Önce bir iki delik, sonra kalbura döner kalbiniz...
Namaz oruç ikilisinin gurbetindeyseniz, reklâm vermeye cömert elleriniz, zekât vermeye cimrileşir. Oysa zekât verebilmek dünyanın en büyük bahtiyarlıklarındandır. Bunu hak etmiyorsanız, mahrum bırakılırsınız.
Verebiliyorsanız, hâlâ sevinecek, hâlâ avunacak bir şeyiniz kalmış demektir.
Her an, önceki mevzileri kazanma gücüne kavuşabilir;
Her an oruçla ve namazla ödüllendirilebilirsiniz.
Önce zekât vermenin heyecanı terk eder kişiyi.
Heyecanını yitirdiğiniz şeyi hepten yitik sayabilirsiniz.
İmanın halâveti yitince geriye kuru şekiller kalır.
Ruhu çoktan uçup gitmiş bir namazın,
içi çoktan boşaltılmış bir orucun,
esprisi kaybolmuş zekâtın,
anlamı kaymış haccın, cihadın ve kurbanın faydası mı, zararı mı çok kestirmek güçtür.
Yitiğinin bilincinde olursa insan, onu yeniden arayıp bulmak, yeniden kazanmak için harekete geçebilir.
Ya sahtesiyle değiştirilmiş kopya bir namaza, oruca, zekâta, cihada tutunmuşsa bir ömür!
Anlimiz secdeden , elimiz zekattan , sabrimiz oructan , dilimiz duadan hic uzak kalmaz Insaallah. Kalbimizin ayarini , nefsimizin direncini Seytana teslim etmemeye bize kuvvet ver Allahim. Bu mübarek günlerin hürmetine Dualarimizi hayirlisi ile kabul buyur .Amin !
hiç ölmüycekmişiz gibi yaşadıgımız için hep erteliyoruz ibadetlerimizi halbuki
arada bi ölücegimizi düşünsek allahın karşısına nası ne yüzle çıkcazkii namazıda kılmasak zaten başka bişe yapmaz olduk ekstradan barii farzları uygulasak ekstralarda gelir elbet arkadan eline saglık ablaa selametle