cennette bulunan nehirler - cennet nehirlerini bildiren ayetler - cenneteki nehirlerle ilgili hadisler
Eğer sen: “Nehirler nasıl cennetlerin altından akar?” diye sorarsan, cevaben derim ki: “(Bu durum) Senin akar suların kenarında bittiğini gördüğün ağaçlar gibidir.“
Mesrûk’tan[1] (rivayet edildiğine göre,) Cennetin nehirleri hendeksiz olarak akar. Hendek, yerin uzunluğuna yarılıp (su kanal ve yataklarının meydana gelmesine) denir. Bahçelerin en temizi ve manzara bakımından en hoş ve güzeli ağaçları gölge veren ve aralarında su nehirlerinin aktığı bahçelerdir. Çünkü akar su en büyük nimetlerdendir. Gerçekten bahçeler, ne kadar güzel olursa olsun, içinde sular akmadıkça neşeyi celbetmez. Eğer bahçelerde su akmazsa insana sevinç vermez ve ürünlerini de kaybeder. Susuz olan bir bahçe, ruhsuz bir heykel ve cansız bir suret gibidir. Allahü Teâlâ Hazretleri cennetleri zikrettiği zaman elbette onlara bağlı olarak, altlarında nehirlerin aktığını zikretti.
Cennetteki nehirler: Şarap, süt, bal ve su (nehirleridir).
Su nehrinden içtikleri zaman hayat bulurlar. Bundan sonra onlar asla ölmezler.
Süt’ten içtikleri zaman ise, bedenlerinde terbiye hasıl olur. (1/82) Bedenlerinde düzelme ve arınma olur. Bundan sonra noksanlık olmaz (eksiklik diye bir şey hissetmezler).
Bal nehrinden içtikleri zaman şifâ ve sıhhat bulurlar. Bundan sonra onlar hastalanmazlar.
Şurup nehrinden içtikleri zaman, içlerinde bir neşe, huzur ve sevinç duyarlar. Bir daha üzülmezler.
Mesnevi de buyuruldu: Sabrın, cennet ırmağı olur. Sevgin oradaki sütten pınarlar gibidir. İbâdet zevki, bal ırmağı, kullukta duyduğun şevk, şarap pınarlarıdır. Bu sebepler, o eserlere benzemez. Bunun nasıl böyle olduğunu kimse bilmez. [2]
Cennet Nehirlerinin Kaynağı
Rivayet olunduğuna göre, Arşın direklerine enine yazıldı.
Su pınarı, mim’inden kaynamaktadır.
Süt pınarı, “Allah” kelimesinin he harfinden kaynamaktadır.
Kaynak: İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri : 1/320-321
[1] Mesrûk: Tabiinden meşhur fıkıh ve hadis âlimidir. İlk adı Mesrûk bin Ecdâ bin Mâliktir. Ecdâ kelimesi, çekişen, şeytan ve kötü insan manasına olduğu için Hazreti Ömer onun adını Mesrûk bin Abdurrahman bin Mâlik diye değiştirdi. Doğum tarihi bilinmemektedir. 683 (H, 63) yılında Hazreti Ali {k.v.) döneminde şehld oldu.