Ağlayalım...Ağlamazsak Gülmekten utanalım!

Son güncelleme: 05.08.2007 20:22
  • Hakkını veremeden eda edilen namazlarımıza ağlayalım..

    Hakkını veremeden eğilip kalkmalarımıza ve bunlara namaz deyişimize
    ağlayalım..

    Aşıkla mâşuk misali ALLAH(c.c.) ile kulun buluşma noktası olan
    secdelerimizin ve seccadelerimizin hakkını veremeyişimize ağlayalım..

    Günde en az beş defa sunulan af piyangosunu kaçırdığımıza ağlayalım..
    Her bir namazda bütün günahlarımızdan arınma fırsatını kaçırdığımıza
    ağlayalım..

    Uykunun kollarında gaflet içinde geçen zamanımıza ağlayalım..

    Gaflet ile geçirilen ve boşa giden günlerimize ağlayalım..

    Her gün onca hadise karşısında ürpermeyen kalplerimize ağlayalım..

    Dünyaları yutsa da doymayan nefislerimize bende oluşumuza ağlayalım

    Dua edin icabet edeyim diyen Rahman ve Rahim olan Rabbimize karşı dua etmeyişimize ağlayalım..

    İsteyin vereyim diyen Rabbimize karşı sanki hakkında vaadinden dönmesi söz konusuymuş gibi, Ona güvensizliği işmam eder tarzda Ondan kamil iman, tam ihlas ve takva istemeyişimize ağlayalım..


    Hiç ölmeyecekmiş gibi, toprak altına girmeyecek ve hesap vermeyecekmiş gibi yaşayışımıza ağlayalım..

    Kalbim temiz deyip her türlü fecaati işleyip kendimizi avutmamıza
    ağlayalım..

    Evladımızın bizden, bizim de onlardan kaçacağımız günün gelip çattığı zaman keşkelerin hiçbir faydası olmayacağını bu dünyada anlamadan göçüp gideceğimize ağlayalım..

    Her gün gözümüzün önüne serip sergilenen onca ibretlik hadiseler karşısında
    başımızı devekuşu gibi kuma sokup değişmeyen hakikat olan ölümü kendimizden
    uzak görüşümüze ağlayalım..

    Ölenle ölünmez canım deyip üç gün sonra şen-şakrak şarkılar türküler
    söyleyip gafletle geçen ömrümüze ağlayalım..

    Günahı günah bilmeden ve ona tevbe edemeden günahlarımızı yüklenip huzur-u İlahiye gitme tehlikesinden bîhaber yaşadığımıza ağlayalım..

    Dağlar cesametindeki günahlarımızı gördüğümüzde ben bu günahları ne zaman işledim Ya Rab diyeceğimiz o günden bîhaber yaşadığımıza ağlayalım..

    Kuran bize yeter deyip sünnete sırtımızı döndüğümüz güne ağlayalım..

    Peygamberlerin bile Efendimiz ( sallALLAHu aleyhi vesellem )e ümmet olmayı isteyeceği o gün bu ümmet-i merhûmeden olamama tehlikesi karşısında halimize ağlayalım..

    ALLAH(c.c.) dostlarını tenkit edip, Peygamber Efendimiz ( sallALLAHu aleyhi vesellem )i üzdüğümüz için ağlayalım..

    Ateşin odunu yiyip bitirmesi gibi bütün hayır ve hasenâtımızı bitiren
    hasedden ve gıybetten kurtulamayışımıza ağlayalım..

    Azdıran zenginlik karşısında günümüzü gün edişimize ağlayalım..
    Hayırlısı varken hakkımızda hayırsız olanı istemeye devam etme
    saygısızlığını gösterdiğimiz için ağlayalım..

    Veren de alan da belli iken feryâd ü figân edişimize ağlayalım..

    Gülün de dikenin de bağın da bahçevanın da sahibi belliyken onlara sahipmiş
    gibi davranma saygısızlığından dolayı ağlayalım..

    Böylesine muhteşem bir saltanat sahibi karşında cüzî irademize bakıp da
    ulûhiyet işmam eden hallere girmek küstahlında bulunduğuz için ağlayalım..

    Cüzî bir ibadetle ebedi cenneti vaad eden Sultanımıza karşı hak iddia etmek kabalığında bulunmamıza ağlayalım..

    Yokluktan varlığı çıkaran ve sonra da ebedi bir hayat vaad eden ve onu
    verecek olan Rabbimize karşı günde birkaç saat ibadet ve hizmet etmekten kaçışımıza ağlayalım..

    Altmış yıllık bir hayatta istikamet üzere yaşamaya mukabil 60 trilyon sene
    bile yanında bir hiç kalan ebedi bir hayatı vaad eden ALLAH( c.c.)ın sözüne
    itimat etmezmiş gibi yaşayışımıza ağlayalım..

    Bir ayağımız çukura girmişken bile mal mülk peşinde koşmaktan utanmayışımıza ağlayalım..

    ALLAH(c.c.) için verin dendiğinde nefsimiz adına verdiğimiz içinağlayalım..

    ALLAH(c.c.) var deyip ve fakat sanki yokmuş gibi yaşayışımızaağlayalım..

    Hiç akletmez misiniz, hiç düşünmez misiniz diye ferman eden Kurânın sesine ses vermeyişimize ağlayalım..


    İyi günde unutup kötü günde hatırladığımız Rabbimize gösterdiğimiz
    vefasızlığımıza ağlayalım..

    İyi-kötü, dinli-dinsiz, said-şaki, müslüman, putperest, hristiyan, mecusi,
    yahudi demeden, hiç ayırt etmeden her gün hepsine nimetlerini bol bol veren
    Rabbimize karşı kulluğun ifadesi olan namaz, zekât, oruç, sadaka verme,
    ALLAH( c.c.)ı zikretme, emr-i bi-l maruf gibi ibadetlerde gönülsüz
    davranışımıza ağlayalım..

    Üç kuruş sadaka ile cenneti satın almış gibi bir havaya girişimize ağlayalım..

    Şeytanın bizi ALLAH(c.c.), Rahimdir affeder diye diye kandırıp kulluk
    vazifelerimizi ihmal ettirme tuzağına düşürmesine ağlayalım..

    Gelin hep beraber günahlarımıza ağlayalım..

    Ağlayalım ağlanacak halimize güldüğümüze..

    Kuruyan göz pınarlarımıza, yaşarmayan gözümüze ağlayalım..
    Ve ağlayalım ağlayamadığımız için acınacak halimize..
    Gelin hep beraber ağlayalım..

    Ağlayamıyorsak bile hiç olmazsa GÜLMEKTEN UTANALIM....
#04.08.2007 21:12 0 0 0
  • çok güzel Allah razı olsun teşekkürler
#04.08.2007 21:28 0 0 0
  • Ben olaya şimdi farklı bakacağım arkadaşlar belki de kızacaklar dünya üzerinde 57 İslam ülkesi ve dünyada 1,3 milyar Müslüman nüfusu var... Ancak bu nüfus, 900 trilyon dolarlık dünya ticaretinde 1 trilyon dolar bile yapamıyor... Bu resmi kaynakların 2006 senesi için yaptıkları bir açıklama. Biz neden üretmiyoruz neden düşünmüyoruz neden bilimsel çelışmeler yapmıyoruz onlar icad ediyor biz kullanıyoruz. Arkadaşlar çok küçük bir örnek vermek istiyorum geçen 2006 senesinde Türkiye 39 milyon çift ayakkabı ithal etmiş bu korkunç bir rakam yada şöyle bir örnek daha vereyim geçen sene çep telefonuna Türkiye cumhuriyeti vatadaşlarının ödediği miktar 8,2 milyondolar şimdi ben şunu söylemek istiyorum ağlanacak halimize gülelim. Bu konuya böyle bir cevap vermek istemezdim ama ağlamak yerine çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Saygılarımla
#05.08.2007 19:48 0 0 0
  • @ozlemank77 adlı üyeden alıntı:
    Hakkını veremeden eda edilen namazlarımıza ağlayalım..

    Hakkını veremeden eğilip kalkmalarımıza ve bunlara namaz deyişimize
    ağlayalım..

    Aşıkla mâşuk misali ALLAH(c.c.) ile kulun buluşma noktası olan
    secdelerimizin ve seccadelerimizin hakkını veremeyişimize ağlayalım..

    Günde en az beş defa sunulan af piyangosunu kaçırdığımıza ağlayalım..
    Her bir namazda bütün günahlarımızdan arınma fırsatını kaçırdığımıza
    ağlayalım..

    Uykunun kollarında gaflet içinde geçen zamanımıza ağlayalım..

    Gaflet ile geçirilen ve boşa giden günlerimize ağlayalım..

    Her gün onca hadise karşısında ürpermeyen kalplerimize ağlayalım..

    Dünyaları yutsa da doymayan nefislerimize bende oluşumuza ağlayalım

    Dua edin icabet edeyim diyen Rahman ve Rahim olan Rabbimize karşı dua etmeyişimize ağlayalım..

    İsteyin vereyim diyen Rabbimize karşı sanki hakkında vaadinden dönmesi söz konusuymuş gibi, Ona güvensizliği işmam eder tarzda Ondan kamil iman, tam ihlas ve takva istemeyişimize ağlayalım..


    Hiç ölmeyecekmiş gibi, toprak altına girmeyecek ve hesap vermeyecekmiş gibi yaşayışımıza ağlayalım..

    Kalbim temiz deyip her türlü fecaati işleyip kendimizi avutmamıza
    ağlayalım..

    Evladımızın bizden, bizim de onlardan kaçacağımız günün gelip çattığı zaman keşkelerin hiçbir faydası olmayacağını bu dünyada anlamadan göçüp gideceğimize ağlayalım..

    Her gün gözümüzün önüne serip sergilenen onca ibretlik hadiseler karşısında
    başımızı devekuşu gibi kuma sokup değişmeyen hakikat olan ölümü kendimizden
    uzak görüşümüze ağlayalım..

    Ölenle ölünmez canım deyip üç gün sonra şen-şakrak şarkılar türküler
    söyleyip gafletle geçen ömrümüze ağlayalım..

    Günahı günah bilmeden ve ona tevbe edemeden günahlarımızı yüklenip huzur-u İlahiye gitme tehlikesinden bîhaber yaşadığımıza ağlayalım..

    Dağlar cesametindeki günahlarımızı gördüğümüzde ben bu günahları ne zaman işledim Ya Rab diyeceğimiz o günden bîhaber yaşadığımıza ağlayalım..

    Kuran bize yeter deyip sünnete sırtımızı döndüğümüz güne ağlayalım..

    Peygamberlerin bile Efendimiz ( sallALLAHu aleyhi vesellem )e ümmet olmayı isteyeceği o gün bu ümmet-i merhûmeden olamama tehlikesi karşısında halimize ağlayalım..

    ALLAH(c.c.) dostlarını tenkit edip, Peygamber Efendimiz ( sallALLAHu aleyhi vesellem )i üzdüğümüz için ağlayalım..

    Ateşin odunu yiyip bitirmesi gibi bütün hayır ve hasenâtımızı bitiren
    hasedden ve gıybetten kurtulamayışımıza ağlayalım..

    Azdıran zenginlik karşısında günümüzü gün edişimize ağlayalım..
    Hayırlısı varken hakkımızda hayırsız olanı istemeye devam etme
    saygısızlığını gösterdiğimiz için ağlayalım..

    Veren de alan da belli iken feryâd ü figân edişimize ağlayalım..

    Gülün de dikenin de bağın da bahçevanın da sahibi belliyken onlara sahipmiş
    gibi davranma saygısızlığından dolayı ağlayalım..

    Böylesine muhteşem bir saltanat sahibi karşında cüzî irademize bakıp da
    ulûhiyet işmam eden hallere girmek küstahlında bulunduğuz için ağlayalım..

    Cüzî bir ibadetle ebedi cenneti vaad eden Sultanımıza karşı hak iddia etmek kabalığında bulunmamıza ağlayalım..

    Yokluktan varlığı çıkaran ve sonra da ebedi bir hayat vaad eden ve onu
    verecek olan Rabbimize karşı günde birkaç saat ibadet ve hizmet etmekten kaçışımıza ağlayalım..

    Altmış yıllık bir hayatta istikamet üzere yaşamaya mukabil 60 trilyon sene
    bile yanında bir hiç kalan ebedi bir hayatı vaad eden ALLAH( c.c.)ın sözüne
    itimat etmezmiş gibi yaşayışımıza ağlayalım..

    Bir ayağımız çukura girmişken bile mal mülk peşinde koşmaktan utanmayışımıza ağlayalım..

    ALLAH(c.c.) için verin dendiğinde nefsimiz adına verdiğimiz içinağlayalım..

    ALLAH(c.c.) var deyip ve fakat sanki yokmuş gibi yaşayışımızaağlayalım..

    Hiç akletmez misiniz, hiç düşünmez misiniz diye ferman eden Kurânın sesine ses vermeyişimize ağlayalım..


    İyi günde unutup kötü günde hatırladığımız Rabbimize gösterdiğimiz
    vefasızlığımıza ağlayalım..

    İyi-kötü, dinli-dinsiz, said-şaki, müslüman, putperest, hristiyan, mecusi,
    yahudi demeden, hiç ayırt etmeden her gün hepsine nimetlerini bol bol veren
    Rabbimize karşı kulluğun ifadesi olan namaz, zekât, oruç, sadaka verme,
    ALLAH( c.c.)ı zikretme, emr-i bi-l maruf gibi ibadetlerde gönülsüz
    davranışımıza ağlayalım..

    Üç kuruş sadaka ile cenneti satın almış gibi bir havaya girişimize ağlayalım..

    Şeytanın bizi ALLAH(c.c.), Rahimdir affeder diye diye kandırıp kulluk
    vazifelerimizi ihmal ettirme tuzağına düşürmesine ağlayalım..

    Gelin hep beraber günahlarımıza ağlayalım..

    Ağlayalım ağlanacak halimize güldüğümüze..

    Kuruyan göz pınarlarımıza, yaşarmayan gözümüze ağlayalım..
    Ve ağlayalım ağlayamadığımız için acınacak halimize..
    Gelin hep beraber ağlayalım..

    Ağlayamıyorsak bile hiç olmazsa GÜLMEKTEN UTANALIM....
    Orijinali Göster...


    daha ne sölenirki bu yazıdan sonra

    ellerine sağlık
#05.08.2007 20:22 0 0 0