Bugün sağlık köşemizde pek çoğumuzun hayatında en az bir kere deneyimlediği, bazen "geçer nasılsa" deyip geçiştirdiğimiz ama aslında vücudumuzun bize verdiği önemli bir sinyalden bahsetmek istiyorum: Baş dönmesi ve düşük tansiyon arasındaki o yakın ilişki.
Koltuktan birden kalktığınızda gözlerinizin karardığı, etrafın hafifçe sallandığı ya da ayağınızın altındaki zeminin kaydığı hissine kapıldığınız oldu mu? İşte bu anların arkasındaki en yaygın baş şüpheli genellikle düşük tansiyondur, yani tıptaki adıyla hipotansiyondur.
DÜŞÜK TANSİYON VE BAŞ DÖNMESİ NASIL BİR ARAYA GELİYOR?
Mantık oldukça basit aslında. Tansiyon, kanın damar duvarlarına yaptığı basınçtır. Kalbimiz, beyin başta olmak üzere tüm organlarımıza oksijen ve besin taşımak için kanı belirli bir basınçla pompalar. Tansiyon düştüğünde, yani basınç azaldığında, yer çekiminin de etkisiyle beynimize giden kan miktarında anlık bir azalma yaşanır.
Beynimiz oksijensiz kaldığında ya da kan akışı yavaşladığında hemen tepki verir. Bu tepkinin ilk ve en net sinyali ise baş dönmesi, sersemlik hissi, göz kararması ve hatta bazen hafif bir mide bulantısıdır.
Pek çoğumuzun günlük hayatta yaşadığı o anlık baş dönmesinin özel bir adı var: Ortostatik hipotansiyon (oturur ya da yatar pozisyondan ayağa kalkarken oluşan tansiyon düşüşü).
Dinlenir pozisyondayken aniden ayağa fırladığınızda, kan yer çekiminin etkisiyle bacaklarınıza ve karın bölgenize hücum eder. Normalde sağlıklı bir vücut buna hemen refleks verir; kalp biraz daha hızlı çarpar ve damarlar büzülerek kanı yukarı, beyne doğru iter. Ancak tansiyonunuz zaten düşükse veya vücudunuz bu refleksi vermekte biraz gecikirse, beyne giden kan anlık olarak azalır ve "dünya bir anlığına etrafınızda döner".
GÜNLÜK HAYATTA SIK KARŞILAŞTIĞIMIZ TETİKLEYİCİLER
Düşük tansiyona bağlı baş dönmesini sadece kronik bir hastalık olarak düşünmemek gerekir. Bazen farkında olmadan yaptığımız günlük hatalar da bu durumu tetikler:
- Yetersiz su tüketimi (Vücuttaki sıvı azaldıkça kan hacmi düşer, bu da doğrudan tansiyonu düşürür)
- Uzun süre aç kalmak veya öğün atlamak
- Sıcak havalar, uzun süre güneş altında kalmak veya çok sıcak suyla duş almak (Sıcaklık damarları gevşetip genişlettiği için tansiyon düşer)
- Uzun süre hareketsiz şekilde ayakta durmak
- Yoğun stres, uykusuzluk ve yorgunluk
PEKİ NE YAPMALI? EVDE UYGULANABİLECEK PRATİK ÇÖZÜMLER
Eğer altında yatan ciddi bir tıbbi sebep yoksa, düşük tansiyona bağlı baş dönmelerini yaşam kalitenizi düşürmeden kontrol altına alabilirsiniz. İşte birkaç küçük ama hayat kurtaran tavsiye:
- Aniden ayağa kalkmayın. Yatakta veya koltukta otururken önce birkaç saniye bacaklarınızı sallayın, vücudunuza pozisyon değiştirdiğinizin haberini verin, sonra yavaşça kalkın.
- Su matarası en yakın arkadaşınız olsun. Gün içinde düzenli su içmek kan hacminizi korur.
- Tuz tüketimini (eğer böbrek veya başka bir engeliniz yoksa) tamamen kesmeyin. Başınız döndüğünde bir bardak tuzlu ayran içmek tansiyonunuzu hızla dengeleyebilir.
- Öğünlerinizi aksatmayın. Az az ama sık beslenmek kan şekerinizin ve tansiyonunuzun ani düşüşlerini engeller.
- Aşırı sıcak ortamlarda uzun süre kalmamaya özen gösterin.
NE ZAMAN DOKTORA GİTMELİ?
Değerli dostlar, düşük tansiyona bağlı baş dönmesi genelde zararsızdır desek de, her baş dönmesini de basite almamak gerekir. Eğer baş dönmenize; göğüs ağrısı, nefes darlığı, kollarda veya yüzde uyuşma, konuşma güçlüğü, çift görme veya bayılma eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden bir kardiyoloji veya nöroloji uzmanına başvurmalısınız. Bazen bir vitamin eksikliği (B12, demir vb.) veya kalp ritim bozukluğu da kendini bu şekilde gösterebilir.
Sizler bu durumu sık yaşıyor musunuz? Başınız döndüğünde uyguladığınız, iyi gelen özel bir yönteminiz var mı? Deneyimlerinizi ve yorumlarınızı aşağıda paylaşırsanız harika olur.