Çocuklarımıza Peygamberimiz böyle öğretiliyor.

Son güncelleme: 03.06.2013 19:56
  • Çocuklarımıza Peygamberimiz böyle öğretiliyor

    Önümde, ilköğretim 8. sınıf Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi kitabı var. Bu kitabın 19. sahifesinde çocuklarımıza şu bilgiler veriliyor:

    “Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü. Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi. Çevresinde yaşayan başka din mensuplarıyla iyi ilişkiler içinde olurdu. Onlarla görüşüp konuşur, sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi.” (Sahife: 19)

    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor. Diyor ki:

    “Bizler Peygamberimiz’in güzel davranışlarını örnek alalım.”

    Sanki başka dinden olanlara hoşgörülü olmak güzel bir davranış da, bu örnek alınmalıdır.

    Şimdi söz bizde…

    1- Çocuklarımız, tabii ki Peygamberimiz’in güzel davranışlarını örnek almalıdırlar. Ama kitabın Peygamberimiz’in güzel davranışları olarak verdiği bilgilerin Peygamberimiz’le alâkası yok…

    Yukarıdaki paragrafın ilk cümlesinde, “Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü” deniliyor. Yanlış...

    Başka dinler olanlar, Yahudi ve Hıristiyanlardır. Bir de müşrikler var ki onlar din mensubu sayılmaz.

    Bu guruplardan hangisi olursa olsun, Peygamberimiz onların hiçbirine karşı hoşgörülü olmamıştır, olması da mümkün değildir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’e göre Mü’minlerin tavrı şöyle olmalıdır:

    “Din kardeşleri olan mü’minlere karşı gayet alçak gönüllü/yumuşak, kâfirlere karşı da oldukça sert.” (Mâide sûresi, âyet: 54)

    Peygamberimiz de Allah’ın resûlü olarak tabii ki aynen böyle hareket etmiştir.

    Ancak, Nahl sûresi 125. âyette “Rabbinin yoluna/dinine hikmetle (güzel söz) ve güzel öğütle davet et” buyurulduğu için, Peygamberimiz İslamı tebliğ ederken herkese yumuşak davranmıştır. Bunun dışında, Hıristiyan ve Yahudilere hiçbir zaman yumuşak davranmamış ve hoşgörülü olmamıştır…

    Zaten başka dinden olanlar, İslam dinine göre kâfirdirler. Hazreti Allah da kâfirlere lânet etmektedir. (Ahzâb sûresi, âyet: 64)

    Allah’ın lânet ettiklerine Peygamberimiz’in hoşgörülü olması düşünülebilir mi?,

    Peygamberimiz eğer, başka dinden olanlara karşı hoşgörülü olsaydı, onlara "Sizin haliniz ne kadar hoş! Aman bu inancınızda devam edin” buyururdu. Ama böyle yapmamış ve daima onlara “Müslüman olmadıkları takdirde cehenneme girmekten kurtulamayacaklarını” bildirmiş ve ömrü boyunca onları İslama davet etmiştir.

    2- Başka din mensupları denilince, akla ilk önce Yahudi ve Hıristiyanlar gelir. Yahudiler, Peygamberimiz’e ve bütün Müslümanlara daima düşmanlık yapmışlardır. Bitmez tükenmez bir kin ve düşmanlık taşıyan Yahudilere karşı, Peygamberimiz’in höşgörülü olduğunu söylemek, gerçekleri ters yüz etmekten başka bir şey değildir.

    Peygamberimiz Yahudilere hiçbir zaman hoşgörülü davranmamış ve Benî Nadir yahudileri, Benî Kurayza, Benî Kaynuka ve Hayber yahudileri ile Peygamberimiz arasında harpler olmuştur.

    Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.v.), onlara karşı hoşgörülü olmaması bir tarafa, vefatlarına yakın, “Arap yarımadasında iki din olmaz. Yahudileri Arap yarımadasından çıkarın” emrini vermiştir. (Fethu’l-Bârî, 5/205)

    Kur’an-ı Kerim’in beyan buyurduğuna göre, Yahudiler Hazreti Üzeyir’in -hâşâ- “Allah’ın oğlu olduğunu” söylüyorlar. (Tevbe sûresi, âyet: 30)

    Peygamberimiz’in, “Üzeyir Allah’ın oğludur” diyenlere karşı hoşgörülü olması düşünülebilir mi?

    Onlara karşı hoşgörülü olduğunu söylemek, Peygamberimiz’e açık bir iftira olmaz mı?

    Bu yanlış bilgiyi çocuklarımıza aktarmak, bile bile yapılan büyük bir cürüm değil midir?

    3- Gelelim Hıristiyanlara…

    Peygamberimiz sallâllâhü aleyhi ve sellem, hiçbir zaman Hıristiyanlara karşı da hoşgörülü olmamıştır. Kendisiyle görüşmek üzere Yemen’in Necran bölgesinden gelen Hıristiyanlara, Müslüman olmalarını teklif etmiş, onların “Biz senden önce müslümandık” diyerek Müslüman olmaktan uzak durmaları üzerine onlara, “Madem Müslümansınız niçin İsa’ya Allah’ın oğlu diyorsunuz?” diye karşılık vermiştir.

    Bu konuda aralarında günlerce münakaşa olmuş, sonunda Hıristiyanlara “Öyleyse gelin karşılıklı lânetleşelim. Kim yanlış yoldaysa Allah’a onları helak etmesi için duâ edelim” buyurmuş, fakat Hıristiyan heyeti korkmuş ve buna yanaşmamıştır.

    Şimdi, Peygamberimiz’in bu tavrı başka dinden olanlara karşı hoşgörülü olmak mıdır?

    Peygamberimiz (s.a.v.) başka dinden olanlara karşı hoşgörülüydü de, 100.000 kişilik Hıristiyan ordusuyla 3.000 kişilik İslam ordusu Mûte’de niçin harbetti?

    Bu harpte, Hazreti Zeyd, Hazreti Cafer ve Abdullah b. Revâhâ radıyallâhü anhüm hazretlerinin şehid olmaları hoşgörünün neticesi midir?

    4- Bahsettiğimiz Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi kitabında sadece, “Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü” demekle kalınmıyor bir de, “Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi” deniliyor…

    Bütün dünya biliyor ki, Hıristiyanlar üç ilaha inanıyorlar. Hal böyle olunca, Peygamberimiz hakkında “Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi” demek, “Peygamberimiz üç ilaha inananları hoş görürdü ve onların bu inançlarına her zaman saygı gösterirdi” demektir ki, Peygamberimiz’e bundan daha büyük bir iftira düşünülemez.

    Yukarıda da anlatmaya çalıştığımız gibi Yahudiler “Üzeyir Allah’ın oğludur” diyorlar, Hıristiyanlar ise “İsa Allah’ın oğludur” diyorlar. (Tevbe sûresi, âyet: 30)

    Böyle söyledikleri için her iki din mensubu da imanlı olmaktan uzaktırlar. Gerçek bu iken, “Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü. Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi” demek, “Peygamberimiz, “Üzeyir Allah’ın oğludur” denilmesine de “İsa Allah’ın oğludur” denilmesine saygı gösterirdi” demektir.

    Diğer bir ifadeyle, “Peygamberimiz kâfirlere karşı dâima saygı gösterirdi” demektir.

    Kur’an-ı Kerim’e göre, “Mü’minlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da sert ” olunmak icap ettiği halde, -hâşâ- Peygamberimiz bunun tersine mi hareket etmiştir?

    Tabii ki hayır, milyon kere hayır!…

    Öyleyse, bu Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi kitabını hazırlayan, hazırlatan ve kontrol edenler bu yanlışlığı nasıl yapmışlardır?

    Müslümanların yavruları hangi karanlık inançlara ve mânevî felâketlere sürüklenmek istenmektedir?

    Bu soruyu sormanın hakkımız olduğu düşünüyor ve bu hakkımızı kullanmak için soruyoruz…

    5- Din Kültürü(!) kitabı, hızını alamayıp Peygamberimiz hakkında yanlış bilgi vermeye devam ediyor:

    “Çevresinde yaşayan başka din mensuplarıyla iyi ilişkiler içinde olurdu. Onlarla görüşüp konuşur, sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi.”

    Bu cümlelerle, Peygamberimiz hakkındaki yanlışların dozajı iyice artmış oluyor.

    Bu ifadeleri okuyan bir 8. sınıf talebesi, Peygamberimiz’in Allah tarafından adeta başka din mensuplarına hoşgörü göstermek için gönderilmiş olduğunu düşünmez mi?

    Peygamberimiz başka din mensuplarını ne kadar da çok seviyormuş demez mi?

    Peygamberimiz’in işi gücü başka din mensuplarıyla görüşüp konuşmak, sıkıntıları olduğunda onlara yardım etmek, Müslümanları da buna teşvik etmekmiş demez mi?

    Peki Peygamberimiz öyle mi yapmıştır?

    Tabii ki hayır…

    Peygamberimiz’in hayatı İslam dinini anlatıp yaymakla geçmiştir. Müslüman olmayanların değil, daima Müslümanların hata ve kusurlarını hoş görmüş, onların dertleriyle dertlenmiş ve sıkıntılarını gidermeye çalışmıştır.

    Müslüman olmayanları ise sadece İslama davet etmek hususunda muhatap almış, bu cümleden olmak üzere o zamanın hükümdarlarına İslama davet mektupları göndermiştir.

    Bunun dışında, diğer din mensuplarından o kadar uzak durmuştur ki, giyim kuşamlarında bile onlara uymaktan kaçınmış, biz ümmetlerini de kaçındırmış ve sakındırmıştır…

    Tarihler böyle yazar, böyle bildirir. Aksini iddia etmek ise, tarihî gerçekleri inkâr etmektir.

    Bahsetmiş olduğumuz 8. sınıf Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi kitabı, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 20.5.2005 tarih ve 40 sayılı kurul kararı ile 2005-2006 öğretim yılından başlayarak 5 (beş) sene süreyle Ders kitabı olarak kabul edilen, Mehmet Şahinbaş ve Adil Kabakçı’nın hazırlayıp, Tutku Yayıncılık tarafından basılan kitaptır.


    Ali EREN | 23.05.2013
#02.06.2013 02:11 0 0 0
  • Sözde dindar nesil böyle yetiştirilecek.Hayırlı olsun diyoruz. Gavura karşı sevgi aşılamaktan başka bir işe yaramayan bu ders hiçbir işe yaramadığı gibi böyle eğitim verilemez.Silbaştan yeniden adam gibi verilmelidir.
#02.06.2013 02:21 0 0 0
  • Arkadaşım....Kur an da" ehli kitab"(yahudi yada hristiyan) olan bir kadınla evlenmek yasakmı değilmi?


    "Allahın emri" ile "Allahın emaneti " olarak aldığın bir kadına nasıl davranmalısın ?

    "Kafirlere karşı şiddetli olmayı" nasıl anlıyoruz?
    Gayri Müslim bir komşun var mesela...Nasıl davranırsın?
    Kılıcını çekip uçururmusun kellesini?
#02.06.2013 02:49 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    Arkadaşım....Kur an da" ehli kitab"(yahudi yada hristiyan) olan bir kadınla evlenmek yasakmı değilmi?


    "Allahın emri" ile "Allahın emaneti " olarak aldığın bir kadına nasıl davranmalısın ?

    "Kafirlere karşı şiddetli olmayı" nasıl anlıyoruz?
    Gayri Müslim bir komşun var mesela...Nasıl davranırsın?
    Kılıcını çekip uçururmusun kellesini?
    Orijinali Göster...


    İslam adaletinde kabalık,zorbalık yoktur.Ancak incelik ve hakkı korumak vardır.Sorduğun sorulara mümkün olduğunca cevap vereceğim.


    .Kur an da" ehli kitab"(yahudi yada hristiyan) olan bir kadınla evlenmek yasakmı değilmi?
    Müslüman erkek kitapsız kâfirlerle evlenemez. Kitaplı kâfir kadınla yani Hıristiyan ve Yahudilerle evlenmesi caiz ise de, tahrimen mekruhtur, harama yakındır. Zimmi ile evlenmesi tenzihen mekruhtur. (Hindiyye)



    İslam idaresi altında zimmi olarak yaşayan kitap ehli kadın ile evlenmek tenzihen mekruh idi. Zimmi olmayan kendi memleketinde yaşayan gayrimüslimlere harbi kâfir denir. Bugün yer yüzünde zimmi kâfir yoktur. Onun için bugün kitap ehli kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Zaruretsiz evlenmemelidir.

    Müslüman kadın, kitapsız kâfirle evlenemediği gibi, ister harbi olsun, ister zimmi olsun hiçbir kitap ehli kâfirle de evlenemez. Evlenmeye karar verdiği zaman kâfir olur. (Redd-ül Muhtar)

    Konu ile ilgili ayet-i kerimelerden üçünün meali şöyledir:
    (Kitap ehli [Yahudi ve Hıristiyan] kadınlarla evlenmeniz helaldir.) [Maide Suresi- 5]

    (İmanlı kadınların kâfirlerle evli kalmaları helal değildir.) [Mümtehine Suresi- 10]

    (İman etmedikçe, müşrik [dinsiz, putperest] kadınlarla evlenmeyin. İmanlı bir cariye, beğendiğiniz, imrendiğiniz müşrik bir kadından elbette daha üstündür. Kadınlarınızı da, iman edinceye kadar müşrik erkeklerle evlendirmeyin! Mümin bir köle, müşrik bir erkekten elbette daha üstündür. [Bakara Suresi- 221]

    "Allahın emri" ile "Allahın emaneti " olarak aldığın bir kadına nasıl davranmalısın ?

    Müslümanların iman yönünden En üstünü, ahlakı en güzel olanı, hanımına, en iyi, en lütufkâr avranandır. ( Tirmizi )
    Bir mümin, hanımına kızmasın! Kötü huyu varsa, iyi huyu da olur. [Müslim]

    Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlar, Allahü teâlânın sizlere emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin! [Müslim]


    Evet, biz Allah resulünün yolundayız.Sanal alemde bizi anlayamazsınız.Ben 31 yıllık evliyim sadece yıllar evvel 1 kere haklı yere onun yüzüne tokat vurmuştum.Daha sonra hiç vurmadım ve de azarlamadım.Suçum buysa Allah'ım beni affetsin diyorum...Şu anda eşimle geçimim çok iyidir Elhamdülillah...

    "Kafirlere karşı şiddetli olmayı" nasıl anlıyoruz?

    MÜMTEHİNE SURESİ-8. Allah, sizinle din hususunda savaşta bulunmamış ve sizi yurdunuzdan çıkarmamış kimselere iyilik etmenizden ve onlara adalette bulunmanızdan sizi menetmez. Şüphe yok ki: Allah, adalette bulunanları sever.

    Evet,gayri müslimlere iyilik etmek ihsanda bulunmak, meselâ: Hediye vermekten, nakden yardımda bulunmadan ve onlara adalette bulunmamızdan haklarına riayet etmek, layık oldukları şeyleri kendilerine vermektir. İnsaniyetçe, insaflıca, adilce muameleler, İslam nazarında övülmüştür, yasak değildir. Allah hiçbir kimsenin hakkında zulüm edilmesine razı olmaz.Komşumuz olan, hiçbir zarar vermeyen gayri müslime de merhamet etmelidir.Sıkıntılı zamanında onlara da yardım etmek dinimizin emridir.

    Ancak, 9.uncu ayete gelince:

    MÜMTEHİNE SURESİ-9. Allah, sizleri ancak din hususunda sizinle muharebede bulunmuş sizi yurdunuzdan çıkarmış ve sizin çıkarılmanıza yardım etmiş olan kimselere dostlukta bulunmanızdan men eder ve her kim onlara dostlukta bulunacak olursa işte onlar zalimlerdir.

    Diliyle eliyle, medya ve basın yoluyla; İslam'a, müslümanlara hakaret eden, ve yahut da bizi ülkemizden sürgün etmeye çalışan,kadınların ırzlarına geçip onları katleden, masum insanları öldüren,bir de onlarla işbirliği yapıp casusluk yapan VATAN HAİNLERİNE, kafirlere sert davranıldığı gibi onlar hemen öldürülür. İnançsızlık, insanı o kadar alçaltır ki, en bayağı menfaati için şeytan gibi şahısların ayağını öpecek derecede zillet göstermesine sebep olur. Yaşam gayesi olarak yalnız bu dünyayı gösterdiğinden, fena ve zevale maruz lezzetleri takip eden daimi elemleri insanın başına musallat eder.Biz müslümanlar onlar zalimse bizimde zalim olmamıza gerek yoktur.İslam'a göre,eliyle ve diliyle zarar vermeyen kafirlerle iyi geçinmek her zaman barış ve huzuru getirecektir.Aksi takdirde onlar her zaman bizim can düşmanlarmız olmaya devam edecektir. Hem sonra, onlara karşı iyi bir örnek komşu olmak da büyük faydalar sağlayacaktır.İşte size, Kur'an'a göre onlara nasıl davranacağımızI kısaca izah etmeye çalıştım.
#02.06.2013 03:36 0 0 0
  • Müslüman erkek kitapsız kâfirlerle evlenemez. Kitaplı kâfir kadınla yani Hıristiyan ve Yahudilerle evlenmesi caiz ise de, tahrimen mekruhtur, harama yakındır. Zimmi ile evlenmesi tenzihen mekruhtur. (Hindiyye)


    kardeşim....İZİN VARMI YOKMU?

    VAR!....

    Evet,gayri müslimlere iyilik etmek ihsanda bulunmak, meselâ: Hediye vermekten, nakden yardımda bulunmadan ve onlara adalette bulunmamızdan haklarına riayet etmek, layık oldukları şeyleri kendilerine vermektir. İnsaniyetçe, insaflıca, adilce muameleler, İslam nazarında övülmüştür, yasak değildir. Allah hiçbir kimsenin hakkında zulüm edilmesine razı olmaz.Komşumuz olan, hiçbir zarar vermeyen gayri müslime de merhamet etmelidir.Sıkıntılı zamanında onlara da yardım etmek dinimizin emridir.


    Hani saygı duyulmaz yüzlerine gülünmezdi!

    NOLDU?

    Bırak yüzüne gülmeyi birtarafa...

    Adamlarla hediyeleşmeye kadar gitti mesele...


    bak buda paylaştığın ilk yazıdan bir cümleSanki başka dinden olanlara hoşgörülü olmak güzel bir davranış da, bu örnek alınmalıdır.

    Arkadaşım önce ilk paylaştığın yazıyı , sonrada bana cevap olsun diye eklediğin yazıyı baştan aşağıya bir oku ...Bu iki yazıdan birini silmelisin ....Hükümete laf sokacaz diye DİNin İslamın sınırlarını zorlamayın.. gerçek olanıda gizlemeyin...

    Bunun vebâli altında kalmayın..
#02.06.2013 13:36 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    Müslüman erkek kitapsız kâfirlerle evlenemez. Kitaplı kâfir kadınla yani Hıristiyan ve Yahudilerle evlenmesi caiz ise de, tahrimen mekruhtur, harama yakındır. Zimmi ile evlenmesi tenzihen mekruhtur. (Hindiyye)


    kardeşim....İZİN VARMI YOKMU?

    VAR!....

    Evet,gayri müslimlere iyilik etmek ihsanda bulunmak, meselâ: Hediye vermekten, nakden yardımda bulunmadan ve onlara adalette bulunmamızdan haklarına riayet etmek, layık oldukları şeyleri kendilerine vermektir. İnsaniyetçe, insaflıca, adilce muameleler, İslam nazarında övülmüştür, yasak değildir. Allah hiçbir kimsenin hakkında zulüm edilmesine razı olmaz.Komşumuz olan, hiçbir zarar vermeyen gayri müslime de merhamet etmelidir.Sıkıntılı zamanında onlara da yardım etmek dinimizin emridir.


    Hani saygı duyulmaz yüzlerine gülünmezdi!

    NOLDU?

    Bırak yüzüne gülmeyi birtarafa...

    Adamlarla hediyeleşmeye kadar gitti mesele...


    bak buda paylaştığın ilk yazıdan bir cümleSanki başka dinden olanlara hoşgörülü olmak güzel bir davranış da, bu örnek alınmalıdır.

    Arkadaşım önce ilk paylaştığın yazıyı , sonrada bana cevap olsun diye eklediğin yazıyı baştan aşağıya bir oku ...Bu iki yazıdan birini silmelisin ....Hükümete laf sokacaz diye DİNin İslamın sınırlarını zorlamayın.. gerçek olanıda gizlemeyin...

    Bunun vebâli altında kalmayın..
    Orijinali Göster...
    kardeşim....İZİN VARMI YOKMU?

    VAR!....



    Hani saygı duyulmaz yüzlerine gülünmezdi!

    NOLDU?

    Bırak yüzüne gülmeyi birtarafa...

    Adamlarla hediyeleşmeye kadar gitti mesele...


    bak buda paylaştığın ilk yazıdan bir cümle
    Arkadaşım önce ilk paylaştığın yazıyı , sonrada bana cevap olsun diye eklediğin yazıyı baştan aşağıya bir oku ...Bu iki yazıdan birini silmelisin ....Hükümete laf sokacaz diye DİNin İslamın sınırlarını zorlamayın.. gerçek olanıda gizlemeyin...

    Bunun vebâli altında kalmayın..

    Kardeşim benimle tartışmayı bırakın, çünkü bilmediğiniz çok şeyler var.Eksik düşünüyorsunuz.Bu hususta iki türlü ameliyye vardır.Bunlar, Müdahene ve miüdaradır.Bu iki kavramı iyi anlamak lazımdır ki yanlış düşüncelere sapılmasın.

    Müdahene, gücü yettiği halde, haram işleyene mani olmamak, dalkavukluk yaparak, birinin gönlünü alırken, İslamiyet’in dışına çıkmak, günaha girmektir.

    Kendisine veya başkalarına zarar gelme korkusundan dolayı iyiliği emretmek ve haramı men etmek mümkün olmazsa, böyle durumlarda fitneye mani olmak için susmaya, müdara denir.

    Müdara, dini zarardan kurtarmak için dünya menfaatinden vermek, insanlarla iyi geçinmektir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    Allahü teâlâ, farzları emrettiği gibi, müdara etmemi de emretti. [Hakim]

    Müdara etmek sadakadır. [Deylemi]

    Müdara edenler, şehid olarak ölür. [Deylemi]

    Şerefinizi mallarınızla [para ile], dininizi de dilinizle (müdara ederek) koruyun! [İbn-i Asakir]

    İyi geçinmek aklın başıdır. [Beyheki]

    Müdara ederken tatlı dilli ve güler yüzlü olmak gerekir. Talebeye ders verirken müdara gerekir. Hanımına müdara etmeyenin rahatı, huzuru kalmaz. İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki, insanlar üç kısımdır:
    1- Gıda gibi olanlar, her zaman gerekir.
    2- İlaç gibi olanlar, bazen gerekir.
    3- Hastalık gibi olanlar. Bunlar gerekmez ise de, gelip musallat olur. Bunlardan kurtulmak için, müdara etmek gerekir.

    Müdara nedir? Müdara, dini zarardan kurtarmak için dünya menfaatinden vermek, güler yüz göstermek, İslamiyet’in dışına çıkmadan, gönül almaktır. Müdahene, gönül alırken, İslamiyet’in dışına çıkmak, günaha girmektir.

    Dine, kendine veya başkasına zarar gelme korkusundan dolayı iyiliği emredip haramı men etmek mümkün olmazsa, böyle durumlarda fitneye mani olmak için susmaya müdara etmek denir.
    Herkese karşı hep tatlı dilli ve güler yüzlü olmalıdır! Fakat, kötülere ve sapıklara müdahene etmemeli, onun sapık yolundan razı olduğunu zan ettirmemelidir! [Hindiyye]

    Dinini ve dünyasını korumak için dünyalık vermeye ise, müdara denir. Herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü olmalıdır. Fakat müdahane etmemelidir. Yani hatır için, günah işlememelidir.


    Dinini ve dünyasını korumak için dünyalık vermeye ise, müdara denir. Herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü olmalıdır. Fakat müdahane etmemelidir. Yani hatır için, günah işlememelidir.

    Unutmayınız ki dine, namusa ve müslümanlara dil uzatanlara müdara, müdahene edilmez.
#02.06.2013 23:12 0 0 0
  • Kardeşim benimle tartışmayı bırakın

    ne anlatıyorsun arkadaşım.. sen ne anlatıyorsun...Hükümete laf sokacaz diye girmediğiniz kılık kalmadı...En sonunda işi Hz Peygambere kadar getirdiniz...

    Konuyu başlattığın yazıyı hiç okumadınmı sen hemşerim..

    Sonrakileri yazacaktın madem;O YAZIYI NEDEN PAYLAŞTIN..


    Çünkü son iki mesajının;İlk paylaştığın yazıyla uzaktan yakından alakası YOK!

    Ve Ben seni uyarmasam yine Bildiğini okumaya devam edecektin....


    Müdahene, gücü yettiği halde, haram işleyene mani olmamak, dalkavukluk yaparak, birinin gönlünü alırken, İslamiyet'in dışına çıkmak, günaha girmektir.

    ne güzel söyledin....
    Kime dalkavukluk yapmak adına ; Hz Peygamberin Hayatını doğru olarak paylaşmadın burada...


    "Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü. Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi. Çevresinde yaşayan başka din mensuplarıyla iyi ilişkiler içinde olurdu. Onlarla görüşüp konuşur, sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi." (Sahife: 19)

    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor. Diyor ki:

    vaayyy... tamamıda yanlış yani..bak hele


    bu yukardaki yazı ilk paylaştığın yazıdan alıntı...


    Evet,gayri müslimlere iyilik etmek ihsanda bulunmak, meselâ: Hediye vermekten, nakden yardımda bulunmadan ve onlara adalette bulunmamızdan haklarına riayet etmek, layık oldukları şeyleri kendilerine vermektir. İnsaniyetçe, insaflıca, adilce muameleler, İslam nazarında övülmüştür, yasak değildir. Allah hiçbir kimsenin hakkında zulüm edilmesine razı olmaz.Komşumuz olan, hiçbir zarar vermeyen gayri müslime de merhamet etmelidir.Sıkıntılı zamanında onlara da yardım etmek dinimizin emridir.


    Ve bu ikinci mesajından alıntı..
    Noldu ya..Şimdide yardımcı olmak güler yüz göstermek DİNİMİZİN EMRİMİ OLDU?

    İnsanı zıvanadan çıkarmayın

    Unutmayınız ki dine, namusa ve müslümanlara dil uzatanlara müdara, müdahene edilmez.

    Müslümanlara dil uzatanlara müdara,müdahane edilmez öylemi...
    O halde NE DİYE PAYLAŞTIN O İLK YAZIYI ARKADAŞIM..

    Üstelik Memlekette bu kadar Putperest varken; Müslümanlarla alıp veremediğin ne senin VATANDAŞ
#02.06.2013 23:38 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    Kardeşim benimle tartışmayı bırakın

    ne anlatıyorsun arkadaşım.. sen ne anlatıyorsun...Hükümete laf sokacaz diye girmediğiniz kılık kalmadı...En sonunda işi Hz Peygambere kadar getirdiniz...

    Konuyu başlattığın yazıyı hiç okumadınmı sen hemşerim..

    Sonrakileri yazacaktın madem;O YAZIYI NEDEN PAYLAŞTIN..


    Çünkü son iki mesajının;İlk paylaştığın yazıyla uzaktan yakından alakası YOK!

    Ve Ben seni uyarmasam yine Bildiğini okumaya devam edecektin....


    Müdahene, gücü yettiği halde, haram işleyene mani olmamak, dalkavukluk yaparak, birinin gönlünü alırken, İslamiyet'in dışına çıkmak, günaha girmektir.

    ne güzel söyledin....
    Kime dalkavukluk yapmak adına ; Hz Peygamberin Hayatını doğru olarak paylaşmadın burada...


    "Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü. Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi. Çevresinde yaşayan başka din mensuplarıyla iyi ilişkiler içinde olurdu. Onlarla görüşüp konuşur, sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi." (Sahife: 19)

    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor. Diyor ki:

    vaayyy... tamamıda yanlış yani..bak hele


    bu yukardaki yazı ilk paylaştığın yazıdan alıntı...


    Evet,gayri müslimlere iyilik etmek ihsanda bulunmak, meselâ: Hediye vermekten, nakden yardımda bulunmadan ve onlara adalette bulunmamızdan haklarına riayet etmek, layık oldukları şeyleri kendilerine vermektir. İnsaniyetçe, insaflıca, adilce muameleler, İslam nazarında övülmüştür, yasak değildir. Allah hiçbir kimsenin hakkında zulüm edilmesine razı olmaz.Komşumuz olan, hiçbir zarar vermeyen gayri müslime de merhamet etmelidir.Sıkıntılı zamanında onlara da yardım etmek dinimizin emridir.


    Ve bu ikinci mesajından alıntı..
    Noldu ya..Şimdide yardımcı olmak güler yüz göstermek DİNİMİZİN EMRİMİ OLDU?

    İnsanı zıvanadan çıkarmayın

    Unutmayınız ki dine, namusa ve müslümanlara dil uzatanlara müdara, müdahene edilmez.

    Müslümanlara dil uzatanlara müdara,müdahane edilmez öylemi...
    O halde NE DİYE PAYLAŞTIN O İLK YAZIYI ARKADAŞIM..

    Üstelik Memlekette bu kadar Putperest varken; Müslümanlarla alıp veremediğin ne senin VATANDAŞ
    Orijinali Göster...
    ne anlatıyorsun arkadaşım.. sen ne anlatıyorsun...Hükümete laf sokacaz diye girmediğiniz kılık kalmadı...En sonunda işi Hz Peygambere kadar getirdiniz...

    Konuyu başlattığın yazıyı hiç okumadınmı sen hemşerim..

    Sonrakileri yazacaktın madem;O YAZIYI NEDEN PAYLAŞTIN..


    Çünkü son iki mesajının;İlk paylaştığın yazıyla uzaktan yakından alakası YOK!

    Ve Ben seni uyarmasam yine Bildiğini okumaya devam edecektin....




    ne güzel söyledin....
    Kime dalkavukluk yapmak adına ; Hz Peygamberin Hayatını doğru olarak paylaşmadın burada...



    vaayyy... tamamıda yanlış yani..bak hele


    bu yukardaki yazı ilk paylaştığın yazıdan alıntı...




    Ve bu ikinci mesajından alıntı..
    Noldu ya..Şimdide yardımcı olmak güler yüz göstermek DİNİMİZİN EMRİMİ OLDU?

    İnsanı zıvanadan çıkarmayın



    Müslümanlara dil uzatanlara müdara,müdahane edilmez öylemi...
    O halde NE DİYE PAYLAŞTIN O İLK YAZIYI ARKADAŞIM..

    Üstelik Memlekette bu kadar Putperest varken; Müslümanlarla alıp veremediğin ne senin VATANDAŞ

    Biz hiçbir müslümanla alıp veremediğimiz bir şey yoktur.

    Mesele galiba uzayacak ama meselenin asıl konusu, dinlerarası diyaloğu sevimli gösterip onu çocukların beynine aşılamak istenmektedir.Maksat,gavurlara karşı sempati ve sevgi ortamı oluşturmaktır.Bu çok yanlış ve tehlikeli bir gidişattır.DERHAL BU FİKİR VE ÇALIŞMALARDAN VAZGEÇİLMELİDİR.

    ASLA F. GÜLEN CEMAATİNE KARŞI KİNİMİZ VE DÜŞMANLIĞIMIZ YOKTUR.DEFALARCA ONLARI UYARIYORUZ VE YANLIŞLIKLARINI SÖYLÜYORUZ.BİZ ŞİMDİ ONLARA HAKSIZLIK MI ETMİŞ OLUYORUZ?.ONLARA HANGİ İFTİRAYI EDİYORUZ.ALLAH KORUSUN EĞER BİZ İFTİRA EDİYORSAK BU VEBALİN ALTINDAN KALKAMAYIZ.ONLARDAN TEK RİCAMIZ OTURUP GÜZELCE TEFEKKÜR EDİP YANLIŞLIKLARINI ANALİZ ETMEKTİR.

    Dinlerarası diyaloğun Allah katında caiz olduğuna dair her kim inatlaşmaya devam ediyorsa lanetleşmeye var mısınız?Bak biz diyoruz ki "dinlerarası diyaloğun kesinlikle Allah katında yeri yoktur.Sadece ehli kitapla huzur,antlaşma ve barış vardır.Bundan başkasında hayır yoktur diyoruz.Sizler, dinlerarası diyaloğun Kur'an'da delillerini gösteremezsiniz.Varsa eğer, sure ve ayet numaralarını verin .Biz ona göre yorum yapacağız ve haklı olduğumuzu ispatlayacağız.Eğer, "ehli kitapla iman husunda ittifak ediyoruz" diyorsanız o bile caiz değildir.Onların imanı ile bizim imanımız arasında yine dağlar kadar fark vardır.Durum böyle olduğu halde dinlerarası diyalogta ısrar edenlerin küfür üzerine öleceklerini ispatlarım.Bunun delilleri aşağıda ki kitapda açıkça belgelenmiştir.İşte size en büyük delillerimizden birisi aşağıda ki eserdir.Alın okuyun okutun bakalım her şey sizin bildiğiniz gibi midir?

    noimage
    Bu eser bende var.Okumaya devam ediyorum...

    Bakara Sûresi 62 ve Mâide Sûresi 69.
    âyeti kerîmelerinden yola çıkan bozuk fikirli bazı İlâhiyatçılar; “Âhir zaman peygamberine inanma” ve “Kendi dinlerinden berî olarak İslâm’a girme” şartlarını yerine getirmeden, sadece bu âyetlerde zikredilen
    “Allâh’a ve âhirete îman”, bir de “Sâlih amel” şartlarını îfâ eden Yahudî ve Hristiyanların da cennete girebileceğini söyleyerek, kendilerini dinden çıkarmış ve “Cennete girmenin olmazsa olmaz şartı olan ‘İslâm’ı kabullenme’ zorunluluğu”nu toplum nezdinde zaafa uğratmaya yönelik büyük bir ihanette bulunmuşlardır. Zira Kur’ân âyetleri arasında hiçbir çelişki söz konusu olmayıp, hepsi de birbirini tasdik ve tefsir eder mâhiyettedir.
    Nitekim Bakara Sûresi 285 ve Nisâ Sûresi 136. âyet-i kerîmelerinde kurtuluşa ermek için: “Meleklere, Kitaplara ve Peygamberlere îman”dan ibaret üç şart daha ilave edilmiştir. Beyyine Sûresi’nin 6. âyet-i kerîmesi ise:

    “Kâfir olan Ehl-i Kitab’ın da kitapsız müşrikler gibi cehennemde ebedî kalacağı”
    nı beyan etmektedir.

    “Muhammed’in canı, (kudret) elinde olan Zât’a yemin olsun ki; bu ümmetten Yahudi veya Hristiyan herhangi bir kimse beni duyar da, sonra benimle gönderilen dine inanmadan ölürse, mutlaka cehennem ashâbından olur!” (Müslim, İman: 70, no:153)
    hadîs-i şerifi de, bu kâfirlikten, sadece “Allâh’ı ve âhireti inkâr” kastedilmeyip, bununla birlikte “Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in dinine uymama”nın da imansızlık sayıldığını açıklamaktadır. Dolayısıyla bazı âyet-i kerîmelerde cennete gireceği bildirilen; Yahudi, Hristiyan ve Sâbie fırkaları; Mûsâ, Îsâ, Nûh ve İbrâhîm (Aleyhimüsselâm)ın tahrif edilmemiş şerî‘atlerine, geçerli oldukları dönemlerde tâbi olanlardır. Rasûlüllah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)i ve Kur’ân-ı Kerîm’i inkâr edenler veya Rasûlüllah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)den ve İslâm’dan övgüyle bahsettikleri halde, kendi dinlerinden uzaklaşarak İslâm’a girmeyen günümüz kâfirleri ise bu mevzuya dâhil değildirler.
    (Mahmut Ustaosmanoğlu, Kur’ân-ı Mecîd ve Tefsirli Meâl-i Âlîsi, Bakara Sûresi:62)



    Allah katında din, İslâmdır!(Al-i İmran- 19)

    Kim İslâmiyetten başka bir din ararsa bilsin ki, kendisinden asla kabul edilmeyecek ve O, âhirette zarar edenlerden olacaktır(Al-i İmran-85)

    DİYALOGÇULAR HADİ BUYURSUNLAR ÇÜRÜTSÜNLER BU FİKİRLERİ, GÖRELİM BAKALIM GERİYE NE CEVAP VERECEKLER ŞİMDİ?
#03.06.2013 00:05 0 0 0
  • ama ikinci ve üçüncü mesajınla sende dinler arası diyalogçular gibi oldun ..Nasıl olacak bu iş..
    Zararsız gayri müslimlere iyi davranmak.güler yüz göstermek hatta hediyeleşmek Dinin emri oldu...
    Noldu şimdi?



    “Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü. Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi. Çevresinde yaşayan başka din mensuplarıyla iyi ilişkiler içinde olurdu. Onlarla görüşüp konuşur, sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi.” (Sahife: 19)

    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor. Diyor ki:

    Evet,gayri müslimlere iyilik etmek ihsanda bulunmak, meselâ: Hediye vermekten, nakden yardımda bulunmadan ve onlara adalette bulunmamızdan haklarına riayet etmek, layık oldukları şeyleri kendilerine vermektir. İnsaniyetçe, insaflıca, adilce muameleler, İslam nazarında övülmüştür, yasak değildir. Allah hiçbir kimsenin hakkında zulüm edilmesine razı olmaz.Komşumuz olan, hiçbir zarar vermeyen gayri müslime de merhamet etmelidir.Sıkıntılı zamanında onlara da yardım etmek dinimizin emridir.

    arkadaşım yukardaki paragrafların hangisi doğru açıklarmısın...Kırmızı renkte olanmı yoksa mavi renkte olanmı..Lafı uzatmana gerek yok!
    zor bir soruda değil
#03.06.2013 00:21 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    ama ikinci ve üçüncü mesajınla sende dinler arası diyalogçular gibi oldun ..Nasıl olacak bu iş..
    Zararsız gayri müslimlere iyi davranmak.güler yüz göstermek hatta hediyeleşmek Dinin emri oldu...
    Noldu şimdi?



    “Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü. Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi. Çevresinde yaşayan başka din mensuplarıyla iyi ilişkiler içinde olurdu. Onlarla görüşüp konuşur, sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi.” (Sahife: 19)

    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor. Diyor ki:

    Evet,gayri müslimlere iyilik etmek ihsanda bulunmak, meselâ: Hediye vermekten, nakden yardımda bulunmadan ve onlara adalette bulunmamızdan haklarına riayet etmek, layık oldukları şeyleri kendilerine vermektir. İnsaniyetçe, insaflıca, adilce muameleler, İslam nazarında övülmüştür, yasak değildir. Allah hiçbir kimsenin hakkında zulüm edilmesine razı olmaz.Komşumuz olan, hiçbir zarar vermeyen gayri müslime de merhamet etmelidir.Sıkıntılı zamanında onlara da yardım etmek dinimizin emridir.

    arkadaşım yukardaki paragrafların hangisi doğru açıklarmısın...Kırmızı renkte olanmı yoksa mavi renkte olanmı..Lafı uzatmana gerek yok!
    zor bir soruda değil
    Orijinali Göster...
    ama ikinci ve üçüncü mesajınla sende dinler arası diyalogçular gibi oldun ..Nasıl olacak bu iş..
    Zararsız gayri müslimlere iyi davranmak.güler yüz göstermek hatta hediyeleşmek Dinin emri oldu...
    Noldu şimdi?







    arkadaşım yukardaki paragrafların hangisi doğru açıklarmısın...Kırmızı renkte olanmı yoksa mavi renkte olanmı..Lafı uzatmana gerek yok!
    zor bir soruda değil

    Siz hala bizim yazdıklarımızdan bir şey anlayamamışsınız galiba.Müddesir Suresi'nin 8 ve 9'uncu ayetlerin meal ve tefsirlerini yeniden okumanızı tavsiye ediyorum.

    Her hususta, Müslümanların en güzel örneği olan mübarek Rasulullah efendimiz (Sallallahu aleyhi vessellem) , hıristiyanların o dönemki kralı olan Herakliyus'a mektub yazarak İslam'a davet ediyor; Ali İmran, 64. Ayet-i Kerimesini de mektubun sonuna ekliyor. Buhari'de buna dair rivayetleri bulup okuyabilirsiniz. Peygamber efendimiz aleyhisselatu vesselam'ın Mektub-i Şerifleri şöyledir:

    "Allah'ın kulu ve rasulü Muhammed'den, Rumların lideri Herakliyüs'a...

    Allah'ın selamı hidayete tabi olanlara olsun. Mesele şu ki seni İslam daveti ile davet ediyorum. Müslüman ol ki kurtuluşa eresin. Ve Allah sana iki kat mükâfaat versin. Eğer kabul etmezsen sana tabi olanların günahı da senin boynundadır. De ki: "Ey kitap ehli, bizimle sizin aranızda müsavi olan bir söze gelin. Yalnız Allah'a kulluk edelim. Ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Bir kısmımız Allah'ı bırakıp diğer bir kısmımızı rabler edinmesin. Eğer yüz çevirirlerse deyin ki: 'Şahit olun biz Müslümanlarız'."

    Mektub-i Şerife iyi bakınız. Ali İmran, 64. Ayet-i Kerimenin manasının ne olduğunu burdan kavrayınız. Bu, Resulullah efendimizin kelamı ve izhar ettiği manadır.

    Bu mübarek davet ve kelam VAR İKEN, birilerinin Ali İmran, 64. Ayeti ÇARPITARAK,

    "Hıristiyanlarla oturup konuştuğumuzda; onlara İslam'a girip, dini kabullenin kurtulun demeyelim, dini telkin etmeyelim. Anlayışınızdan bütün bütün vazgeçin, inandığınız şeyleri terk edin, bizim inandığımız şeylere inanın kurtulun diye telkin etmeyelim... ‘Muhammedur Rasulullah’da buluşalım' DEMEYELİM... " diye inanması batıldır ve yoldan çıkmaktır. Adama sorarlar, senin Peygamberin ne yapıyor? Sen ne yapıyorsun?

    Kendi anladığını İslam'ın merkezi, dinin aslı kabul ettiğin sürece böyle kendine uydurur durursun. Başkasını da hep kötü ZANNEDERSİN. Bu kadar ilim, bu kadar nakil, bu kadar tefsir/eser boşuna talim edilmiş sana göre... Sana laf anlatmanın zor olduğunu tecrübe etmiştim zaten...

    İslam'ı kendine değil, kendini İslam'a uyduracaksın birader.... Allah size izan versin.
#03.06.2013 00:58 0 0 0
  • ......sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi.” (Sahife: 19)

    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor. Diyor ki:



    hiçbir zarar vermeyen gayri müslime de merhamet etmelidir.Sıkıntılı zamanında onlara da yardım etmek dinimizin emridir.

    Herhalde bu kez daha anlaşılır oldu ...şimdi paylaştığın ilk mesajı yada ondan sonrakileri silmen gerektiğini söylediğimde,ne demek istediğimi anladınmı arkadaşım...

    Çünkü biri diğerine REDDİYE olmuş..Hangisi dinin emri
    Hangisi doğru ,hangisi yanlış bunların

    Arkadaşım bana laf anlatmak zor olabilir..SEN KENDİNE ANLAT ÖNCE ŞU YUKARDAKİ TEZATLIKTAN KURTULMANIN YOLUNU...
    Çünkü her ikisinide sen paylaştın
#03.06.2013 00:59 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    ......sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi.” (Sahife: 19)

    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor. Diyor ki:



    hiçbir zarar vermeyen gayri müslime de merhamet etmelidir.Sıkıntılı zamanında onlara da yardım etmek dinimizin emridir.

    Herhalde bu kez daha anlaşılır oldu ...şimdi paylaştığın ilk mesajı yada ondan sonrakileri silmen gerektiğini söylediğimde,ne demek istediğimi anladınmı arkadaşım...

    Çünkü biri diğerine REDDİYE olmuş..Hangisi dinin emri
    Hangisi doğru ,hangisi yanlış bunların

    Arkadaşım bana laf anlatmak zor olabilir..SEN KENDİNE ANLAT ÖNCE ŞU YUKARDAKİ TEZATLIKTAN KURTULMANIN YOLUNU...
    Çünkü her ikisinide sen paylaştın
    Orijinali Göster...
    Herhalde bu kez daha anlaşılır oldu ...şimdi paylaştığın ilk mesajı yada ondan sonrakileri silmen gerektiğini söylediğimde,ne demek istediğimi anladınmı arkadaşım...

    Çünkü biri diğerine REDDİYE olmuş..Hangisi dinin emri
    Hangisi doğru ,hangisi yanlış bunların

    Son olarak, sana arzedeceğim bir şey var ki onu bari anla!.Dini mevzular konusunda gavurlarla her zaman yumuşak davranmak doğru değildir.Eğer onlar Allah ve resulü hakkında ileri geri konuştuklarında da mı yumuşak davranmamız lazımdır?.Nedir bu ki, gavura karşı lüzümsuz olarak yumuşaklık göstermek mecburiyetinde miyiz ?.Bir müslüman gavura kendisini sevdirmeye kalkarsa mutlaka dindentaviz vereceği muhakkaktır.Çünkü onlar her zamn dinimizden taviz koparmak isterler ki kendilerine benzetmeye çalışırlar.Böyle durum söz konusu olunca da farkında olmadan o müslüman helaka doğru sürüklenmiş olur.Müslüman, gavurların karşısında vakur olmalı ve asla dinden taviz vermemelidir.Şayet taviz vermeden onlara güleryüz gösterirse belki onları İslam'a dönmeye sebep olabilir bu da en büyük başarıdır.Keşke başarabilse bunları?Şunu da unutmayınız ki gavurların kalplerinde müslümanlara karşı ,her ne kadar gizleselerde içinde ki kini bitmeyecektir.Zira onların dinine dönmedikçe...Bunun isbatı da aşağıda ki ayettir.

    “Onların dinine dönmedikçe yahudi ve hıristiyanlar asla senden razı olmaz.” (Bakara Suresi- 120)

    Dinlerine dönmedikçe, onlar gibi olmadıkça sizden razı olmazlar hatta dinlerine de dönseniz yine şüpheyle bakarlar. “Acaba bunlar niye böyle ki? Cidden mi bizim dinimize döndü? Yoksa bir ajan olarak mı döndü?” diye yine de şüphe ederler. Öyleyse müslümana yakışır tavır alalım. Müslümana yakışır davranalım. Müslümana yakışır yaşayalım. Dinimizden, tarihimizden, örfümüzden, âdetimizden tavizler vererek kâfirlere yaranmayalım. İslam düşmanlarına yaranmaya kalkmayalım. Yaranamazsınız, yaranamazsınız...
    Kimi dost edineceğimizi, kimi düşman edineceğimizi bilelim. Üç günlük dünyaya aldanıp da ahiretimizi mahvetmeyelim. Oradaki pişmanlık işe yaramıyor. Ancak burada pişman olursak, tevbe ve istiğfar edersek o zaman tevbemiz, istiğfarımız işe yarıyor. Kâfirleri, münafıkları, İslam düşmanlarını değil, Allah’ı razı etmeye çalışalım. Çünkü onlar asla razı olmazlar. Ta ki onların dinine dönmedikçe.

    Onlara aldanmamak için Allahu Teala bizi uyarıyor.

    Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl olup da döndürülüyorlar?(Münafikun Suresi- 4)

    Evet, onların erkekleri ve kadınları güzel, hoş, yakışıklı, çekici tatlı dilli de olabilir.Aman dikkat!. Suret-i Rahman'dan görülüp şeytani yaklaşımlarını sezelim ve onlara karşı itiyatlı davranalım.Senli -benli olmayalım.Aile sırlarımızı da asla onlara ifşa etmeyelim diyorum.Şimdilik diyeceklerim bu kadardır...
#03.06.2013 01:28 0 0 0
  • arkadaşım şu yukardaki yazdıklarına zerrece itirazım yok!

    Benim anlayamadığım şu sadece
    Bir paragrafta " Sıkıntıya düşmüş gayri müslime yardımcı olmak dinimizin emridir" sözünü paylaşıyorsun..
    Diğerinde ALİ EREN "verilen bu bilgiler tamamıyla yanlıştır " diyor...

    Ya kardeşim ..burada birisi YALAN söylüyor ..
    Kim BU YALANCI...
    ALİ ERENMİ?
    Yoksa" Bu dinin emridir" diyen mi?

    Bana bunların hangisinin doğru olduğunu söyleyemeyecekmisin..

    HALBUKİ Bunların iksinide sen paylaştın..
    Hangisi doğru ,hangisi yanlış..

    Ortada bir YALAN SÖYLEYEN VAR..

    KİM BU YALANCI ?

    Açıklasana kardeşim..

    Bu kadar zor bir sorumu bu
#03.06.2013 01:38 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    arkadaşım şu yukardaki yazdıklarına zerrece itirazım yok!

    Benim anlayamadığım şu sadece
    Bir paragrafta " Sıkıntıya düşmüş gayri müslime yardımcı olmak dinimizin emridir" sözünü paylaşıyorsun..
    Diğerinde ALİ EREN "verilen bu bilgiler tamamıyla yanlıştır " diyor...

    Ya kardeşim ..burada birisi YALAN söylüyor ..
    Kim BU YALANCI...
    ALİ ERENMİ?
    Yoksa" Bu dinin emridir" diyen mi?

    Bana bunların hangisinin doğru olduğunu söyleyemeyecekmisin..

    HALBUKİ Bunların iksinide sen paylaştın..
    Hangisi doğru ,hangisi yanlış..

    Ortada bir YALAN SÖYLEYEN VAR..

    KİM BU YALANCI ?

    Açıklasana kardeşim..

    Bu kadar zor bir sorumu bu
    Orijinali Göster...


    Bak kardeşim sen yine takıldın gittin bu mevzuya.Yahu gayri müslimlere iyi davranmak onlarla hediyeleşmek, gerektiğinde yardım için nakit parası ödünç vermek gibi, iyi örnek alınması gereken bir davranış olup bu istisnadır.Ancak her zaman onlara iyi davranmak anlamına gelmez.Burada her iki yönde ictihad yapılmış.Meseleyi bu pencereden bakmak lazım.Mesajımda çelişki yok.Anlayasınız diye size izah etmeye çalışıyorum.

    Aşağıda ki menkıbe buna örnektir.Dikkatle okuyunuz lütfen... (Alıntıdır)

    Birgün ashab Peygamberimiz (s.a.v)'den
    Hz. Ali' (r.a)yi niçin çok sevdigini sordu.
    Hz Peygamber o anda mecliste bulunmayan
    Hz. Ali'yi çagirmaya adam gönderdi ve orada bulananlara sordu:

    - Birisine iyilik etseniz, o da size kötülük etse ne yapardiniz?
    Cevap verdiler:

    - Yine iyilik ederiz.

    - Yine kötülük yapsa?

    - Biz yine iyilik ederiz?

    - Yine kötülük yapsa?

    Ashab cevab vermedi, baslarini öne egdiler.
    Bunun anlami kötülüge kötülükle mukabele etmesek
    bile iyilik yapmaya devam etmeyiz, demekti.

    Bu sirada Hz. Ali (r.a) o meclise geldi. Rasulullah Hz. Ali'ye sordu:

    - Ya Ali, iyilik ettigin biri sana kötülük etse ne yapardin?

    - Yine iyilik ederdim.

    - Yine kötülük yapsa?

    - Yine iyilik yapardim.

    Hz. Peygamber soruyu tam yedi defa tekrarladi.
    Hz. Ali (r.a)yedi defasinda da "yine iyilik ederdim" diye cevap verdi.
    Ashab,

    - Ya Rasulullah (Sallallahu aleyhi vessellem), Ali'yi çok sevmenizin sebebini simdi anladik, dediler.

    Kaynak: Ashab-i Kiram-Menkibeler

    EVET,BU MENKIBEDEN ALINACAK DERS ŞUDUR:

    Hz. Ali (r.a) 'nin şu sözüne de dikkat etmemiz lazımdır.

    "Başkalarını kötü edecek kadar iyilik yapmaya hakkınız yoktur..."

    Bu sözün anlamında, "başkalarının nefsine zebun olmamak" gizlidir. Eğer karşınızdaki kişi size nefsine uyarak kötülük yapıyorsa, siz onun yaptığı kötülüğü maruz göremezsiniz, eğer görürseniz onun zararına çalışmışsınızdır. Karşınızdaki insanın nefsine boyun eğmemelisiniz. Örneğin 2 kere cüzdanınızdan para çalmış bir arkadaşınıza bu hareketini 3. kez tekrarlamasına izin verirseniz siz o arkadaşınıza zulmetmiş olursunuz.

    Bütün hadise, aslında olayın özü, salt iyi olmak değil, aradaki dengeyi bulabilmektir. Peygamberimiz, bu sebepten dolayı müminleri ve irşadını yok etmeye çalışan, türlü zalimlikler yapan müşriklere karşı savaşmak zorunda kalmış ve onları yenmiştir. Bugün O'nu ve Hz.Ali'nin ve nicelerinin adını biliyor, Kuran'ı okuyabiliyorsak, biz bütün bunları Bedir savaşında kötülüğe karşı yürek, bilek, iman ve kılıçları ile savaşan o 313 kişiye borçluyuz. Yukarıdaki menkibe'de salt iyilik yapan olarak anlatılan hz. Ali(r.a)'nin zülfikar isimli kılıcı acaba kaç kelleyi gövdesinden ayırdı? Kaç kolu gövdesinden kesti? Kaç müşrike saplanıp vücudunun içini dışına çıkardı? Demek ki kötülük karşısında her zaman iyilik yapamayız. Bazen kötülüğü, iyilikle değil kaba kuvvetle dengelemek zorundayız demek ki... Buna mecbur kalabiliriz çünkü... Tıpkı o 313 yiğit kişinin yaptığı gibi.

    Hz. İsa'ya isnat edilen, "birisi sana tokat vurursa öbür yanağını da çevir, ona da vursun..." sözü, geçerli ve doğru bir söz değildir. Sana tokat vuran birine yüzünü çevirirsen, muhtemelen öbür yanağına da bir tokat yersin. Çünkü karşında nefs vardır, karşındaki sana nefsiyle hareket etmiştir. Onu o an için durduracak bir hareket yapmak zorundasın. Hiçbirşey bilmiyorsan sana vuran elini tut. Eğer Hz.isa gibi davranmak istiyorsak çok sabırlı olmak lazımdır ki bunun adına biz "tasavvufi ahlak" diyoruz.Bu zor azmedilen amellerindendir.Yoksa gelen gidenin şamar oğlanı olması muhtemeldir.Bu işler öyle kolay değildir.
#03.06.2013 02:00 0 0 0
  • Bizler melek boyutunda yaşamıyoruz, o merhaleleri çoktan aştık, bizler insan olmaya çalışıyoruz. Dolayısı ile salt "iyi" olmaya gelmedik dünyaya. Bu sözlerim lütfen yanlış anlaşılmasın, kötülük yapın demiyorum, ancak salt "iyi" olmaya çalışırsanız kurt sürüsü içine düşmüş bir kuzu gibi olursunuz ve parçalanmanız pek fazla vakit almaz. Eğer kurtların arasında dolaşmak zorundaysanız üzerinize kurdun postunu arada sırada giymek zorundasınız. Yoksa kurtları ehlileştirip kuzu yapma şansınız yok. "iyilikten maraz doğar" atasözü tam da bu tür durumlar için söylenmiştir. Neden biliyor musunuz? iyilik yaptığınız kişi nefsine uyabilir de ondan. Nefsine uyan kişi, özellikle emmare nefs te ise (yani nefsin en alt tabakasında bulunuyorsa) o kişi bir hayvandır, insan değildir o an!. Dolayısı ile insanca lisanı anlamayacaktır.

    Kötülük yapan bir insana bazen dersini vermek zorunda kalırsınız.

    Kimsenin nefsine zebun olmamanız dileğiyle...

    Hayırlı geceler...
#03.06.2013 02:07 0 0 0
  • Allahümme es'sabırîn...
    Kardeşim..LAFI ÇEVİRME.....Madem açtın bir konu...Adam gibi arkasında dur...
    Biz kötülerden kötülük edenlerden falan bahsetmiyoruz...

    “Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü. Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi. Çevresinde yaşayan başka din mensuplarıyla iyi ilişkiler içinde olurdu. Onlarla görüşüp konuşur, sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi.” (Sahife: 19)



    Hazreti PEYGAMBER in hayatından bahseden bir kitap var..Ve bu kitapta yukardaki bilgiler bulunuyor..
    Sonra ALİ EREN bu bilgileri kendi yazısına alıntı yapıyor ve
    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor.
    şeklinde bir değerlendirmede bulunuyor...
    hemde "tamamıyla yanlış"bilgiler olduğunu söylüyor...

    Sonra ben sana bir kaç kelimelik bir cevap yazınca ,SEN ;bu kez bir başka mesajında

    "Sıkıntıya düşen gayri müslimlere yardımcı olmanın ""Dinin EMRİ "olduğunu bildiren bir cevap yazıyorsun...Hem öyleki; sıkıntıda olsunlar yada olmasınlar , onlarla çok iyi ilişkilerde bulunmanın Faziletlerinden bahsediyorsun....Hediyeleşmek vs...halbu ki ,ALİ eren bunun tamamıyla yanlış olduğunu söylüyor..tam bir reddetme durumu var

    Hükümete laf söyleyecem laf sokacam diye dört dönüyorsun...Ne zaman ki biri çıkıpta yanlışta olduğunu ortaya serince ;başlıyorsun LAFI ÇEVİRMEYE...

    ÇEVİRME..

    Türkçe yazıyorum.... anlamıyormusun arkadaşım...
    Sıkıntıda olan gayri müslime yardımcı olmak Dinin emrimi değilmi
    Ali eren "bu tamamıyla yanlış bir bilgidir" diyor..
    Ortada bir yalancı var...Hem bu yalan sıradan bir yalan değil....
    Şimdi ALİ EREN yada "bu dinin emridir" diyen hakkındaki HÜKMÜNÜ VER...

    Hadi.. Adaleti sağlamakta elin titremesin...



    .
#03.06.2013 02:26 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    Allahümme es'sabırîn...
    Kardeşim..LAFI ÇEVİRME.....Madem açtın bir konu...Adam gibi arkasında dur...
    Biz kötülerden kötülük edenlerden falan bahsetmiyoruz...

    “Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü. Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi. Çevresinde yaşayan başka din mensuplarıyla iyi ilişkiler içinde olurdu. Onlarla görüşüp konuşur, sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi.” (Sahife: 19)



    Hazreti PEYGAMBER in hayatından bahseden bir kitap var..Ve bu kitapta yukardaki bilgiler bulunuyor..
    Sonra ALİ EREN bu bilgileri kendi yazısına alıntı yapıyor ve
    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor.
    şeklinde bir değerlendirmede bulunuyor...
    hemde "tamamıyla yanlış"bilgiler olduğunu söylüyor...

    Sonra ben sana bir kaç kelimelik bir cevap yazınca ,SEN ;bu kez bir başka mesajında

    "Sıkıntıya düşen gayri müslimlere yardımcı olmanın ""Dinin EMRİ "olduğunu bildiren bir cevap yazıyorsun...Hem öyleki; sıkıntıda olsunlar yada olmasınlar , onlarla çok iyi ilişkilerde bulunmanın Faziletlerinden bahsediyorsun....Hediyeleşmek vs...halbu ki ,ALİ eren bunun tamamıyla yanlış olduğunu söylüyor..tam bir reddetme durumu var

    Hükümete laf söyleyecem laf sokacam diye dört dönüyorsun...Ne zaman ki biri çıkıpta yanlışta olduğunu ortaya serince ;başlıyorsun LAFI ÇEVİRMEYE...

    ÇEVİRME..

    Türkçe yazıyorum.... anlamıyormusun arkadaşım...
    Sıkıntıda olan gayri müslime yardımcı olmak Dinin emrimi değilmi
    Ali eren "bu tamamıyla yanlış bir bilgidir" diyor..
    Ortada bir yalancı var...Hem bu yalan sıradan bir yalan değil....
    Şimdi ALİ EREN yada "bu dinin emridir" diyen hakkındaki HÜKMÜNÜ VER...

    Hadi.. Adaleti sağlamakta elin titremesin...



    .
    Orijinali Göster...
    Allahümme es'sabırîn...
    Kardeşim..LAFI ÇEVİRME.....Madem açtın bir konu...Adam gibi arkasında dur...
    Biz kötülerden kötülük edenlerden falan bahsetmiyoruz...



    Hazreti PEYGAMBER in hayatından bahseden bir kitap var..Ve bu kitapta yukardaki bilgiler bulunuyor..
    Sonra ALİ EREN bu bilgileri kendi yazısına alıntı yapıyor ve

    şeklinde bir değerlendirmede bulunuyor...
    hemde "tamamıyla yanlış"bilgiler olduğunu söylüyor...

    Sonra ben sana bir kaç kelimelik bir cevap yazınca ,SEN ;bu kez bir başka mesajında

    "Sıkıntıya düşen gayri müslimlere yardımcı olmanın "olduğunu bildiren bir cevap yazıyorsun...Hem öyleki; sıkıntıda olsunlar yada olmasınlar , onlarla çok iyi ilişkilerde bulunmanın Faziletlerinden bahsediyorsun....Hediyeleşmek vs...halbu ki ,ALİ eren bunun tamamıyla yanlış olduğunu söylüyor..tam bir reddetme durumu var

    Hükümete laf söyleyecem laf sokacam diye dört dönüyorsun...Ne zaman ki biri çıkıpta yanlışta olduğunu ortaya serince ;başlıyorsun LAFI ÇEVİRMEYE...

    ÇEVİRME..

    Türkçe yazıyorum.... anlamıyormusun arkadaşım...
    Sıkıntıda olan gayri müslime yardımcı olmak Dinin emrimi değilmi
    Ali eren "bu tamamıyla yanlış bir bilgidir" diyor..
    Ortada bir yalancı var...Hem bu yalan sıradan bir yalan değil....
    Şimdi ALİ EREN yada "bu dinin emridir" diyen hakkındaki HÜKMÜNÜ VER...

    Hadi.. Adaleti sağlamakta elin titremesin...



    .

    Son olarak net bir şekilde yazıyorum.

    BİZ HÜKÜMETE DİL UZATMIYORUZ.SİYASET YAPMAK İSTİYORSAN BÜTÜN AÇIKLARINI DA ANLATIRIZ SİZE!..LAKİN ORTALIK GERİLMESİN DİYE BEN ÇOK SABREDİYORUM.

    BÖYLE KİTAPTA Kİ BİLGİLERLE DİNDAR NESİL YETİŞMEZ.BU TAHRİMEN MEKRUHTUR.ALİ EREN HOCA İCTİHAD YAPMIŞTIR.FAKAT GAYRİ MÜSLİMLERE FAZLA YÜZ VERİLMESİN DİYE YUKARIDA Kİ BEYANATI VERMİŞTİR.ONUN MAKSADI ÇOCUKLARIN GAVURLARA SEVGİ BESLEMESİN DİYE REDDİYE YAZMIŞTIR.ALİ EREN HOCA KISMEN HAKLIDIR LAKİN BENDE ONUN İCTİHADINA KISMEN KATILMIYORUM.ŞUNU DA SANA HATIRLATMAK İSTERİM GAVURLARA KALPTEN SEVGİ BESLEMEK İMANI GÖTÜRÜR.ONLARA SADECE ADALETLİ VE İYİ DAVRANMAK LAZIMDIR.GAVURLARA OLAN SEVGİ MÜSLÜMANLARA KARŞI BİR SOĞUKLUK HİSSİ DOĞURUR.ŞEYTAN BU YÖNDE ONLARA KARŞI SEVGİYİ MÜBAH GÖSTERİR.BU NEDENLE İTİYADLI DAVRANMAK LAZIMDIR.HZ.PEYGAMBERİMİZ ALEYHİSSELAM'IN HOŞGÖRÜSÜ BİR YERE KADAR İDİ.GAVURLARLA İÇLİ DIŞLI DA DEĞİLDİ.SADECE ONLARIN HAKLARINA TECAVÜZ EDİLMESİN İSTİYORDU.BEN DE DİYORUM Kİ:

    GAYRİ MÜSLİMLERE İÇTEN BAĞLILIK ASLA DOĞRU DEĞİLDİR.ONLARLA HER ZAMAN OTURUP KALKMAK FISK-I FÜCURU MEYDANA GETİRİR.YANİ İSTER İSTEMEZ ONLARIN PİS ADETLERİ BİZE DE BULAŞIR.BU YÜZDEN, ONLARLA FAZLA AHBAP ÇAVUŞ MİSALİ DAVRANMAMALIDIR.GAVURLARDAN KİMLER İSLAM'A VE MÜSLÜMANLARA DİL UZATIR VE ZARAR VERİRLERSE ASLA ONLARA BAŞKA İYİLİK EDİLMEZ.GEREKEN MÜNASEBETLER KESİLİR.GEREKİRSE ONLARA KARŞI SAVAŞ AÇILIR.ÇÜNKÜ ALLAH ONLARA LANET ETMİŞTİR.LANET EDİLEN BİR KAVMİ SEVMEK KÜFÜRDÜR.

    ALİ EREN HOCANIN MAKSADI, ÇOCUKLARA GAVUR SEVGİSİ VERİLMEMESİNDEN YANADIR.O DA HAKLIDIR.ÖNEMLİ OLAN, MÜSLÜMANLAR VARKEN GAVURLARA SEVGİ BESLEMEK HARAMDIR.BANA GÖRE SENİN KALBİNDE BİRAZ GAVUR SEVGİSİ VAR Kİ BİR YERLERDEN TAVİZ KOPARMAK İSTİYORSUN.BELKİDE GAYRİ MÜSLİM KOMŞUN VARDIR DA.HER HALDE ONU DÜŞÜNMÜŞSÜNDÜR.HEM SONRA SEN NİYE GOCUNUYORSUN Kİ?BIRAKIN GAVURLARA SEVGİ BESLEMEYİ YAHU...

    Sakın ha gavur aşıklısı olma, yoksa facirlerden olursun.Onlara iyilik et, onlara adaletli davran, işte Allah'ın emri budur.Saplantıda kalma ve kafaya takma böyl şeyleri yoksa ruhen rahatsızlığın başlar.. Müslümanların dinde kardeş olduğunu da unutma!.gavurlar bizim din kardeşimiz de değildir.Onlara karşı kalben meyletmek seni helaka götürür,bunu da unutma!.Ben de sana şimdi soruyorum:Gavurlara karşı kalbinde sevgin varsa sen de bana mırın kırın etmeyeceksin tamam mı?

    Evet, şimdi sana hiç mırın kırın yapmadan adaletli bir şekilde tarafsız olarak herşeyi izah ettim.Başka bir sorun var mı?
#03.06.2013 10:00 0 0 0
  • Dindar nesil, esasen ehil kişilerce verilen medrese ilim tahsilinde yetişir.Gerisi boşa kürek sallamaktır.
#03.06.2013 10:18 0 0 0
  • Bir yanda "dinin emridir" diye verdiğin bir bilgiyi
    bir başka mesajınla Ali EREN in "bu bilgiler kesinlikle yanlıştır" sözünü paylaşıyorsun..

    Bu dinin emrimidir yoksa kesinlikle tamamen uydurma yanlış bir bilgimidir...?

    Hoca İctihad yapmış demek..BU NASIL İCTİHAD,bu nasıl müctehid Hemşerim...
    Dinin emrini ters yüz eden ictihad olurmu?

    sen hocayı kurtarma derdine düşmüşsün arkadaşım....Buyüzden gerçek olanı yazamazsın

    HANGİ GAVURA Neyin sevgisini beslemişim...Sen zanlarını yazıyorsun buraya...Ve yanılıyorsun

    Ben ise paylaştığın iki cümlenin tezatlığını soruyorum sana...Açıklayamıyorsun..Açıklayamazsın

    Onlara iyilik et, onlara adaletli davran, işte Allah'ın emri budur
    Ama Ali erene sorsan "tamamen yanlış bir bilgi" der..Müctehidlik bumu?

    hiç boşuna zorlama hemşerim..Hoca boyundan büyük laf etmiş....
    Cevabını veremediğin için konuyu bir oraya bir buraya çekip duruyorsun..
#03.06.2013 19:56 0 0 0