Selam millet, geçen akşam Discord'da bizim uluslararası ekiple geyik yaparken konu yine dönüp dolaşıp memlekete geldi. İnsan gerçekten şaşırıyor, internet elinin altında olan adamların bile kafası bazen 1800'lerde kalmış gibi davranabiliyor.
Benim gruptaki bir Alman çocuk geçen gün bana ne sorsa beğenirsiniz? "İstanbul'da kışın kar yağınca develeri nerede saklıyorsunuz?" Adam gerçekten şehirde ulaşımı develerle sağladığımızı, sokaklarda develerin gezdiğini sanıyormuş. Güler misin ağlar mısın, kahkahayı bastım valla.
Arapça Konuştuğumuzu Sanan Kitle
İşin en garip tarafı da dil meselesi. Yabancı bir ortama girdiğimde Türkçe'nin Latin alfabesiyle yazıldığını söylediğimde insanların gözleri açılıyor. "Nasıl yani, siz Arap harfleri kullanmıyor musunuz?" sorusunu her seferinde duymaktan helak oldum. Hatta bir İspanyol arkadaşım Latin harfleri kullandığımızı öğrenince baştan aşağı tarih dersi vermek zorunda kaldım, adamın ufku genişledi resmen.
Bir de şu çöl sıcakları algısı var tabii. Türkiye'nin dört mevsim yaşadığını, Karadeniz'de haftalarca yağmur yağabildiğini ya da Uludağ'da kayıldığını anlatınca simülasyon hatası veriyorlar. Onlara göre burası komple Sahra Çölü gibi bir yer.
Yiyecek Meseleleri ve Garip Sorular
En çok da "Siz her gün sadece döner mi yiyorsunuz?" sorusu beni benden alıyor. Keşke öyle olsa ama ev yemeği diye bir gerçek var arkadaşım! Bizim evdeki zeytinyağlı sarmayı gösteriyorum, "Bu ne, sarmaşık yaprağı mı yiyorsunuz?" diye bön bön bakıyorlar.
Valla benim karşılaştığım en saçma şeyler bunlardı. Sizin de böyle yabancı arkadaşlarınızla takılırken ya da yurt dışına gittiğinizde karşılaştığınız absürt şehir efsaneleri oldu mu? Kim neye şaşırdı, dökülün bakalım muhabbet çıksın!