Red Bull sponsorluğunda Türkiye’ye gelen Emile Ratelband, verdiği 9 saatlik seminerde, içimizdeki gücün varlığını ortaya koyarak motivasyon yoluyla bu gücü zirveye çıkarmanın yollarını gösterdi.
Dünyada “Ateşin üzerinde yürüyen adam” olarak büyük ün yapan Emile Ratelband, “UNLIMITED POWER” (Sınırsız Güç) seminerinde, katılımcılara başarıya giden yoldaki sınırları, sahip oldukları potansiyeli kullanarak daha başarılı ve üretken olabilmenin yollarını gösterdi.
Seminerde, eğlenceli ve şok edici performansıyla Emile Ratelband, gerek iş gerekse özel hayatta yüksek motivasyon, konsantrasyon ve sorumluluk gerektiren durumlarda bu gücü kullanmanın sırlarını katılımcılarla paylaştı.
Hollanda’da iki ünlü politikacının danışmanlığını yapan, bugüne kadar 320 bin kişiye ve 270 büyük kuruluşa inanılmaz “sınırsız güç” semineri veren Emile Ratelband, cesaret ve inançla her şeyin yapılabileceğini, bütün korkuların yenilebileceğini söyleyerek başarmanın anahtarının ‘’inanmak ve değişim’’ olduğunu vurguladı.
İnsanlara motivasyon yoluyla güçlerini zirveye çıkarmanın yollarını anlatan Emile Ratelband, imkânsız sanılan şeylerin gerçekten imkânsız olmadığını belirtti ve katılımcılara doğru motivasyonla en zehirli örümcek ‘’Tarantula’’yı üzerinde gezdirebileceklerini, kor halindeki ateş saçan kömürlerin üstünde yürüyebileceklerini ve çıplak ayakla kırık camların üstüne atlayabileceklerini gösterdi.
Yüz kişinin izlediği seminerde, başarı için inanmanın önemini, Zulu Kralı Jacaka’nın başarı öyküsüyle anlatan Emile Ratelband ‘’İnanın, kral da olursunuz!’’ mesajı vererek önerilerini şöyle sıraladı:
Mesele bakış açınızda
* Zihin yapınızı değiştirmeden, beden yapınızı değiştiremezsiniz.
* İnançlarınız sizin hayatınızı yönetir.
* Bakış açınız değiştiğinde, gerçekler de değişir!
* Düşünce ve inançlarımız, ruh halimizi belirler. Ruh halimiz yapacağımız hareketleri kontrol eder, yaptığımız hareketler ise elde ettiğimiz sonuçları oluşturur.
* Eğer ruhunuzu yönetebilirseniz, davranışlarınızı da yönetebilirsiniz.
* Hayatınızın rüyalarını gerçekleştirin ve hayatınızı kendi “şaheseriniz” haline getirin.
Gözünüz yukarıda olsun
* Beynimizin içinde 65 trilyon nöron bulunur. Her nöron 105 farklı kombinasyon oluşturabilir. Bu potansiyel güç bize verilmiş bir armağandır. Biz bu gücün yalnızca % 2’sini kullanıyoruz.
* Sadece kendi kendinizi motive edebilirsiniz, başka hiç kimse sizi motive edemez.
* Düşüncelerimizi ve davranışlarımızı odaklandığımız konu yönetir.
* Vizyonu ve hedefleri olan insanlar daima gözlerini yükseklere dikerler.
* Yapabileceklerinizden her zaman daha fazlasını yapabilirsiniz.
* Başaracağınıza inanırsanız, çevrenizdeki insanlar da buna inanır.
* “Motive olduğunuz sürece başaramayacağınız hiçbir şey yoktur.”
Gün bugündür
* Bugünün dünle aynı olduğuna inanıyorsanız, bir şeyleri değiştiremezsiniz.
* Dün tarih, yarın esrarengiz, bugün ise bir hediyedir.
* Bugün hislerinizi ve bununla beraber davranışlarınızı değiştirebilirsiniz.
* Güne gülerek başlayın.
* Kendinize hep yarın yapacağım dediğiniz şeylerden, hiçbir sonuç alamazsınız.
* Sonuç almak için eyleme geçin.
* Siz bu gezegende bir anlam ifade etmelisiniz. Bunun için yapacağınız tek şey hazır olduğunuzda o işi ertelemeden yapmaktır.
* Her şeye yarın başlayacağım derseniz, o yarın 10 yılda gelmez.
1+1=3
* Eğer bir kişi bir şeye inanıyorsa, başka bir kişi de aynı şeye inandığında ortaya sinerji çıkar. (1+1=3)
* Her şey bizim enerjimizi nasıl kullandığımıza bağlıdır.
* İllüzyonla gerçek arasında bir fark yoktur. Değişikliği ancak kendiniz yapabilirsiniz.
* Eğer başarılı insanlara bakarsanız, gözleri daima yukarıdadır ve bu insanların kendilerine güveni ve inancı olduğunu görürsünüz.
* Bir kişinin bir işi yaptığını gördüğünüzde, bu işi siz de yapabileceğinize inanırsınız. Model olarak kendinize örnek alabileceğiniz bir kişi seçin.
İspanya’da ekip ve liderlik eğitimi
Management Centre, Camel Trophy aktivitelerini iş eğitimlerinde uyguluyor.
Management Centre Türkiye, her aktivitenin amacı ve eğitim çıktısını planladığı Camel Trophy tarzı “Outdoor” eğitim programıyla, bir ilke daha imza atıyor. İlk kez RJ Reynold’s Türkiye için verilen eğitim ile katılımcılar, kendine güven, ekip iletişimi, liderlik becerileri ve stratejik düşünme konularında desteklendi.
İspanya’da Camel Trophy elemelerinin yapıldığı yerde gerçekleştirilen Outdoor eğitimi, MCT eğitmenleri ve Les Cames’teki İspanyol eğitimciler tarafından ortaklaşa verildi. RJ Reynold’s Türkiye organizasyonunun satış ekibi için uygulanan eğitimde, tüm ekip 10 gruba ayrılarak, takımlar halinde planlanan oyunları gerçekleştirdi. Tıpkı Camel Trophy’de olduğu gibi, 4x4 jiplerle belli bir etabı geçme, dağ tırmanışı, halatla ipten geçme, köprü kurma, 4 tekerlekli motor kullanımı ve simülasyonların yer aldığı çeşitli etapları tamamlayan 1 ekip, “kazanan ekip” unvanını alarak başarıya ulaştı.
Management Centre Türkiye tarafından verilen Outdoor eğitimi, çalışanların, takım ruhu kazanması, dayanıklılıklarının arttırılması ve gerekli durumlarda liderlik vasıflarını ortaya çıkararak inisiyatif kullanabilmelerini hedefliyor.
Günün sonunda kendinize sormanız gereken 3 soru:
* Bugün ne öğrendim?
* Bugün kendi gücümden (sevgimden, bilgimden) başkalarına ne verdim?
* Bugün kendimle gurur duyacağım ne yaptım?
Ne demişler?
Hayalini kurduğunuz her şeyi, cesaret ve inançla gerçekleştirebilirsiniz.
Emile Ratelband
Geçen hafta yine gençlerle dört saat beraber olduk. Dilimiz döndüğünce onlara vizyonunu belirlemenin öneminden, vizyonu gerçekleştirmek için; zihni kalıpların (paradigmaların) tesirinden kendini kurtarmanın, öğrenmeyi öğrenmenin, liderliğin, takım çalışmasının öneminden dem vurduk. Vurduk vurmasına da, özgüven sahibi olmanın önemini tam vurgulayamadım. Zira “Bu memleket adam olmaz abi!” paradigmasının bizim neslin iliklerine kadar işlediğini bilenlerimiz bilirler.”
Neyse ki bu hafta sayfamıza konuk ettiğimiz Emile Ratelband bu konuda biraz imdadımıza yetişti. Sevgili Mehmet Emin’in de katıldığı ateşte yürüme kervanını seyretmek imkanı bulamadım, ama seminerin özeti bile takımımızı bayağı etkiledi.
Sonra gerçekten severek ve etkilenerek Thomas A. Stewart’ın, MESS tarafından dilimize kazandırılan “Entellektüel Sermaye” kitabında da insanların kendilerine güvenmeleri konusunu bir atasözü kalitesinde ortaya koyan bir bölümü sizlerle aynen paylaşmayı kendi laf ebeliğimden daha faydalı buldum.
Buyrun:
Bundan bir buçuk yüzyıl önce, “Örgüt Anlamı” anlayışına yönelik dört dörtlük ve geleceği öngören bir eleştiri olan ‘Özgüven’ başlıklı eserinde, Ralph Waldo Emerson şunları yazmıştı:
“İlk girişimleri boşa çıktığında, genç adamlarımız bütün cesaretlerini yitirirler. Genç tüccar başarısızlığa uğradığında, onun iflas ettiği söylenir. Eğer en parlak dehamız en iyi yüksek okullarımızın birinde öğrenimini tamamlar ve izleyen bir yıl içinde bir ofise kapağı atmazsa..hevesinin kırılması ve hayatının geri kalan süresi boyunca yakınıp durması arkadaşlarına ve kendisine yerinde bir şeymiş gibi görünür”. Emerson’un daha iyi bir yolun bulunduğunu ilan eden sözleri ise şöyleydi:
“Sırasıyla her mesleği deneyen, at arabası süren, toprağı ekip biçen, seyyar satıcılık yapan, bir okulda hademe olarak çalışan, vaaz veren, bir gazete çıkaran, Kongre’ye giden, bir meclis üyeliği satın alan, sonraki yıllarda da birçok işe girip çıkan ve her zaman bir kedi gibi dört ayak üstüne düşenÖazimli bir delikanlı bu hanım evlatlarının yüz tanesine bedeldir. Onun bir şansı değil yüz şansı vardır.”
Toplumumuzda bazı gençlerin seyyar satıcılık, hademelik ve benzer işleri yapmaları çıplak ateşle köz ateş üzerinde yürümek kadar zor olsa da, başarının artık aslanın ağzında olduğunu anlamamız gerekiyor.
Yoksa rekabet aslanı sadece şirketleri değil kişileri de ham yapıyor.
Özgüveniniz tam olsun.