Duygusal > Dost

    ***Dost***


    Kırık kaldırımları adımlayan âmâ bir çocukmuşum ben
    Çamurlu sokaklar olmuş atlasımız. İs kokuları sinmiş
    iki yüzlü rüzgarın, soluksuz bıraktığı sokak lambalarına...
    Doğurgan karanlıkların sürdüğü izlerde, tir tir titreyen
    Sözde mertliğin; heba ettiği bir alkış sesi olmalısın sen...

    İçine menfaatlerin doldurulduğu mayınları
    Döşemişler dostluk yoluna....sonra da bunu
    Gül bahçesi diye utanmadan sunarlarken
    Ben, mayınların üzerine doğru yürümeliyim değil mi?
    Hem de koşarcasına...!
    Korkum yok dost....Olamaz..
    Doyasıya güvendim sana....Hassas ama acıların
    nasırlaştırdığı yüreğim;
    Eğer sen de parçalanacaksa....Sen de dağılacaksa
    Bu dayanılmaz acı ebedi, unutulmazım olacaksa
    Razıyım direk mayınlara basıp, virane bir yüreğin
    sahibi olmaya....
    Yakıştı mı iyice bak bu ıstırap bana..

    Ve bir gölün duruluğunda sevişirken gölge oyunları
    Kaosta atan şah damarına tut yalanlarını...
    Bu gece;
    Yelkovan ve akrebin nazı şaha kalktı neredeyse
    Ne gece sabah olmak bildi,
    Ne de içimdeki nedenlere cevap geldi...
    Donup kaldım zaman seyrinde
    Göz yaşlarım da yapayalnız bıraktı beni..
    Gururum; kahrolmamı yasaklarken
    Açık bir kapı bırakmıştım fıtratlara binaen
    Kederlerin yumağına sarılan duygularımı anlatmaya
    Kelimelerim de kafi gelmiyor...Söyle
    mecbur muydun ezilmiş bir yüreği tekrar tekrar çökertmeye
    Çok ince bir iç dünyanın, cellâdı oldun seve seve

    Korkum yok dost....Olamaz..
    Doyasıya güvendim sana....Hassas ama acıların
    nasırlaştırdığı yüreğim;
    Eğer sen de parçalanacaksa....Sen de dağılacaksa
    Bu dayanılmaz acı ebedi, unutulmazım olacaksa
    Razıyım direk mayınlara basıp, virane bir yüreğin
    Sahibi olmaya....
    Yakıştı mı iyice bak bu ıstırap bana..

    Ümitzeynep Kayabaş
    ellerine saglik pascal.. tskler..