Bugün sağlık köşemizde arama motorlarında en çok aratılan, ancak hastane koridorlarında genellikle yanlış polikliniklerin önünde sıra beklememize neden olan çok sinsi bir konuyu ele alacağız: Reflü öksürük ve boğaz gıcığı yapar mı?
Kısa ve net cevabı baştan vereyim: Evet, kesinlikle yapar. Hatta düşündüğünüzden çok daha yaygın bir şekilde yapar.
Birçoğumuz reflüyü sadece göğüs kafesinin arkasında bir yangın, mide ekşimesi ya da ağıza gelen acı su olarak biliriz. Eğer bu belirtiler yoksa, yaşadığımız inatçı öksürüğü ya da geçmeyen boğaz gıcıklanmasını asla mideye bağlamayız. İşte tam bu noktada tıp dünyasının sessiz reflü ya da teknik adıyla Laringofaringeal Reflü (LPR) dediği durum devreye giriyor.
Mide Asidi Boğazı Nasıl Etkiler?
Normal şartlarda midemiz ile yemek borumuz arasında kapakçık görevi gören kaslar bulunur. Bu kaslar gevşediğinde, sadece mide asidi değil; mide enzimleri ve buharlaşan asidik gazlar da yukarı doğru tırmanır. Yemek borumuz bu asit akışına bir dereceye kadar dayanıklı olsa da, boğazımız, ses tellerimiz ve yutak bölgemiz mide asidine karşı inanılmaz derecede savunmasızdır.
Boğazımıza kadar ulaşan ufacık bir asit damlası veya mikroskobik gaz teması bile oradaki hassas mukozayı yakar, tahriş eder ve sinir uçlarını uyarır. Vücudumuz da bu tahrişi yabancı bir madde veya enfeksiyon gibi algılayarak tepki verir: Sürekli öksürme ve boğazı temizleme refleksi.
Reflü Kaynaklı Boğaz Sorunlarının Tipik Belirtileri Nelerdir?
Eğer aylardır geçmeyen bir öksürüğünüz veya boğaz şikayetiniz varsa, şu işaretlere dikkat edin:
- Boğazda takılma hissi (Globus): Yutkunurken sanki boğazınızda bir kıl, hap veya küçük bir lokma takılı kalmış gibi sürekli rahatsızlık hissetmek.
- Bitmek bilmeyen boğaz temizleme ihtiyacı: Gün içinde sık sık "ehem, öhö" diyerek boğazınızı temizlemeye çalışmak.
- Özellikle gece ve sabah artan kuru öksürük: Sırtüstü yattığınızda yer çekiminin etkisi kalktığı için asit boğaza daha kolay akar ve gece aniden gelen öksürük krizlerine yol açabilir.
- Sabahları ses kısıklığı veya ses tonunda çatallaşma: Gece boyunca tahriş olan ses tellerinin şişmesi sonucu oluşur, gün ortasına doğru biraz düzelebilir.
- Boğazda yanma ve gıcık hissi: Faranjit ile çok sık karıştırılır.
Yanlış Tedavi Tuzağına Düşmeyin
Bu durumu yaşayan birçok kişi haftalarca antibiyotik, alerji hapları veya öksürük şurupları tüketir. Kulak Burun Boğaz veya Göğüs Hastalıkları uzmanlarını gezer. Hatta astım teşhisi konulup kortizonlu spreyler kullananları bile duyuyoruz. Ancak temel sorun asit kaçışı olduğu için bu ilaçların hiçbiri köklü bir çözüm sağlamaz; tam tersine bazı ilaçlar mideyi daha da yorabilir.
Bu Durumu Hafifletmek İçin Neler Yapabiliriz?
Eğer doktor kontrolünüzde reflü kaynaklı bir boğaz tahrişi teşhisi konduysa, ilaç tedavisinin yanında yaşam tarzı değişiklikleri asıl kilit noktadır:
- Yatmadan en az 3 saat önce yeme-içmeyi kesin: Su dahil olmak üzere mideyi dolu tutarak yatağa girmeyin.
- Yatak başınızı yükseltin: Sadece çift yastık kullanmak boynunuzu büker ve mide baskısını artırır. Yatağın baş ucunu komple 15-20 cm yukarı kaldırmak veya reflü yastığı kullanmak asidin yukarı kaçmasını mekanik olarak engeller.
- Tetikleyicilerden uzak durun: Kahve, çikolata, çiğ soğan/sarımsak, domates sosları, nane, asitli içecekler ve aşırı yağlı gıdalar mide kapakçığını gevşetir.
- Kemerleri ve dar giysileri gevşetin: Karın içi basıncı artıran her şey asidi yukarı doğru iter.
- Yemeklerden sonra uzanmayın: En az 1 saat dik pozisyonda oturun veya hafif bir yürüyüş yapın.
Kısacası; aylardır geçmeyen kuru bir öksürüğünüz, sürekli boğazınızda gıcık ve temizleme ihtiyacınız varsa, aklınızın bir köşesinde mutlaka reflü ihtimali bulunsun. Bir Gastroenteroloji veya durumu bilen bir KBB uzmanına danışmak, gereksiz yere kutu kutu öksürük şurubu içmekten sizi kurtaracaktır.
Aramızda bu durumu yaşayıp "faranjit sanıyordum, meğer reflüymüş" diyenler var mı? Deneyimlerinizi ve size iyi gelen yöntemleri aşağıda paylaşmayı unutmayın, herkese şimdiden geçmiş olsun!