Nice zaman oldu ey sevgili sana iki satır yazmayalı
Yazmayalı konuşmayalı nice zaman
Kaç mevsim, kaç yağmur sonrası
Kaçıncı cemrenin kaçıncı kez ruhuma yağışı
Kaç tipi, kaç fırtına
Gittiğin günü unuttum ama
Sırtına dökülen saçların
Gözyaşlarını kurutan parmakların
Peçete bozgunu parçalanmış mendil parçaların
Siyah kazağın, beyaz gömleğin, çantanı sırtına hızla atışın
Hala aklımda.
Hala aklımda dünyanın başıma yıkıldığı an
Giderken bıraktığın son hatıra
Gitmen gerekiyordu gittin
Bitmen gerekiyordu ama bitmedin.
Bizi ölüm ayırırdı ancak
Yaşarken öldün ama, yine gitmedin
Acıklı bir şarkının nakaratı kadar bile değilim artık
Hüznüm bana aşina, ben yüzüne aşina
Ama ne bileyim işte şairin dediği gibi
Bir türlü alışamadım yok oluşuna!
Rabbim size hic Ayrilik yasatmasin ins abicim...
Yüregine gönlüne saglik herseyiyle güzel bir calisma olmus...
Bu güzel paylasimin icin de tesekkürler...
Şiire bundan güzel bir sunum hazırlanamazdı.
Fon müziği ile öyle şahane uymuş ki değme gönül yarama
Çok içli ve güzel bir şiir, hoşgeldin hüzün der gibi
Sevilenin yokluğuna alışmak ise hiç kimseye kolay gelmez,
bir yaradır daim kanayan, hiç dinmeyen, son nefese kadar
Gözlerinin feri artsın, emeklerine ve yüreğine sağlıklar olsun
Yüce Allâh'ım seni Perimden ayırmasın
Can-ı gönülden sonsuz teşekkürler, hürmetler...