Kapatise YönetimiRomanının Özeti - Kitap Özetleri - Roman özetleri
KAPASİTE YÖNETİMİ
YAZAN : RECEP Ş. APUHAN
HAZIRLAYAN : FATMA SERVET ERGUT
Üstün zekalı bir çocuk ,orta zekalılar arasında geri zekalı gibi durur.
1-Standartların çok üzerindeki insanlar doğru yerlerde istihdam edilmezlerse verimli olamazlar.Orta zekalı çocuklarla dolu bir sınıfta çocuk, geri zekalı gibi görünür.
Uyum problemleri yüzünden basit işlerde başarılı olamaz,çünkü bu basit işleri yapmak ,başarmak istemez.
Bazı araçlar en verimli üretimleri hizmetlerini tam kapasite yüklendiklerini zaman yaparlar.
2-Herkesin üzerine düşeni yapması için hedefin ortaklaşa ,herkes tarafından bilinmesi gerekir.
3-İş dağılımı yaparken o işe ilgi duyan insanların bir araya getirilmesi gerekir. Böyle topluluktan daima yeni kullanılabilir fikirler çıkar ve iç rekabetin kalitesi artar.
Pembenin kırmızıdan korkması gibi güçsüz yönetici güçlü insan istemez.
Güçlü yönetici tehlikeli durumlarda kopmaları önlemek için, : sana şimdi daha çok ihtiyacımız var: şeklinde katkı sağlar. Hepimiz şiddetle ihtiyaç duyulduğunda kendi kapasitemizin iki misline çıkabiliriz.
YETENEKLERE KARŞI ŞÜPHE UYANDIRILMAMALI
Yetenekleri yeni fark edilmiş biri başlangıçta bir çok hatalar yapar. Bu hatalar birer eğitim vasıtası olarak görülmeli ve her hatanın bir sonraki hamleye ışık tuttuğu hatırlatılmalıdır.Aksine davranış yeteneklere karşı şüphe uyandırır...
Acaba zannettiğim gibi yetenekli değilim, şüphesi uyandırır.
Yeteneklerin İsrafı
İsraf günümüz ekonomisinin baş belası olmuştur.istatistiklerde çeşitli israf maddeleri sıralanmaktadır.
Ekmekten enerjiye kadar sürüp giden israf büyük para açıklarına sebep olacak ,toplum huzurunu ve dengelerini bozacak kadar artmıştır.Bunun en büyük sebebi ise YETENEKLERİN İSRAFIDIR.
Bu israf konusunda kimse sorumluluk kabul etmez.
İNSAN YETİŞTİRME SAVAŞI
Lüzumsuz insan yoktur. Belki lüzumlu hale getirilmemiş insan vardır.Yönetimi altındaki insanların bir kısmına lüzumsuz gözü ile bakan bir yöneticinin lüzumsuz olduğu söylenebilir.
Öğretmek ve nasıl öğretileceğini öğretmek insan ilişkilerinde en anlamlı bir müdahaledir.
Jules Verne, romanları ile kendi çağında ve sonraki çağda bir çok insanın bilim alanına ilgi duymasına sebep olmuştur.Verne’i o ormanlara götüren etkiler bir yüz yıl sonra kimi insanların bilim adamı olmasına yol açmıştır.
Hepimiz her gün “Bugün ne öğreneceğim “? “Bugün ne öğreteceğim?” dersek bir çok gelişmenin merkezine yerleşiriz.
Bir yerde durup kalmamak için daha ilerisinin görülmesi gerekir.Eğitim daha ilerisini gösterir.
Motivasyon Yönetimi
En güçlü motivasyon “Ne” ve “ Niçin”den ziyade”Niçin”e verilecek cevaptır.
Ne üreteceğiz ? Nasıl üreteceğiz?
En İyi Mühendis : İnanç
En büyük yapıcı ,en bilgili mühendis , en iyi planlamacı inanmaktır. Siz inanırsanız onlarda inanır. İnancınız konusunda şüpheli iseniz çalışıyormuş gibi yapıyor ,oyalanıyorsunuz demektir
Beyindeki Kargaşanın Önlenmesi
Öğrenme ve iş yapmada kaygının arttırılması motivasyonu olumsuz etkiler. “bu sınavdan iki alırsan batarsın.” Gibi Başarılamazsa öğrenilemezse neler olacağını anlatmak yerine başarıldığı ,öğrenildiği zaman ulaşılacak neticeler ön plana çıkarılmalıdır.
En iyisi “Bu sınavı kazanırsan önünde çok güzel bir yol açılacak “ demek.
Öğrenmenin beyinde hücreler arasında protein zincirlerinin kurulmasıyla gerçekleştiği biliniyor . Yüksek kaygı sırasında beyinde salgılanan maddeler öğrenme için gerekli protein zincirinin kurulmasını engeller.
Demek önemli olan kaygının kötüye kullanılmamasıdır.Huzursuz insanlar kavrama zorluğu çeker. Huzursuz bir ortamda ise herkes “kavrama özürlü” olur.
Beraber Başaracağız
Beraber çalıştığınız insanları köleleriniz ,işçileriniz ,yardımcılarınız olarak görürseniz, onlarda sizin gördüğünüz hacmi doldurmakla yetinirler.En iyisi onları meslektaşlarınız olarak görmek ,eşit şartlarda olduğunuzu hissettirmektir.
Sevgide Bir Organizasyon İşidir Sevginin olmadığı yerde iş bünyesi zayıftır.Her an mikrop kapabilir,bu mikroba karşı direnemez, yere seriliverir.
“ Güçlü insan” olmadan “güçlü yönetici” olunmaz.
Karakterdeki başarı prensipteki başarıyı getirecektir
Dinlenme zamanları nasıl doldurulur?
Çalışanların kişisel tercihleri değilse günlük dinlenme zamanları çalışmayla doldurulmamalı, gerçek denge sağlanmalıdır.
Kişisel hatalar devamlı hatırlatılmaz.
Etkili bir yönetici hataları unutur, olumlu katkıları ,başarıları asla unutmaz.
Şiddet şiddeti doğurur.Çağımızın büyük düşünce adamlarından birisi,”işe yaramayan bir ampulü yere çarpmak üzere olan talebesini eli havada iken durdurur;Evladım onu yavaşça yere bırak.....Sen onu yere çarpıp parçalarsan içindeki tahripçi hisler uyanır ve daha başka kırıp dökecek şeyler arar...Ampulü yere çarpmayın ve yere çarpılmasına müsaade etmeyin. Şiddet şiddeti öfke öfkeyi doğurur.
İnsanlar tek başına kırılmaz.
Hiçbir insan tek başına kırılmaz.unutmayın onunla birlikte kırılacak birkaç kişi daha mutlaka vardır. Kırılma sirayet eder ,bazen esas kırılan ilk hedef değil onun arkasındakiler
olur.
Biriktirerek tenkit yapılmaz
1-Şikayet ve tenkit doğrudan ilgili şahsa yapılmalı ,aracı vasıtası ile ulaştırılmamalıdır.
2-Konuşmalar başbaşa yapılmalıdır.Grup içinde tenkitte araya diğer insanların etkisi girer.
3-Tenkit ve şikayet ,zaman geçirilmeden yapılmalı.Beklemek işe öfke karıştırabilir.
4-Kişisel sıkıntılar davranışları etkilememeli:Neşelendiği zaman neşesini gruba taşıyan ,onlara daha yakın davranan ,onlarla içten ilgili görünen ,keyfi olmadığı zamanlarda gruba ilgisiz davranan tip,yönetim sahasında gölge olarak bile görülmemelidir.
Yönetici ,yönettiği insanlar, mekanizmalar ve problemler ile yetişir.
YÖNETİCİ NASIL OLMALIDIR?
İç rekabetin düşmanlığa dönüşmesine asla izin vermez. İnsanları birbirine ezdirmez.
Olayları tarafsız bir gözle inceler ve hükmünü bu tarafsız bakıştan sonra verir.
Sabrın neticesi muhteşemdir.
Daima “ince bir tatminsizlik” duyar.
İstikrarlı ve tutarlıdır.
Aynı suça aynı cezayı verir
Atak kararlı ,azimli ve müteşebbistir.
ÖNERİ
Bazı öğretmenler çocukların eline kukla verip konuşturmasını isterler.çocuk tüm ruh halini aktarır.
İş ortamında da iyi tasarlanmış , sınırları geniş tutulmuş “iş yeri dergisi” hazırlanılabilir.
Bu dergi kukla görevi görebilir ya da çalışanların kendini özgürce ifade ettikleri ülkemizde örneği pek görülmeyen “serbest kürsüler” kurulabilir.
Çalışma ortamına kütüphaneler kurulabilir. Yalnız bu kütüphaneler süs değil , zihinleri süslemelidir.
İş ortamında moral, sorumluluk çok önemlidir.”işim önemli, başarıyorum, takdir ediliyorum”...gibi duygular moral kaynağıdır.Bu kaynağın başında “yönetici” durmaktadır.
Denetim sürekli olmalı, ancak bu vurgulanmamalıdır.”gözüm üzerinde” anlayışı
denetim değil, tehdittir.Hatanın ortadan kaldırılması için “niçin?” in bulunması gerekir
Yönetici – denetim ilişkisinde denetlenen sadece çalışan değil, yöneticide dahildir. Yöneticide kendini samimiyetle denetleyebilmelidir.