştirilmesi, yeteneklerine ilişkin güvenlerinin artırılması, güdülenmelerinin yeterli ölçüde sağlanması gibi ögeler dikkate alınmalıdır. Böylece, bu çocukların gerçekte başarabilecekleri düzeye ulaşmaları da sağlanmış olacaktır.


    4. Ağır Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği Olan Bireyler Ve Özellikleri


    Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre; ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği (öğretilebilir) olarak adlandırılan ve ciddi biçimde konuşma ve dil gelişimi güçlüğü, sosyal, duygusal veya davranış problemleri ile temel öz bakım becerilerini öğrenmede gecikme gösteren öğrenciler genel nüfusun %0,3'ünü oluşturmaktadırlar.

    KAYNAK: Karşıyaka RAM


#28.05.2012 11:14 0 0 0