Kuaför koltuğuna her oturduğumda yaşadığım o ecel teri ve asla sadece uçlarından kesilemeyen saçlar

Son güncelleme:
  • Selam kızlar, forumun eski saç mağdurlarından biri olarak yine bir kriz anıyla karşınızdayım. Geçen hafta sonu, aylardır gözüm gibi baktığım, binbir kürle uzattığım saçlarımın sadece kırıklarını aldırmak için o meşhur koltuğa oturdum. Kuaförüme defalarca yalvardım, bak sadece "iki parmak" gidecek, boyundan hiç kaybetmek istemiyorum dedim. Adam kafasını salladı, "merak etme ablacım tam istediğin gibi olacak" dedi.

    Sonuç ne mi? Eve gelip ağlamaktan gözlerim şişti. Giden en az on santim! Gerçekten bu kuaförlerin santimetre algısıyla bizimki neden hiç uyuşmuyor? Aranızda bunu yaşamayan var mı gerçekten?

    O Makasın İlk Darbesindeki O Çaresizlik Hissi



    Aynadan o ilk büyük tutamın yere düştüğünü gördüğüm an kalbime bir ağrı saplanıyor resmen. "Yalnız orası biraz çok gitmedi mi?" diyecek oluyorum, hemen "yok canım orası yıpranmıştı, saçın nefes alsın" savunması geliyor. Yahu saç benim, nefes alıp almamasına ben karar veremiyor muyum?

    Sırf bu yüzden kuaför fobisi yaşayan o kadar çok kadın var ki çevremde. Artık kendi saçını evde yamuk yumuk kesmeye çalışan arkadaşlarım var, sırf o koltuğa oturmamak için. Hak veriyorum çünkü her seferinde rus ruleti oynuyor gibi hissediyorum kendimi.

    Doğru İnsanı Bulmak Neden Piyangodan Bile Zor?



    Gerçekten dinlemeyi bilen, saçımıza kendi egolarından daha çok değer veren o kutsal kuaförü bulmak neden bu kadar imkansız? Bir kere bulmuştum, o da şehir değiştirdi. Arkasından yas tuttum resmen, abartmıyorum.

    Şimdi kara kara düşünüyorum, bu saçlar nasıl geri uzayacak diye. Siz bu durumu nasıl aşıyorsunuz? Gerçekten dilimizden anlayan birini bulmanın bir formülü var mı, yoksa kaderimize razı olup her seferinde o makas kurbanı olmaya devam mı edeceğiz? İstanbul Anadolu yakasında "gerçekten" laftan anlayan kuaför önerisi olan varsa lütfen aşağıya yazsın, acil yardıma ihtiyacım var!
0 0 0