Ceza Olarak Ellerimizle Yaptiklarimiz (Kar©glanin 14.07.2015 Vaazi)

Son güncelleme: 16.07.2015 20:51


  • noimage

    Ceza Olarak Ellerimizle Yaptiklarimiz ve Allah Kalplerdekini Bilir

    noimage

    (Kar©glanin 14.07.2015 Vaazi)

    12 Şevval 2015 Salı

    noimage


    noimage

    وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْاْ إِلَى مَا أَنزَلَ اللّهُ وَإِلَى الرَّسُولِ رَأَيْتَ الْمُنَافِقِينَ يَصُدُّونَ عَنكَ صُدُودًا

    فَكَيْفَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ
    أَيْدِيهِمْ ثُمَّ جَآؤُوكَ يَحْلِفُونَ بِاللّهِ إِنْ أَرَدْنَا إِلاَّ
    إِحْسَانًا وَتَوْفِيقًا

    أُولَئِكَ الَّذِينَ يَعْلَمُ اللّهُ مَا فِي قُلُوبِهِمْ
    فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَعِظْهُمْ وَقُل لَّهُمْ فِي أَنفُسِهِمْ قَوْلاً
    بَلِيغًا

    Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 61 - 62 - 63

    Euzubillahimineşşeytanirracim
    Bismillahirrahmenirrahim

    Ve izâ kîle lehum teâlev ilâ mâ enzelallâhu ve ilâr resûli raeytel munâfıkîne yesuddûne anke sudûdâ.

    Ve keyfe izâ esâbethum musîbetun bimâ kaddemet eydîhim summe câûke yahlıfûne billâhi in eradnâ illâ ihsânen ve tevfîkâ.

    Ulâikellezîne ya’lemullâhu mâ fî kulûbihim fe a’rıd anhum vaızhum ve kul lehum fî enfusihim kavlen belîgâ

    Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 61 - 62 - 63

    Meali:

    Euzubillahimineşşeytanirracim
    Bismillahirrahmenirrahim

    Onlara: 'Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin' dendiği zaman, münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.

    Başlarına kendi işlediklerinden ötürü bir musibet çattığında
    sana gelip: 'Biz, iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey
    istemedik' diye de nasıl Allah'a yemin ederler?

    İşte bunlarin kalblerinde olanı Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle.

    Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 61 - 62 - 63

    ---OOo---

    Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala elihi Vesahbihi ve Selleme ,

    Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Enbiya i vel Murselun,

    Allahümme Salli Ala Seyyidina Cebrail, Mikail, israfil ve Azrail,

    Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Melaiketul Mukarrebun.

    Velhamdülillahi Rabbel Alemin

    Yolculugumuza başliyoruz :

    Ve Ben bizzat Raşid, Karoglan Hoca sizin o kadir gecesi
    dediginiz gece, öyle ahim şahim bir ibadet yapamadim. hatta daha onun
    olma ihtimali oldugu gece birkac bilerek günah işledim.

    ve düşünün: Allah muhafaza bir deprem olacak, ve sen o gün
    deprem olmadan bir işin cikdi, ve seni bakkala yolladilar. yahut falan
    yere yolladilar, yahut o şehirden başka şehire seyahat etdin. ve birde
    duydun, sen dönesiye deprem olmuş, ev ve apartman yikilimiş, kurtulan
    yok , ve senin o evden cikmiş olman, seni kurtardi. ve yine düşünün
    kafir deccal bir gece yani mesalá kadir gecesi cok taat edenleri tesbit
    edip onlari teker teker öldürcek veya ışıd olup camiyi tarayip
    katledecek, ve ve sen o gece camiye gitmedin yani teravihe gitmedin, ve
    sonrada birde kötülerin safina girdin ve günahkarlarla birlikte oldun,
    ve o kafir deccal martrix sisteminde bakti ki senin rengin müminlerin
    renginde degil, sarişinlar esmerlerden degilsin sen, sen başka renk
    almişsin, ve seni tesbit edemedi ve sonra, sen listede olmadigin icin, o
    öldrülcekler listesinden kurtuldun, ve böylece daha sonra, o günahindan
    tövbe edip, bu sefer kafirin bakmadigi diger zamanda iyilerden
    müminlerden oldun. ve böylece kamuflaj olup kurtulanlardan oldun.
    nitekim peygamberimizden ögretmen isteyenlere yetişmiş eleman olarak, 70
    bilgili ashabi ögretmen olarak gönderen muhammedin ashabina, tuzak
    kurdular, ve onlari yolda kircdilar, ve böyle olunca aniden 70 tane
    yetişmiş eleman, birden yok oldu, ve geride tam yetişmiş eleman da yok
    ise durum ne olur? bir insan öyle bir haftda iki haftada yetişmez, ve
    nitekim osmanlinin son vaktinde, Türkiyemizi kurtarmak icin yetişmiş
    elemanlar hep cepheye gitmiş, ve şeyh ve evliya derecesindekiler,
    cephede şehit olmuş. ve kala kala onlarin talebesi olan, cepheye gitcek
    kadar yetişmiş ve erişkin yaşda olmayan cömez cocuk sofiler kalmiş ve
    böylece, bu dini mübinin ahkamini, ve tarikat ve yollarin adabini, seyri
    sülükünü tamam etmiş olanlar şehit olunca, daha yari yoldakiler kalmiş
    ve böylece o yolun daha sonu nasil oluyor bilmeyenler, artik şeyh
    durumuna düşmüş ve öne gecmişler, ve böylece evliya olmayan sahte
    ermişler türemiş, ve sahte dergahlar, sahte tekkeler, ve sahte müridler
    türemiş. aslinda dogru olan tohumun irisi ve arisi durusu olanlarindan,
    ve hayvanlarin semiz ve iri diri saglikli olanlarindan damizlik ayirmak
    gerekmezmiydi? amma vatani kurtarmak o kadar mühim hala gelmişki, onlar
    canlarini feda etmişler, ve böylece din cahillerin elinde kalmiş.

    gavur dedigin adamlar dünyanin gidişatina bakdilar, ve Norvecde
    buzlarin altina bir depo yaptilar, ve her ari diri tohumdan oraya
    sakladilar, herhangi bir durumda nuhun gemisinden alip gelir gibi, ordan
    tohumlarimizi kurtarmak gayeleri. Bizim ahmaklar daha kari kiz
    derdinde, gelin kaynana kavagasinda, iki kari dört kari derdinde, ve
    yine köpege degmek abdest bozarmi, müzik harammi gibi ayrintilarda
    bogulmuiuş, cahil müslümanlar, dünya nereye gidiyor bizim müslümanin
    diyenler nereye gidiyor. Nuhun gemisi kissasi bunun bize yapilmasini
    ögreten büyük bir örnek, nuhdan biz müslümanlar heder alip, tohumlari
    hayvanlari bitkileri ve insanlarin bazilarini saklayacakken koruyacakken
    , gitdi gavur dedigin, kafir dediklerin yapti bunu. Yarin yakub
    ogullarinin, firavundan bugday istemeye gitdigi gibi tohumlar
    bittiginde, gavur dediklerinden tohum istemeye gidersiniz artik.

    hal böyle olunca herkes bir kefeye ben diger kefeye gecmek
    niyetiyle yine herkes kadir ramazan abdest namaz derken, ben günah
    işleyip günahkarlarin safina gecdimki, matrixde izimi kaybettiren diye.

    ve vatan kurtarmak ve vatan beklemek ne kadar kutlsal olsada,
    ümmetin bekasini saglamk icin bilgili kimselerin, korunup muhafazasi
    ondan da daha mühimdir. ve kudret kaleminin cizirtilarindan bahseder
    muhammed, taa mirac etdiginde, kudret kalemi nedir, insanin en son
    kazandigi biligiler, insanin erkek olaninin husyesinde ki menideki
    spermanin, icine bilgi küpü (DNA zinciri) olrak kopyelenir ve yazilir.
    ve kudret kalemi, yani zeker ile onu bir başka kainat ve alemi misal
    olarak, ve insan olarak ileriye dogru firlatilir, ve ve bilgi 2015 den,
    ömrü 90 sene olcak bir cocuk ile 2105 kadar iletilmiş olur. hal böyle
    olunca kudret kalemi, er olanlarin zekeridir. ve zeker yazar bu en
    önemli bilgiyi, ve zeker ile bir ileriye firlatilir yani. ve kudret
    kaleminin cirilitsi işde o DNA nin, bilgininn meninin icindeki spermaya
    kaydedildigi yerdeki ciriltidir, ve ciziltidir.

    Hadis-i Şerifler Allah yolunda nöbet tutmanın faziletinin büyüklüğünü değişik şekillerde ifade etmektedirler:

    Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

    "Allah yolunda bir gün hudut nöbeti tutmak, dünyadan ve dünya
    üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır. Sizden birinizin kamçısının
    cennetteki yeri, dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır.
    Kulun Allah Teâlâ'nın yolunda akşamleyin veya sabah erken vakitteki
    yürüyüşü de dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır."

    (Buhârî, Cihâd 6, 73, Bed'ü'l-halk 8, Rikâk 2; Müslim, İmâre 113-114)

    ---oOo---

    Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

    "Bir gün ve bir gece sınırda nöbeti tutmak, gündüzü oruçlu
    gecesi ibadetli geçirilen bir aydan daha hayırlıdır. Şayet kişi bu nöbet
    esnasında vazife başında iken ölürse, yapmakta olduğu işin ecri ve
    sevabı kıyamete kadar devam eder, şehid olarak rızkı da devam eder ve
    kabirdeki sorgu meleklerinden güven içinde olur."

    (Müslim, İmâre 163. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 2; Nesâî, Cihâd 39; İbni Mâce, Cihâd 7)

    ---oOo---

    Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

    "Allah yolunda düşmana karşı nöbet tutan kimselerin dışında
    bütün ölülerin amel defterleri kapanır. Murabıtların ise, iyi amelleri
    kıyamet gününe kadar yazılmaya devam eder ve bu kimseler kabir azabı
    konusunda emindirler"

    (Ebu Davud, Cihad, 15).

    ---oOo---

    Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

    "Allah yolunda sınırda bir gün nöbet tutmak, başka yerlerde bin gün nöbet tutmaktan daha hayırlıdır."

    (Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 26. Ayrıca bk. Nesâî, Cihâd 39)

    Ve bunlar Vatanin beklenmesinin ehemmiyatini gösteriyorki, ve
    vatan korunursa ordaki, kadinlar cocuklar ve nesil korunmuş olur, ve
    vatan korunmazsa orda temiz bir nesil korunamaz ve nesil temiz olmazsa,
    dini mübinin yaşanip korunmasida zor olur. ve toprak korunsada ona
    dikcek saf temiz tohum yoksa ciplak toprak bir işe yaramazkine. o yüzden
    din büyüklerinin muhafazasi en mühim mesledir, temiz ve saf salih
    kullarin, ve temiz mümin ve müminelerin korunmasi, toprakdan da önce
    gelir öyle olmasaydi muhammed mekkeden medineye hicret etmezdi mekkeyi
    fethetmeye gayret ederdi, o halbuki müminlerin korunup yaşayabilcegi
    habeşistana gitmesinede müsade etmişdir. ve daha sponrada müşriklerden
    kndiside medineye hicret edip kacmişdir. yani salihlerin ve yani ARI
    diri TOHUM larin muhafazsi en büyük meseledir. elem gercek elem
    cekirdegi verince onu nere dikersen dik en güzel elma agaci olcakdir
    amma cekirdek bozulduysa toprak iyide olsa bozuk cekirdekden güuzel
    elmalar cikmaz yani. amma vatanin korunmasi hadislererde bu kadar mühim
    olarak bildirilirken biz diyemeyiz vatani birakip kacin diye, amma
    neslin korunmasi en büyük meseledir, topraksiz tohum yetişmez , tohumsuz
    toprakda bir işe yaramaz otlara cöplere vatan olur yani. ve askerdeki
    askerimize öyle davaranilyorduki bir zamanlar afedesiniz gusl abdest
    alcak sulari yok, cenabet vatan bekliyorlar, bir durum olsa cünüp cünüp
    gebercekler, bunun neresi şehit olcak. hem askerlik mecbur, hem birde su
    verme, dogru dürüst karnini doyurma, silahini verme, verse bile sicak
    su yok, soguk suyla ya hasta olcak, yada sökel olcak, veya hasta
    olmakdan bikip korkup, soguk suyla banyo edip gusl abdesti alamaycak, ve
    cünüp cünüp vatan bekleyecek, ne zor Allahim, ne zor, ne halde bu dünya
    böyle. Asker bir adamin postallari cikarip abdest icin ayak yikadigini,
    iki saat yine postal giydigini düşünebilirmisiniz, o yüzden
    askerdekilerin teyemmüm veya ayaklarini meshetmeleri kifayet edecekdir.

    ve muhammed dedi:

    Buhari ve Müslim Ebû Hüreyre'den rivayet ederler. O şöyle demiş tir: Peygamber
    (s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurdular: "Kıyamet günü benim ümmetim,
    bütün abdest azaları nur gibi parlar bir vaziyette davet olunacaktır."

    ---oOo---

    Ayrıca Müslim Kuzeyfe'den rivayetle şu hadisi bildirir:
    "Benim havzım, Aden ile Eyle arasından daha uzundur. Ümmetimden olma
    yanları orada rahatlıkla ayırırım." Ashab sordu: "Ey Allah'ın Resulü,
    sen bizi orada nasıl tanıyacaksın?" Resûlüllah cavap verdi: "Havzmın ba
    şında durup develerini sulayan bir adam, yabancı develeri nasıl tanıyıp
    ayırırsa, öylece tanır ve ayırırım. Hem orada sizlerin abdest azaları
    nur gibi parlayacağı için, bu gayet kolay olacaktır."

    ---oOo---

    Ahmed ve Bezzâr Ebud-Derdâ'dan rivayet ederler.
    O şöyle der: Peygamber (s.a.v.) buyurdu: "Kıyamet günü, şefaatte
    bulunması için secde etmesine ilk izin verilecek olan, şefaati kabul
    edilip başını secde den ilk kaldıracak olan şüphesiz benim! Baktığımda,
    ümmetimi de diğer ümmetler arasında tanırım. Kimi ön tarafımda, kimi
    arkamda, kimi \sağımda, kimileri de solumda yer almış olarak onları
    görürüm." Bu sı-(Terbiyeden-Yoksunum)-rada biri: "Ümmetini nasıl tanırsın, ey Allah'ın
    Resulü?" diye sordu. Resûlüllah da şu cevabı verdi: "Onların abdest
    azaları nur gibi parlak olacaktır! Bu alamet diğer ümmetlerde
    bulunmayacaktır. Aynı zamanda kitapları (amel defterleri) de sağ
    ellerinde olacak, sabi iken ölmüş ço cukları ve nurları da önlerinde
    bulunacaktır.

    ---oOo---

    Bir zamanlar dinsiz zihniyet kurallari yüzünden askeriyeye
    dindar olanlar alinmiyordu, ve farezet alindiysa dizlerine bakilip,
    dizleri nasirli olanlarin namaz kildigi ele alinip, o yüzden nasirli
    diye askeriyeden atiliyolarlardi. ve ben imamhatip 3. sinifdan sonra
    fikir degiştirip askeri okula gitmek icin deniz atsubayligi ve kara
    atsubaylik okulu sinavina başvurdum, ve beni redddettiler, sebebi meslek
    okulu okumuş olmammiş, hayir meslek okulu degil cünkü imam hatip okumuş
    olmamdi. biz giremedik gidemik oraya . hani bugün dindariz diyenler
    gidiyorda ne oluyor, vatan haini askerler türedi. vatan beklemek
    kutsalken vatan hainligide neyin nesi degilmi. işde asker amma IŞID
    teröristlerine silah ve mühimmat sevkiyati yapiyor bu hainlik degilde
    ne, yine asker amma PKK yi egitiyor bu hainlik degilde ne, bunlarin
    öldürülmesi caizken, asker olarak rütbe kazaniyorlar. acaba dünya
    tersine döndü, güneş batidan dogdu, herşey tersde biz mi algilamiyoruz,
    iyiler kötü kötüler iyi olmuş. ayaklar baş olur olmuş.

    ve 21 hazirandan bu yana bakiyiorum, bizim bulundugumuz
    belediyede güneş kuzeyden dogmaya başladi, az daha kaysa tam kuzeyden
    dogacak, yani ve kutuplar bozulmuş. güneş nasil kuzeyden dogabilir,
    muhammed arabidir ve arabistanda dogmuşdur, muhammed ingilterede, yada
    kanadada dogmadiki öyle kuzeyden dogsun. ve bu gösteriyorki bir kayma
    var. muhammed kuzeye gitmiş olmali yahutda az daha kutuplar kayarsa
    batidan dogmasi ehven olur. ve kanadada muhammed isimli bebe dogdu
    herhalde. ve amerikada amerikanin göbeginde muhammed bebe dogunca güneş
    batidan dogmuş olcakdir herhalde.

    ve bizde mevsim kış iken, bize düşman ve mikroplarla
    savaşabilmemiz icin, Allah bizlere portakal mandalin vermiş, ve bizler
    kişin C vitaminimizi portakal limondan,... aliriz oysaki Yenizelendada C
    vitamini icin Kivi yetişir, onlarin savaşmak icin askeri kivi
    askeridir, yöresine glöre asker ve mücahid laizimdir . portakali alip
    yeni zelandaya dikmeyecen kiviyide alip türkiyeye dikmeyecen, herşey
    yerinde güzel, yerinde güzel, ve

    Aziz Peygamber efendimiz (SAV) bazı hadislerinde eşyanın canlı
    olduklarını bildirmiş, mesela “Eşyayı lüzumsuz yere rahatsız etmeyiniz.
    Çünkü onlar tesbihdedirler.” diye haber vermişlerdir. İbni Mes’ud
    Hazretleri de Rasulullah Efendimiz’in (sav) önünde yemekte olduğu
    yemeğin tesbih ettiğini duyardık diye rivayette bulunmuştur. Bir de
    Ebuzer Hazretlerinden işitelim: “Allah’ın Rasulü’nün eline çakıl taşlan
    aldığı zaman, arının vızıltısı gibi onların tesbih ettiklerini, Hz. Ebu
    Bekir’in, Hz. Ömer’in elinde de taşların bu şekilde zikrettiklerini
    duyardık”

    Yine Peygamber Efendimiz (S.A.V.) saadetle buyurmuşlardır ki:
    “Hayvanları yükleri yüklü olarak bırakmayınız. Hayvanlara binin ama
    yollarda, sokaklarda onları kendi konuşmalarınızda kürsü gibi
    kullanmayın. Çünkü onlar tespihtedir. Nice hayvan vardır ki üstüne
    binenden hayırlıdır.

    ve bu hadisler gösteriyorki bitkilerinde yerinden yurdundan
    alinmasi onlarin rahatsiz edilmesi demek olur. ve evet iki cihanin
    güneşi Muhammed Mustafa (S.A.V) Mekkede dogmuş yani doguda dogmuşken,
    onun yeni parcaciklari yerinden yurdundan edilip şimdi kanada ve veya
    kuzey kutbunda hurma dikilir olduysa, o zaman kutuplar böyle bozulur
    işde, güneş bunca sene dogudan dogmuşken istermisniz batidan dogsun ve
    ardina kiyamet kopsun. ve Rabbim Mehdi cemaatini kiyamete bir sabah
    kala, güneşin batidan dogdugu güne, mehdi cematini birakmasin, şayet
    kalanlar olursada, en azindan müslüman amma günah işlemiş, kötülerin
    iyisi, vahşi kurtlar arasinda merhametli kurt bünyamin olarak halketsin
    haşr meydaninda, veya şeytan amma muhammedin şeytani iyiligi emreden,
    tavsiye eden şeytan, yani en azindan kötülerin en iyisi olarak yeni
    beden bulup haşrolmak nasip etsin.

    Amiyn

    Elfatiha maassalavat.

    ---oOo---

    Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.


    --OoO--

    noimage


    Vaazi mp3 olarak indirmek icin linke sag tikla farkli kaydeti sec

    http://vaazlar.forceturk.de/ceza-olarak-ellerimizle-yaptiklarimiz-ve-allah-kalplerdekini-bilir.mp3


    noimage

    Kar©glan

    Başağaçlı Raşit Tunca

    Schrems, 14 Haziran 2015 Salı

    Original Kar © glan

    noimage

    Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan

    Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran

    Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık

    1 Senede/12 Ay

    Pazartesi - Salı - Çarşamba - Perşembe - Cuma - Cumartesi - Pazar

    1 Yılda/365 Gün

    7 Günde/24 Saat

    Vaaz - Dini Sohbet - Tasavvuf Sohbetleri - Radyo Karoglanda

    RADYO KAROGLAN

    Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan



    noimage
#16.07.2015 20:51 0 0 0