Akil Zaman yazarı etyen mahçupyan diyorki

Son güncelleme: 08.05.2013 21:19
  • http://www.sancakhaber.org/akpnin-akili-zaman-yazari-mahcupyan-kurtler-silah-birakmamali/



    AKP'nin Akili, Zaman Yazarı Mahcupyan: Kürtler Silah Bırakmamalı

    01 Mayıs 2013





    Âkil adamlar listesinde yer alan Türklük düşmanı Ermeni Etyen Mahçupyan'dan PKK'ya öğüt: "Sakın silah bırakmayın, 1909′da Ermeniler bıraktı, Türkler hepsini katletti." dedi. Bugünkü yazısında da Türkiye'nin sözde soykırımı tanımasını istedi. İşte AKP'nin akil diye başımıza koyduğu sapık zihniyetlilerden bir örnek daha.

    Etyen Mahçupyan, dünkü köşesinden "PKK'lı teröristlere sakın silah bırakmayın" mesajı gönderdi. Yazısında 1909 yılında silah bırakan Ermeni çetecilerin devlet tarafından katledildiğini öne süren Etyen Mahçupyan, şunları yazdı:

    "Kürt toplumu devlete güvenmemektedir"

    "Bugün PKK'nın silahsızlanmasından söz edenler, Türkiye Devletinin Kürt belleğindeki tarihinin farkında değilmiş gibi davranıyor. PKK gerçekten de silah bırakabilir, hatta bunu isteyebilir de Ama mümkün olabildiğince de bırakmayacaktır, çünkü Kürt toplumu devlete güvenmemektedir. PKK'nın 'siyasallaşması' adı altında Kürtler üzerinde daha da tahakkümcü bir rejimin kurulmayacağının hiçbir garantisi yoktur ve böyle bir garantiyi verebilecek bir devlet mercii de bulunmamaktadır.

    'Ermeniler 1909'da direnç gösterdi'

    Çünkü tarih bu tür garantilerin boş olduğunu kanıtlamış durumda Bu yıl, 1909 Adana katliamının yüzüncü yıldönümü Birilerinin unutturmaya, başkalarının ise hatırlamaya çalıştığı bir olay. İkinci Meşrutiyet'in ilanından hemen sonra patlayan çatışmanın temelinde Ermeni ailelerin elindeki servetin cazibesi yatıyordu. Sınırlı çapta başlayan ama hızla silahlı 'sataşmaya' varan olaylarda her iki taraftan da az sayıda insan ölürken, Ermeniler beklenmediği kadar dirençli çıkmışlardı ve güven duymadıkları için silahlarını teslim etmeye de yanaşmamaktaydılar. 'Silahları teslim edince katliam oldu' Bu durumda Meclis bir silahsızlandırma kararı aldı ve giden heyet Ermenileri de ikna etti. Ermeniler silahlarını teslim ettiler Sonraki günlerde otuz bin kişi katledildi. Bugün Kürtlere PKK'nın silah bırakmasının ne denli 'doğru' olduğunu anlatabilirsiniz. Aslında onlar da aynı şekilde düşünüyorlar, barışın ancak silahsız bir ortamda sağlanabileceğini biliyorlar. Ama bu toprakların tarihini de biliyorlar ve devlete güvenmiyorlar. Mesele budur."

    AKP SOYKIRIMI TANIYOR

    "O kadar ki 1915'te yaşanan olaylar soykırım sayılmasa bile, 1919'dan 2002'ye yani AKP iktidarına kadar, sergilenen devlet politikası bu sözcüğü kolaylıkla hak edebilir. Çünkü BM tanımına göre bir kimliğin kendini idame ettirme koşullarının bilinçli olarak engellenmesi soykırım olarak kabul ediliyor."

    "AKİL TARİH KOMİSYONU KURULSUN, İSLAMİ KESİM DESTEKLESİN"

    "Demek ki ilk yapılacak şeylerden biri, söz konusu ideolojik yaklaşım ve uygulamanın kınanması ve bunun için özür dilenmesi. 1915 yüzleşmek için ağır geliyorsa, en azından Cumhuriyet'in gayrimüslim politikası için özür dilenmesi gerekiyor. İkinci adım, tarihle hukukun birbirinden ayrıştırılmasıdır Türkiye işin hukukî değil, insanî tarafıyla ilgili olduğunu ve dolayısıyla tarihi toplam yaşanmışlıkların ve bunlar arasındaki bağlantıların bütünü olarak kucakladığını beyan etmeli ve bu bakışı eğitim sistemine yansıtmalıdır. Böylece adına takılmadan tarihsel olguları nesnel bir bakışla ele almanın yolu açılacak ve bu topraklardaki bütün kimliklerin tarihinin bütünle ilişkili olarak anlaşılması mümkün olacaktır. Üçüncü adım, İslamî duyarlılığa sahip kesimlerin geçmişteki cinayet ve gasp furyasının dışında kalmış olmasından ve şu anki yükselen özgüvenden hareketle, 1915'i öncesi ve sonrasıyla masaya yatıracak, anlamaya çalışacak ve bunu toplumla paylaşacak bir 'akil' tarih komisyonu kurulmasıdır. Bu komisyon sadece Türkiyeli tarihçilerden oluşmalı ve derdi Türkiyelilerin kendi aralarında konuşmasına vesile olmak olmalıdır."

    "DEVLET SOYKIRIMI TANISIN"

    Öte yandan asıl önemli olanın 'özür' değil, 'tanıma' olduğunu ekleyelim. Her iki tarafa da gerçekten iyi gelecek olan şey yapılanların ve yaşananların tanınmasıdır. Böylece devletin özür dileme baskısından kurtularak geçmişle ve gerçekle helalleşmesinin de önü açılabilir. Ne de olsa 'tanıma' akılla yapılacak bir eylem olduğu ölçüde devlete daha uygun. Özür ise bir gönül, vicdan ve duyarlılık meselesi olduğu ölçüde devletlerin ağzında araçsallaşmaya çok müsait Devletten özür bekleyerek özrün muhtaç olduğu tevazuyu ve samimiyeti anlamsızlaştırmaktansa, herhalde artık daha sahici, eskiyi kucaklayan bir 'yeni' birlikteliğin peşinden gitmeliyiz.

    Kaynak : Sonkale.Org
#02.05.2013 09:18 0 0 0
  • Bir Ermeni çıkıyor; "pkk silah bırakmamalıdır" diyor...
    Bir Türk çıkıyor, pkk nın memleketin dışına çıkmasından rahatsızlığını dile getiriyor..

    şaşırıp kalıyorsun bir an..."nen!" diyorsun kendi kendine...
    "hadi ermeni olanı anladık ta,diğerinin zoru ne" diyorsun..
    "Milletin evladını cepheye sürmeye niçin bu kadar hevesli bu adamlar " diyorsun..
    "pkk nın bu topraklardan çekilmesi neden rahatsız ediyor bu adamları" diyorsun...

    Sonra bir bakıyorsun Adamın bir iki dede öncesine ...YEDİ SÜLALESİ ERMENİ...

    Ve çözüyorsun oyunu..Ve tabi Bozuyorsun aynı zamanda
#08.05.2013 21:19 0 0 0