Hasretini gecenin avuçlarında eleyip yine sana yazıyorum. Yüreğimi mürekkep bilip sana akıyorum hiçbir yerde durmadan. Yoksul kelimelerimi sevdanda tüketip gözlerinin derinliğindeki huzura uzanıyorum. Uzandıkça seni anıyorum her nefes alışımda..
Saatler, geceyle akşam arasını göstermekte. Yıldızlar bile serilmedi gökyüzüne daha.. Oysa bir yıldız misali yüreğimi senin gözlerine serdim. Bu satırları okurken sen kelebeğin sırtına uzanıp dinlendir gözbebeklerini.
Bu gece her şeyi unutup gözlerini kapat hayali bir Cennete.
Yağmur, kirpiklerinde yıkandığı için bu kadar ıslak. Güneş, yeni sabahlara gözlerinde uyanıp ılık nefesinde soluklandığı için bu kadar sıcak. Susuz Anka kuşları senin gözbebeklerinden hayatı içtikleri için umuda delicesine kanatlanıyorlar. Ve küskün çicekler senin avuçlarında yeşerdikleri için mutluluklara tomurcuk açıyorlar.
Geceye kapat gözlerini.
Umuda nefes alıp
Sevdama ser yüreğini.
Hasreti yakıp
Vuslata bırak sevda kelimelerini...
....Şimdi söyle...
Büyük aşklar böyle mi biterdi...?