ağız sağlığının korunması - ağız kokusu sebepleri - diş eti sağlığı - ağız kokusu nasıl giderilirAğız sağlığının iyi olması her insan için çok mühimdir çünkü ağzımız ve dişlerimiz görüntümüzün yüz ile birlikte en önemli bölümünü oluşturur.
Şayet bunların gelişi güzel birinde bir problem meydana gelirse ne kendimizi iyi hissedebilir nede etrafımızla olan ilişkimizi rahat sürdürebiliriz. Yaşadığımız bu dertler çoğu zaman iyileştirilebilir yada düzeltilebilir problemlerdir. Önemli olan bu sorunların erkan zamanda teşhis edilebilmesi ve lazım olan düzenleyici uygulamaların yapılmasıdır. Şimdi çoğu insanın başına gelen bir sorun olan ağız kokusunun nasıl önlenebileceğinin yollarını belirli başlıklarla açıklayalım ;
1-)diş ve diş etlerinin sağlıklı olması : diş etlerimizin pembemsi renginin kaybolması, şişmesi , kanaması ve iltihaplanması , dişle dişeti arasından cerahat gelmesi, dişetlerinin çekilmesi ve yiyeceklerin yeterli kadar çiğnenmemesi ağız kokusuna neden olan önemli unsurlardandır. Ağız, besinlerin ilk sindirimle karşılaştığı bölgedir bu yüzden yiyecekler yumuşatılmak için tükürükle ıslatılır. Uygulanan bu biyolojik işlem hem ağız mukozasında hemde dişetlerinde asidik bir ortamın oluşmasına neden olur. Bu nedenle asit ortamda bakteriler kolaylıkla üreyebildikleri için süreklilik arz eden ağır bir kokuya neden olurlar. Bununla birlikte dişlerimizin çürümesi ve üzerlerinde meydana gelen tartar ile plaklarda ağız kokusunun oluşum kaynakları arasındadır. Diş ve dişeti sağlığının korunması için ideal karışımlarla gargara yapılmalı, doğal diş macunu kullanmaya dikkat etmeli ve dişlerimizin tertipli olarak temizliğine itina göstermeliyiz. Bundan başka 3 yada 6 ay gibi aralıklarla diş doktoruna giderek ağız hijyenimizin uzman kişiler tarafından kontrol edilmesini sağlamalıyız.
2-) diş ipi kullanımı: diş ipi, diş fırçası v. B diş temizleyicisi aparatların ulaşamadığı diş aralarının ve yapay protezlerin diş etine yönelik bölümlerinin temizlenmesini sağlayan bir araçtır. Mümkün olduğunca kullanılması gerekmektedir çünkü fırça ve macun yardımıyla yapılan sağlıklı bir temizlik bile diş yüzeylerinin ve diş etlerinin aralarını temizleyemez. Bu nedenle günde en az 1 kere diş ipi kullanılmalı ve kullanım esnasında diş etlerine zarar verilmemelidir. ( diş ipinin nasıl kullanıldığını bilmiyorsanız yazımızın sonundaki 2. Videoyu izleyerek diş ipinin kullanım biçimini öğrenebilirsiniz. )
3-) burun temizliğinin yapılması : bu konuda önemli olan nokta burnumuzun tıkalı olmaması halidir çünkü şayet burnumuz tıkalı olursa nefes alıp vermemiz tamamiyle ağız yoluyla sağlanmış olur. Solunum sebebiyle ağız ve boğazda meydana gelen kurumada bakterilerin üremesine ortam hazırlar. Burnumuz hakkında diğer bir dikkat edilmesi gereken durum ise grip ve benzeri iltihap kaynaklı hastalıklarda solunum yollarının mümkün olduğunca temiz tutulmasıdır. Şayet burun temizliği aksatılır ise kuruma sürecine giren iltihaplanma, her solunum aşamasında aşırı derecede fark edilebilen ağır bir kokuya sebep olur. Dolayısıyla burun temizliğine dikkat edilmeli sinüs yollarının sağlıklı olması temin edilmelidir.
4-) protezlerin temiz tutulması : ağız içerisindeki yapay protez ve köprülerde tıpkı dişlerimiz gibidir ve temizlenmediği taktirde çoğu zaman üzerlerinde dişlerimizden de fazla besin artığı bırakırlar. Biriken bu besin artıkları haliyle kuvvetli bir kokuya sebep olarak hayatımızı negatif tesirler. Bu yüzden protez ve köprüleri sık aralıklarla temizlemek ve lazım hekim yada görevlilere kontrol ettirmek gerekmektedir.
5-) yiyecekler iyi çiğnenmeli : bu ayrıntı genellikle hiç önemsenmeyen bir konudur. Bir çok insan yedeği yemeğin lokmalarının büyüklüğüne veya küçüklüğüne dikkat etmez ancak durum tam tersi bir etki göstermekte ve en zararsız şekilde ağız kokusuna sebep olan bu sıkıntı, ciddi manada mide hastalıklarına yol açabilmektedir. Yemek yerken yiyecekler su ve tükürük ile mümkün olduğunca bol bol ıslatılmalı ve dişler ile iyice çiğnenerek yutulmalıdır.
6-) suyu bol içmeli ama aşırıya kaçmamalı: yukarıdaki maddede söylenildiği üzere yiyeceklerin tükürük ve su ile yumuşatılarak tüketilmesi beslenme için büyük önem arz eder fakat suyun bir o kadar önemli olmasının nedeni de yemek borusuyla boğazın kuru kalmaktan kurtarılmasıdır. Belirtilen durumda yemek borusu öncelikli olmayabilir lakin ağzın geniş bir kısmını kapsayan ve boğaz ile bile ilişkisi olan dilin kuru kalması ağız kokusunu tetikler. Oluşabilecek bu negatif durumu engellemenin yolu da aşırıya kaçmamak suretiyle bolca su tüketmekten geçer.
7-) şekersiz sakız çiğneyin ve asitli besinlerden uzak durun : sakız çiğnemek diş temizliğine yardımcı olan bir yöntemdir. Diş ipi yada diş fırçası kadar olmasa da diş , diş etleri ve dil üstünde biriken besin kalıntılarının giderilmesine yardımcı olur. Tükürük salgı miktarında da çiğnenme zamanına göre yoğunluk sağlanır. Bu sayede ağız kokusu minimumuma indirilir.
Asitli içecekler ise ağzın ve dişlerin düşmanıdır çünkü bakteriler asidik ortamda çabucak çoğalarak ürerler ancak bazik (tuz) ortamda ise çoğalamazlar. Dolayısıyla şayet asitli içecek içmiş iseniz bu stil besinleri tükettikten sonra mümkün olduğunca ağız temizliğinize dikkat edin.
8-) tütünden uzak durun. ( sigara kullanmayın )