Bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir.
Yarınlar niyettir.
Kestiğiniz kurban ve dualarınız kabul olsun,
sevdikleriniz hep sizinle olsun..
Kurban Bayramınız mübarek olsun.
Dostluğu, sevgiyi ve geleceği Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız;
birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Kurban Bayramınız ı tebrik eder, mutluluklar dilerim.
Hayat herzaman gülen yüz resmiyle yaşatsın güzelliklerini sizlere.Sevdiklerinizle mutlu ve sağlıklı bir yaşam geçirmeniz dileklerimle hayırlı bayramlar...
Kapılarını kapatmadan önce yüreğimin,
Son defa baktım aralık kalan kıyısından,ömrümün.
Hissediyorum, son demindeyim sensizliğimin,
Ya bir nefes’de sendeyim
Ya bir nefes’de düş/ündeyim
Sen duanla bekle beni,
S/aklımdasın an ve an
Gözlerini uyuyorum her gece,
Düş’lerimde düş’üyorum gözbebeklerinin uçurumlarından,
Düş’tüğüm yer içimin bahçesi,
Bahçemin kuraklığına darılma n’olur,
Dört mevsimim’de kuraklığını yaşıyor,yokluğunun...
Sen yoksan zaman/sız kalıyor her saniyem,
Varlığını hissettiğim her an gözlerimde bir bayram havası,
Yüzümde; Bayram harçlığını almış masum bir çocuk mutluluğu...
Sen geleceksin diye ayıklıyorum hayatımdan bütün sessiz harflerimi;
sensizliğimde cebimde biriktirdiğim sessiz cümlelerimi
sensiz düşlerimden gizli sayıklamalarımı,
hatta geleceksin diye adakta bulunduğum gece uykularımı...
Her seferinde vurulası yüreğimi kandırıyorum...
Ne zaman sessiz çığlıklarımla başlayan bir kelime yazsam,
her cümlemin sonunda seni buluyorum...
Neden konuşmuyorsun diyorlar bana,
sessizliğimin gevezeliğinden zaman kalmıyor ki konuşmaya.
Kalbimle anlaşma yapmış sanki bütün susmalar,
sussam,kalbim kanıyor,
konuşsam, kelimelerim yakıyor...
Şimdi yüreğim , mevsimlerden Gözyaşı iklimini yaşıyor,
Son zamanlarda sağanak var yüreğimde,
geziyorum altında her damlasını içime işleyerek,
Lâl oldu dilim dünyaya.
konuşsam , yağmur yağıyor,
sussam , harf harf göl oluyor yüreğim.
Anladım ki Sana su/suyor ömrüm...
Yaşadığımız birkaç günlük mutluluğu,
yaşayamadığımız sonsuz hayallere susuyorum
ve bekliyorum dönmeni...
Umuda giden yolda yürürken yakalandım umutsuzluğa…
belki buydu beni yıkan,yorgunluğuma
sebep olan..
Hayal kapılarını araladığım anda esen bir rüzgar,
çarptı suratıma o kapıları
ve her şey yarım kaldı..!
Yoluna durmadan devam eden tek şey vardı;
o da gözyaşlarım!
Gülmek mi?Onu çoktan unuttum…
Uzaktan sevmelere,
acı çekmelere,
yorgun ve durgun olmalara alıştığım gibi,
onun yokluğuna da alıştım..
Küçücük yüreğimde yaşadım bunları
.Her zamanki gibi yine yalnızdım…
Yalnızları oynadığım bugünlerde
başımı dayıyacak bir omuz aradım da bulamadım..!
Bu yürek artık zorluklara dayanamıyor.
Acı çekmeler ağır geliyor da sesini çıkaramıyor!!!
[main-arkaplan-muzik]196[/main-arkaplan-muzik]
Bu şehre her yağmur yağdığın da,
Bırakırım kendimi şemsiyesiz,
Sipersiz ıslak sokaklara.
Islatsın isterim her yanımı,
Teslim ederim bedenimi yağmurlara...
Teşekkür ederim bana her isabet eden yağmur tanesine,
Ve hatta rüzgarın salladığı ağaçlardan dökülenlere.
Kızmıyorum yanımdan hışımla geçen,
Arabanın sıçrattığı çamurlu suyuna bile.
Öperim sevişirim dudağım da,yanağım da,
Bekleyip de inen her damlayla...
Yağan her damla sevgin diye,
Dolarken üzerime,
Benim haricimde düşenler,
Sevgimi şarkı diye söyler.
Ama sen bunu göremezsin,
Her yağmur tanesinin bir sevgiyi yüklendiğini.
Sen bilemezsin yağmur da ıslanmanın,
Ne anlama geldiğini.
Bir sevda uğruna, dünyalara değdiğini...
Her sabah kör pişmanlıklar,
Yüzüm de bir tokat gibi patlayarak,
Uyandırır beni derin uykulardan,
Nefessiz,soluksuz kaldığım anlarda,
Biliyorum ki sen geçiyorsun yine aklımdan...
Seni unutursam sanıyorum ki bir daha,
Yağmayacak bu şehre beklediğim yağmur.
Öyle körü körüne dolaşacak işte,
Yağmursuz kara bulutlar başımda.
Git desem gitmezsin,
Gel desem gelemezsin yanıma...
Bilir misin,
Şimdi ben ne haldeyim nerelerdeyim
Aslında ben her zaman ki yerimdeyim.
Senin o aklımı aldığın yerde değil,
Hayallerimin yarı yolda kaldığı yerde hiç değil,
Ben, gözlerimin aşka daldığı her yerdeyim...
Ne kadar kalabalıktım ya da ne kadar kimsesiz. Nüfusu azalmış bir köyün, çekip de gidemeyeniydim belki de. Şarkı söyleyen dudaklarıma göz yaşı değdiğinden beri, cesaretini kaybetmiş kral gibi kelimelerim. Hangi sokağa girsem bir ada yalnızlığı saçlarımda. Kaşı gözü oynayan bütün düşler sanki adımlarımı takip ediyor. Korkularımı, bıraktığım cami avlusundan geri alsam ve yeniden sokak lambalarından uzağa saklansam diyorum. Çok vuruldum kan akmayan hesaplaşmalarda. Sana bunları anlatmak ve gözlerindeki limandan demir alarak en güzel koyları gezmek istiyorum. Çünkü en iyi sen anlarsın, dilsizliğimin içinde kopan fırtınaları. Sustum. Anlatamadım