Büyüdükçe Çevrenin Küçülmesi ve Gelen O Garip Rahatlık

Son güncelleme:
  • Selam millet, geçen akşam çay içerken birden telefonun rehberine ve mesaj geçmişime gözüm takıldı. Lise ve üniversite yıllarında "kardeşim" dediğim, her gün takıldığımız onlarca insandan geriye bakıyorum da toplasan 2 bilemedin 3 kişi kalmış.

    Eskiden olsa "ulan milletin ne çok arkadaşı var, ben niye yalnız kaldım" diye dert eder, kendimi sorgulardım. Şimdi bakıyorum da, meğer en büyük huzur buymuş. 20'li yaşların başında herkesle iyi geçineyim, her ortama akayım derken harcadığımız o enerjiyi düşününce bile içim sıkılıyor.

    Gereksiz Kalabalığın Yorduğu Anlar



    Artık biriyle yeni tanışırken bile "şimdi buna baştan kendimi mi anlatacağım" üşengeçliği geliyor. İki çift lafın belini kırabildiğin, bir derdin olduğunda "acaba arkamdan konuşur mu" diye düşünmeden anlatabildiğin birkaç sağlam dost yetip de artıyor bile.

    Hafta sonu sırf ayıp olmasın diye sevmediğim ortamlarda oturmaktansa, evde rahat bir şeyler giyip o iki arkadaşla gruptan saçma sapan şeyler paylaşmak bana çok daha kaliteli geliyor. Samimiyetsiz kalabalıktansa kaliteli bir yalnızlık ya da az insan çok huzur mottosu gerçekten yaşlandıkça oturuyormuş.

    Sizde Durumlar Nasıl?



    Bence olay tolerans seviyemizin düşmesiyle de ilgili. Zamanın ne kadar hızlı aktığını fark ettikçe boş muhabbete, yapmacık gülüşlere harcayacak dakikamız kalmıyor. Kimsenin nazını, niyazını, triplerini çekecek lüksümüz yok artık.

    Aranızda benim gibi bu "çevreyi sıfırlama" evresinden geçen var mı? Siz de bilinçli olarak mı insanları hayatınızdan çıkardınız yoksa hayat mı sizi bu noktaya getirdi? Aynısını yaşayanlar bir ses versin.
0 0 0