İyilik Yaparken Acaba Gösteriş mi Diye Tıkanıp Kalmak

Son güncelleme:
  • Selam millet, kaç zamandır kafamı kurcalayan bir mesele var, sizinle de paylaşayım dedim. Geçen gün bizim mahallede yaşlı bir teyzenin poşetlerini taşımaya yardım edeyim dedim. Tam adımı atarken içimden bir ses cız etti: "Şimdi bunu gerçekten Allah rızası için mi yapıyorsun yoksa çevrendekiler ne kadar duyarlı desin diye mi?"

    Vallahi olduğum yerde kaldım birkaç saniye. Hani niyet kontrolü yapacağız derken kendi kendimizi kilitliyoruz ya, tam olarak öyle bir an yaşadım. Teyzeye yardım ettim etmesine ama bütün yol boyunca kafamın içinde kendi kendimle kavga ettim durdum.

    İyilikten Vazgeçirmek İçin Kurulan Bir Tuzak mı?



    En çok da birine gizlice değil de göz önünde yardım ederken ya da sadaka verirken oluyor bu durum. Bazen arkadaşlar arasında dini veya güzel bir konudan bahsedecek oluyorum, pat diye aynı düşünce saplanıyor: "Acaba milletin gözünde 'iyi Müslüman' profili çizmek mi hoşuma gidiyor?"

    Bu düşünce insanı bir süre sonra eylemsizliğe itiyor. "Aman riya olmasın" diye diye hiçbir hayra dokunamaz hale geliyoruz. Geçenlerde bir yerde okumuştum; sırf 'gösteriş olur' korkusuyla yapacağın iyilikten vazgeçmek de aslında bir nevi vesvese tuzağıymış. Yani şeytan seni kötülüğe sevk edemeyince, bu sefer "bak sen şov yapıyorsun" diyerek hayırdan alıkoymaya çalışıyormuş. Bana bayağı mantıklı geldi açıkçası.

    Gönül ister ki her şeyimizi tamamen gizli yapalım ama günlük hayatta her zaman bu mümkün olmuyor. Sokakta, işte, akraba arasında illa ki bir şeyler göz önünde yaşanıyor.

    Aranızda bu kafayı takma durumunu sıkça yaşayan var mı? Siz bu iç ses geldiğinde nasıl sıyrılıyorsunuz, niyeti bozmadan yola devam etmek için nasıl bir yöntem buldunuz?
0 0 0