Ayni kalp rahatsizligiyla ayni kaderi paylasan iki yasli adam ayni odayi
Park bu sabah sakin, iki salincak dolu iki salincak bos,
dünkü sevgililer yine geldi, ayni yere oturup konusmaya basladilar,
elele tutustular, ne kadarda yakisiyorlar birbirlerine.
Erguvan agaçlari ne kadar güzel açmis her yer mor bir renk almis,
erik agaçlari da beyaz çiçekleriyle onlara eslik ediyor.
Denizin üzerindeki martilar bugünkü yemeklerini ariyorlar,
ne güzelde daliyorlar suya" Günler böyle geçip gidiyordu
ta ki cam kenarindaki yasli adam kalp krizi geçirene kadar,
iste o anda duvar kenarindaki adam dügmeye bassa kurtaracakti arkadasini
ama seytana uydu, bunca zamandir sadece dinleyebiliyordu,
artik görebilirdi de, iste bunun için dügmeye basmadi ve hemsireyi çagirmadi.
Ayni kaderi paylastigi kisiyi ölüme gönderdi, ama o bunun hakli bir
savunma oldugunu düsünüyordu. Ertesi gün hastabakicilar ölen yasli
adamin yerine kendisini koymaya gelmislerdi. Hemen yataginin yerini
degistirdiler, iste o günlerdir bakmak istedigi manzarayi nihayet görecekti.
Basini kaldirdi ve pencereden bakti