bel ağrısı nasıl geçer - bel ağrısına çözüm - bel ağrısından kurtulmak - egzersizle bel ağrısının önlenmesiİlk kez bel ağrısı çekenler, genellikle bu tatsız deneyimi bir kez daha yaşamamak için hemen bir çözüm bulmaya niyetlenirler fakat ağrı çok şiddetli değilse genellikle geçen zamanla birlikte hafiflemeye başlar ve 2-3 hafta içinde tamamen kaybolur yada belirgin şekilde azalır.
Nasıl oldu da geçti bu ağrı diye araştırmaz, bir iki kez öne arkaya eğilip doğrularak kendinizi dener ağrı sizi rahatsız etmiyorsa kaldığınız yerden devam edersiniz hayata.
Gelin görün ki güçlü bedeninizin derinlerinde yitip giden her ağrı gerçek bir iyileşmenin yada her şeyin yolunda olduğunun bir işareti değildir.
Belinizin ağrıdığı zamanlarda, mecburen yapmaktan kaçındığınız hareketleri gün geçtikçe yapmaya başlar ve o ağrılı günleri unutmak istersiniz ve unutursunuz nitekim. O günlerde bırakın eğilmeyi derin nefes aldığınızda bile ağrıyan beliniz sanki hiç bir şey olmamış gibi her hareketinize izin verir. Ayrıca belinizin ağrıdığı dönemlerde gerekli tedbirleri almamanın olası sonuçlarından henüz haberdar değilsinizdir.
Derken günün birinde sinema kuyruğunda bilet alma hevesi ile beklerken, yere düşen 5 kuruşunuzu eğilip almak isterken, öne eğilir fakat doğrulamazsınız, birden hangi filme gireceğinizin hiçbir önemi kalmaz, çünkü “bel ağrısı” devam filmleri gibi, yeni sezon gösterimine güçlü bir promosyonla girer.
“Bel ağrısını çeken bilir 2” adlı bu devam filmi, ilk versiyonuna göre daha uzun metrajlıdır genelde, izlemekten sıkılır, filmi hızlı sarsın yada filmi yarıda kessin diye makiniste rüşvet vermeyi bile düşünürsünüz, ama makinist işini sevmektedir film devam eder, bir süre sonra umarsınız ki bu durum uzun soluklu brezilya dizilerine dönüşmesin. Bu muhtemel sonuçtan korunmanın ilk adımı konuyla ilgili "güncel ve bilimsel gerçeklere dayalı" bilgileri edinmek ve bel ağrısı ile ilgili her duyduğunuza inanmamaktır.
Bel ağrısı ile ilgili neler biliyoruz?
Bel ağrısı çağımızda en sık rastlanan problemlerden biridir ve insanların %60’tan fazlası hayatlarının bir döneminde en az bir kez olmak üzere bel ağrısından yakınırlar. Günümüz tıbbı, bel ağrısını sebebine bakmaksızın genel olarak iki şekilde sınıflandırmaktadır:
3 aydan az süren bel ağrıları: Akut Bel Ağrısı –[ani ve kısa süreli] 3 aydan fazla süren bel ağrıları: Kronik Bel Ağrısı –[yavaş gelişen ve uzun süreli] Bel ağrılarının büyük bir kısmı “Sıradan Bel Ağrısı” olarak nitelendirilmektedir. Akut Bel Ağrısı olan hastaların %95’inde bel ağrısı oldukça basit ve sıradan nedenlere dayanmaktadır. Bu tip ağrıları yaşayan kişiler genellikle sağlıklı görünüme sahip olan yetişkin bireylerdir.
Ağrınız kısa süreli ve gelip geçici ise genel olarak, problemin nedeninin fiziksel olduğu düşünülür, muhtemelen vücudunuzu yanlış kullanmak yada farkında olmadığınız bir zorlamanın zaman içinde etkisini arttırması ile bel ağrısı deneyimini yaşamışsınızdır. Bu ağrı genellikle belinizin orta kısmında hissedilir, gelip geçicidir yada yaptığınız hareketlere göre de artıp azalabilir.
Basit yada sıradan bel ağrısı olarak nitelendirebileceğimiz bu sıkıntıya aşağıdaki durumlar sebep olabilir:
-Vücudunuzun fiziki duruşunun/postürünüzün bozukluğu, -Yeterince ve doğru egzersiz yapmamak,
-Uzun süre ayakta durmak yada uzun süre öne eğilmiş olarak kalmak, -Sandalyeniz sizin için uygun değilse ve uzun süre oturmak zorunda olmak, -Yatağınızın omurganıza düzgün bir destek sağlamaması,
-Sizin için “ağır” olan bir yükü taşıma, itme yada çekme gibi bir eylemde bulunmak, -Sizin için “ağır “olan bir yükü yanlış bir pozisyonda taşımak, -Sendeleme yada düşme gibi durumlar ile karşılaşmak.
“Bel ağrısını çeken bilir 2” filminin bu bölümünü izleyen ve bırakın dizileri, devam filmlerini bile görmeye tahammül edemem diyenlerdenseniz, işte yapmanız gerekenler:
• Bir an önce vücudunuzu doğru kullanmanın ne demek olduğu konusunda dersler almak, yaşam stilinizi aldığınız bu dersler doğrultusunda düzenlemek,
• Ergonomik açıdan düzgün bir iş ortamı oluşturmaya çalışmak, ergonomik sandalye almış olmak sağlıklı bir çalışma ortamını garanti etmez, vücudunuzun çalışırken aldığı yanlış pozisyonların farkına varmak ve bunlardan kaçınmanız gerekmektedir.
• Yatağınızı ve dinlenme koltuğunuzu, eğer gerekiyorsa değiştirmek
• Hareketli ve sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturmak, kilonuzu kontrol altında tutmak
• Sizin ayağınıza uygun, doğru bir ayakkabı seçimi yapmak
• Pek çok spor merkezinde rutin olarak size önerilen mekik çekmek, geriye doğru kalkma yada bacaklarınızı kaldırıp havada tutmak gibi size “zarar verecek” egzersizler, yerine “doğru egzersiz” biçimleri ile bel bölgenizin stabilitesini (sağlamlığını ve dengesini)
arttırmak.
Bugünkü yazımızın temel konusuna geçmeden önce,
Beli ağrıyan kişiler için bilinçsizce önerilen pek çok egzersizin ve özellikle spor
salonlarında yapılan hareketlerin yarardan çok zarar getirdiğini belirtmek gerekmektedir.
İnternet ortamında kolayca bulunabilen ve elden ele gezinen pek çok egzersiz broşüründe
herkes için uygun olduğu iddiası ile yer verilen egzersizler bilimsel veriler ışığında
geçerliliğini yitirmiş durumdadır.
Bu egzersizler soruna çözüm olacak seçenekler sunmak yerine 1980’lerden kalma tahmini
öngörülere dayanan bilgileri sunma noktasındadırlar. Özellikle bel ağrısı olan herkes için
büyük bir rahatlıkla önerilmekte olan bu egzersizlerin işe yarayıp yaramadığının halen bir
tartışma konusu olduğunu ifade etmekte yarar vardır.
Her insan farklı vücut özelliklerine sahiptir, kimimiz daha esnek, kimimiz daha gergindir,
kimimiz daha uzun boylu,kimimiz daha kısa boyludur,kimimiz daha kilolu, kimimiz daha
zayıftır bu örnekleri çeşitlendirmek mümkündür ve sadece bu farklılıklar bile herkes için
aynı egzersizleri önermenin yanlışlığını açıklamaya yetmektedir.
Sağlık problemi olan kişiler için egzersiz programı çizmek bir uzmanlık işidir ve o kişinin
detaylı şekilde değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.
Yapılan bu tespitlerin ışığında, bu yeni egzersiz sistemini tanıtmak ve neden herkes için
uygulanabilir olduğunu izah etmek daha kolay ve anlaşılır olacaktır.
Bu yeni yöntemin yazının başlığında “en iyi” olarak adlandırılmasının üç temel nedeni
vardır:
• Başlangıç aşamasında eklem hareketi açığa çıkmadığından ağrılı durumlarda bile uygulanabilecek derecede güvenlidir.
• Başlangıçtan itibaren, her aşama bir önceki aşamada kazanılan bir kontrol stratejisinin üzerine inşa edilmektedir.
• Fonksiyonel rehabilitasyon prensiplerine göre dizayn edilmiş ve günlük yaşam koşulları içinde uygulanabilecek bir egzersiz sistemidir.
• Bilimsel veriler ışığında tasarlanmış ve yararlılığı kanıtlanmıştır.
İngilizce’de “Lumbar Stabilization Training” olarak adlandırılan bu yöntemin dilimize
uyarlanmış ifadesi “Lumbal Stabilizasyon Eğitimi” olacaktır.
Tanım içerisinde yer alan kelime anlamları şöyledir:
Lumbal > Bel bölgesi
Stabilizasyon > Sağlamlık, Denge
Eğitim > Bilinmeyen ya da unutulmuş bir hareket becerisini kazandırma
Sonuç olarak;
Lumbal Stabilizasyon Eğitimi: Bel bölgesine sağlamlık ve denge kazandırma eğitimi olarak
ifade edilebilmektedir.
Henüz ülkemizde çok bilinmeyen bu yöntem bilimsel veriler ışığında tasarlanmış ve
yararlığı kanıtlanmış bir yöntem olarak ön plana çıkmaktadır.
Bu egzersiz sistemi “bel ağrısı olan ya da bel ağrısından korunmak isteyen herkesin”
yapabileceği egzersizleri ve bir metodolojiyi içermektedir.
Lumbal Stabilizasyon Eğitimi, özetle bel bölgesindeki kas gruplarını ve vücudumuzu doğru
şekilde kullanmayı öğretmeyi hedeflemektedir.
Bu sistemin nasıl işlediğini bir örnekle anlatmak çok daha kolay olacaktır. Siz yerdeki bir cismi görüp almaya niyetlendiğiniz anda vücudunuzda yer alan derin kas grupları, siz öne eğildiğinizde düşmemeniz ve ayaklarınızın üzerinde sağlam durabilmeniz için siz farkında olmasanız da kasılarak sizi stabilize ederler diğer bir deyişle sizi sağlam şekilde dengede tutarlar.
Bir başka deyişle omurgamız derin ve yüzeydeki kasların çalışması ile oluşan ve bir korse gibi görev yapan iki katman ile sarmalanmıştır.
Derin kaslardan oluşan “iç korse” ve yüzeydeki kaslardan oluşan “dış korse” beraberce ve ahenk içinde çalıştığında omurgamız sağlıklı olarak işlev görmektedir.