Şairlerin Kendi Şiirini Okurken Büyüyü Bozması

Son güncelleme:
  • Selam arkadaşlar, geçen gece kulaklığı takmış spotify'da dolanırken denk geldim de kafama takıldı. Yıllardır ezbere bildiğim, her okuduğumda içimi cız ettiren o meşhur dizeyi açıp şairin kendi sesinden dinleyeyim dedim. Dinlemez olaydım ya.

    Ben kafamda o şiire öyle bir ritim, öyle bir hüzün ve vurgu yüklemişim ki adam kendi yazdığı şiiri sanki bakkal listesi okur gibi monoton bir sesle okuyup geçti. O an içimdeki bütün o derin atmosfer bir anda puf diye söndü.

    Zihnimizdeki Ses Şairden Daha mı Gerçek?



    Garip bir durum aslında. Şiiri okurken kendi ruh halimizi, o anki derdimizi ya da kederimizi işin içine katıyoruz sanırım. Şair kelimeleri kağıda döküyor ama tonlamayı tamamen bizim hayal gücümüz tamamlıyor. Sonra adamın kendi kaydını dinleyince "Haydaaa, sen bunu böyle mi düşündün yani?" oluyorsun.

    Hatta bazı büyük ustaların kendi ses kayıtlarında da benzer şeyi hissederim. Biri çok sert okur, diğeri fazla haber bülteni gibi geçer... Ama bizim kafamızda kurduğumuz o hayali ses hep tam kıvamındadır.

    Şiir Yazana mı Aittir Okuyana mı?



    Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Aranızda bunu yaşayan var mı hiç? Yıllarca içinize kazıdığınız bir şiiri şairinden dinleyip "Yok ya, ben kendi kafamdaki sesle devam edeceğim" dediğiniz oldu mu, yoksa o dümdüz okuyuştaki sadelik mi daha çok hoşunuza gidiyor?
0 0 0