Selam millet, geçen gün başıma gelen ve eminim birçoğunuzun en az bir kere yaşadığı o gerim gerim geren durumdan bahsetmek istiyorum. Havalar hafiften soğuyor ama bizim emektar kasanın içi resmen toz bulutuna dönmüştü. Dedim ki hafta sonu fırçayı, basınçlı havayı alayım, güzelce bir temizlik yapayım. Parçaları tek tek söktüm, fanların tozunu aldım, hatta hızımı alamayıp işlemcinin termal macununu bile tazeledim. Buraya kadar her şey harika, kendimi aşırı üretken hissediyorum.
Ama iş o parçaları geri birleştirip kasanın kapağını kapatmaya gelince içimi garip bir huzursuzluk kapladı. Parçaları takarken statik elektrik falan mı verdik, tornavida anakarta mı sürttü diye düşünmekten kendimi alamadım.
O Saniyeler Süren Ama Ömürden Ömür Götüren Sessizlik
Her şeyi yerli yerine oturttum, kabloları arkaya güzelce gizledim, fişi taktım. Güç tuşuna basma anı geldi. O parmağın tuşa gittiği milisaniye var ya, bana resmen iki saat gibi geldi. Bastım tuşa... Ve tahmin edin ne oldu? Tık yok. Fanlar yarım tur döndü ve sistem sustu. O an kalbimin ritmi değişti resmen. Kafamda direkt yeni parça fiyatları, "acaba işlemci pinlerini mi büktüm" senaryoları dönmeye başladı.
Hemen panikle kasayı tekrar açtım. Meğer bizim emektar RAM'lerden biri yuvaya tam oturmamış, tırnak tam kapanmamış. Şöyle hafifçe bastırıp o kutsal "tık" sesini duyduktan sonra tekrar denedim ve bilgisayar canavar gibi açıldı. O ekrana gelen anakart logosunu görünce yaşadığım rahatlama hissini herhalde sadece bu işlerle uğraşanlar anlar.
Siz de Her Seferinde Aynı Korkuyu Yaşıyor musunuz?
Gerçekten merak ediyorum, aranızda bilgisayarı her temizlediğinde ya da ufak bir parça değiştirdiğinde bu siyah ekranla karşılaşma korkusunu yaşayan var mı? Yoksa "ben aşırı rahatım arkadaş, takar geçerim hiç de bir şey olmaz" diyenlerden misiniz?
Bir de temizlik yaparken başınıza gelen en absürt kaza neydi? Gelin aşağıda biraz dertleşelim, yalnız olmadığımı bileyim.