sinir sistemine balın etkisi - balın sağlığa yararları - balın kansere etkisi - balın özellikleriDİŞ VE DERİ HASTALIKLARINI ÖNLEYİCİ ETKİSİ
Yapılan çalışmalarda balın, özellikle periodontal hastalıklara, ağız ülserlerine ve diğer birçok ağız problemlerine iyi geldiği tespit edilmiştir. Bal, diş çürümesini önlemektedir.
Bacaklarda mikrobiyal enfeksiyon sonucu meydana gelen ülserlere karşı balın etkili olduğunu tespit edilmiştir. Etki mekanizmasının, balın, bakterilerin ortamda üreme ve gelişmesini engellemesi ile gerçekleştirdiği bildirmiştir.
SİNİR SİSTEMİNE ETKİSİ
Balın, sinir sistemi üzerine en büyük etkisi, sedatif ve antidepresan özelliğinden kaynaklanmaktadır. Araştırmalar sonucunda, balın; agresifliğe, depresyona, baş ağrısına, uyku problemlerine iyi geldiği, insanı sakinleştirdiği tespit edilmiştir.
KANSER VE TÜMÖR HÜCRELERİNE ETKİSİ
Balın yapısında bulunan 5-floracil ve siklofosfamid'in, laboratuvar farelerinin beyin tümör hücrelerine antimetastazik etkisi saptanmıştır. Bir çalışmada, kekik balının, maymun böbrek hücrelerinden izole edilen Rubella virus üzerine etkisi ve gelişme gösteren tümörler üzerine topikal olarak uygulandığında, tümörün gelişmesini yavaşlattığı tespit edilmiştir.
Ayrıca balın, sahip olduğu antimutajenik etki sayesinde, Trp-p-1 karsinojenik hücrelerin gelişmesine engel olup, yavaşlattığı bildirilmiştir. Yapılan bir diğer çalışmada, balın, hazırlanan % 6-122'lik solüsyonlar halinde, hastalıklı doku içerisine veya oral olarak uygulanmasının, idrar kesesi kanserine karşı olumlu etkileri; özellikle T-24, MBT-2, RT- 4, 253-J tümör hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı bildirilmiştir.
BAL: YARALARDA İYİLEŞTİRİCİ
Bal, genel olarak yaralarda iltihabın hızlı bir şekilde iyileşmesini sağlıyor. Her bal, şeker içeriğinden dolayı, yaralardaki iltihabı yok etme yetisine sahiptir.
Balın içindeki hidrojen peroksit üreten enzim, ısı ve ışığa maruz kalınca yok olduğu için, pastörize edilmemiş bal kullanılmalıdır. Ve ışık almayan, serin bir yerde saklanmalıdır. Eğer bal, sıvılaştırılmak amacı ile ısıtılmak isteniyorsa, 37 °C den daha fazla ısıtılmamalıdır.
Enfeksiyonlu yaralarda balın koku giderici özelliğinden yararlanılmaktadır. Yapılan laboratuvar araştırmaları, balın, Escherichia coli, Staphylococcus aureus ve Salmonella enterica, Ser. typhimurium gibi yaralarda bulunan bakterilere karşı etkili olduğunu göstermiştir.
Bal, ödem ve ağrıyı azaltarak, kılcal damarlar boyunca dolaşımı hızlandırır, böylelikle oksijenlenme de artar.
YANIKLARDA BAL: İYİLEŞTİRİCİ VE ESTETİK ETKİYE SAHİP
Yanıklarda ve enfeksiyonlu yaralarda bal kullanılması, yaraların temiz ve steril hale gelmesini sağlayarak; yaraların daha çabuk kapanmasına ve iz kalmamasına sebep olmaktadır.
Yaralara, bal uygulayarak tedavi edildiğinde, ölü hücreler kolayca yaradan ayrılmaktadır. Ayrıca yanıklarda oluşan ve kuru olmayan kabuklara da, bal sürülebilmektedir.
Sonuç olarak balın, doku oluşmasını hızlandırdığı, yara ve yanık izlerini şaşırtıcı biçimde iyileştirip; ortadan kaldırdığı uygulamalarda gözlenmiştir. Yanıklara belli bir süre bal sürüp üzeri kapatıldığında; hızlı ve yarayı kapatıcı etki yaptığı bilinmektedir. Önemli yanıklarda, yarayı kapatıcı, estetik, güzelleştirici etki yapmaktadır.
Yara tedavisinde, balın etkinliğiyle ilgili detaylı birçok çalışma yapılmıştır.
Balla tedavi edilen bacak ülserlerinin, yanık yaraları ve enfekte yaraların daha kısa sürede iyileştiği belirlenmiştir.
Bal emdirilmiş gaz bezi uygulanan yaraların, poliüretan film uygulanarak yapılan tedaviden daha erken iyileştiği ve yaralardaki enfeksiyonun çok daha az olduğu tespit edilmiştir.
Bal sağaltımı uygulaması gün aşırı düzenli olarak pansumanlar yapılarak devam edilmiş.Yaralar, tamamen iyileşinceye veya enfeksiyon ortadan kalkıncaya işleme devam edilmiştir.
Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, tüm vakalarda kolaylıkla bulunabilen bir materyal olan balın, yara
sağaltımında, alternatif bir materyal olarak kullanılabileceği gözlenmiştir.
Bilim adamları, antibiyotik özelliği olan maddenin ne olduğunu ve arıdan mı yoksa nektardan mı bala geçtiğini henüz bilmediklerini ifade ettiler.
Bal yara üzerinde durdukça salgıladığı enzimlerlede yaranın iyileşmesini sağlamaktadır. Bunun için mutlaka hakiki balın kullanılması gerekmektedir.
Balın, hastane enfeksiyonları ve antibiyotiklere karşı dirençli bakteriler üzerinde de etkili olduğu görülmnüştür. Ancak, hem ağızdan bal almak hem de yaranın üzerine sürülmesi iyileşmeyi dahada kolaylaştıracaktır.
Balın içindeki mineraller, vitaminler, glikoz ve bileşenlerin, yeni hücre oluşumunu desteklediği kaydediyor.
Antibiyotik ve pahalı pansumanlarla karşılaştırıldığında, iyileşme süresini kısaltarak tedavi maliyetini düşürmesi kolay ve ağrısız uygulanır olması, balın yara tedavisinda ilk seçenek olmasını sağlamaktadır. Sonuç olarak, bütün toplumlarda, bal,kolay bulunabilir bir besin maddesi olması sebebiyle, tercihe şayandır.
BAL: SAĞLIKLI BESLENME VE ENERJİ KAYNAĞI
Baldaki şekerler, diğer şekerler gibi değildir. Bal şekeri, doğrudan organ ve sistemler içerisine girerek, hazır enerji olarak kullanılırlar. Aşırı alındıklarında dahi, tamamı yakıldığından; sakarozda olduğu gibi böbrekler üzerinde olumsuz etkileri olmaz.
Bal, bir doğal enerji kaynağıdır. Bu nedenle 1 yaşından büyük bebekler, yaşlılar, sporcular, hasta ve düşkünlerle birlikte normal sağlıklı insanlar tarafından da severek tüketilmektedir. Bal, iştah artırmakta, enerji sağlamakta ve hastalıklara direnç kazandırmaktadır.
Bal, sindirim olayının gerçeklesmesinde dogrudan etkili olup diger besinlerden daha iyi emilime sahiptir.
Bu nedenledir ki; gelisme bozukluklarında, hastalık ve nekahat dönemlerinde alınması oldukça yararlı olacaktır. Anne ve inek sütünde yetersiz olan demirin, bal yenmesi ile vücut için gerekli olan ihtiyacı karsılanabilmektedir. Ayrıca bal, insanların günlük gereksinimleri olan C vitaminini yeterince içermektedir.
Ayrıca, balın sporcuların kan şekerini düzenleyici etkiye sahip tek besin kaynağı olduğu kanıtlanmıştır.
Besin değeri bakımından bir yemek kaşığı bal, iki tavuk yumurtasına eşdeğerdir. Balın 100 gramında 304 kalori bulunmaktadır.