Bilmeceler

Son güncelleme: 27.11.2012 15:18
  • okul öncesi eğitim - bilmecelerin özellikleri - örnek bilmeceler - somut bilmecelerAli Püsküllüoğlu'na göre bilmece, "Bir şeyin adını anmadan, kimi belirgin niteliklerini üstü kapalı bir biçimde söyleyerek ya da belirterek o şeyin ne olduğunu bilmeyi dinleyene ya da okuyana bırakan oyun" olarak tanımlanabilir.

    Bilmecelerdeki sözcüklerin yan yana gelerek oluşturduğu anlamsal özellikler, şiirsel bir anlatım dilini çağrıştırır. Uyak, ölçü ve ses yinelemeleri bu dilin oluşmasını sağlayan anlatım özellikleridir.

    Bilmecelerde sunulan ipuçlarının anlamsal çağrışımlarından yararlanarak saklı anlama ulaşma, temel amaçtır. Okulöncesi eğitim uygulamalarında da çocukların, birtakım önermeleri birbiriyle ilişkilendirerek yeni bir sonuca, çözüme erişmesi için bilmecelerden yararlanılmalıdır.

    Bilmecelerdeki gizli anlama ulaşma süreci, her şeyden önce usavurma becerisini de işleten bir etkinliktir. Bilmeceler, çocuğun, oynama ve eğlenme gereksinmelerini de karşılayan ortamlarda çıkarımlar yapma, kestirimlerde bulunma gibi bilişsel yetilerini sınamasına olanak sağlar.

    Bilmecelerde yiyecek ve içecekler, hayvanlar, organlar, insan yaşamında yeri olan her türlü araç gereç ve nesneler konu edilir (Geniş bilgi için bak. Suat Taşer, Konuşma Eğitimi, 1987, s. 173-210; Emin Özdemir, Güzel ve Etkili Konuşma Sanatı, 1996, s. 45-77).

    Çarşıdan aldım bir tane
    Eve geldim, bin tane. (Nar)

    Küçücük çay taşı
    İçinde beyler aşı.
    Pişirirsen aş olur,
    Pişirmezsen kuş olur. (Yumurta)


    Fırında pişer, bin tane.
    Mideye düşer. (Ekmek)

    Küçük fıçıcık,
    İçi dolu turşucuk.(Limon)

    (Fuat Baymur ve Kemal Demiray, Çocuk Edebiyatı Antolojisi)

    Yukarıdaki bilmece örnekleri incelendiğinde, ses yinelemeleri (dım/dim, sen/sen), uyaklar (tane/tane, taşı/aşı gibi) ve bazı ölçülü yapılar (5+5 gibi) dikkat çekmektedir. Bilmecelerin amlan özellikleri, onlara şiirsel bir zenginlik katar. İstekle ve severek söylenilmesi (sorulması) ve bellekte tutularak kolayca anımsanmasına katkı sağlar. Bilmeceleri oluşturan sözcüklerin çarpıcı benzetme ve ilginç buluşları yansıtmasijdilimizin anlatım, halkımızın da yaratıcı gücünü örneklendirir. Nitekim, yumurtanın küçücük çay taşına benzetilmesi ve bu küçük taşın pişirilmezse kuş olacağı yargısı, çocukların yaşamında en çok karşılaştıkları yiyeceklerden biri olan yumurtanın öyküsünü, özgün bir kurgu içinde on iki sözcükle özetler.

    Nail Tan, Çocuklarımıza Folklor Hazinemizden Seçmeler adlı kitabında, bilmeceleri konu alanlarına göre sınıflandırır. însan ve organları, eşyalar, doğa ve doğa olayları, meyveler, sebzeler, diğer bitkiler, yiyecekler, içecekler, hayvanlar ve diğer konular bu sınıflandırmada yer alır. Okulöncesi eğitim programının bir gereği olarak işlenecek olan ünitelerde de içeriğin kavratılmasına katkı sağlamak amacıyla ilgili bilmecelerden yararlanılabilir.

    Altı mermer, üstü mermer İçinde bülbül öter. (Ağız, dil)
    Parmağı var, canı yok, Damarı var, kanı yok. (Eldiven)
    Kapıyı acar, Kapamadan kaçar. (Rüzgar)
    Ak tavuğum, ak tavuğum Yumurtası çok tavuğum. (Sarımsak)
    Karşıdan baktım hiç yok, Yanına vardım pek çok. (Karınca)
    İki küçük mil taşı, Dolanır dağı taşı. (Gözler)
    Kat ekmek kat ekmek İçi dolu bal ekmek. (Kitap)
    Açıldı sandık, Döküldü fındık. (Nar)
    Tohumsuz biter, Dünyaya yeter. (Tuz)
    Kanadı var kaz değil, Boynuzu var koç değil. (Kelebek)

    Bilmece örnekleri incelendiğinde, çocuğun ilişkide olduğu çevrede sıkça duyduğu sözcükler ve anlamları, dilin anlatım inceliği ile çocuğun anlam evrenine yeniden sunulmaktadır. Bilmecelerdeki, bellekte görsel imgeler oluşturmaya dönük anlatım dili, çocuğun soyut içerikli kavramlara anlamlar yüklemesi için bir alıştırma ortamı yaratır. Özellikle, bilmecelerin sorulmasından sonra, yanıtı buldurmaya yönelik olarak verilen bazı ipuçları, kavramlar arasındaki karşıtlık ilişkisini de kavratabilecek özellikler içerir. Sözgelimi, bilmecenin niteliğine uygun olarak yöneltilen, büyük mü küçük mü; uzak mı yakın mı; sert mi yumuşak mı; dar mı geniş mi; kısa mı uzun mu; canlı mı cansız mı gibi yönlendirici sorular, çocukların çevrelerindeki varlıkları ve nesneleri nitelikleriyle tanımalarına, belirgin özelliklerini kavramalarına yardımcı olur. Çevrelerini daha dikkatle inceleme ve gördüklerini bellekte tutma (saklama) gibi bilişsel nitelikli davranışlar edinmelerine fırsat yaratır.

    Halkımızın yaratıcı gücünün somut örnekleri olan, halk yaratımı ya da halk edebiyatı ürünü olarak değerlendirdiğimiz ve adlandırdığımız bilmeceler yanında, günümüzde, çocuk duyarlılığını anlayan ve kavrayan sanatçılar tarafından da bilmeceler oluşturulmaktadır.

    Erol Büyükmeriç'in, Emece Memece Çizgili Bilmece adlı yapıtında çocuklara sunulan çizgili bilmeceler, hem görsel hem de dilsel özellikleriyle, çocukların görme, duyumsama, sezme ve düşünme becerilerini geliştirebilecek niteliktedir. Şiirsel bir anlatımla çocuğu düşünmeye, imge oluşturmaya yönelten bilmeceler, çiz-gisel iletileriyle de kavram ve nesneleri çocukların belleklerinde somutlaştıracak özellikler taşımaktadır.

    alıntı
#27.11.2012 15:18 0 0 0