Düş Yolcusu için Motivasyon Teknikleri

Son güncelleme: 15.12.2013 20:41
  • kişisel gelişim makaleleri - düşe bağlı kalmak - negatif motivasyon - düşe adanmakBir ‘düş’e adanmanın nedenleri nelerdir? Aklınıza gelen her şeyi yazın. Böyle bir süreçten ne bekliyorsunuz. Benim aklıma gelen ilk neden, daha anlamlı bir hayat yaşamak ve kendi seçtiğim yolu izleyebilme özgürlüğüdür.

    “Düş Panosu” oluşturun. Buraya düşünüzü size hatırlatacak her ne varsa yapıştırın. Resim, yazı, fotoğraf, simgeler, afişler, sahip olmak istediğiniz araba, ev vs.

    “Yaratıcı İmgeleme” yapın; Kendinizi düşünüzü yaşarken görün, ona sahip olduğunuzu, onun var olduğunu hissedin. Bunu her ne zaman isterseniz yapabilirsiniz. Rahatsız edilmeyeceğiniz her ortam imgeleme için müsaittir.

    Düşünüz için ekstra zaman yaratın. Gün içinde etkisiz ve verimsiz kaldığınız zamanları belirleyin. Tam bir hafta boyunca yaptığınız faaliyetleri listeleyin. Bu size verimsiz geçen zamanlarınıza dair bir farkındalık kazandıracaktır. Bunları tespit edin ve gittikçe düşünüzü yaşamaya daha fazla zaman ayırmaya çalışın. Gerekirse daha az uyuyun. Her gün 15 dakika az uyuyarak uyku sürenizi 5 saate kadar düşürebilirsiniz. Daha fazlası için özel çaba harcamanız gerekebilir ama bir saat az uyumak, toplamda size 1 yıl içinde 15 güne yakın artı bir zaman kazandıracaktır.

    Teknolojiden yararlanın. Günün koşuşturmacası içinde kararlılığınızı korumak ve düş yolunda kalabilmek kolay değildir. Kendinizi her türlü imkandan faydalanmak için serbest bırakın. Örneğin telefonunuza, düş’ünüzü hatırlatan alarmlar kurun, bilgisayarınızın her yerine motive edici cümleler yazın. Düşünüzü hatırlatan bu iletiler sayesinde düşünüzden uzaklaştıran bir eylem içinde bulunduğunuzda kendinizi tekrar düzenleyebilirsiniz.

    Geçmişiniz siz değilsiniz. Vücut hücreleri kendini her 3 yılda bir tümüyle yenilemektedir. Bunun anlamı şudur; kendinizi ifade ettiğini düşündüğünüz her şey tümüyle başka bir ben’in icraatları olarak kalmaktadır. Ancak yeni bir başlangıç için 3 yıl beklemenize gerek yok, hemen şimdi düş’ün güvenli kollarına bırakın kendinizi. Siz nereyi düşlüyorsanız oraya aitsiniz.

    Negatif motivasyonu kullanın. Bazen kendimizi daha iyi motive etmesi için bir sürü borcun ve sıkıntının içine soktuğumuzu fark ederiz. Genelde motivasyonun negatif etkisinden faydalanmayı bilen insanların (bilinçsizce de olsa) tercihidir bu. Eğer ‘düş’e giden yolda negatif motivasyonu kullanmak size enerji veriyorsa, durmayın, işinizden ayrılın, kendinizi borcun altına sokun. Buna yaparken düş’ün güvenlik alanında olacağınızı hatırlamanız yeterlidir.

    Kendi öykünüzü yazın. Kendinizi üçüncü bir kişinin gözüyle anlatan bir öykü yazın. Yazarken ayrıca, bu koşullardaki birine nasıl tavsiyelerde bulunurdum ve ona nasıl yardımcı olabilirdim diye sorular sorun kendinize. Bu şekilde, kendinizi tarafsız bir gözle değerlendirecek ve kendinize farklı bir perspektifle bakabileceksiniz. Olumlu ve tarafsız olun. Örneğin şöyle diyebilirsiniz. O farklı biriydi, kendi savaşını veriyordu…bu problemin iyi tarafı şu olurdu…ona bu açıdan bakmasını tavsiye ederdim..vb.

    Yolunuza çıkan engelleri yeni bir çerçeveye oturtun. Düş’ünüz sizin ne kadar samimi olduğunuzu öğrenmek için sizi zorluklarla sınayacaktır. Büyük bir terslikle karşılaştığınızda, buna sevinin çünkü bu sizin samimiyetinizi ve direncinizi ölçen bir sınavdır, daha doğrusu bu bir armağandır. Bunlar düş’ünüzün değerini artıracaktır. Kendinize, bir terslik olduğunda “bunu iyi tarafı ne olabilir?” diye sorun. Kendinizi iyi taraflarını bulmaya zorlayın ve bunun bir “öğrenme fırsatı” olduğunu düşünün.

    Memento filmini hatırlayın. Memento filminde, kısa süreli hafızasını kaybeden bir adamın karısını öldüren katili bulmak için, vücudunun her yerine bu amacını hatırlatacak dövmeler yaptırdığı anlatılıyordu. Hafızamız sanıldığı kadar iyi değildir, özellikle çevremizde dikkatimizi dağıtan pek çok unsur varken. Tekrarlar ve dikkat hafızayı canlı tutan en önemli faktördür. Dövmeyi yaptırmamız şart olmasa da, eğer düş’ü hatırlatacak daha etkin yollar bulamazsak, kendimizi düş yolumuzdan çok farklı yerlerde bulabiliriz.

    Düşçe konuşmaya başlayın. Düşçe, düşlerini yaşayanların (yeni) dilidir. Düşlerini yaşamak farklı bir yaşam biçimidir. Bu hayatın kendine göre farklı bir konuşma jargonu vardır. Örneğin bu kişilerin dilinde yapmalıyım yerine, yapmayı seçiyorum ifadesi varken; imkansız, zorundayım gibi ifadeler bulunmaz. Ve sözler, düşünceyi şekillendiren temel unsurdur. N. Chomsky, “dönüşümsel dilbilgisi” adını verdiği kuramında sözcüklerin, deneyimleri ve düşünceleri etkileyerek, hislerimizi nasıl dönüştürdüğünden bahseder. Seçtiğimiz sözcükler o kadar önemlidir ki, deneyimlerimizi ve algılarımızı yeniden şekillendirebilecek güce sahiptir.

    Koçluk alabilirsiniz. Düşünüzü yaşamak sizi zaman içinde zorlayacaktır. O süreçte yardım alabileceğiniz bir koçun rehberliği sizi zorluklara karşı, daha kuvvetli ve dayanıklı tutabilir. Sürecin tümünde olmasa bile zorlandığınız kısımlarda koçluğa ihtiyaç duyabilirsiniz. Eğer çevrenizde koçluk alabileceğiniz kişiler yoksa, koçluğu e-motivasyon.net üzerinden online olarak deneyebilirsiniz.
    Düşümü kimlerle paylaşabilirim? Düşünüzü yaşamak ve günümüz koşullarında pek çok zorlukları ortaya çıkaracaktır. En önemli sonuçlarından biri ise, finansal açıdan ayakta durmak ve bazı gereksinimleri karşılama zorunluluğudur. Burada kendinize sorabileceğiniz kritik sorular size yardımcı olabilir. Düşümü yaşarken kimlere yarar sağlayabilirim? Bana bu yararlar karşılığında kimler para ödemeye razı olur?

    Sürecin neresindesiniz? Düşünüzle ilgili sürecin hangi kısmındasınız? Her şey yolunda mı, yoksa belirli yardımlara ve becerilere gereksiniminiz oluştu mu? Tam olarak neler yaptınız, daha neler yapacaksınız? Unutmayın, önemli olan şey, bu süreçten haz alıp almadığınızdır? Eğer bu süreçten yeterince mutluluk duyamıyorsanız, zorluklara karşı direnciniz kırılgan olacaktır.
    Sizinle aynı tutkuları besleyen insanlara ulaşın. Dünyayı dolaşmak mı istiyorsunuz ya da küçük bir tekneyle okyanusa açılmayı mı? Benzer hedefleri düşleyen insanlarla tanışmak istemez misiniz? Ya da bunları daha önce denemiş insanların fikirlerini almayı? Böylelikle birlikte büyük bir sinerji yaratabilir ve deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz.


    Tayfun Topaloğlu

    alıntı

    https://www.main-board.com/kisisel-gelisim/756492-dus-hedefleri-ve-eylem-adimlari.html#post5081552
    https://www.main-board.com/kisisel-gelisim/756491-dusleme-sanati.html#post5081551
#15.12.2013 20:41 0 0 0