Demokratik Ülkelerde insan Hakları - 2

Son güncelleme:
  • Temel Kişi Hak ve Özgürlüklerini Güvence Altına Alan Uluslararası Belgelere Göre Hakların Tanımları

    Yaşam Hakkı

    İnsan haklarının en kutsalı, en dokunulmazı olarak nitelendirilen Yaşam Hakkı, öldürülmeme hakkını ifade eder. Bu devletin, bir yandan yetki alanı içinde bulunan bireyleri öldürmeme, diğer yandan da diğer bireyler tarafından öldürülmelerini engelleme yükümlülüğü anlamına gelir. Uluslararası insan hakları hukukunda birincil sırayı teşkil eden yaşam hakkı ilkeleri insan hakları kapsamında bir haktır. Bu hak yasayla korunur, hiç kimse bu haktan keyfi ya da kasıtlı olarak yoksun bırakılamaz, olağanüstü rejim gerekçesiyle bu hakka aykırı önlem alınamaz. Yasadışı, keyfi ya da seri infazların ve bunun bir özel türü olan kayıpların da yaşam hakkının devlet tarafından ağır biçimde çiğnenmesini oluşturduğu kabul edilmektedir. Birleşmiş Milletler Evrensel Bildirgesi‘nin 3.maddesi, Türkiye‘nin taraf olmadığı Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi‘nin 6.1 hükmü ve Türkiye‘nin taraf olduğu 10 Kasım l959 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi‘nin 37/a maddesi ile Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi‘nin 2/1 maddesi yaşam hakkını güvence altına alır.

    İşkenceyi Önleme

    Yalnız fiziksel bütünlüğe değil, moral ve entellektüel bütünlüğü de ağır biçimde zarar veren işkence insanlık onuruna karşı bir saldırı olarak nitelendirilmekte ve uluslararası insan hakları hukukunda hiçbir kural dışılık tanımayan mutlak bir yasağın konusunu oluşturmaktadır, işkence ile aralarında nitelik değil, derece farkı bulunan zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı davranış ve cezalar da işkence gibi mutlak olarak yasaklanmaktadır.

    İşkenceyi yasaklamaya ilişkin belgelerin en eskisi 1215 tarihli Magna Carta Libertatum‘dur. Daha sonra 1776 tarihli Virginia İnsan haklan Bildirisi ve 1789 Fransız İnsan Hakları ve Yurttaş Hakkı Bildirisi‘nde de işkenceyi yasaklamaya ilişkin hükümler yer almıştır. Birleşmiş Milletler Evrensel Beyannamesi‘nin 5.maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin 2, 3 ve 5.maddeleri, Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin 5/2 maddesi işkence yasağı ile yakından ilgili maddelerdir.

    Birleşmiş Milletlerin 9 Aralık 1975 tarihli İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi‘ne göre savaş, savaş tehdidi, iç siyasal istikrarsızlık ya da benzeri diğer olağanüstü haller türünden hiçbir istisnai koşulun işkenceyi haklı kılmadığı madde 2/2‘de ifade edilmiştir. Bunun anlamı işkence yasağının olağan ya da olağanüstü olsun her koşulda, rejimde geçerli olduğudur.

    Özgürlük ve Güvenlik Hakkı

    Özgürlük hakkı ile kişinin fizik ya da beden özgürlüğü, yani fizik mekan içinde hareket, yer değiştirebilme serbestisi ifade edilirken, güvenlik hakkı bu özgürlüğe keyfi olarak karışılmasına karşı korunmayı içerir. Özgürlük ve güvenlik hakkı, birbiriyle sıkı bağlantılı bir dizi hakkı içermektedir: Kişinin tutuklanmasının nedenleri ve kendisine yöneltilen suçlamalar hakkında bilgilendirilme hakkı, tutulma yada tutulmanın yargısal denetimi, diğer bir deyişle tutulan ya da tutuklanan herkesin derhal yargıç önüne çıkarılarak yargılanma ya da salıverilme hakkı, tutulma ya da tutuklamanın yasallığının denetimi, yasaya uygun olmayan tutulma ya da tutuklama için tazminat hakkı özgürlük ve güvenlik hakkı kapsamında değerlendirilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin 5. maddesi kişi özgürlüğüne devletin keyfi müdahalesini önleme amacına yöneliktir.

    Özel Yaşama İlişkin Haklar

    Temel öğeleri gizlilik ve bağımsızlık olan özel yaşama ilişkin haklar birbirleriyle bağlantılı bir dizi hak içerir. Bunlar özel yaşamına saygı hakkı, esas olarak kamusal bir faaliyete ayrılmamış ve üçüncü kişilerin giremediği bir yaşamı ve buradaki insan ilişkilerini kapsayan, hukuksal düzeyde tanımlanabilir olmayan çok geniş bir alanı içerir. Uluslararası sözleşmelerde açıkça yer verilmeyen cinsel yaşam, özellikle cinsel tercihler, ya da kişisel verilerin korunmasını içerir. Özel yaşama ilişkin hakların kapsamının devlet bakımından karışmama yükümlülüğü kadar karışmaları önleme ve cezalandırma yükümlülüğüne de özel bir önem kazandırır. AGİK kapsamında Moskova Belgesi devletin bireyin kişisel alanına usulsüz ya da keyfi her tür karışmasının demokratik topluma zarar vereceğini vurgulayarak özel yasamın, aile yaşamının, konutun, haberleşmenin korunması hakkını doğrulamaktadır.

    Düşünceyi Açıklama Özgürlüğü Hakkı

    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin 9 ve 10. maddeleri düşünceyi açıklama hakkını koruma altına alır. AGİK çerçevesinde Kopenhag Belgesi de herkesin iletişim hakkı da dahil olmak üzere düşünceyi açıklama özgürlüğü hakkına sahip olduğunu bildirmektedir (parag. 1). Belgeye göre bu hak, görüşlerini açıklama özgürlüğü olduğu kadar kamu otoritelerinin karışması olmaksızın ve sınırlar hesaba katılmaksızın öğreni ve düşünceleri alma ve aktarma özgürlüğünü de kapsamaktadır. Bu ifade AİHS‘nin ilgili hükmüne koşuttur.Öte yandan Kopenhag Belgesi, bu özgürlüğün kullanılmasının özel bir boyutunu da vurgulayarak belgelerin çoğaltılmasına ilişkin her türlü araca ulaşma ve bunları kullanmaya hiçbir sınır getirilmemesi gerektiğini bildirmektedir.

    Adil Yargılanma Hakkı

    Adil yargılanma hakkı, uluslararası sözleşmelerde genel olarak herkesin davasının yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, makul bir süre içinde, kamuya açık olarak ve hakkaniyete uygun biçimde görülmesi olarak düzenlenmektedir. Adil yargılama hakkı, sanık hakları ile suçsuzluk karinesi, ceza yasalarının geriye yürümezliği gibi ilkelerle sıkı sıkıya bağlantılıdır.

    Sanık Hakları

    Savunmanın güvenceleri olan sanık hakları, genel olarak suçlamanın nedeninden ve niteliğinden en kısa zamanda, anladığı bir dilde bilgilendirilme hakkını, savunmanın hazırlanması için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkını, sanığın kendini savunma ya da kendi seçeceği bir müdafiin yardımından yararlanma hakkını, tanıkların dinlenmesinde hak eşitliğini ve sanığın gerektiğinde bir çevirmenin yardımından ücretsiz yararlanma hakkını içermektedir.

    Vatandaşlık Hakkı

    Evrensel Bildirge‘de tanımlandığı üzere, hem bir vatandaşlığa sahip olma, hem keyfi olarak vatandaşlıktan yoksun bırakılmama, hem de vatandaşlığı değiştirme haklarını içerir.

    Toplanma Özgürlüğü Hakkı

    Toplanma özgürlüğü hakkı, barışçı ya da silahsız toplantı veya gösteri düzenleme ya da bunlara katılmayı içerir. Bu hak düşünceyi açıklama özgürlüğü hakkının önemli gerçekleşme biçimlerinden biridir ve esas olarak siyasi nitelikteki toplantı ve gösterilere ilişkindir. Paris Şartı‘nda ayrım gözetmeksizin herkesin toplantı düzenleme özgürlüğünün bulunduğu doğrulanmaktadır.

    Örgütlenme Özgürlüğü Hakları

    Dernekleşme Hakkı ulusal hukuklardaki biçim koşullarından bağımsız olarak, siyasi partiler, dinsel topluluklar, ticari ortaklıklar ve sendikalar da dahil olmak üzere, kamu hukuku kişileri dışındaki her türlü örgütlenmeyi içerir. Sendikalaşma hakkı çıkarlarını korumak üzere sendikalar kurma ve bunlara katılma hakkının yanı sıra sendikalara üye olmama hakkını da içerir. Sendika ile, çalışanların, ortak çıkarlarını temsil eden her türlü örgüt kastedilmektedir.

    Seyahat Özgürlüğü Hakkı

    Seyahat özgürlüğü hakkı içinde dört farklı haktan söz edilmektedir.
    l. Bir ülkenin sınırları içinde dolaşma ve yerleşme;
    2. Bir ülkeden ayrılma ve bir ülkeye girme;
    3. Bir ülkeden sınır dışı edilmeme;
    4. Sürgün edilmeme.

    Haberleşme Özgürlüğü

    Türkiye‘nin taraf olduğu BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi‘nin 12. maddesinde özel hayatın gizliliği ve dokunulmazlığı kapsamında haberleşme özgürlüğü zikredilir. "Hiç kimse özel hayatı, ailesi, meskeni veya yazışması hususlarında keyfi karışmalara, şeref ve şöhretine karşı tecavüzlere maruz kalamaz. Herkesin bu karışma ve tecavüzlere karşı kanunla korunmaya hakkı vardır." Aynı konu AİHS‘nin 8.maddesinde ve Türkiye‘nin taraf olmadığı BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi‘nin 1. maddesinde de işlenmiştir.

    Vicdan İtirazcıları

    Henüz haklar listesine girmemiş olmakla birlikte kişisel inançları dolayısıyla askerlik hizmetinin reddedilmesi bir hak olma yolundadır.

    Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar

    Ekonomik, sosyal ve kültürel haklar, 1948 BM Evrensel Bildirgesi‘nin 22-27 maddelerine, 1966/76 Ekonomik/Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi‘ne, 1961 Avrupa Sosyal Antlaşması‘na ve 1954 Avrupa Kültürel Anlaşması‘na konu olmuştur. Bu hakların anayasal ekseni sosyal adalet, sosyal refah ve sosyal güvenlik olarak tanımlanmaktadır. Ekonomik haklar mülkiyet, sözleşme özgürlüğü ve özel girişim özgürlüğünü, sosyal haklar bireysel nitelikte çalışma hakkı ve sosyal güvenlik haklarının yanı sıra toplu sözleşme, grev gibi toplu haklarını içermektedir. BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi halkların ekonomik gelişmelerine kendilerinin serbestçe karar vermeleri, doğal kaynak ve zenginliklerinin serbestçe kendilerinin işletme ve kullanma hakları bulunduğunu ifade etmektedir. Kültürel hakların ilk tanımını veren belge BM Evrensel Bildirge‘dir. Ayrıca UNESCO genel konferansı da 1966 yılında 11 maddelik bir Uluslararası Kültürel işbirliği Bildirgesi kabul etmiştir. Bu Bildirgede her kültürün saygı görmeye hakkı bulunduğu, her halkın kendi kültürünü geliştirme hakkı ve bütün kültürlerin insanlığın ortak mirasının bir parçası olduğu belirtilmektedir. Avrupa Konseyince benimsenen yaklaşıma göre kültürel farklılıkların korunması ve kültürel bakımdan farklı olma hakkı demokratik, çoğulcu toplumların ön koşuludur.

    Kadın Hakları

    Kadın hakları konusundaki en önemli belge Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 18 Aralık l979 tarihinde kabul edilen "Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi"ne ilişkin Sözleşmedir. Türkiye bu sözleşmeyi 24 temmuz 1985 tarihinde onaylamış ve 14 Ekim 1985 tarihinde Resmi Gazete‘de yayınlayarak uygulamaya koymuştur. Sözleşme, taraf devletlerin özellikle siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda olmak üzere bütün alanlarda erkeklerle eşit olarak insan hakları ve temel özgürlüklerinden yararlanmalarını ve bu hakları kullanmalarını garanti etmek amacıyla, kadının tam gelişmesi ve ilerlemesini sağlamak için yasal düzenleme dahil bütün uygun eylemleri alacaklarını ifade etmektedir (Madde 3). Türkiye bu sözleşmenin tabiyetin korunması, kazanılması veya değiştirilmesinde eşit haklar içeren 9.maddenin birinci fıkrasına, Adalet Divanı‘nın mecburi yargısını kabul etme konusundaki 29. maddenin birinci fıkrasına, medeni haklar bakımından kadınların erkeklerle benzer hukuki ehliyete sahip olması ve kullanmasını içeren 15. maddesinin 2. ve 4. fıkralarına, ve evlilik ve aile ilişkileri konusunda ayırımcılığı önlemeye yönelik 16. maddenin (c),(d),(f) ve (g) fıkralarına çekince koymuştur.

    Çocuk Hakları

    Çocuk Hakları Sözleşmesi, 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler genel kurulunda kabul edilmiş ve 2 Eylül 1990 tarihinde de uluslararası hukuk kapsamında yürürlüğe girmiştir. Çocuk Hakları Sözleşmesi‘ne göre 0-18 yaş arasında bulunan her kişi çocuk sayılmaktadır. Çocuk hakları sözleşmesinin temel eksenini çocuğun yüksek menfaatinin sağlanması ve her türlü suistimale karşı korunması oluşturur. 54 maddeden oluşan sözleşmenin 6.maddesi "Her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu" ve çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için sözleşmeye taraf devletlerin azami çabayı göstereceğini zikretmektedir. Madde 37 ise hiçbir çocuğun işkence veya zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ve cezaya tabi tutulmayacağını, hiçbir çocuğun yasadışı ya da keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağını hükme bağlamıştır. Sözleşme aynı zamanda çocuğun ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ya da toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı korunma hakkının olduğunu da (Madde 32/1) kabul etmektedir. Türkiye, sözleşmeyi 1990 yılında imzalamasına karşın ancak 1994 yılında 4056 sayılı yasa ile sözleşmeyi onaylamış ve 27.1.1995 tarihinde Resmi Gazete‘de yayınlayarak uygulamaya Koymuştur. Türkiye, sözleşmenin temel olarak azınlık haklarıyla ilgili olan ve kendi dilinde, dininde ve kültüründe eğitim alma hakkını içeren 17, 29 ve 3O. maddeleri hükümlerine çekince koymuştur.

    alıntı

    https://www.main-board.com/siyaset-bilimi/767504-demokratik-ulkelerde-insan-haklari-1-a.html#post5104962
    https://www.main-board.com/siyaset-bilimi/767502-demokratik-ulkelerde-insan-haklari-3-a.html#post5104960
    https://www.main-board.com/siyaset-bilimi/767501-demokratik-ulkelerde-insan-haklari-4-a.html#post5104959
0 0 0