Tesettür modaya alet edilemez

Son güncelleme: 17.07.2012 09:12
  • Tesettür modaya alet edilemez 1

    Kızlarımız yıllarca, örtülerini açmadan okuyabilmek için mücadele ettiler. "Örtümüz inancımızın gereğidir, engellenemez" dediler. Örtülerinden taviz vermemek için işinden ve okulundan atılanlar oldu. Mütesettir hanımlar sokaklarda aşağılandılar, yuhalandılar... Artık örtü konusunda kısmen de olsa bir rahatlama var. Sorun zaman zaman nüksetse de genç kızlar örtülü okuyabiliyor, başörtülü hanımlar iş sahasında önemli yerlere geliyorlar. Sokaklarda karşılaştığınız beş kişiden biri başörtülü. Fakat ne yazık ki örtülü hanımların sayıları arttıkça kalite düşüyor ve tesettürün içi boşaltılıyor. Eskiden olduğu gibi örtünün hakkını verenler ve tesettürü edep, adap ve ölçü dâhilinde kullananların sayıları gittikçe düşüyor. Eskiden kadınların bir kısmı, Allah'ın emrini yerine getirmek için örtünürlerdi ve bu hanımların yürüyüşlerinde, karşı cinsle ilişkilerinde hâl ve hareketlerinde de tesettürün yansımalarını görürdünüz. Bazı hanımlar da, geleneksel örgünün bir parası olarak örtünürlerdi, bu hanımlar da ölçülü ve temkinliydiler. Şu günlerde her iki kesimde de bir yozlaşmanın ortaya çıktığını görüyoruz. Bir de modaya uyum sağlamak için örtünenler ortaya çıktı ki, bunlar da yozlaşmayı yaygınlaştırarak örtüye leke getirmekteler.

    Müslüman kadın, Allah'ın emrini yerine getirmek, haram bakışlardan korunmak için örtünür, bunu hâl ve hareketlerine de yansıtır. Mesela örtülü bir bayan erkeklerle ölçüsüz bir vaziyette konuşmaz, el kol hareketleri yapmaz, sınırlarını korur ve karşı cinsle sadece gerektiğinde ve ihtiyaç hâsıl olduğunda konuşur. Bu onu kem gözlerden ve bakışlardan korur. Tesettürü modaya alet edenleri sokaklarda gördüğünüzde ise içiniz acır. Bu hanımlar, karşı cinsle ilişkilerinde ölçülü değillerdir, gayri ciddi espriler, el kol hareketleri yaparak dikkat çekmeye çalışırlar. Hedefleri ise, örtüyü yozlaştırmak ve Müslüman kadına zarar vermektir ki, amaçlarına zaten ulaşıyorlar. Genellikler eşarpları renkli ve parlaktır, dar pantolon ya da kısa pardesü giyerler, giysiler vücut hatlarını belli eder ve kokular sürünerek dikkatleri üzerlerine çekmeye çalışırlar. Ekranlarda görünen tesettürlü hanımların bu konudaki tavizleri ise ne yazık ki gençleri etkiliyor. Rol modellerini ekrandan seçen kızlarımız ekranlarda gördüğü yarım yamalak örtüyü taklit ederek, taviz veriyorlar. Çocuklarımız artık örtülü okuyabiliyorlar diye gevşeyen anne babalar, çocuklarına niçin örtündükleri konusunda bilinç vermedikçe bu sorunu ortadan kaldırmamız mümkün olamayacaktır.

    KAYNAK

    Not: bu makale yarın da devam edecektir İnşaallah.Yorumlarınızı alalım..
#02.07.2012 15:40 0 0 0
  • güzel bir konu açmışsınız abii teşekkür ederim. gerçi daha önce çok fazla gündemde olan bir konuydu bu, fikrimizi hep söyledik, sonunda gelinen nokta öyle vahimm ve acı ki sonunda bunu herkes farketti ve panik içinde. her zaman söylemişimdir, türban bizim kültürümüz değil, tülbente yaşmağa ve bizim kültürümüz olan her örtüye eyvallah. kapanmak istenen kapanır saygım sonsuz. ancak başa illa ipek türban, altta kot pantolon, yüzde makyajj, hareketler o biçim, çıktık kendi kültürümüzden nereye gidiyoruz belli değil. sanıldı ki biz aşı yapalım, olduğu kadar, türban takanı kar sayalım mantığı ile zarar verildi Türk toplumuna. keşke gerçek islam dini öğretilebilse ama maleseff hurafeler ve sadece geleneklere dayanan zorlamalarla yanlış aşı yapıldı, başına türban takan dindar, takmayan dinsiz sayıldı, hatta o kadar ileri gidildi ki türban takmayanları Tanrı'nın kesinlikle cezalandırağı ifade edildi, sadece ve sadece Allah bilir sözü unutuldu, sonuç ise ortada. ben fikrimi söyledim, doğru düşünürüm yada yanlış sizlere göre bilemem, ama düşüncem beni bağlar, başka fikirlere her zaman saygı duyarım, tekrar teşekkürler :)
#03.07.2012 10:36 0 0 0
  • @Ay Kız adlı üyeden alıntı:
    güzel bir konu açmışsınız abii teşekkür ederim. gerçi daha önce çok fazla gündemde olan bir konuydu bu, fikrimizi hep söyledik, sonunda gelinen nokta öyle vahimm ve acı ki sonunda bunu herkes farketti ve panik içinde. her zaman söylemişimdir, türban bizim kültürümüz değil, tülbente yaşmağa ve bizim kültürümüz olan her örtüye eyvallah. kapanmak istenen kapanır saygım sonsuz. ancak başa illa ipek türban, altta kot pantolon, yüzde makyajj, hareketler o biçim, çıktık kendi kültürümüzden nereye gidiyoruz belli değil. sanıldı ki biz aşı yapalım, olduğu kadar, türban takanı kar sayalım mantığı ile zarar verildi Türk toplumuna. keşke gerçek islam dini öğretilebilse ama maleseff hurafeler ve sadece geleneklere dayanan zorlamalarla yanlış aşı yapıldı, başına türban takan dindar, takmayan dinsiz sayıldı, hatta o kadar ileri gidildi ki türban takmayanları Tanrı'nın kesinlikle cezalandırağı ifade edildi, sadece ve sadece Allah bilir sözü unutuldu, sonuç ise ortada. ben fikrimi söyledim, doğru düşünürüm yada yanlış sizlere göre bilemem, ama düşüncem beni bağlar, başka fikirlere her zaman saygı duyarım, tekrar teşekkürler :)
    Orijinali Göster...



    Doğru söylüyorsunuz.Fikirlerinize katılıyorum.Bu zamanda, İslam'da tesettür nasıl olmalıdır? diye ehil kişiler tarafından paneller ve konferanslar verilmelidir ki kısa zamanda hanım kardeşlerimizde en doğruyu bilsinler isteriz.Lakin moda illetine kapılan cahil kızlarımıza bunu anlatabilirsek ne mutlu bize...

#03.07.2012 13:40 0 0 0
  • Tesettür modaya alet edilemez 2


    Fatma Tuncer - Milligazete

    Avrupa müktesebatının imzalanması ile birlikte özellikle kadından başlayan ve hayatın bütün kesimlerine yayılan bir değişime tanıklık ediyoruz. Bu değişimin en önde gelen kısmı kadının toplumda daha görünür olması adına yapılan çalışmalardır. Bu sonuçlardan bazı kesimler memnun kalabilir, fakat dindar kesim kadının üzerinden yapılan her türlü çalışmaya karşı mesafeli kalmalıdır. Çünkü toplumun bozulması kadından başlar ve kadınla biter. Yani kadın ana olarak ve eş olarak toplumda önemli bir konuma sahiptir. Özünden uzaklaşan bir anne çocuğuna yol gösteremeyeceği gibi, eşinin de destekçisi olamaz.

    Her ne kadar İslam ülkelerine iyimser mesajlar verilse de uzun yıllardan beri kültürel ve siyasal olarak Avrupa'ya yakınlaşırken, Ortadoğu ve İslam dünyasından uzaklaşıyoruz. Modern ve laik yaşam biçiminin resmi ve resmi olmayan yollardan insanlarımıza sunulması ise doğal olarak toplumun bakış açısını etkiliyor. Modernleşme projesinin aktarımını yapan medya bu konuda önemli bir rol oynuyor. Laik çevreler bunu iyi bir gelişme olarak görebilirler. Fakat bizler insanlarımızı özünden ve köklerinden koparan bu projeyi hiçbir zaman tasvip etmedik edemeyiz de.

    Ekran kadını, moda sunumuyla öne çıkarak dindar kesimi de etki altına alıyor. Örtüyü, Allah'ın emri olarak görmeyip modanın bir parçası olarak algılayanların, güzel görünme ve dikkat çekme eğilimleri her şeyin önüne geçiyor. Yılın moda trendlerini kaçırmayan bu hanımlar, örtüyü güzelliklerini öne çıkaran bir objeye dönüştürüyorlar. Örtüyü özünden uzaklaştıran genç kızlarımızın bir kısmı ise erkek arkadaşlarıyla kol kola gezmekten, gayri ciddi ilişkiler kurmaktan kaçınmıyor, bu görüntüleriyle ne yazık ki camiamıza büyük zarar veriyorlar. Görüyoruz ki, yıllardan beri kültürümüze, inancımıza ve geleneklerimize yönelen tehdit unsurları artık sonuç vermiştir ve bizi en hassas noktamızdan vurmuştur. Namaz konusundaki hassasiyetini kaybeden genç kızlarımız, örtü konusunda da alabildiğince taviz veriyorlar. Yaşanan bütün dejenerasyonlara rağmen İslam kimliğinden ödün vermeyen kızlarımız müstesna tabi...

    Başörtülü kadınlar, anne olarak, eş olarak ve çalışan kadın olarak hayatın içinde aktif olmalıdırlar. Ancak, karşılığında ne vaat edilirse edilsin Müslüman kimliğinden ve kişiliğinden ödün vermemelidir.
#03.07.2012 13:46 0 0 0
  • Abi İslamda tesettür nasıl olur; eğer Türk tarihini incelersek bize ışık olacaktır. her zaman şunu iddia ederim. türban takanlara deyin ki tesettüre girecekseniz geleneksel kıyafetlerimizi seçeceksiniz; emin olun çok azı tercih eder.örtünmemeyi tercih edecektir. tercih edip örtünenler ise gerçekten inananlardır. zaten kalpten örtünmek isteyen, her türlü bez parçasıyla başını örter, ipek olmuş desenli olmuş, gözlerini ortaya çıkaracakmış, tenine uymuş, bunların hesabını yapmaz. emin olun tanıdığım çok arkadaşım türban takıyor kimi erkek arkadaşı istediği için , kimi de yüzünü daha ortaya çıkardığı ve cazip kıldığı için. takıp ta çıkaranlar çok.. ama kimse üzerine alınmasın tekrar söylüyorum, gerçekten kalpten inanıp hakkıyla tesettüre girenlere saygım sonsuz..
#04.07.2012 14:32 0 0 0
  • noimage

    ALLAH BU GİYİMDEN RAZI DEĞİLDİRKIZLARIMIZ CAHİL BIRAKILMIŞTIR VEYA GERÇEK TESETTÜRÜN NE OLDUĞUNU BİLMİYORLAR.
#05.07.2012 11:04 0 0 0
  • Ne hikmetse bu konuya hanım kızlarımızın ilgisi yok gibi.Eh biz tebliğimiz yapıyoruz.Böyle giyimden memnunsalar onların işi Allah'a kalmıştır.
#05.07.2012 11:06 0 0 0
  • [video=youtube;R5rnblHZy7M]https://www.youtube.com/watch?v=R5rnblHZy7M&feature=player_embedded#![/video]

    Son zamanlarda hayli sayıları artan, sözde kendisini "tesettürlüyüm" diye zanneden bu tür kadın ve kızların sayısının artması, onların tesettürle ilgili hiçbir bilgisi olmadığı açıkça belli olmuştur.
#17.07.2012 09:10 0 0 0
  • Ebubekir Sifil Yazdı "Giyinik Çıplaklar"

    Soru
    "Muhterem Hocam, Müslim Cennet 52 nolu Hadis-i Şerifte buyurulan, "Cehennemliklerden kendilerini dünyada henüz görmediğim iki grup vardır; diğeri de giyinmiş oldukları halde çıplak görünen ve öteki kadınları kendileri gibi giyinmeye zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır " hadisinde geçen "giyinik çıplaklar"dan ve özellikle "başları deve hörgücü gibi" olanlardan murad nedir? Yani bugün toplumun genelinde kadınların yaptıkları topuz bu ifadeye dâhil olabilir mi? Bir de topuzlu saçlar ile kılınan namazların kabul edilmeyeceğine dair hadis-i şerif varid mi?

    Cevap
    Soruda geçen hadis; Mâlik, Müslim, Ahmed b Hanbel ve daha başka imamlarca nakledilmiştir ve sahihtir [1] Teberrüken İmam Müslim'in naklettiği bir varyantı zikredelim: "Cehennemliklerden, görmediğim iki sınıf vardır (Biri) yanlarında sığır kuyrukları gibi kamçılar bulunup, onlarla insanları döven bir kavim, (diğeri de) giyinmiş çıplak, sallanarak yürümeyi öğreten, kırıtkan, başları develerin eğilmiş hörgüçleri gibi birtakım kadınlar Bunlar cennete giremeyecek, onun kokusunu da duyamayacaklardır Hâlbuki onun kokusu şu kadar ve şu kadar uzaktan duyulacaktır "
    Burada zikredilen sınıflardan ilki, yönetici pozisyonunda bulunan ve sorumluluğunu taşıdığı insanlara zorbalıkla hükmedenlerdir Bu anlamda devlet yönetenlerden yanında çırak çalıştıran esnafa kadar herkes eğer işini zorla, baskıyla, dayatmayla yürütüyorsa bu hadisin anlattığı sınıfa dâhil olur
    İkinci sınıfa -ki sorunun mihveri de onlardır- gelince, hadiste gerçekten son derece beliğ ve çarpıcı bir ifade kullanıldığını görüyor ve Efendimiz (s a v)'in "cevamiu'l-kelim" olma özelliğini bir kere daha müşahede ediyoruz "Giyinmiş çıplak" (kâsiyâtun âriyât) ifadesi birkaç türlü anlaşılabilir:
    1 Çok ince olup altını gösteren elbise giyen kadınlar
    2 Dar olup vücut hatlarını belli eden elbise giyen kadınlar
    3 Bedenin bir kısmını örttüğü halde bir kısmını açıkta bırakan elbise giyen kadınlar
    Bu maddelerin hepsi bir hususu işaret etmektedir: Hadiste bahse konu edilen kadınların üzerinde "elbise" namıyla bir şeyler bulunmakla birlikte, o elbiseden beklenen "örtme/gizleme" olgusu gerçekleşmez Dolayısıyla kadının cinselliğine dikkat çeken ve çekiciliğini artıran her türlü elbise hadisin kapsam alanı içine girer
    Kadının başını deve hörgücü gibi yapmasından maksat, saçını topuz yaparak bağlamasıdır ki, bunun da dikkat çekmek için yapılacağı açıktır Normalde müslüman kadın sokağa çıktığında örtünmeye ve dikkat çekmemeye mümkün olduğunca özen göstermelidir Oysa hadiste anlatılan kadınların özellikleri bir arada düşünüldüğünde iffet, haya, vakar, ciddiyet gibi Müslüman şiarlarının çok uzağında bir manzaranın söz konusu olduğunu görüyoruz Onlar -yine hadiste ifade buyurulduğu gibi- giyim-kuşamlarıyla, yürüme tarzlarıyla, tavır ve davranışlarıyla fitneye, fahşaya çağıran kadınlardır ve bu özellikleriyle toplumda münkeratın yayılmasına önayak olmaktadırlar
    Hadiste geçen bir hususa daha işaret edelim: Söz konusu kadınlar "mümîlât" olarak tavsif edilmiştir Bu kelime de birkaç türlü anlaşılabilir:
    1 Salınarak ve kırıtarak yürümeyi -kendisi yaptığı gibi başkalarına da doğrudan veya dolaylı biçimde telkin eden kadınlar
    2 Saçını dikkat çekecek şekilde tepesinde toplatan, bu işi başkasına yaptıran kadınlar
    Her iki şıkta da söz konusu kadınların cinselliği ön plana çıkaran bir tavır içinde oldukları ve bu tavrı bir şekilde başkalarına da telkin ederek yaygınlaştırmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır
    Bu hadisten, saçını topuz yapan bütün kadınlar anlaşılabilir mi? Bir kadın, hadiste anlatılan diğer özellikleri da taşıyorsa evet, o özellikleri taşımıyor ve bunu dikkat çekmek için ve dikkat çekecek şekilde yapmıyorsa hayır

    Ebubekir Sifil



    [1] Hadis için bkz el-Muvatta, "Libâs", 4; Müslim, "Libâs", 125, "Cennet", 52; Ahmed b Hanbel, II, 223, 355, 440
#17.07.2012 09:11 0 0 0
  • Ebubekir Sifil Yazdı "Giyinik Çıplaklar"

    Soru
    "Muhterem Hocam, Müslim Cennet 52 nolu Hadis-i Şerifte buyurulan, "Cehennemliklerden kendilerini dünyada henüz görmediğim iki grup vardır; diğeri de giyinmiş oldukları halde çıplak görünen ve öteki kadınları kendileri gibi giyinmeye zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır " hadisinde geçen "giyinik çıplaklar"dan ve özellikle "başları deve hörgücü gibi" olanlardan murad nedir? Yani bugün toplumun genelinde kadınların yaptıkları topuz bu ifadeye dâhil olabilir mi? Bir de topuzlu saçlar ile kılınan namazların kabul edilmeyeceğine dair hadis-i şerif varid mi?

    Cevap
    Soruda geçen hadis; Mâlik, Müslim, Ahmed b Hanbel ve daha başka imamlarca nakledilmiştir ve sahihtir [1] Teberrüken İmam Müslim'in naklettiği bir varyantı zikredelim: "Cehennemliklerden, görmediğim iki sınıf vardır (Biri) yanlarında sığır kuyrukları gibi kamçılar bulunup, onlarla insanları döven bir kavim, (diğeri de) giyinmiş çıplak, sallanarak yürümeyi öğreten, kırıtkan, başları develerin eğilmiş hörgüçleri gibi birtakım kadınlar Bunlar cennete giremeyecek, onun kokusunu da duyamayacaklardır Hâlbuki onun kokusu şu kadar ve şu kadar uzaktan duyulacaktır "
    Burada zikredilen sınıflardan ilki, yönetici pozisyonunda bulunan ve sorumluluğunu taşıdığı insanlara zorbalıkla hükmedenlerdir Bu anlamda devlet yönetenlerden yanında çırak çalıştıran esnafa kadar herkes eğer işini zorla, baskıyla, dayatmayla yürütüyorsa bu hadisin anlattığı sınıfa dâhil olur
    İkinci sınıfa –ki sorunun mihveri de onlardır– gelince, hadiste gerçekten son derece beliğ ve çarpıcı bir ifade kullanıldığını görüyor ve Efendimiz (s a v)'in "cevamiu'l-kelim" olma özelliğini bir kere daha müşahede ediyoruz "Giyinmiş çıplak" (kâsiyâtun âriyât) ifadesi birkaç türlü anlaşılabilir:
    1 Çok ince olup altını gösteren elbise giyen kadınlar
    2 Dar olup vücut hatlarını belli eden elbise giyen kadınlar
    3 Bedenin bir kısmını örttüğü halde bir kısmını açıkta bırakan elbise giyen kadınlar
    Bu maddelerin hepsi bir hususu işaret etmektedir: Hadiste bahse konu edilen kadınların üzerinde "elbise" namıyla bir şeyler bulunmakla birlikte, o elbiseden beklenen "örtme/gizleme" olgusu gerçekleşmez Dolayısıyla kadının cinselliğine dikkat çeken ve çekiciliğini artıran her türlü elbise hadisin kapsam alanı içine girer
    Kadının başını deve hörgücü gibi yapmasından maksat, saçını topuz yaparak bağlamasıdır ki, bunun da dikkat çekmek için yapılacağı açıktır Normalde müslüman kadın sokağa çıktığında örtünmeye ve dikkat çekmemeye mümkün olduğunca özen göstermelidir Oysa hadiste anlatılan kadınların özellikleri bir arada düşünüldüğünde iffet, haya, vakar, ciddiyet gibi Müslüman şiarlarının çok uzağında bir manzaranın söz konusu olduğunu görüyoruz Onlar –yine hadiste ifade buyurulduğu gibi– giyim-kuşamlarıyla, yürüme tarzlarıyla, tavır ve davranışlarıyla fitneye, fahşaya çağıran kadınlardır ve bu özellikleriyle toplumda münkeratın yayılmasına önayak olmaktadırlar
    Hadiste geçen bir hususa daha işaret edelim: Söz konusu kadınlar "mümîlât" olarak tavsif edilmiştir Bu kelime de birkaç türlü anlaşılabilir:
    1 Salınarak ve kırıtarak yürümeyi –kendisi yaptığı gibi başkalarına da doğrudan veya dolaylı biçimde telkin eden kadınlar
    2 Saçını dikkat çekecek şekilde tepesinde toplatan, bu işi başkasına yaptıran kadınlar
    Her iki şıkta da söz konusu kadınların cinselliği ön plana çıkaran bir tavır içinde oldukları ve bu tavrı bir şekilde başkalarına da telkin ederek yaygınlaştırmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır
    Bu hadisten, saçını topuz yapan bütün kadınlar anlaşılabilir mi? Bir kadın, hadiste anlatılan diğer özellikleri da taşıyorsa evet, o özellikleri taşımıyor ve bunu dikkat çekmek için ve dikkat çekecek şekilde yapmıyorsa hayır

    Ebubekir Sifil



    [1] Hadis için bkz el-Muvatta, "Libâs", 4; Müslim, "Libâs", 125, "Cennet", 52; Ahmed b Hanbel, II, 223, 355, 440
#17.07.2012 09:12 0 0 0