Paraya ve Maddeye Endekslenen Hayat...

Son güncelleme: 28.10.2013 22:27
  • Mehmet Şevket Eygi - PARAYA ve MADDEYE ENDEKSLİ HAYAT

    VAHŞİ kapitalist sistem halkımızı, bu arada Müslüman çoğunluğu paraya ve
    maddi çıkara endekslemiştir. Toplumumuzda para ve menfaat ana/temel değer
    olmuştur. Para ve kazanç getirmeyen nice ilim, sanat, değer hor
    görülmektedir. İnsanlarımız şartlı refleksli, zombilere, robotlara
    dönüştürülmüştür.
    Para ve maddi çıkar konusunda cehennemî ve şeytanî bir kısır döngü
    içindeyiz.
    Nice faydalı iş var, lakin para getirmediği ve menfaat sağlamadığı için
    insanlar onlarla meşgul olmuyor.
    Müslüman kesim genelde o kadar bozuldu ki, Allah rızası için yapılması ve
    ücretinin Allah'tan istenmesi gereken nice dini hizmet para ve menfaat
    karşılığında yapılıyor.
    Para put olmuştur.
    Paraya tapınmak, en azından mecazi manada müşrikliktir.
    Milyonlarca Müslümanın ve bilhassa gençlerin para konusunda çok sıkı ve
    etkili bir rehabilitasyon tedavisi görmesi gerekir. Bu tedavi ve eğitimi
    hakiki tasavvuf tarikatleri verebilir.

    Tarikatler ikiye ayrılır: Gerçek tarikatler, sahte tarikatler. Sahte
    tarikatler Müslümanları para tuzağından, para cehenneminden, para
    yangınından kurtaramaz. Müslümanlıkta para kazanmak, maddi menfaat
    devşirmek, zengin olmak amaç değildir. Müslüman, ihtiyacı nispetinde
    geçimini temin etmek için çalışır. Lakin onun asıl ve temel işi Allah'a
    kulluk ve ibadet etmektir. İbadet deyince sadece namaz oruç hatıra
    gelmemelidir. Allah yolunda ihlasla yapılan cihad da ibadettir, yine ihlasla
    yapılan İslamî eğitim (tedris ve tederrüs) ibadettir, Tevhid dinini
    insanlara anlatmak maksadıyla tebliğ ve davet faaliyetleri ibadettir.
    Helalinden para kazanıp zekât vermek, parayla hayır hasenat yapmak (Allah
    rızası için olmak şartıyla) onlar da ibadettir.

    İslam insanı bir homo religiosis'tir. Para, ticaret, madde adamı değil.
    Ashab-ı kiramdan, aşere-i mübeşşere'den Abdurrahman İbn Avf Hazretleri çok
    zengindi. Yüklü yedi yüz deveden (bir rivayette bin deve) oluşan bir ticaret
    kervanı Medine yakınlarına gelmişti. Resulullah Efendimiz (Salat ve selam
    olsun ona) bir sohbetinde Allah yolunda sadaka vermenin hayır hasenat
    yapmanın faziletinden bahsetmişti. Bu sohbette Abdurrahman İbn Avf
    Hazretleri de bulunmuştu. Efendimizin konuşmasından sonra yanına yaklaşmış,
    Şam'dan gelen ticaret kervanımı hem develeri hem üzerindeki mallarla
    birlikte Allah yolunda infak buyurmanız, dağıtmanız için zat-ı
    risaletpenahinize sunuyorum, demişti.
    Müslüman zengin böyle olur. O bin dağıtır, Allah bir milyon verir.
    Müslüman zengin paraya tapmaz. Müslüman zengin haram ve şüpheli kazanç elde
    etmez.
    Müslüman zengin ihalelere fesat karıştırmaz.
    Müslüman zengin haram rantlar yemez.
    Müslüman zengin haram komisyonlar almaz.
    Ribanın yetmiş çeşidi vardır. Müslüman zengin yetmişinden de uzak durur.
    Müslüman zengin servetinin kendisine emanet olarak verilmiş olduğunu çok iyi
    bilir.

    Müslüman zengin parasının ve servetinin kendisi için yaman bir sınav
    olduğunun bilincindedir.
    Müslüman kardeşlerime ve bilhassa gençlere önemle rica ediyorum, para ve
    maddi çıkar konusundaki sınavı kaybetmemek için uyanık olsunlar.
    İnsanlar uykudaymış, ölünce uyanırlarmış, öldükten sonra uyanmak işe
    yaramayan geç kalınmış bir uyanıştır.

    Pazar, Nisan 28, 2013
#28.10.2013 22:27 0 0 0