Tıkanıp Kaldığında Hayat...

Son güncelleme: 12.08.2016 13:53
  • noimage

    Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,

    Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,

    Dağlara dönmeli yüzünü insan.

    Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;

    Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak

    Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli!

    Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,

    Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.

    Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,

    Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
    Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;
    Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,

    Değerli olabilmeli hayat!

    İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!

    Başkasının yerine koyabilmeli kendini;

    Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!

    Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!
    Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
    Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...

    Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...

    Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!

    Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;
    Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...

    Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
    Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!
    Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için...

    Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;

    Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!

    Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...

    Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı
#12.08.2016 13:53 0 0 0