nuray alper şiirleri - nuray alper özüllü şiiri - siyah gözlerinde suskun infilak şiiri nuray alper
Sessiz İnfilâk Ödüllü Şiir
Müdavimi aşk olan gül-i hamra busesi
Sessiz ayak izinde boşa ararsın heyhat
Sen bilmezsin her gece nasıl ağlar Üsküdar
Bilemezsin; bir sızı kaç yetim bakış kadar
Yüreğimde su toplar hüznün derin hissesi
Yakandaki kahkaha gibi yangıdır hayat
Ruhunda nice şemle Şems’ine akar gülüm
Su yüzlü bir yâr için yâranı yakar gönlüm
Boğazında hıçkırır akşamların infial
Susuyorken bahtına küser toprağa sancak
Düşlerinin ömründen eyvah düşer saçıma
Yağmurların kesreti vurulur gözyaşıma
Son çarenin âhından bekler iken ihtilal
Dudağımda bir ayaz gülümser sana ancak
İncecik örter aşkın üstünü dert yaşmağı
Nemlenmiş diyarlardan göz kırpar güz kuşağı
Zemini ayla süslü kâselerden su içer
Sokaklarda eskiyen rüyaların izleri
Mekânsız zamanlarda eksilirken çokluğum
Dizlerinde can verir kaybolan çocukluğum
Yüzüm, şehla bakışlı nedametlere göçer
Fark edince benliğe değiştiğin bizleri
Ne sessiz ölüm sunar, bağrımda bağıran sır
Kelebek kanadında raks eden yorgun asır
Kirpiklerin canımın kalabalık caddesi
Ellerin; ellerimi mesken etmez ellerin
Oysa ne çok isterdim beni bir kez sarsınlar
Firar edip ömründen yanağımda dursunlar
Sükûnumun yasında çilemin son raddesi
Ruhumun zindanından siliniyor mahşerin
Bir dem gelir demlenir, ufkunda titreyen söz
Gözlerinde bekleyip özüne yönelir köz
Her yıldızın kalbine dilek tohumu ekip
Efsunkâr gecelere fırlatırım boşluğu
Varlığından geriye nehir gülüşün kalır
Onu da saçlarını dağıtan rüzgâr alır
Umudun kuyusundan kova kova dert çekip
Istırap ipliğiyle yamarım mutluluğu
Giderken, düşlerine gelebilmekmiş hüner
Lâl oluyor lâleler içimde birer birer
Sözde isyan mürebbi, özde hilkat uykusu
Feryadına güç verir her soluğun bir keder
Doğacağın ölümler yenilirken günaha
Akşam artığı hüzün selam durur sabaha
Gözlerine çizilir yokluğumun kaygısı
Sana anlatmaz kuşlar, her susuş kaç söz eder