Son yıllarda market raflarında, restoran menülerinde hatta sosyal medyada adım başı "glutensiz" ürünlerle karşılaşıyoruz. Birçoğumuzun aklında aynı soru var: Bu beslenme tarzı gerçekten herkes için bir mucize mi, yoksa sadece tıbbi olarak ihtiyaç duyanların mı hayatında olmalı?
Bu konuda etrafta o kadar çok bilgi kirliliği var ki, gelin konuyu bilimsel ama bir o kadar da anlaşılır ve akıcı bir şekilde mercek altına alalım.
GLUTEN NEDİR VE NEDEN BU KADAR KONUŞULUYOR?
Gluten; buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda doğal olarak bulunan bir protein grubudur. Hamura o esnekliğini veren, ekmeğin kabarmasını ve çiğnenebilir o güzel dokusunu sağlayan şey aslında tam olarak bu proteindir.
Ancak son yıllarda gluten adeta bir "sağlık düşmanı" ilan edildi. Oysa sağlıklı bir sindirim sistemine sahip bireyler için gluten zararlı bir madde değildir. Peki, kimler gerçekten glutensiz beslenmelidir?
1. ÇÖLYAK HASTALARI
Çölyak hastalığı bir otoimmün rahatsızlıktır. Bu kişilerin bağışıklık sistemi, gluten vücuda girdiğinde yanlış bir alarm verir ve ince bağırsağa saldırır. İnce bağırsaktaki besin emilimini sağlayan yapılar zarar görür.
Çölyak hastaları için glutensiz beslenmek bir tercih veya diyet trendi değil, hayati bir zorunluluktur. Çok küçük bir ekmek kırıntısı bile bu kişilerde ciddi bağırsak hasarına ve uzun vadede besin yetersizliklerine yol açabilir.
2. ÇÖLYAK OLMAYAN GLUTEN HASSASİYETİ OLANLAR
Yapılan testlerde çölyak çıkmayabilir veya buğday alerjiniz olmayabilir. Ancak glutenli gıdalar tükettiğinizde şişkinlik, gaz, kronik yorgunluk, beyin sisi veya eklem ağrıları yaşıyor olabilirsiniz.
İşte bu duruma "Çölyak Olmayan Gluten Hassasiyeti" deniyor. Bu kişiler gluteni hayatlarından çıkardıklarında yaşam kalitelerinin inanılmaz derecede arttığını söylerler.
3. BUĞDAY ALERJİSİ OLANLAR
Buğday alerjisi, bağışıklık sisteminin buğdaydaki proteinleri bir tehdit olarak görmesiyle oluşur. Çölyaktan farklıdır çünkü bağışıklık yanıtı döküntü, nefes darlığı veya sindirim problemleri şeklinde hemen ortaya çıkabilir. Bu kişilerin buğday içeren ürünlerden kesinlikle uzak durması gerekir.
Bu rahatsızlık, çölyak hastalığının ciltteki dışa vurumudur. Kaşıntılı, döküntülü ve su toplayan kabarcıklarla kendini gösterir. Ciltteki bu durumun tek ve kesin tedavisi sıkı bir glutensiz diyettir.
5. BAZI OTOİMMÜN HASTALIKLARA SAHİP BİREYLER
Haşimato tiroiditi veya romatoid artrit gibi otoimmün rahatsızlığı olan bazı bireylerde, doktor kontrolünde uygulanan glutensiz diyetin vücuttaki inflamasyonu (iltihabı) azalttığı gözlemlenmiştir. Ancak bu her hasta için geçerli değildir, mutlaka uzman takibi gerektirir.
GLUTENSİZ BESLENME ZAYIFLATIR MI?
Toplumdaki en büyük yanlışlardan biri glutensiz beslenmeyi bir zayıflama yöntemi olarak görmektir. Paket üzerindeki "glutensiz" etiketi, o gıdanın düşük kalorili veya çok sağlıklı olduğu anlamına gelmez.
Hatta glutensiz işlenmiş ürünler (ekmekler, bisküviler vb.), kıvam ve tat tutturabilmek için genellikle daha fazla yağ, şeker ve nişasta içerir. Dolayısıyla sadece kilo vermek için gluteni kesmek ters tepebilir.
GEREKSİZ YERE GLUTENİ KESMENİN RİSKLERİ
Tıbbi bir zorunluluğunuz yoksa gluteni tamamen hayatınızdan çıkarmak şu sorunlara yol açabilir:
- Tam tahıllardan alınan lif miktarının düşmesi ve buna bağlı kabızlık sorunları
- B vitaminleri, demir ve kalsiyum gibi mikro besin eksiklikleri
- Sosyal hayatta ve dışarıda yemek yerken gereksiz kısıtlanma hissi
SON SÖZ VE SİZİN DENEYİMLERİNİZ
Özetle dostlar; glutensiz beslenme moda olduğu için değil, vücudunuz gerçekten ihtiyaç duyuyorsa uygulanması gereken tıbbi bir beslenme modelidir. Şüpheleriniz varsa bir doktora danışmadan ve gerekli testleri yaptırmadan gluteni kesmemenizi öneririm. Çünkü gluteni kestikten sonra çölyak testi yaptırırsanız doğru sonuç alamazsınız.
Aranızda glutensiz beslenenler var mı? Çölyak veya hassasiyet teşhisi alanların tecrübelerini çok merak ediyorum. Deneyimlerinizi yorumlarda paylaşırsanız hepimiz için harika bir rehber olur!