Selam millet, geçen cuma başıma gelen bir şeyi anlatayım, muhtemelen çoğunuz bu hissi çok iyi biliyorsunuzdur.
Hafta başında bir arkadaşımla konuşuyoruz, aşırı gaza gelip "Hafta sonu kesin bir şeyler yapalım, çok açıldık arayı kapatalım" diye sözleştik. Mekan falan bakıldı, saat kararlaştırıldı. Her şey harika değil mi? Ama o cumartesi sabahı bir uyandım, içimde gram dışarı çıkma isteği yok. Hani yataktan bile çıkasın gelmez ya, tam o mod.
İşin komik tarafı, saat yaklaştıkça telefona bakıp karşı taraftan bir iptal mesajı gelsin diye içten içe dua etmeye başladım. "Acaba işi mi çıksa, hastalandım falan mı dese de vicdan azabı çekmeden evde pijama-terlik takılsam" diye kurup durdum kafamda.
İşin İlginç Tarafı Arkadaşımı da Çok Seviyorum
Mesele insanları sevmemek falan da değil aslında. Görüşünce muhabbet sarıyor, gülüp eğleniyoruz ama o evden çıkış aşaması, hazırlanma süreci ve dışarının kalabalığı resmen gözümde devasa bir dağa dönüşüyor. Plan yaparken başka bir insanım, o planın saati geldiğinde bambaşka birine dönüşüyorum.
Kendimi zorlayıp gittim tabii, ayıp olmasın diye iptal de edemedim. Fena da geçmedi hani ama o gitmeden önceki 2 saatin bana yaşattığı o gereksiz mental yorgunluk bütün enerjimi emdi.
Siz Bu Durumu Nasıl Yönetiyorsunuz?
Yaş ilerledikçe bu durum bende iyice tavan yapmaya başladı, eskiden kapıdan çağırsalar fırlardım.
Aranızda bunu yaşayan var mı? Plan günü gelince siz de "keşke biri beni ertelese" moduna giriyor musunuz? Yoksa son dakika açık açık "ben gelemiyorum ya, hiç havamda değilim" diyebilen o cesur insanlardan mısınız? Bir akıl verin, yalnız olmadığımı bileyim en azından.