Ah! mümkün olsa, acıdan sevinç,
Sevinçten umut yapardım..
Bölüp acılara yüreğimi,
Dünyadaki bütün çocuklara,
SEVGİ satardım.
Ah! Mümkün olsa, savaştan BARIŞ
Barıştan insan yapardım,
Acıdan sevinç, sevinçten UMUT
Umuttan DOSTLUK yapardım..
Kurşun yerine çocuklara,
Her sabah şiir atardım…
..
Nuri Ca
Allah Azrail'e sordu: Hiç ağladın mı şimdiye dek ?
Dedi : Bir kez güldüm . Bir kez üzüldüm. Bir kez de çok korktum.
Güldüm. Çünkü bir seferinde birinin canımı almamı istediğinde onu bir ayakkabı tamircisinde buldum.
Tamirciye diyordu ki : Ayakkabımı iyi yap.
Öyle sağlam olsun ki onu bir sene giyeyim. O haline güldüm ve sonra canını aldım.
Bir seferinde ise ağladım. Bir kadının canını almak istedim.
Hamile idi ve bir ağacın altında daha yeni çocuğunu doğmuştu.
Annenin canını aldığımda o bebeğin yalnızlığını görüp ağladım ve gittim.
Korktuğum sefer ise bir alimin canını almamı emrettiğin zamandı .
Alim o kadar nurlu idi ki yaklaştıkça onun nuru parlıyordu. Korka korka canını aldım onun.
Allah buyurdu ki: Biliyor musun o nurlu alim kimdi?
O alim o senin çölde yalnızlığına ve çaresizliğine ağladığın bebek idi. Onu kendi korumama aldım.
Benim gibi bir ilahın olduğu dünyada kimse çaresiz ve yalnız kalmaz..