Türkiyenin Ortadoğu Politikası Çöktü mü

Son güncelleme: 10.09.2013 10:16
  • Daha önce, Türkiye'nin Suriye politikaları üzerinde yazmış ve " Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin yanlış politikaları bizi Suriye batağına çekti" demiştik. Ortadoğu'daki son gelişmelere baktığımızda çöken sadece Suriye değil, tüm Ortadoğu politikaları olduğunu görüyoruz. Aslına bakılacak olursa Suriye'de yaptığımız yanlışlar, bize kolay kolay çözülemeyecek sorunlar açmıştır.
    Şunu kabul etmek durumundayız:
    Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Suriye Devlet Başkanı Esad'a kişisel tavırda şu anda yalnızları oynuyor. Kaldı ki, Türkiye'de 5 milyona yaklaşan Suriyeli sığınmacı var ve hala da sınırdan gelmeye çalışıyorlar. Bu sıkıntının bitmeyeceği görülüyor. Gelenlerin ileride daha nasıl sıkıntı yaratabileceğini düşünmek bile istemiyoruz.

    HER NOKTADA SIKINTIMIZ VAR
    Ancak daha da önemlisi şu:
    Suriye'de artık Esad ile pek uğraşılmıyor, Güney'de ortaya çıkan PKK'nın uzantısı PYD ile ayrı bir sıkıntı sayfası açıldı. Neredeyse Esad unutuldu, Suriye krizi şu anda yerini PYD ile Nusra arasındaki savaş ile yeni bir boyut kazanmış bulunuyor. Suriye'deki bütün hesapların yanlış çıkmasının faturasının ağırlığı altındayız.

    Ortadoğu'ya şöyle bir baktığımızda hemen her noktada bir sıkıntının olduğunu, bu sıkıntıları da içimizde yaşadığımızı görüyoruz. İki Türk pilotunun Lübnan'da kaçırılması küçümsenmemesi gereken bir olaydır. Bir mezhep kavgasında Türkiye'nin yanlış tutumunun ortaya koyduğu bir tablo ile karşı karşıyayız. Lübnan'daki olay, Suriye'deki yanlış politikaların bir ürünü olarak değerlendirilebilir. Bu, ne ilk, ne de son olacak gibi görünüyor.

    MISIR'DA "TARAF" OLMAK DOĞRU MU.?
    Irak ile zaten neredeyse kanlı-bıçaklı duruma geldik. Maliki yönetimini Şii olması nedeni ile dışlayarak aslında burada bir sorunlar yumağı ile karşı karşılaştık. Irak, şu anda bizim için bir düşman cephesi gibi görünüyor. İran ile olan ilişkilerimizdeki gerginliği yinelemeye gerek var mı bilmiyoruz?

    Okurlarımız anımsayacaklardır. Mısır'da askeri darbe ile devrilen Mursi'ye destek vererek bu krizde taraf durumuna geldiğimizi, bu konuda başta Amerika, AB ve bazı Arap ülkeleri ile de ters düştüğümüze değinmiştik. Şimdi, Mısır da Türkiye'ye karşı tavır aldı. Vize işlerini zorlaştırdı, Erdoğan'ın Gazze'ye yapacağı gezinin Mısır topraklarından olamayacağını açıkladı. Bunlar da izlenen yanlış politikalarının bir ürünü olarak karşımıza çıkmış olmuyor mu?

    Mısır'daki askeri darbeye karşı çıkabilirsiniz, bu doğal bir tepki olarak görülür. Ancak, sert davranışlar, açıklamalar Mısır'daki sorunu çözemeyeceği gibi, bu ülkedeki belli kesimleri de karşınıza almak anlamına gelir. Dış politika hassas ve incelik isteyen bir konudur. Mısır'daki karışıklıklarda Türkiye taraf olarak gelecekteki oyunculuk rolünü de kendi eli ile imha etmiştir. Halbuki burada arabuluculuk ve barışa yönelik adımların atılması gerekirdi bunlar da yapılamadı.

    HERKESLE KAVGALI DURUMA GELDİK
    Suriye'de Esad'a baştan bu yana destek veren Rusya ve İran ile olan ilişkilerimiz, Suriye politikaları ile zaten 2,5 yıldan bu yana gerilmiş durumda bulunuyor. Bütün bu gelişmeleri alt alta koyduğumuzda bölgede komşularımız dahil bütün ülkelerle sıfır sorundan, çok sorunlu bir Türkiye haline geldiğimiz görülmektedir.

    Daha önce Gazze ile ilgili Türkiye öne çıkmış, İsrail-Filistin sorunun çözümünde "babalığa" soyunmuştu. İşte, uygulanan yanlış politikalar bu konuyu da neredeyse ortadan kaldırmış görünüyor. Nereden bakacak olursak olalım, Türkiye bölgede hızla yalnızlaşıyor.

    Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Davutoğlu da yaptıkları açıklamalarda "Türkiye bölgede küresel bir oyuncu ve belirleyici devlet olacaktır" demişlerdi. Gelinen noktaya baktığımızda her şeyin söylenen sözlerle gerçekleşemeyeceği gerçeğini de görmüş oluyoruz.

    Bu noktada önemli olan yanlışları görüp, bunlardan hızla uzaklaşmak ve yeni politikalar üretmek olmalıdır. Bunlar da yapılmadığı gibi, yanlışlar üzerinde ısrar ediliyor ki, asıl tehlikeli olan da budur.

    Necdet B.Sivaslı
    Ortadoğu Gazetesi
#15.08.2013 12:55 0 0 0
  • Eğer Necdet B. Sivaslı nın istediği gibi hiç sorun olmaması isteniyorsa kimseye karışmazsın ve oturduğun yerde oturursun ondan sonrada muhtemelen 10 en geç 20 yıl içindede önüne hangi yemeği (planı) koyarlarsa onu yersin (kabul edersin) gıkını çıkaramazsın Uluslararası ilişkilerde Haklar verilmez alınır. Gücün kadar sesini çıkaracaksın ben bağırdım beni duymuyorlar demiyeceksin eğer Türkiye son 10 yılda elde ettiği kazanımları 1950 den beri elde ederek gelseydi bugün bu coğrafyada Türkiyeye danışılmadan hiç bir karar alınamazdı ama ne yazıkki hala yumuşak güç olmak zorundayız zira hala sanayileşmemizi tamamlayamamış siyasi ekonomik askeri sorunları olan bir ülkeyiz daha önceki etkisiz eleman olmaktan yumuşak güce geçişin sancıları diğer ülkelerin kabullenemeyişi var elbette onlarla sorun yaşayacağız ama zaman içinde bu yumuşak gücü kabullenecek ne kadar hakkı varsa verecekler. Eğer ülkemiz ekonomik ve siyasi istikrarını (AKP, CHP farketmez) devam ettirebilirse önümüzdeki yıllarda Türkiyeye danışılmadan bu coğrafyada istedikleri gibi at koşturamayacaklardır.
#19.08.2013 21:40 0 0 0
  • Suriyede halkını katleden Esede destek verilmeliydi..
    Mısırda halkını katleden Darbeci Sisi ye de...
    Yada hiç ağzımızı açmamalıydık bu katliamlara..Tarafsız bir şekilde "maçı" izlemeliydik..FİFA gözlemcisi gibi
    O zaman bu ülkelerle ilişkilerimiz iyi olurdu..Sorunsuz komşuluk ilişkilerimiz sürerdi..


    "Komşularla sıfır sorun" deyince bunumu anlamalıyız...
    Suriyeden yüzbinlerce insan Türkiyeye sığındı..
    Bu durumdan açıkcası kimse memnun değil...

    Türkiye olarak,O insanlara kapılarını açtığın gibi Suriye meselesine karışmış oldun zaten...
    Peki neyapılmalıydı o yüzbinler sınıra yığıldığında?
    Ya kapıları ,sınırı kapatacaktık..Esed sınırdakileri temizleyipte bitirene kadar bekleyecektik..
    Yada Komşumuzla ilişkilerimiz biraz daha iyileşsin diye Esedin işini kolaylaştırıp biz katledecektik sınıra yığılan insanları..
    Yani başka bir seçenekte kalmıyor..

    neyapılmalıydı Kardeşim ... yüzbinler sınıra yığıldığında ne yapılmalıydı?

    CEVAP VEREMEZSİN...

    Yani işine gelmediğinden değil,Verebilecek bir cevabın olmadığından cevap veremezsin...
#20.08.2013 18:55 0 0 0
  • --
#20.08.2013 19:26 0 0 0
  • Zamanında milli şefleri vermiş ya sığınan 144 Azeri kardeşimizi rusların eline...Aynı zihniyet bugün iktidarda olsaydı sınır kapatırmıydı orasını siz düşünün artık...


    noimage


    Türkiye Cumhuriyeti'nin utanç vesikası: Boraltan Köprüsü Katliamı 1944 yılında, "Milli Şef" döneminde Azerbaycan'dan kaçarak Türkiye'ye sığınan 144 Azerbaycan Türkü aydının Stalin'e geri verilmesi ve kurşunlanarak öldürülmeleri tarihe "Boraltan Köprüsü Vakası" olarak geçmiştir.
#20.08.2013 19:57 0 0 0
  • Kâzım Karabekir Bakü ye kadar girmişti .
    Ama Cumhuriyet hükümeti o bölgeyi ;yani Azerbaycanı Ruslara vermişti...Ruslarla iyi ilşkilerimiz olsundiye..
    O zulümden kaçabilenleride Ruslara Teslim ettiklerini bilmiyordum...

    Bunların dış politikadan anladıkları bu zaten...
#20.08.2013 20:53 0 0 0
  • şunu biliyorum ki;
    Komşularla ilişkide sıfır sorun hedefi , komşunun durumu nedeniyle imkansız oldu. Burda suç hükümetin yada türkiyenin değil. Çoluk çocuk katledenlerle iyi ilişkiler zaten mümkün değil.

    Şurası çok ilginç.

    Orda tankın önünde duran insan , gezi parkında tomaların önünde duran insan gibi. Savundukları demokrasi tankın önündeki çocuğu kurşuna dizdi. Orda kurşuna dizenleri savunurken ,gezi parkında tam tersi. ne manyak bir kafa bunların ki. Bugün türkiyede hükümet , mısırdaki darbecileri kam emen israil destekli sisi hıyarını destekleseydi adım gibi emini ki bu seferde neden destekliyorsunu diyeceklerdi. Ne yaparsan yap bu acizler tam tersini savunuyor. Milli çıkarlarımıza ve İslama ters olan şeyleri destekleyip kişiliğimizden taviz vereceğimize ölsek ondan iyi. Sadece hükümet karşıtı birşeyler bulmanın amacıyla boş konuşan aptallar bu gidişle susmayacak. Ancak aptallıkları baki kalacak. savundukları saçmalıklar ise asla hayata geçmeyecek.
#20.08.2013 21:41 0 0 0
  • ---
#20.08.2013 22:00 0 0 0
  • Arkadaşım..Birkonu açtın..Bu konu hakkında gelen eleştirilere verebileceğin bir cevabın yokmu
    Yoksa mors alfabesi yada bilmediğimiz anlamadığımız bir dildemi yazmaya başladın..
    --

    ---

    gerçekten verebileceğin bir cevabın varsa buyur ..
#21.08.2013 14:19 0 0 0
  • mors alfabesiyle kem küm demek istedi herhalde :D
#21.08.2013 14:59 0 0 0
  • yazdığının bir mantığı ve gerçekliği olmadığının farkına varıp sildi heralde. isabet etmiş. bazen kafa çalışıyor.
#24.08.2013 22:04 0 0 0
  • [video=youtube;FifGkXqSC9Y]http://www.youtube.com/watch?v=FifGkXqSC9Y[/video]
#10.09.2013 10:16 0 0 0