Selam arkadaşlar, uzun zamandır kafamı kurcalayan, aslında kendime de biraz kızdığım samimi bir konuyu buraya açıp sizlerin de fikrini almak istedim.
Geçen gün ikindi namazını kılmak için seccadeyi serdim. Tam niyet ettim, tekbiri aldım, her şey güzel gidiyor. Ama daha Fatiha'yı yarılamadan zihnim öyle bir uçuşa geçti ki inanamazsınız. Bir yandan sureyi okuyorum, bir yandan kafamın içinde "Dün akşamki maçın özeti ne oldu?", "Yarın işe giderken hangi yolu kullansam?" diye kendi kendime tartışıyorum. Selam verdiğimde resmen ne ara son rekata geldim anlamadım bile. Kendimi acayip kötü hissettim açıkçası.
Zihnimizdeki O Hiç Susmayan Gürültü
Büyüklerimiz hep namazın müminin miracı olduğunu, insanı dünyadan koparıp huzura erdirdiğini söyler. Gerçekten de öyle olması gerekiyor. Ama telefonlar, sosyal medya, gün boyu kafamıza yağan o kadar çok gereksiz bilgi var ki, beynimiz adeta çöplüğe dönmüş durumda. Kendimizi bir türlü o anın içine, yani o aradığımız huzur ve teslimiyet boyutuna bırakamıyoruz. Sadece bende mi oluyor bu durum yoksa aranızda namaza durduğu an zihninde kırk tane tilki dönen başkaları da var mı?
Bazen namaza durmadan önce telefonu tamamen sessize alıp başka bir odaya fırlatıyorum. Seccadenin üzerine çıkınca da bir iki dakika öylece durup derin nefes alarak kafamı boşaltmaya çalışıyorum. Bir nebze işe yarıyor gibi ama yine de o tam konsantrasyonu, o özlediğimiz gerçek huşu halini yakalamak inanılmaz zorlaştı.
Siz Bu Odaklanma Sorununu Nasıl Aşmaya Çalışıyorsunuz?
Benim merak ettiğim, bu durumu aşmak için sizin uyguladığınız pratik yöntemler var mı? Mesela okuduğunuz surelerin Türkçe anlamlarını o an zihninizden geçirerek kılmak işe yarıyor mu? Ya da sadece secde noktasına odaklanıp her şeyi unutmanın bir formülü var mı aranızda?
Siz ne düşünüyorsunuz dostlar? Bu zihin dağınıklığı sarmalında namazda gerçekten "orada" olmayı nasıl başarabiliriz? Aranızda bunu yaşayan veya kendi çapında bir çözüm bulmuş olan varsa lütfen yazsın, biraz dertleşelim.