Hani bir süre sonra, çok fazla şey paylaştıktan sonra, araya mesafelerin girdiği insanlar var ya.Bir daha hiç eskisi gibi olamayacağını bildiğin.
Yıllarca hep en çok konuştuğu, en çok sevdiği, en çok güldüğü, en çok ağladığı kişi sen iken sonra bir bakarsın sen hep dışta kalan olmuşsun.
"Şimdi kime neden kırılmam gerektiğini çok da iyi bilmediğimden dolayı kendime çok kırgınım.Ve benimle arama girip düzeltmesin diye,kimseye de bu kırgınlığımı anlatmıyorum."
" Uzakta dururdum, yanına gelemez ve gözlerine bakamazdım. Gözlerim gözlerine değince öleceğimi sanırdım. Senin hayalinden bile kaçırırdım gözlerimi. Ben, aşkın kıldan ince bir köprü üzerinde yürümek olduğunu bilirdim. Bakışlarına tutunamamaktan, yarı yolda senden ayrı kalmaktan; kelimenin diğer anlamıyla, anlamsız bir ölümle ölmekten korkuyordum. Ve ihtimal ki sen biliyordun bunu, benim mahçup; fakat sadık bir aşık olduğumun farkındaydın."
Sebebini bilmediğim yalnızlıkların kokusunda satırlar yazıyorum.Acı beynimin kıvrılmarına öyle iyi saklanmışki söküp atamıyorum.En iyisi acıları ile mutlu olmayı öğrenmeli ve içi ağlarken yüzünü güldürmeyi başarmalı insan.
Kalbim taş olmuş benim. Kendimden bile sakındığım yarım kalmış sözler delip geçiyor duvarlarımı. Göz yaşlarım pes edip vazgeçiyor asılmaktan kirpiklerime . Özgürce ve mutlulukla bırakıyorlar kendilerini boşluğa.
Garip bir hoşçakalın kokusunda satırlar yazıyorum. Kendimden kaçarken yine kendim yakalıyor beni.Boyası henüz kurumamış bir duvar gibiyim.Kim dokunda izi kalıyor üstümde.Henüz açıklamasını yapamadığım bir öfke birikiyor içimde.Dilimde henüz bitmemiş bir şarkının nakaratı
Neden pencere kenarı sevdiğimi düşünüyorum bazen. Dışarı olan biteni görmek istediğim için mi yoksa başımı yaslayacak bir yer bulamadığım için mi?
Ziyan Sevdalarım...
Hep çekip gitmelerim yüzünden ziyan sevdalarım
Hatıraları , yarım kalanları temizler arkamdan gözyaşlarım
Birgün bu yol biter bende bir aşka varırım
Öyle çok şey varki içime içime anlattığım
Aşk zamanı gelince günışığına çıkarır masallar yazarım
Ben ateşböceğim ışığın peşinden ayrılmayan
Nedeni buydu peşinden bu kadar koştuysam
O kadar sevince unutmaya kıyamıyor insan
Sebebi budur hala aklıma geliyorsan...
Bazı şeyleri iyi yapamıyorum ben...
Bazı şeyleri iyi yapamıyorum ben. Şarkı söyleyemiyorum mesela.
İçimdeki çocuk hep birşeyler mırıldandığı için kendince.
Çok sevdiğim halde söyleyemiyorum bazen.
Kelimeler gözlerimdeki sevginin gölgesinde kalır diye
Kolayca unutamıyorum da.Hala beklediğim hayallerim var yaşanacak diye.
Hala özlediklerim birgün geri döner diye
Bana kalsaydın çok severdim seni ama kalmadın.
Anılarımız olurdu seninle,hikayelerimiz olurdu yıllar sonra bile okunacak.
Sen birkaç kelime söylerdin bana ben devamını yazar uzun bir masal yaratırdım bize.
Denizlere açılırdık seninle.Deniz kokan bir şehirde büyümemenin eksliği vardır hep bende.
Bu yüzden hep deniz olur hayallerimde. Bir deniz, bir sen birde ben.
Ah ne güzel olurdu yeni yerler keşfederdik seninle. Okyanuslara açılırdık.
Dibe vurmak bile vazgeçilmez olurdu senle.
Eskiden iki sokak öteye gitmeye korkan ben küçük gitmeler yaşıyorum artık.
Bazen taaa derinlere içime yolculuk ediyorum bazen senli hayallere gidiyorum.
Her gidişimde dua ediyorum bu sefer kal diyecek biri olsun diye.
Bazı şeyleri iyi yapamıyorum ben.
Seni sevdiğimi saklayamıyorum mesela.
Seni anlatan kelimelere can veriyorum hiç korkmadan çekinmeden
Terkedemiyorum sevmeyi mesela.
Arka koltukta unutulmuş gibi kalıyorum sonunda bi başıma
Sevdiklerimden beni bırakanlar oldu ama sevmek beni hiç bırakmadı.
Bazı şeyleri iyi yapamıyorum ben. Mış gibi yapamıyorum mesela
Ağlarken gülüyormuş gibi,mutsuzken mutluymuş gibi ,özlemişken unutmuş gibi yapamıyorum
Mişli geçmiş zamanları yaşayanlar anlamaz beni
Bazı şeyleri iyi yapamıyorum ben...
Söz konusu susmak değil, susmaya zorlanmaktır.
Anlatamamaktır içindekileri, anladıklarından boğulmaktır. Zamanı gelmemiş duygularından ayrılmaktır belki de. Zorlandığım bunun içindir. Yoksa, üstünden gelemediğimden değil.
Dünkü yetmelerin eline düşmem, o yetmelerin içinden geldiğimdedir. Onlara bir şans daha vermek istediğimdendir ve dahi sevdiğimdendir onları. Düşmenin acısını tattığımdandır elimi uzatışım. Belki de düştüğümde bir el arayışımdır zamanında uzanıp ta tutunamadığım.
Karmaşıktır içindeki bulunduğum durum.
Bir anlam verilmemesi, umursanmaması kuvvetli bir ihtimaldir. Bununda ceremesini ilk önce şahsın kendisi üzerine vaciptir. Vacibin terki sıkıntıdır. Yerine getirilmediği müddetçe yarımdır ve gereken yapılmamıştır sonuca ulaşmak için. Ham bir meyve gibidir dalından koparılırsa erken, tadına ulaşılamayıp, bir daha istememek ve tadını hep öyle anımsamaktır.
Her doğruyu her yerde söyleyememek, kaybetmek korkusundandır. Az ile yetine bilme ihtimalini gözlerden geçirmektir. Hatta azdan da muaf olma ihtimalinin akıllara verdiği baskı sonucu pes edebilmektir.
Şimdi benden kimse elimdeki bulguru vermemi istemesin. Eldeki kuş teldeki kuştan iyidir. Aç gözlülüğün lüzumsuzluğunu tekrar tekrar söyletmeyin.
Susmak bile bile boğulmaktır. Ayaklarının yere değdiğinde, boyunu aşan sulara adım atmaktır.
Susmak içine kusmaktır sesini. Kusmaktan nefret ederseniz eğer ben gibi, başkalarının sesinize tahammülü kalmamış ise, halinizin hanesine yaldızlı harflerle bir " vah " yazılır.
Vah lar, vah vah lara, onlarda eyvahlara giden bir yola girerler istiflerini bozmadan.
Eyvah demeden sesimizi duyan olur İnşallah.
Gece geç yatıyorum, çay içmiyorum, nikotini abarttım gırtlağım acıyor.
Ne çabuk büyüdüm. Onsekizimi doldurur doldurmaz yapacağım dediğim bir çok şeyi yapmadım on sekizimi ne de çabuk katladım.
Ne kadarda uykum var ninnilere hasret kalmış, yanağım rüzgara hasret. "Mutluluk mavi çocuk" bahçemizde gömülü. Faili meçhul bir cinayetin kurbanı. Sorsam nasıl öldü diye bilirse insan değilim.
Her şeyi alınmış birinden daha ne alınabilir ki ?
Tek emaneti can değilmidir, onu da verecektir elbet zamanı gelince Allah'a.
Şimdi gitsem, usul usul, sessizce, kimseye bir şey demeden ve kimseye etki etmeden...
Yağmur yağarken siyah ötesi gecelerime….İnceden ,inceye bir sancı çöker tüm hüçrelerime.Yalnızlık bir hançer misalı saplanır yüregime.Yalnızlığıma eşlik eder yağmurun sesi..Hüzünlü bir melodiyi anımsatır,Cama vuran yağmur taneleri…Buğulu cama yazarken sitemkar heceleri,Dudaklarımdan dökülür ,ayrılık nağmeleriYüreğim hiçranla dolar. Boynum bükülür..Gök ağlar,ruhum ağlar,bedenim ağlar yokluğuna….