Yurt dışındaki garip yazısız kurallarla imtihanımız

Son güncelleme:
  • Selam arkadaşlar, geçenlerde bir arkadaşımla muhabbet ederken konu açıldı da hala aklıma geldikçe gülüyorum. İlk defa yurt dışına çıktığımda her şeyin turist rehberlerindeki gibi işleyeceğini sanıyordum. Ama meğer işin rengi hiç öyle değilmiş.

    Yazılı olmayan kurallar insanı bazen öyle bir gafil avlıyor ki neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Mesela İtalya'da ilk günümde saat öğleden sonra 3 gibi gidip cappuccino sipariş ettiğimde garsonun bana attığı o bakışı hayatım boyunca unutamam. Adam resmen insanlık suçu işlemişim gibi suratıma baktı. Meğer adamlarda öğleden sonra sütlü kahve içmek mideye ihanet sayılıyormuş, akşamüstü kahve dedin mi sek espresso gömeceksin.

    Otobüs Durağındaki Kişisel Alan Çılgınlığı



    Bir de geçen sene İsveç'e gitmiştim. Otobüs durağında beklerken insan kriz geçirebilir. Adamlar birbirleriyle temas etmemek için aralarında en az ikişer metre mesafe bırakıp dizilmişler. Ben de bizim buralardaki durak alışkanlığıyla birinin yanına biraz fazla yakın durdum diye adam benden sanki virüslüymüşüm gibi kaçtı. Kültürel mesafe dedikleri olay oralarda ciddiden bambaşka seviyede.

    Siz Hangi Raconlara Takıldınız



    Almanya'da gece vakti bomboş sokakta kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmeye çalışırken kaldırımda bekleyen teyzeden yediğim o fırçayı falan hiç saymıyorum bile. Çocuklara kötü örnek oluyormuşuz, sokak bomboş olsa bile yeşili bekleyecekmişiz.

    Yani her ülkenin kendine göre acayip bir kuralı var ve bunları yaşayarak öğrenmek insanı bazen yerin dibine sokabiliyor. Sizlerin de böyle gittiğiniz yerlerde "lan ben ne yaptım şimdi?" dediğiniz, sonradan raconunu öğrendiğiniz garip anılarınız var mı? Aranızda kesin bunlara benzer bir olay yaşayan vardır, dökülün bakalım!
0 0 0