Duygusal > Sür Beni Alnına

    Ölüm öyle sevdayla bakar ki ömrümüze...


    Oysa yaşanacak(tı) aşk
    Hüzünden sonra mavi yeşil bir bahara...


    Ben en çok seni sevdim
    Kızılca kıyamet koparken yüreğimde
    En çok sen diye sustum...



    İçimin kuyularına akıtırken siluetini
    Kan ter içinde kar yağdırdım yaralarıma...



    /Aleni bir sığınakta yüz sürüyorum sevdana.../



    Bilmezdim gökyüzünü gözlerinde taşıdığını
    Pencerenden umuda bakmadan evveli...


    Bütün geceler sırdaş şimdi yokluğunda
    Ben diye başladığım cümlem kalmadı artık
    Biz derken açan gülleri görsen
    Daha bir aydınlık şimdi yarın
    Ne zaman özlem desem
    Tuzu yakıyor içimi...


    Dilimde bıçak kesiği ezgiler... Bir yarım sen...



    Dört yanımı saran yorgunluklardan geçtim
    İçimde bir beyaz türkü kanat çırparken
    Lal olmadan son kez dilim
    Üşümüş sesinle konuşmaya geldim...



    İçimin narlı kuyularından cümleler çekerken
    Ki sade bir sevdayla yüz süremem ömrüne amenna!



    Her ayrılıkta yenik düşermiş insan
    Her aşk biraz yorgunluk
    Her şiirin bir dönüş saati vardır
    Bir de gidişi süresiz...


    Sende sonsuza kadar yaşamaya geldim...

    Sür beni alnına ki kirlenmiş yazgıma aydınlık değsin!






    Songül Karadağ