Ölülerle İlgili Hurafeler - 1

Son güncelleme:
  • İnsan doğar, yaşar ve ölür. Öldükten sonra dünya ile ilgisi kalmaz, artık tasarruf hakkı bitmiştir. Ruhu Berzah alemine çekilir, orada hesap gününü bekler.

    Ecel Takdir-i İlahiye bağlıdır, tayin olunan bir vakittir. Ne bir saniye ileri ne bir saniye geri alınır. Kimse kimseye ömür veremez, kimse kimseden ömür de alamaz. (Nahl:61 + A’raf:34 + Münafikun:11)

    Durum bu iken dirileri ölüler yönetiyor.

    Ölenin ruhunun başka birine geçtiğine inananlar oluyor. Allah’ı, hesabı ve cezayı inkar edenler ilkel toplumlarda inanıldığı gibi ruhun başka bir bedene geçtiğine inanıyor. Buna reenkarnasyon deniliyor. Kur’an bunu reddeder.(En’am:27 + A’raf:53 + Fatır:37 + Mü’minun:99-100)

    Daha öncekiler de “”Çürümüş kemikler mi diriltilecek?” dediler, dirilmeye itiraz ettiler. (Yasin:78)

    Cenab-ı Allah onlara cevap verdi: “Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek.” (Yasin:79) dedi.

    “… Arzı ölümünün ardından nasıl diriltiyor? O, ölüleri de öyle diriltecek.” (Rum:50)

    Kışın sonunda tabiat nasıl dirilip canlanıyorsa, uyuyan nasıl uyanıyorsa, ölen de öyle dirilecek.

    a. Cenaze İçin İşlenen Hurafeler:

    Cenazeler için taşkınlıklar yapılıyor. Hatta Allah’a karşı isyana varan davranışlar görülüyor. “Niye aldın? Bula bula bunu mu buldun? gibi yakışıksız sözler söyleniyor, saç baş yolunuyor. Kendini yerden yere atanlar oluyor. Yaka-paça yırtılıyor

    - Ölünün başında Kur’an okunuyor.

    - İmanlı gitsin diye üzerine Kur’an, Yasin konuyor. Vücuduna “Hüvel-Baki” yazanlar oluyor.

    - O gelsin, bu gelsin diye cenaze bekletiliyor.

    - Doğduğu yere gömülsün diye uzaklara götürülüyor.

    - Saçından, sakalından hatıra diye kıl koparanlar oluyor.

    - Kefenin içine Yasin konuyor.

    - Cenaze götürülürken üzerine bıcak, demir konuyor.

    - Yakalara fotoğraf takmak,

    - Cenazeyi bando ile kaldırmak,

    - Çelenk göndermek,

    - Arabalarla konvoy oluşturup korna çalmak,

    - Cenazenin saçını, sakalını, tırnağını kesmek,

    - Cenazeyi alkışla uğurlamak,

    - Cenaze götürülürken slogan atmak, tekbir getirmek, nutuk atmak,

    - Tabutun üzerine çiçek serpmek,

    - Tabutun önünde saygı duruşunda bulunmak,

    - Cenazenin çıktığı evde geceleri kırk gün ışıkları söndürmemek, ruhu geri gelir inancını taşımak,

    - Cenaze için ağıtlar yakmak, yas tutmak,

    - Cenazenin arkasından kötü konuşmak veya övgüler yağdırmak, boş ve manasız şeylerdir.

    - “Toprağın bol olsun.” denilmez, “Toprağı yetti yetmedi” yorumları yapılmaz. “Şöyle öldü, böyle öldü.” deyip ölüm şekli üzerinde konuşulmaz. Şu gün öldü denmez. Lehinde veya aleyhinde konuşulmaz.

    - Mezarından şu çıktı, falanın yanına gömüldü denmez. Bunların hiçbirinin önemi yoktur. O artık Cenab-ı Allah’a teslim olmuştur.

    b. Telkin ve Dua:

    Cenaze gömülünce Kur’an okunur, ardından dua edilir. Kabir sorgusu başlamadan cenazeye iman esasları hatırlatılır. Buna telkin denir.

    Bu yapılan Münker ve Nekir’in sorularına cevap teşkil edecek bir hatırlatmadır.

    Peygamber (as): “Ölülerinize ‘Lâ ilâhe illallahı’ telkin ediniz.” buyurmuştur. –Ebu Davut,Cenaze:3117

    Kabirde Münker-Nekir neler soracaklar:

    - Rabbin kim?

    - Dinin nedir?

    - Kitabın nedir?

    - Peygamberin kimdir? diyecek

    Bir hadiste: “ gördüğüm manzaraların hiçbiri kabirdeki kadar dehşet verici ve ürkütücü değildi.” (Tirmizi Zuhd:2308)

    Kabir ehli için Allah Rasûlü şöyle bilgi veriyor:

    -“Kabir ahret duraklarından ilk duraktır. Kim ki kabirde işi kurtardı, arkası iyidir. Kimde kabirde işi kurtaramadı, gerisi kötüdür.” (Ramuz el-Ehadis:105/12)

    Cenazeler için bir şey söylenirken hayra mı sebep olacak şerre mi sebep olacak iyi düşünülmelidir ki, bazı iyi şeylerin önü kesilmesin, kötülüğe çığır açılmasın, bid’atlar işlenmesin.

    Kabirde yatan için hazır Yasin, hazır hatim alınmaz. Orada ücretle Kur’an okutulmaz.

    Peygamber (as) şöyle buyurur:

    “ Bir kimse ana babasının veya başka birisinin kabrini ziyaret eder ve Yasin okursa, Allah ona Yasinin her harfi kadar mağfiret eder.” (Ramuz el-Ehadis:422/4)

    “Ölü için Yasin okunursa, azabı hafifler.” (Age:79/4)

    Bir hadiste:” Cenaze defnedildikten sonra onun için dua edin. Zira o sorgulanmaktadır.” buyurmuştur. (R. Salihın:950)

    “Kabirde ölü boğulmak üzere olan kimseye benzer. Dua bekler ve dua edilince sevinir.” (Ramuz el-Ehadis:368/10)

    Cenaze yıkanmadan cünüp sayılır. Gusül abdesti aldırılıncaya kadar başında Kur’an okunmaz. Başka bir odada okunur.

    c. Ölenin ardından okunanların ölüye ulaşmayacağı inancı yanlıştır.

    Dikkat çekmek isteyen bazı kimseler doğru-yanlış demeden, nelere sebep olacağını düşünmeden, vebalinden korkmadan bir şeyler söylüyor. Kalanların ölenlere borcu vardır. Sadaka-i cariyelik işler yapacaklardır.

    - Ölenin ardından iyi şeylerde ulaşır, kötü şeylerde ulaşır. Mesela hayırlı evlat rahmet olur, ölüyü rahatlatır. Hayırsız evlat lanet okur, kemiklerini sızlatır.

    - Ölenin borcunun ödenmesi azaptan kurtarır.

    - Yapamadığı ibadetlerin fidyesi verilir, adağı yerine getirilir, yemin kefareti verilir. Zekat borcu varsa ödenir.

    - Ölenin cenaze namazı kılınır, dua edilir.

    - Mezar taşına ‘Fatiha’ yazılır okunulması istenir.

    - Ölen için hayır yapılır sadaka dağıtılır.

    - Ölen için hatim indirilir, mevlit okutulur, Yasin okunur. Atalarımız, kimsesiz ölüler için Kur’an okutan vakıflar kurmuştur.

    - Mezarlıktan geçerken layık olanlar için üç İhlas bir Fatiha okunur.

    - Peygamberimiz (sav) ölüler için dua etmiştir ve: “Ölülerinize Yasin okuyun azabı hafifler, ölmek üzere olanın ölümü kolaylaşır!” (Ramuz el-Ehadis: 79/4)

    - Kardeşiniz için Allah’tan mağfiret isteyiniz ve kendisine sükunet vermesini dileyiniz. O şimdi sorguya çekilmektedir. (R.Salihın:301)

    - “Kabirdeki boğulmak üzeredir; dua bekler, dua edilirse sevinir.” (Ramuz el-Ehadis: 368/10) demiştir.

    Ölenin vasiyeti varsa, malının üçte birinden yerine getirilir. Üçte bir yetmeyecek olursa, tamamını yerine getirmek mirasçılara kalmıştır.

    Ölenin oruç, zekat borçları varsa ödenir. Yemin keffareti verilir. Kula borcu varsa, ödenir, borçtan kurtarılır. Son anlarında hiçbir şekilde kılamadığı namaz borçlarının bir vakte, o yılın fıtır sadakası üzerinden hesap edilir, ihtiyaç sahiplerine verilir.

    Ölenin bütün borçları hesap edilerek bir miktar paranın “kabültü-vehebtü” denilerek elden ele dolaştırılarak borçlarının ödenme yoluna gidilmesi, devir-ıskat yapılması doğru değildir. Ödeme gerçekçi olmalıdır. Keyfî, mazeretsiz kılınmayan namazların keffareti olmaz. Fidye fakirin hakkıdır. (Dedemin altı-üstü diye ninemin bir ineği bir öküzü varmış, hoca öküzü almış gitmiş. Ninem eşekle tarlasını sürmüş.)


    Araştırmacı Yazar
    Mustafa Öselmiş

    alıntı

    https://www.main-board.com/ayet-hadis-ve-dini-bilgiler/759224-olulerle-ilgili-hurafeler-2-a.html#post5086244
    https://www.main-board.com/ayet-hadis-ve-dini-bilgiler/759225-olulerle-ilgili-hurafeler-3-a.html#post5086247
0 0 0