Taş Hastalığı Nasil Olusur - Taş Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir - Taş Hastalığı Hangi Sıklıkta Görülür
Taş Hastaligi Nedir?
Üriner sistem tas hastaligi, idrar yollarinin (böbrek, üreter, mesane, üretra) herhangi bir yerinde tasin mevcut olmasidir. Tedavi edilmedigi takdirde böbrek fonksiyonlarinin kaybina yol açabilir.
Taş Hastaligi Hangi Siklikta Görülür?
Çocukluk çaginda tas hastaligi yüksek tekrarlama oranlari ve önemli derecede metabolik problemlere bagli olmasi nedeniyle eriskin döneminden farkliliklar göstermektedir. Çocukluk çagindaki tas hastaliginin sikligi ülkeler arasinda farkliliklar göstermektedir. Gelismis ülkelerde tüm tas hastalarinin %1-5’ini çocuklar olusturmaktadir. Ülkemiz ise çocuklarda tas hastaliginin yaygin olarak gözlendigi bölgelerden biridir. Ülkemizde yapilan çalismalardan birinde Ankara bölgesinde çocuklarda tas hastaligi insidansi %0,8 olarak bildirilmistirYine ülkemizden yapilan baska bir arastirmada tas hastalarinin %17’sini çocuklarin olusturdugu saptanmistir. Bu gerçekler göz önünde bulunduruldugunda çocukluk çagi tas hastaliginin ülkemiz için önemli bir sorun oldugu görülmektedir.
Taş Hastaligi Nasil Olusur?
Tas olusumu çesitli karmasik fiziksel olaylarin sonucudur. Çocuklarda tas hastaligi olusumu için belli basli 5 temel sebep vardir. Bunlar:
1. Metabolizmadaki degisiklikler
• Idrarda çözünmüs halde bulunan maddelerin yogun miktarlara ulasmasi,
• Kristalizasyonu engelleyecek maddelerin idrarda miktarlarinin azalmasi,
• Idrarin pH’si (asitligi)
2. Idrar yolu enfeksiyonlari
3. Anatomik bozukluklar
4. Diyet ve sivi alimindaki dengesizlikler
5. Ilaçlar
Üriner sistemde tas olusumunu tetikleyen ve engelleyen faktörler arasindaki denge bozuldugu zaman tas olusumu gerçeklesebilir. Tas olusumundaki ilk basamak satürasyon (doyma) safhasidir. Çözücü (idrar) içerisine tuz eklendigi zaman belli bir konsantrasyondan sonra (doygunluk noktasi) daha fazla çözünme olmaz ve bu noktadan sonra kristalizasyon baslar. Kristalizasyonun baslangiç basamagina nükleasyon (çekirdek olusumu) denir. Olusan bu nükleat (çekirdek) üstünde kristalizasyonun gerçeklesmesiyle büyümeye devam eder ve kristal birikimleri tas olusumuna sebep olur. Görülecegi gibi tasi olusturan yapilar idrarda asiri doymus hale geçince tas olusum süreci baslamis olmaktadir. Anormal üriner sistem yapisina bagli olarak idrar akiminin bozulmasi tas olusumuna sebep olan maddelerin konsantrasyonunun artmasina sebep olabilir. Idrarda asiri doygun hale geldiklerinde kalsiyum, okzalat, ürik asit ve sistin molekülleri tas olusumuna sebep olabilir. Kristalizasyon engelleyicilerinin idrardaki miktarinin (sitrat, magnezyum, pirofosfat, makromoleküller ve glikozaminoglikanlar) azalmasi bazen tas olusumunda rol oynayan tek faktör olabilir. Bunun yaninda idrar pH’sinin da tas olusumu üzerinde etkisi vardir.
Taşlarin İçeriğinde Neler Vardir?
Taslarin çok önemli bir kismi kalsiyum içermekle beraber asagidaki maddeler tek basina yada birlikte yer alabilir.
• Kalsiyum
• Ürik asit
• Sistin
• Magnezyum amonyum fosfat
• Okzalat
• Fosfat
Üriner Sistem Taşlari Nasil Bulgu Verir?
Bulgular yasa baglidir. Büyük çocuklarda yan agrisi ve idrarda kanama *** görülürken daha küçük çocuklarda huzursuzluk veya kusma gibi tas hastaligina özgül olmayan bulgular görülür.
Basvuru sekilleri çok çesitli olabilir:
• Sirtta baslayan, asagiya, karnin alt kisminda ve kasiga dogru yayilan siddetli agri
• Agrili veya agrisiz idrarda gözle görülür kanama çocuklarda daha az görülür. Mikroskopik düzeyde idrarda kan hücresi görülmesi tek belirti olabilir ve çocuklarda daha *** görülebilir. Birer hafta arayla 3 kere bakilan idrar tahlilinde her büyütme alaninda 5 veya daha fazla kan hücresi görülmesi tas açisindan arastirmayi gerekli kilmaktadir.
• Tasin tesadüfen tespit edilmesine sebep olan, radyolojik görüntüleme yapilmasini gerektiren enfeksiyon
• Baska bir nedenle yapilan radyolojik görüntüleme esnasinda tespit edilen herhangi bir sikayete sebep olmayan taslar
Taş Hastaligina Nasil Tani Konur Ve Degerlendirmede Neler Yapilir?
Çocuk tas hastasinin degerlendirilmesinde hikaye, fizik muayeneyi takiben görüntüleme yöntemleri ile tas varligi ve miktari belirlenir. Görüntüleme yöntemi olarak ultrasonografi ilk seçilecek tetkik olmalidir (Sekil 9.1). Böbrek taslarinin tespitinde renal ultrasonografi çok etkilidir. Radyoopak taslarin çogu basit direkt karin grafisi ile tespit edilebilir (Sekil 9.2). Ancak, taslarin %10’unun direkt karin grafisi ile görülemeyebilecegi akilda tutulmalidir. Herhangi bir tas tespit edilememesine ragmen semptomlar devam ederse spiral bilgisayarli tomografi çekilmelidir (Sekil 9.3). Üriner sistem tas hastaliginda en duyarli test kontrastsiz (damardan ilaç verilmeden) spiral bilgisayarli tomografidir. Intravenöz pyelografi nadiren kullanilmaktadir (Sekil 9.4). Ancak, cerrahi girisim planlanan olgularin öncesinde böbrek anatomisinin ortaya konmasi için gerekebilir.
Taş olusumuna sebep olan faktörlerin sikligi ve yüksek tekrarlama hizi nedeniyle tas hastaligi olan her çocukta metabolik degerlendirme yapilmalidir. Metabolik degerlendirme asagidaki sekilde yapilir:
• Metabolik problemler açisindan aile ve hasta geçmisinin incelenmesi
• Eger elde edilebilmisse tas içeriginin analizi
• Idrar tahlili ve kültürü yapilarak idrarin asitligi, yogunlugu yaninda, kan veya iltihabi hücre ve enfeksiyon varligi arastirilmasi
• 24 saat boyunca toplanan idrar hacmi ve 24 saatlik idrarda kalsiyum, fosfor, magnezyum, okzalat, ürik asit, sitrat, sistin, protein ve kreatinin klerensi ölçümleri.
• Tam kan sayimi, serum elektrolitleri (sodium, potasyum, klor), üre, kreatinin, kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz, ürik asit, total protein, albumin, paratiroid hormonu (kan kalsiyum seviyelerinin yüksek oldugu durumlarda)
• Sistin atilimini degerlendirmek için idrarda sodyum nitroprusid testi
Taş Hastaligi Nasil tedavi edilir?
• Medikal (Ilaçla) Tedaviler:
Çocuk tas hastalarinin en az %70’inde metabolik bir problem mevcuttur ve bu metabolik problemlerin önemli bir kismini hiperkalsiüri (idrarda kalsiyum fazlaligi) ve hipositratüri (idrarda sitrat azligi) olusturmaktadir. Bu yüzden çocukluk çagi tas hastaliginda metabolik degerlendirme ve sebebe yönelik medikal tedavi çok önem kazanmaktadir. Metabolik bozuklugu saptanmis çocuklarda tedavi uygulanmadigi takdirde tekrar tas olusumu %70’e ulasmaktadir. Bu konudaki çalismalar, medikal tedavinin yeni tas olusumunu ve tekrarlari azaltabildigini hatta bazi tas türlerinde mevcut tasi yok edebildigini göstermektedir.
Tespit edilen metabolik probleme göre degisik ilaçlar kullanilmaktadir. Bunlarin baslicalari potasyum sitrat, hidroklorotiazid, allopurinol, D-Penisilamin, alfa-merkaptopropiyonilglisin’dir. Tüm bu ilaçlarin tedavi etkileri yaninda belli oranlarda görülen yan etkileri de mevcuttur. Bu yüzden bu ilaçlarin siki bir doktor kontrolünde kullanilmasi ve düzenli araliklarla kontrollerin yapilmasi önemlidir.
Ilaçlarla tedavinin yaninda dikkat edilmesi gereken diger noktalar ise çocuklarin yeterli sivi aliminin saglanmasi, günlük ihtiyacin üstünde tuz tüketilmemesi, potasyumdan zengin besin tüketilmesi, yanlis bir inanis olan kalsiyum kisitlamasinin yapilmasinin önlenmesidir. Özellikle diyetsel kisitlamalar yapmaya çalismak, gelisen ve büyüyen bir organizmada problemlere yol açabileceginden böyle bir çabadan uzak durmak en iyisi olacaktir. Diyet ile alinan besinlerinin kisitlanmasinin zorunlu oldugu çok nadir durumlarda ise bu uygulamanin doktor gözetiminde yapilmasi ve mümkünse kisa süreli olmasi gereklidir.
• ESWL (Extracorporeal Shock-Wave Lithotripsy: Vücut Disi Sok Dalgalariyla Taş Kirma)
Bir cihaz tarafindan olusturulan sok dalgalarinin tas üzerine odaklanmasi ile gerçeklestirilen kirma islemidir. Küçük çocuklarda anestezi altinda, büyük çocuklarda uyusturma yöntemiyle yapilabilmektedir. Çocuk ayni gün evine gidebilir. Islemin basarisi tasin sayisi, boyutu, yerlesimi, içerigi ve üriner sistemin yapisina baglidir. Islemin böbrekte kalici bir zarar verdigini gösteren bir bilgi yoktur. Açik veya kapali ek bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan olgularin büyük kisminda tassizlik saglanabilmektedir. Ancak, islem sonrasi bazi sikintilar yasanabilir.
Bunlar
• Ciltte kizarik veya morarma
• Kirilan parçalarin düsmesi sirasinda agri
• Idrarda kanama
• Kirilmis parçalarin idrar yollarini tikamasi
• Ateslenme olarak sayilabilir.
Ancak, bu sikintilarin hepsi geçicidir. ESWL, tekrarlanabilen bir islemdir ve basarisiz oldugu durumlarda yapilacak ek müdahalelere engel olacak bir duruma sebebiyet vermez.
ESWL islemi asagidaki durumlarda tercih edilmemelidir:
• Tasin asagisinda tikaniklik varsa
• Pihtilasma problemi
• Aktif idrar yolu enfeksiyonu
• Cerrahi Tedaviler:
Teknolojideki gelismelere paralel olarak tas hastaliginin tedavisi için açik cerrahiye çok az ihtiyaç duyulmaktadir. Taslarin çok önemli bir kismi basta ESWL olmak üzere endoskopik (kapali cerrahi yöntemlerle) tekniklerle tedavi edilebilmektedir. Tedavi sekline karar verirken sayi, boyut, yerlesim, tas içerigi ve üriner sistemin yapisi gibi faktörler önemli etkenlerdir.
• URS (Üreterorenoskopi):
Dis idrar yolundan (üretra) ince endoskopik bir aletle mesaneye girilmesi ve oradan üst idrar yoluna ulasilarak üreter ve/veya böbrekte tasin kirilarak alinmasi islemidir. Kapali bir yöntemdir ve hastanin herhangi bir yara izi olmaz. Basari orani çok yüksek olup tasin içeriginden etkilenmez. Islemin süresi ve yapilan müdahaleye bagli olarak üretere bir stent (idrar akisini saglayan çok ince, boru yapisinda bir malzeme) yerlestirilebilir. Hasta bir gün sonra günlük yasantisina dönebilir. Çok avantajlari olan bu islemden sonra idrarda kanama, enfeksiyona bagli ateslenme, karin agrisi olabilir. Bu sikintilarin hepsi kalici bir probleme sebep olmadan halledilebilir. Günümüzde daha ince ve kivrilabilir aletlerin mümkün olmasiyla daha az travmatik hale gelmistir ve böbrek taslarinin da bu yöntemle tedavisi yapilabilir olmustur.
• PNL (Perkütan Nefrolitotomi):
Böbrege ciltten yerlestirilen yaklasik 1 cm.lik bir kilif içerisinden taslarin kirilarak çikarilmasi islemidir. Hasta ameliyattan sonra 3-4 gün içerisinde evine dönebilir. Hastanin büyük bir yarasinin olmamasi, iyilesmesinin çok hizli olmasi avantajlaridir. Ancak, gerçek bir böbrek ameliyatidir ve ameliyat sonrasi kanama, ateslenme olabilir. Bu sikintilar hastayi tehlikeye atmayacak sekilde tedavi edilebilir.
Üreterorenoskopi ve perkütan nefrolitotomi islemleri genel anestezi altinda yapilmaktadir ve aktif enfeksiyonu olan, düzeltilmemis kanama bozuklugu olan hastalarda uygulanmamalidir.
• Laparoskopi:
Açik ameliyatlarla yapilabilen neredeyse tüm ameliyatlar laparoskopi yöntemiyle de yapilabilmektedir. Laparoskopik yöntemde, karin içi gazla sisirildikten sonra özel aletler yardimiyla fiberoptik görüntü altinda ameliyatlar gerçeklestirilmektedir. Hasta ameliyat yaralari çok ufak olmakta ve iyilesme çok hizli gerçeklesmektedir. Eriskin ve çocuk hastalarda laparoskopik yöntemle bir çok ameliyat basariyla gerçeklestirilmektedir. Böbrek taslarinin ve büyük üreter taslarinin cerrahi tedavisi için de kullanilmaya baslanmistir. Ancak, yukarida sayilan yöntemler ile karsilastirildiginda halen gelismekte olan bir yöntemdir.
• Açik Cerrahi:
Yukaridaki basliklar altinda da belirtildigi gibi çocuk tas hastalarinin büyük çogunlugu ESWL veya endoskopik yöntemlerle tedavi edilebilir. Ancak, halen bazi özel durumlarda açik cerrahi sart olmaktadir. Büyük tasi olan çok küçük çocuklar veya cerrahi düzeltme gerektiren dogumsal tikanikligi olan sistemlerdeki taslar açik cerrahi için iyi adaylardir. Endoskopik islemler için gerekli ameliyat pozisyonunu alamayacak ortopedik bozuklugu olan hastalarda da açik cerrahi gerekecektir.
Tas Olusumunda Rol Alan Maddeler Hangi Besinlerde Bulunmaktadir?
Asagida sayilan besinlerde tas olusumunda rol alan engelleyici veya kolaylastirici maddeler bulunmaktadir. Ancak, listeden de görülebilecegi gibi bu besinlerin önemli bir kismi çocuklarin gelisiminde olmazsa olmaz ihtiyaçlaridir. Yukarida da bahsedildigi üzere diyetsel kisitlamalara gitmek çocuklarda önerilmemektedir. Ihtiyaç halinde doktorunuz çocugunuz için gerekli diyet düzenlemelerini yapacaktir.
• Okzalat: Ispanak, soyali ürünler, pancar, badem, yerfistigi, bamya, tatli patates, kakao, çikolata, kahve, çay
• Pürinden zengin besinler: Kirmizi et, konserve balik, sakatat, kelle, havyar, midye, et suyu, mayalanmis ürünler
• Hayvansal Protein: Et, tavuk, balik, yumurta
• Bitkisel protein (önerilen): Kahverengi pirinç, findik, ceviz, tahillar, baklagiller, bugday
• Kalsiyum: Süt (5/4 bardak süt= 1200 mg), peynir, yogurt
• Tuz: Islenmis et ürünleri, fast-food ürünleri, tuzlu baharatlar ve soslar, hazir çorbalar
• Potasyum (önerilen): Findik, ceviz, sebzelerin hepsi, avakado, ayçiçegi tohumu
• Sitrat (önerilen): Portakal, limon
• Metionin: Süt, balik, yumurta, peynir
• Vit C: Narenciye, çilek ve benzeri meyveler, kirmizi biber, yesil sebze
Dr. Hasan Serkan Dogan