Mübarek Günleri Geceleri Kutlamak

Son güncelleme:
  • Bayramlarımız çılgınlıkların yapıldığı günler değildir. Sevgi, saygı günleridir. Sevinçlerin üzüntülerin paylaşıldığı günlerdir.

    Bayramlarda çocuklar sevindirilir. Büyükler ziyaret edilir. Hediyeler sunulur. Fakirlerin ihtiyacı karşılanır. Mezarlıklar ziyaret edilir. Ölenler için Fatihalar, Yasinler okunur. Onlar da bayramlardan pay alır.

    Ramazan bayramına şeker bayramı, kurban bayramına et bayramı denmesi yanlıştır.
    Bayramda içki içmek, alkol ikram etmek, bayramın kutsal havası ile bağdaşmaz.
    Bayram namazından önce fıtır sadakası vermeyenler oluyor. Bu sağlık sıhhat ve kazayı, belayı def için verilir. Fakir için de hak gasbıdır.
    Kurbanda teşrik tekbirlerini getirmeyenler oluyor. “Kurban kesmedim,” diyor. Bu tekbirler herkese vaciptir.
    Bazıları “Hayvan katliamı, kan bayramı” diyor, kurban kesmiyor. Kurban parası ile turistik geziye çıkıyor. Üzerinde hak sahiplerinin elini bile öpmüyor.
    Kurban kesip fakirleri unutmak olmaz.
    Komşu komşunun kapısını çalmıyor.
    Bayramın tadını kaçıracak davranışlarda bulunanlar oluyor. El öpmedi, sarılmadı, haremlik selamlık diyerek kınamalar oluyor. İnançla örtü ile alay ediliyor. Bunun için ahlakı, inancı zayıf, kazancı meşru olmayanlarla bir arada bulunmamak daha doğru olur.
    Alkol ve alkol katkılı içecek, likörlü çikolata ikram edilmemelidir.
    Ramazan boyu oruç, cami, teravih, hatim ama bayramda açılıveren bacılar, açık saçık giydirilen kızlarımız… Daha dikkatli olunmalıdır.
    Ramazan çıkışı sağlığı bozacak şekilde yenip içilmesi, ikramda ısrar edilmesi hatalıdır.
    Adam sadaka vermiyor, bayram sabahı attığı mermi ile övünüyor. Adam namaza gelmiyor, bayram kutluyor. Bu ilkel anlayıştan vazgeçilmelidir.
    İki bayram arası nikâh kıyılamayacağı batıl inancı hala sürüp gidiyor.
    Mezar ziyaretleri usulüne uygun yapılmıyor. Kucak kucak mersinle gidiliyor. Orada yatanın mersine değil, yasine ihtiyacı vardır. Mersinle çevre kirletiliyor. Açık saçık giden, orada ağlayan bacılarımız mezarda yatanın kemiklerini sızlatıp rahatsız ediyor.
    Hayatın bir bölümünde yapılanlar insanı kurtarmaz. Ramazan bitti, ibadet bitti oluyor. Bir aylık, mevsimlik, sadece bayramlık, cumalık, Müslümanlık olmaz. Örtüler atılıyor, takkeler, tesbihler gelecek ramazana saklanıyor.
    Cuma Günleri:

    Günlerin en hayırlısı cumadır. Duaların ret olmadığı gün. Buna rağmen mazeretsiz Cuma terk ediliyor, münafık olmaktan korkulmuyor.

    Cumalaşma, ikramlaşma, dualaşma geleneği genç nesil tarafından yaşatılmıyor. Cuma ziyareti unutuldu.

    Cumaya gelen şuurlu değil, çoğu ne, nasıl, ne kadar kılacak bilmiyor. Namaz kılanların önlerinden geçip gidiyor.

    Cuma günü yapılması gereken temizliğin yapılmadığı açıkça görülüyor.

    Devlet cami yapmıyor, Kur’an kursu yapmıyor. Bunun için yardım talepleri sinir bozuyor.

    Hutbeler, vaazlar edebiyat yaparak yerine getiriliyor. Halk belki duygulanıyor ama bir şey öğrenmiyor.

    Açıkçası cumayı da diğer günlerin ardından kaybettik.

    Üç Aylar:

    Üç ayları, Recep, Şaban, Ramazan diye alay konusu edenler oluyor.

    Bazı günler, aylar vardır ki; diğerlerinden farklı ve üstündür. Bu fırsatı kaçırmamak gerekir. Niceleri gelip geçiyor, haberi bile olmayanlar oluyor.

    Tebrikleşilmiyor, hediyeleşilmiyor, ihtiyaç sahipleri unutuluyor. Bu zamanları farklı yaşamak, insanın kurtuluşuna vesile olur.

    Bu zamanlarda yapılan ibadetlerin sevabı bol olur. Bir Kadir gecesi vardır ki; 83 yıllık ömre bedeldir. Bu günlerde gecelerde insanın arınmaya, kurtulmaya ihtiyacı vardır.

    Bu mübarek zamanlarda, çocuklar da unutuluyor. İnsan tek başına kurtulmaz, yakınları kurtulursa, o zaman kurtulur.

    Muharrem ayında güzel şeyler olmuştur. Aşure günü vardır.

    Şevval ayında tutulacak 6 gün oruç, 1 sene oruç tutmak gibidir. Bu fırsatlar ailecek değerlendirilmelidir. İbadetin her çeşidi yapılmalıdır. Ancak mübarek zamanlarda mübarek olunur.

    Mübarek Geceler:
    Mevlit Kandili:

    Bu gece peygamberlerin sonuncusu, rahmet peygamberi, en büyük insan Muhammed (as) dünyaya teşrif etmişlerdir.

    İnsanlığa asr-ı saadet yaşatmış, şefaat peygamberidir. İnsanlığın mutluluğu için O’nun rehberliğine ihtiyaç vardır.

    O’nun gelişi, Hıristiyan’ların peygamberlerinin doğum gününü kutladıkları gibi meydanlarda, eğlence havasında kutlanması yanlıştır.

    O’nu anarken, anlamak gerekir.

    O’na ilgisiz ve nasipsiz olanlardan olmamalıyız.

    Bir mevlit okumakla veya dinlemekle olmaz. O’na bol bol salavat getirmeliyiz, sünnetine sarılmalıyız. O’nun şefaatini ummalıyız ve bize böyle bir peygamber gönderen Allah’a şükretmeliyiz.

    Regaip Gecesi:

    İhsanı, ikramı bol olan, kurtuluş gecesidir. Günahlardan arınmak için fırsat gecesidir. Yapılan dualar ret olmaz. İbadetlerin sevabı boldur.

    Miraç Gecesi:

    Peygamber (as)’ın Allah’ın huzuruna çıktığı, doğrudan emir aldığı gecedir.

    Miraç; Kur’an’dan sonra en büyük mucizedir.

    Namaz bu gecede emredilmiştir.

    Değerlendirilirse Müslüman’lar için de miraç gecesi olacaktır.

    Berat Gecesi:

    Tevbe ve ibadetlerin kabul olduğu, kurtuluş gecesidir. Günahlardan arınma gecesidir. Her işin takdir edildiği gecedir. Ameller bu gece değerlendirilir. Rızıklar bu gece tayin ve takdir edilir. Böyle bir fırsat kaçırılır mı?

    Kadir Gecesi:

    Bin aydan daha hayırlı, 83 yıllık bir ömre bedel, Kur’an’ın indirildiği gecedir. İnsanın kaderinin değiştiği gece, peygamberimizin: “Bu geceden mahrum olan, çok şeyden mahrum olmuştur,” dediği gece, günahların bağışlandığı gecedir.

    Böyle geceler kutlanmaz mı? Değerlendirilmez mi? Fırsatlar kaçırılır mı?

    Araştırmacı Yazar
    Mustafa ÖSELMİŞ

    alıntı

    https://www.main-board.com/islam-genel/760073-ozel-gun-kutlamalarinda-yaptigimiz-yanlislar.html#post5088236
0 0 0