kelimesi, Yüce Yaratıcı'nın özel ismidir. Kurân-ı Kerîm'de 2706 defâ tekrarlanan bu özel ismin diğer ilâhî isimlerden çok farklı olduğu husûsunda İslâm âlimleri, ittifak hâlindedir.
ismi, Arapça Elif, Lam, Lam ve He harfleriyle yazılır. Ebced'deki "Cümel-i Kebîr" adlı düzenine göre sayı değeri 66'dır. ((Elif=1)+(Lam=30)+(Lam=30)+(He=5)=66) [2]
ism-i şerîfi, Uluhiyete mahsus sıfatların tamamını ihtivâ eder. Mesela, Cenâb-ı Hakk'ın Esmâ-i Hüsnâ dediğimiz güzel isimlerinden "Er Rahmân", sadece merhameti; "El-Kahhâr", sadece kahrı veya "El-Alim", sadece ilmi ifâde ederken; Allah (c.c.) (الله
ism-i şerîfi, bunların ve diğer isimlerin tamamını ifâde eder. Bu sebeple Allah ismi şerîfi, ism-i âzamdır ve "Yâ Allah" (الله
diyen bir kimse, Cenâb-ı Hakk'ı bütün isim ve sıfatlarıyla zikretmiş olur.
ismini teşkil eden harfler, birer birer kaldırılsa, mânâ bozulmaz ve yine Cenâb-ı Hakk'a delâlet eder. Allah isminin başındaki "elif"i ا kaldırılsa (lillâhi, للهِ
, Lillâhi'nin başındaki birinci "lâm" ل kaldırılsa, "hû" هو kelimesi ortaya çıkar ki; Kurân-ı Kerîm'in çeşitli yerlerinde geçtiği gibi hepsi, ayrı ayrı Allah (c.c.) demektir.
demekte ve mecbûrî olarak O'nu anmaktadır. [6]
, zâtı ile vardır. Varlığı, kendi kendiyledir. Şimdi var olduğu gibi, hep vardır ve hep var olacaktır. Varlığının önünde de sonunda da yokluk olmaz. Çünkü O'nun varlığı, lâzımdır. Yâni Vâcibü'l-vücûd'dur. Allah-u Teala (الله
, birdir. Yani, şeriki (ortağı) ve (bir) benzeri yoktur.
üzerinden, gece ve gündüzün ya da zamanın geçmesi düşünülemez. O'nda değişiklik olmayacağı için "Geçmişte, gelecekte şöyledir, böyledir." denilemez. Allah-u Teala (الله
, hiç bir şeyle birleşmez. Zıddı, tersi, benzeri, ortağı, yardımcısı, koruyucusu yoktur. Anası, babası, oğlu, kızı, eşi yoktur. O, herkese şah damarından daha yakındır. Bu yakınlığı insan aklı anlayamaz. O, zâtında ve sıfatlarında birdir. Hiçbirinde değişme ya da başkalaşma olmaz.
adı yerine kullanılamaz.