Anotomide Kullanılan Terimler

Son güncelleme: 27.09.2012 12:22
  • organların latince söylenişi - tıbbi terimlerin latince karşılıkları


    ANATOMİDE KULLANILAN TERİMLER


    Her bilim dalında olduğu gibi anatomide de çok miktarda kendine özgü terim vardır. Bunlar, yüzlerce yıldır kullanılan ve çoğunluğu Latince (L) ve az bir bölümü de eski Yunanca (Grekçe-GR) kökenli olan terimlerdir. Her ülkede tıp eğitimi veren kurumlarda anadildeki karşılıkları ile birlikte öğretilirler. Anatomik terimler belirli vücut bölgelerinin tanımlanmasını sağlayan kesin anlamlı sözcüklerdir. Anatomi öğreniminde terimlerin işaret ettikleri oluşumlar kadar Türkçedeki karşılıklarının da öğrenilmesi gereklidir. Bu durum öğrenme sürecini uzatan önemli bir faktör gibi görünebilir. Ancak bir oluşum isminin Latince terminolojideki karşılığını ezberlemek yerine, ne anlama geldiğinin bilinmesi onun işlevsel özelliklerinin de kolayca kavranılmasını sağlamaktadır. Bu yolla öğrenilen anatomi bilgisi daha uzun süreli korunabilir. Bu yolla sık tekrarlar önlenebilir. Günümüzde bilim dili olarak İngilizce’nin öne çıkması nedeniyle oluşumların bu dildeki karşılıklarının öğrenilmesi de önem kazanmıştır.
    Tıbbi-anatomik terimlerle ilgili düzenlemeler ilk olarak 1895 yılında Basel’de (İsviçre) uluslar arası düzeyde yapılan bilimsel toplantılarla belirlenmiştir. Basel Nomina Anatomica’sı (BNA) olarak isimlendirilen bu toplantılarda 30.000’den fazla sayıya ulaşan anatomi terimlerinde sadeleşmeye gidilmiş, Latince temel alınarak terim sayısı 4.500 dolayına indirilmiştir. Aynı oluşumu tanımlayan farklı dillerdeki karşılıkları terk edilmiş, oluşumları ilk kez tanımlayan araştırmacılara saygı unsuru olarak onların isimlerinin verildiği eponim terimlerin kullanılmasına son verilmiştir. BNA’dan sonra anatomi, histoloji ve embriyoloji ile ilgili terimlerin çağa uygunluğu beş yılda bir toplanan Dünya Anatomistler Kurultayları ile gözden geçirilerek yenilenmiştir. Nomina Anatomica ile ilgili son toplantı 1985 yılında yapılmış, oluşturulan yeni bir çalışma grubu Terminologia Anatomica (1998) isimli çalışmayı yayınlamıştır. Bu terimlerin her ülkede kullanılmasıyla tıp alanında dil birliği sağlanmış olmaktadır. Anatomide tanımlanan terimler tıbbın diğer alanlarında değişmeden kullanılırlar. Ancak klinik bilimlerde anatomik oluşumlar için Fransızca ve İngilizceden yapılan Türkçeleştirilmiş kullanımlar ya da eponim terimlerin kullanılması sıklıkla karşılaşılan durumlardır. Türkiye’de anatomik oluşumların isimlendirilmesinde 19. yüzyıl sonlarına kadar Arapça ve Farsça sözcükler kullanılmıştır. Bu dönemde tıbbi eğitim dili olarak Fransızca kullanılmış, dünyada yaşanan gelişmeler ışığında Latince terminoloji giderek yerleşmiştir. Latince terimlerin karşılığı olarak Osmanlıca yerine Türkçenin kullanılması ancak cumhuriyet döneminde gerçekleşmiştir. Günümüzde hazırlanan kitaplarda, anatomik oluşumların tanımlanmasında Terminologia Anatomica esas alınmaktadır. Karaciğer, böbrek, gibi güncel Türkçede sık kullanılan sözcükler Latince terimlerin karşılığı olarak tercih edilmektedir.
    Anatomik terimlerin uluslar arası alandaki yaygın kullanımına karşın, değişik klinik dallardaki bilim adamları oluşumları tanımlarken kendi terimlerini tercih etmektedirler. Örneğin anatomistlerce articulatio zygapophysealis olarak isimlendirilen omurlar arasındaki küçük eklemlere ortopedistlerce faset eklem olarak tanımlanırlar. Fransızca facette sözcüğünden köken alan bu terim, kıymetli bir taşın işlenmiş, parlatılmış yüzeyi anlamına gelir ve ekleme katılan kemik yüzeylerin düz ve parlak olması nedeni tercih edilmiştir.
    Latince, tıp eğitiminde ve sanatsal edebi dil olarak geniş kullanılma alanına sahip olmakla birlikte günümüzde yaşayan bir dil değildir. Yirminci yüzyılın ortalarına kadar Katolik Kilisesi’nin resmi dili olarak kullanılmıştır. Temel olarak 26 harften oluşan ve Türkçe gibi fonetik bir dildir yani yazıldığı gibi okunur. Latince harflerin okunuşu büyük oranda Türkçe’dekilere benzer. Sessiz harfler –e seslidir. Latince terimlerin yazılma ve okunma kurallarının daha iyi anlaşılması için tıp terminolojisi ders notlarından yararlanılması gereklidir.
    ANATOMİK DURUŞ;
    DÜZLEM VE EKSENLER

    Anatomik duruş:
    Anatomi öğretiminde organlar ve oluşumları anlatılırken tüm tanımlamalar ve ilişkiler; karşımızda ayakta duran, yüzü bize dönük, baş ve gövdesi dik, kolları yanlarda aşağıya sarkık, avuç içi öne bakan, ayakları birleşik ve öne dönük bir kişiye göre yapılır. Bu pozisyona anatomik duruş denir (Şekil: 1). Bu konumda bulunan bir insan vücudundan dört düzlemin ve üç ana eksenin geçtiği tasarlanmıştır. Gerçekte olmayan bu tasarlanmış düzlem ve yönler, bir organ ya da oluşumun vücuttaki normal duruş şeklini (situs pozisyonunu) anlatabilmek için gereklidir.
    Bu pozisyonda, organların belirli noktaların tanımlanmasında superior, inferior, anterior ve posterior (üst, alt, ön ve arka) gibi terimler kullanılır. Bu terimlerin alternatifi olarak embriyolojik gelişim aşamaları ile ilgili tanımlanmış olan cranialis, caudalis, ventralis ve dorsalis (baş, kuyruk, ön ve sırt) sözcükleri de kullanılabilir. Farklı bölgelerin tanımlanmasında kullanılan terimler, karşılaştırma olanağının yaratılması için genellikle ters anlamlı sıfatlardan oluşturulmuştur. Vücutta tanımlanmış herhangi bir oluşumun yeri kişinin anlık pozisyonuna göre değişme göstermez. Örneğin ayakta duran bir kişinin, yatan bir hastanın ya da elleri üzerinde yürüyen bir akrobatın ağzı daima gözlerinin alt (inferior) tarafındadır. Pozisyonun belirtilmesinde kullanılan terimlerin bir bölümü Şekil: 2’de tanımlanmıştır.



    Düzlemler (Planum’lar): İnsan vücudunu tanımlamak amacıyla kullanılırlar ve vücudu tasarlanmış kesitlere ayırırlar (Şekil 3).
    Planum sagittale (Oksal düzlem): Karşı yöne doğru ok atmaya hazırlanan bir kişide yay tarafından oluşturulan düzlemdir. Vücudu sağ ve sol iki yarıma ayırır. Vücudun tam ortasından geçerek iki eşit yarıma ayıran sagittal düzleme planum medianum ya da planum sagittale medianum denir.
    Planum frontale (coronale- Taçsal düzlem): Planum medianum'a dikey olarak alın bölgesine paralel, yukarıdan aşağıya veya tersine geçen tüm düzlemlerdir. Vücudu ön ve arka bölümlere ayırır.
    Planum transversum (horizontale- Yatay düzlem): Yere paralel ve diğer düzlemlere dik olarak geçen düzlemlerdir. Vücudu üst ve alt bölümlere ayırır.

    Temel düzlemler dışında kalan ve klinik anatomide sık kullanılan düzlemler: İç organları koruyan ve kuşatan kemiklerin belirli çıkıntılarından geçen beş yatay düzlem vardır. Bu düzlemler iç organların yerlerini tanımlamaları açısından klinik uygulamalarda önemlidir.
    1. Planum subcostale: En alt kıkırdak kaburgalara teğet geçen düzlemdir.
    2. Planum transpyloricum: Sternum alt ucu ile symphysis pubica arasındaki uzaklığın tam ortasından geçen düzlemdir.
    3. Planum interspinale: Her iki koksa kemiğinin üst-ön uçlarından geçen düzlemdir.
    4. Planum intertuberculare: Tuberositas iliaca'ların üst bölümünden geçen düzlemdir.
    5. Planum supracristale: Ilium'da crista iliaca'nın en üst bölümünden geçen düzlemdir.



    Düzlemler:
    1- Planum sagittale, 2- Planum horizontale (transversum), 3- Planum coronale (frontale)



    Eksenler (Axis'ler - Yönler): İnsan vücudundan geçen ve eklemler çevresinde oluşan hareketlerin tanımlanmasında kullanılan yönlerdir. Üç temel ve sonsuz sayıda ikincil eksen vardır (Şekil: 4). Temel eksenler şunlardır:
    Axis verticalis: Baştan ayaklara doğru düşey inen, yere dik eksendir.
    Axis sagittalis: Ok yönünde, yere paralel, önden arkaya veya arkadan öne geçen eksendir.
    Axis transversalis: Yere paralel, sağdan sola, soldan sağa geçen eksendir.

    Eksenler: 1- Axis transversalis, 2- Axis verticalis, 3- Axis sagittalis


    VÜCUDUN BÖLÜMLERİ (PARTES CORPORIS HUMANI)

    İnsan vücudu (corpus humanum) beş bölüme ayrılır (Şekil: 5).
    1- Baş (Caput)
    2- Boyun (Collum)
    3- Gövde (Truncus)
    a. Göğüs (Thorax)
    b. Karın (Abdomen)
    c. Leğen (Pelvis)
    Gövde, vücudun kemik yapılar içinde korunan bölümü olarak kabul edilir. Bununla birlikte ön, yan ve arka taraftan korunmalı olan tek yer göğüstür. Göğüs ve karın arasında bulunan diaphragma, bu iki bölümü birbirinden ayıran kas ve kiriş dokularından oluşan bir bölmedir. Yaygın düşüncenin aksine yatay bir düzlemde değildir. Karın bölgesi, yalnızca arkada yer alan omurga kemikleri ile korunurken leğen bölgesi tamamı ile kemik koruma içindedir. Karın ve leğen arasında ayırıcı bir oluşum bulunmaması nedeni ile bazı kaynaklar bu bölümleri tek bir boşluk olarak değerlendirmekte ve buraya abdomino-pelvik boşluk ismi verilmektedir.
    4- Üst taraf (Membrum superius/Extremitas superius)
    a. Kol (Brachium).
    b. Önkol (Antebrachium)
    c. El (Manus)
    5 Alt taraf - (Membrum inferius/Extremitas inferius)
    a. Uyluk (Femur)
    b. Bacak (Crus)
    c. Ayak (Pes)

    Ayrıca omos (omuz) üst tarafa; gluteus (kalça) alt tarafa ait bağlantı (kavşak) bölümleri olarak kabul edilmektedir.

    İnsan vücudunun bölümleri (partes corporis humani):
    1- Baş (Caput), 2- Boyun (Collum), 3- Gövde (Truncus), a. Göğüs (Thorax), b. Karın (Abdomen), c. Leğen (Pelvis), 4- Üst taraf (Membrum superius/Extremitas superius), a. Kol (Brachium), b. Önkol (Antebrachium), c. El (Manus), 5 Alt taraf - (Membrum inferius/Extremitas inferius), a. Uyluk (Femur), b. Bacak (Crus), c. Ayak (Pes)

    Erişkinde anatomik yapının tanımlanmasında kullanılan bir başka yöntem oluşumların gelişimsel kökenlerine göre tanımlanmasıdır. Gelişime göre insan vücudu üç yapıdan şekillenir:
    1. Somatik yapılar: Vücut duvarından oluşan yapılardır. İskelet, iskelet kasları, bu yapılarla ilgili bağ dokular ve deri somatik yapıları oluşturur. Üst ve alt taraflar da somatik yapılardır.
    2. Visseral yapılar: Kalp, akciğerler, sindirim kanalı gibi yapıların oluşturduğu iç organlardır.
    3. Yutak kavsi yapıları: Erken embriyolojik evrede ağız arkasında kalan yutak alanlarından gelişen yapılardır. Alt çene ile baş-boyun bölgesindeki bazı kaslar bu alanlar içinde yer alırlar.
    Merkezi sinir sistemini oluşturan beyin ve omurilik gibi yapılar bu sınıflama içinde uygun bir yerleşime sahip değildir.

    VÜCUT BOŞLUKLARI VE BU BOŞLUKLARDA BULUNAN ORGANLAR:

    İskelet sistemi elemanlarınca (genel tanım olarak kemiklerce) çevrelenmiş bulunan vücut bölümleri vücut boşlukları olarak belirtilir. Temel olarak ön ve arka iki vücut boşluğu vardır (Şekil: 6).
    1- Arka (Dorsal) vücut boşluğu:
    A) Cavitas cranii (Kafatası boşluğu)
    B) Canalis vertebralis (Omurga kanalı)
    2- Ön (Ventral) vücut boşluğu
    A) Cavitas thoracis (Cavitas thoracica, Thorax - Göğüs boşluğu)
    B) Cavitas abdominalis (Cavitas abdominis, Abdomen - Karın boşluğu)
    C) Cavitas pelvis (Cavitas pelvica, Pelvis - Leğen boşluğu)


    Vücut boşlukları:
    1- Arka (Dorsal) vücut boşluğu, A) Cavitas cranii (Kafatası boşluğu), B) Canalis vertebralis (Omurga kanalı), 2- Ön (Ventral) vücut boşluğu, A) Cavitas thoracis (cavitas thoracica-thorax-Göğüs boşluğu), B) Cavitas abdominalis (cavitas abdominis- abdomen-Karın boşluğu), C) Cavitas pelvis (cavitas pelvica- pelvis-Leğen boşluğu)

    Dorsal vücut boşluğunun üst bölümünde (cavitas cranii) beyin; alt bölümünde ise (canalis vertebralis) omurilik yer almaktadır.
    Ventral vücut boşluğu içinde yer alan oluşumlar ise şunlardır:
    1. Göğüs boşluğunda: Akciğerler, kalp ve kalpten çıkan büyük damarlar, soluk borusunun alt bölümü ve bronşlar, yemek borusu, timus bezi, ductus thoracicus, n. vagus ve n. phrenicus, bazı otonom sinir lifleri.
    2. Karın boşluğunda: Mide, ince ve kalın bağırsaklar, pankreas, karaciğer, safra kesesi, dalak, böbrekler, böbrek üstü bezleri, aorta'nın alt bölümü, bazı otonom sinir lifleri.
    3. Leğen boşluğunda: Mesane, ince bağırsak kıvrımları, düz bağırsak (rectum), erkekte prostat, vesicula seminalis, ductus deferens; kadında uterus, ovarium'lar, tuba uterina'lar.

    Pozisyonun belirtilmesinde kullanılan yön ve yer belirten terimler (Şekil: 2):
    dexter- sağ X sinister- sol,
    anterior- ön, önde X posterior- arka, arkada
    ventralis- karın X dorsalis- sırt, sırtta,
    tarafında
    sagittalis- oksal, ok X transversalis- enine,
    yönünde
    medialis- iç yan X lateralis- dış yan,
    verticalis- düşey X horizontalis- yatay
    superior- üst, üstte X inferior- alt, altta
    cranialis- baş tarafında X caudalis- ayak tarafında, kuyruk tarafında
    superficialis- yüzeysel X profundus- derin
    medius- orta
    intermedius- iki oluşumun arasında
    longitudinalis- boyuna, boyunca
    centralis- merkezi X peripheralis- çevre
    internalis- iç (dahili) X externalis- dış (harici)
    proximalis- merkezi X distalis- merkezden
    uzak
    ipsilateralis- aynı taraf X contralateralis- karşı
    taraf
    apex- tepe X basis- taban
    apicalis- tepede X basalis- tabanda
    El ve ayaklar genel olarak benzer ve birbirinin karşılığı olan yapılardır. Ancak yerleşimlerine göre isimlendirilmelerinde farklılık vardır. Elde avuç içi olarak tanımlanan bölge anatomik duruşa göre ön yüzde yer alır ve elin palmar yüzünü (Palma manus) oluşturur. Elin diğer tarafı dorsal yüzüdür (Dorsum manus-el sırtı). Avuç içinin karşılığı olan ayak tabanı ise aşağıya yönelmiştir ve burası ayağın plantar yüzüdür (Planta pedis). Ayağın öne bakan tarafı ise dorsal yüz (Dorsum pedis-ayak sırtı) olarak tanımlanır. Benzer olarak el baş parmağı lateral (dış) tarafta iken onun karşılığı olan ayak baş parmağı medial (iç) tarafta yer alır.
    Anatomik pozisyon hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olan ve pozisyonun tanımında yön ve yer belirten terimleri doğru kullanan bir öğrenci postürdeki değişiklikleri ya da yapılan hareketleri açıklamakta bir güçlük yaşamayacaktır.

    Organizmadaki hareketi belirtmek için kullanılan terimler (Şekil: 7):

    İnsan vücudunun bütün hareketleri eksenler çevresinde yapılır. Bu terimler şunlardır:
    flexion- bükme, bükülme. Herhangi bir uzvu sagittal planda ve horizontal eksende bükme işlemidir.
    extention- germe, gerilme. Bükülü olan uzvun tekrar gerilmesidir.
    abduction- uzaklaştırma. Herhangi bir uzvun koronal planda ve sagittal eksende orta hattan uzaklaştırılmasıdır.
    adduction- yaklaştırma. Uzaklaştırılan uzvun tekrar orta hatta yaklaştırılmasıdır.
    Bu dört hareket angular- açısal hareketler olarak bilinir. Angular hareketlerin kombinasyonu dairesel bir hareket sağlar. Buna da circumduction adı verilir.
    Gövdenin koronal düzlemde yapılan bükülme hareketine ise lateral flexion denir.
    rotation- dönme, döndürme. Vertikal eksende orta hat çevresinde yapılan harekettir. Boyun ile yapılan dönme hareketinde yüzün öne gelen tarafının sağ ya da sola doğru yer değiştirmesi söz konusudur. Üst ve alt taraflarda yapılan dönme hareketlerinde orta hattın uzun kemiklerin ortasından geçtiği var sayılır. Yapılan hareket anatomik pozisyona göre tanımlanır ve iki yönde gerçekleşebilir. Bu hareketler external rotation (lateral rotation)- dışa döndürme ve internal rotation (medial rotation)- içe döndürme olarak isimlendirilir.
    Parmakların abduksiyon ve adduksiyon hareketleri orta parmaktan geçen bir eksene göre tanımlanır. Elde baş parmak, anatomik duruşta diğer parmaklarla 900 açı oluşturur ve palmar yüzü içe dönüktür. Hareket yeteneği fazla olan baş parmağın palmar yüzü ile diğer parmakların palmar yüzlerinin karşı karşıya getirilmesi opposition; normal konumuna getirilmesi ise reposition olarak isimlendirilir. Ayakta tanımlanan bükme ve germe hareketlerinin tanımlanması iki şekilde yapılabilir. Ayak tabanının arkaya bakacak şekilde bükülmesi, ayağın fleksiyon hareketini; öne bakacak şekilde bükülmesi ise ekstensiyon hareketini oluşturur. Bu hareketler ayağın plantar fleksiyonu ve dorsal fleksiyonu (dorsifeksiyon) olarak da tanımlanmaktadır.

    Özel tanımlanmış rotasyon hareketleri:
    supinasyon- önkolun dışa döndürülmesi, su içme pozisyonu, avuç içinin öne bakması
    pronasyon- önkolun içe döndürülmesi, avuç içinin arkaya bakması
    inversion- ayak tabanının içe döndürülmesi
    eversion- ayak tabanının dışa döndürülmesi
    elevation- yukarı doğru kaldırma
    depression- aşağı doğru bastırma


    Hareketle ilgili terimler:
    A) Gövde ve eklentilerinin hareketleri: 1- (Sağa) Rotation, 2- Abduction, 3- Adduction, 4- External rotation (lateral rotation-supination), 5- Internal rotation (medial rotation-pronation -), 6- Flexion ve internal rotation, 7- Extention ve internal rotation, 8- Flexion, 9- Extention, 10- Lateral flexion

    Hareketle ilgili terimler:
    B) Baş parmak ve diğer parmakların hareketleri 1- Extention, 2- Adduction, 3- Abduction, 4- Flexion, 5- Opposition, 6- Adduction, 7- Abduction, 8- Flexion

    Hareketle ilgili terimler:
    C) Ayağın hareketleri: 1- Plantar fleksiyon, 2- Dorsal fleksiyon (dorsiflexion), 3- Eversion, 4- Inversion



    ANATOMİK YAPILARIN TANIMLANMASI İÇİN KULLANILAN ÖNEKLER VE SONEKLER:
    Tıbbi terimlerin anlamsal olarak değiştirilmesini önekler; gramer yapılarının değiştirilmesini sonekler sağlamaktadır. Bu eklerin bir bölümü Grekçe bir bölümü de Latince kökenlidir. Bu eklerin kullanılması ile çok sayıda bileşik sözcük türetilmiş olur. Öneklerin anatomi terminolojisinde yaygın bir kullanım alanı vardır. Soneklerin kullanımı ise daha çok hastalıklar, tanı ve tedavi yöntemleri ile ilgili terminolojide görülür.


    Anatomi terminolojisinde sık kullanılan önekler:


    ante- ön, önde bulunan
    retro-arka, arkada bulunan
    intra- iç, içinde bulunan
    extra-dış, dışında bulunan; ayrıca, fazla
    sub- alt, altta bulunan
    supra- üst, üstte bulunan
    infra- alt, altta bulunan; öte, ötesinde bulunan
    inter- ara, arasında bulunan
    ultra- uzakta
    epi- üst, üstünde, yakınında
    circum- çevresinde
    peri- etrafında, ilerisinde
    endo- içinde
    ecto-dışında
    pre- öncü, önce, önünde
    post-sonu, sonrası, arkası
    super- normalin üstünde, aşırı, fazla
    hyper- üst, üzerinde, yukarısında; aşırı, fazla
    hypo- alt, altında, aşağısında; eksik
    mega- aşırı büyük, aşırı geniş
    macro- büyük, iri
    micro- minik
    pyo- cerahat, irin ile ilgili
    pyro- ateş, ısı ile ilgili
    pseudo- yalancı, sahte
    uno- bir
    bi- iki
    tri- üç
    tetra- dört, dört kat
    quadri- dört, dört kat
    mono-bir, tek
    multi- çok, birden fazla





    Kısaltmalar: Tıbbi terminolojide, oluşumların özellikleri, yerleşim yeri, nitelik ve niceliklerinin tanımlanması amacı ile kısaltma işlemi uygulanır. Sık kullanılan terimler genellikle kısaltılırlar. Kısaltılan terimlerin büyük bölümü de anatomi ile ilgilidir. Kısaltma işlemi yalnızca uluslar arası olarak belirlenmiş az sayıdaki terime uygulanır. Yani her terime ait bir kısaltma yoktur. Genel bir kural olarak ilk harf ya da ilk hece esas alınarak kısaltma yapılır. Çoğul varlıkların kısaltılmasında da, tekil varlık için yapılan kısaltmadaki son harfin tekrarlanması temel kuraldır.




    Anatomi ile ilgili isimlerin kısaltılması:


    a., aa. : - arteria, arteriae, atardamar, atardamarlar
    art., artt. :- articulatio, articulationes, eklem,
    eklemler
    cart., cartil.: - cartilago, kıkırdak
    digit.: -digitus, parmak
    fac.: - facies, yüz
    fasc.: - fasciculus, demetçik, küçük demet
    for.: - foramen, delik
    ggl., ggll.: - ganglion, ganglia, düğüm, düğümler
    (sinir düğümü)
    gl., gll. : - glandula, glandulae, bez, bezler
    inc.: - incisura, çentik
    lig., ligg. - ligamentum, ligamenta, bağ, bağlar
    memb.: - membrana, zar
    m., mm. : - musculus, musculi, kas, kaslar
    n., nn. : - nervus, nervi, sinir, sinirler
    nucl., nucll.: - nucleus, nuclei, çekirdek,
    çekirdekler
    pl., plex.: - plexus, ağ, ağ şeklinde yapı
    proc., procc.: - processus, processi, çıkıntı,
    çıkıntılar
    r., rr.: - ramus, rami, dal, dallar
    tub.: - tuberculum, kabartı
    tr., trr.: - tractus, tracti, yol, yollar (sinir liflerinin
    oluşturduğu yol)
    v., vv : - vena,- venae, toplar damar, toplar damarlar



    Anatomik bölgeler ile ilgili kısaltmalar:


    C - cervicalis boyun
    T - thoracalis göğüs
    L - lumbalis bel
    S - sacralis kalça, leğen

    Co - coccygeal kuyruk sokumu, koksiks



    Anatomi ile ilgili sıfatların kısaltılması:


    ant. : - anterior, anterius; ön, öndeki
    post. : - posterior, posterius; arka, arkadaki
    dext. : - dexter, dextra, dextrum; sağ, sağdaki
    sin. : - sinister, sinistra sinistrum; sol, soldaki
    inf. : - inferior, inferius; alt, alttaki
    sup.: - superior, superius; üst, üstteki
    superfic.: - superficialis, superficiale; yüzeysel
    prof.: - profundus, profunda, profundum; derin,
    derinde olan
    int.: - internalis; iç, içte olan
    ext.: - externalis ;dış, dışta olan
    obl. :- obliquus, obliqua; eğik, eğik olan
    dor. : - dorsalis, dorsale; sırt ile ilgili
    vent.: - ventralis, ventrale; ön yüz ile ilgili,
    karınla ilgili
    lat. : - lateralis, laterale; dış yan, dışyanda olan
    med. : - medialis, mediale; iç, iç yanda olan
    median.: - medianus, mediana, medianum; arada
    olan
    caud.: - caudales, caudale; kuyruk tarafında olan
    cran.: - cranialis, craniale; baş tarafında olan
    dist.: - distalis; merkezden uzakta olan
    prox.: - proximalis; merkeze yakın olan





    ANATOMİDE SIK KULLANILAN DİĞER BAZI TERİMLER: (KISA ANATOMİ SÖZLÜĞÜ)


    abdomen – karın
    abductio - uzaklaşma
    aberrant - anormal yerleşim gösteren
    absorbtion – emilme
    accessorius - ilave, eklenti
    acetabulum - sirke tası
    acusticus - işitme ile ilgili
    acutus - keskin, kısa süreli
    adaptatio – uyum
    adductio - yaklaşma
    aditus - ağız, açıklık
    afferens - getiren
    ala – kanat
    anastomosis - ağızlaşma
    angulus – açı
    antebrachium - önkol
    ansa - kavis, halka
    antrum - mağara, kovuk
    apertura - ağız, açıklık
    aponeurosis - yassı kiriş
    arcus - kemer, yay
    arteria - atardamar
    articulatio – eklem
    ascendens - yükselen
    auris – kulak
    axilla - koltuk altı
    biceps - iki başlı
    brachium - kol
    brevis – kısa
    bulla - kese, kabarcık
    bursa - su kesesi
    calcaneus - topuk kemiği
    canalis – kanal
    caput - baş
    capsula – kapsül
    carpus - el bileği
    cartilago – kıkırdak
    cavum - boşluk, oyuk
    cavitas - boşluk, oyuk
    cephalus - baş, kafa
    cerebellum – beyincik
    cerebrum - beyin
    cervix – boyun
    costa - kaburga
    circulatio – dolaşım
    circumferentia – çevre
    collum – boyun
    columna - sütun
    corpus - cisim, gövde
    coxa - kalça
    cranium- baş (iskelet)
    crista - ibik şeklinde kenar
    crus – bacak
    diameter - çap
    diaphragma - ikiye ayıran, bölen
    digitus – parmak
    ductus - kanal, tüp
    efferens – uzaklaştıran, merkezden götüren,
    erector – dikleştirici
    facies - yüz, dış yüzey
    fascia - zar, örtü
    femur - uyluk, uyluk kemiği
    fibula - baldır kemiği
    foramen - delik
    fossa – çukur
    fovea- sığ çukur
    ganglion - sinir düğümü
    gaster - mide
    genu – diz
    glandula - bez
    impressio – iz
    incisura - çentik
    insertio - yapışma yeri
    lamina - levha, tabaka
    labium - dudak, kenar
    larynx - gırtlak
    ligamentum- bağ
    margo - kenar
    mandibula - alt çene
    maxilla - üst çene
    musculus – kas
    nasus - burun
    nervus – sinir
    obliquus- eğik
    obtusus - keskin olmayan
    optic, opticus- görme ile ilgili
    orbita - göz çukuru
    orificium - açıklık, ağız
    os – kemik
    pecten - tarak, dişli yapı
    pelvis – leğen
    porus- açıklık geçit
    processus – çıkıntı
    protuberantia - yumru
    quadriceps - dört başlı
    ramus - dal
    recessus - girinti, çıkmaz
    regio - bölge
    septum - ara duvarı, bölme
    serratus - dişli
    sinus - girinti, boşluk
    soma - vücut, gövde
    spina – diken
    substantia - madde, cevher
    sulcus- oluk
    sutura- dikiş
    synovia- eklem sıvısı
    tarsus - ayak bileği
    tectum - tavan, çatı
    tendo- kiriş
    teres – yuvarlak
    thorax - göğüs kafesi
    trochlea – makara
    truncus - gövde
    tuber - tümsek, çıkıntı
    tuberculum - tümsekcik
    tuberositas - engebeli çıkıntı
    turcicus - Türklerle ilgili
    umbilicus – göbek
    unguis - tırnak
    urina – idrar
    uterus - rahim
    vagina - kılıf, kın
    vena - toplardamar
    ventriculus – karın
    vertebra - omur
    vertex - tepe noktası
    vestibulum - giriş, antre

    Anatomiye Giriş Ve Temel Kavramlar
    Anatomi Öğrenim Yöntemleri
#27.09.2012 12:22 0 0 0