Kuran'da başörtüsü yok

Son güncelleme: 18.08.2007 09:29
  • Kuran'da başörtüsü yok

    Ecevit'in isteğiyle araştırma yaptı, bu sonuca vardı.

    noimage

    Kuran'da başörtüsü yok

    Eski Başbakan Bülent Ecevit'in isteğiyle araştırma yapan yazar İsmet Bozdağ, 'Kuran'a göre, kadınların gizlemesi gereken yerleri saç ve gerdanları değil, göğüsleridir' dedi

    Yazdığı tarih kitapları ve araştırmalarıyla tanınan İsmet Bozdağ, 8 yıl önce dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in kendisinden "Başörtüsünün Kuran'da yeri olup olmadığı"na ilişkin bir çalışma yapmasını istediğini belirtti.

    Özdağ, "Araştırmayı yaptım ve Sayın Ecevit'e sundum. Çalışmayı inceledi ve sonra, 'Tıpkı benim düşündüğüm gibi. Ancak ben bunu açıklayamam. Bence bunu siz yayın yoluyla açıklamalısınız' demişti" dedi.

    Toplam 67 kitap yayımlayan 91 yaşındaki Bozdağ, başörtüsüyle ilgili bu çalışmasını yayımlamaya fırsat bulamadığını, ancak bunu kamuoyuna açıklamayı bir borç bildiğini belirterek, İslam dininin başörtüsünü emretmediğini, Nur Suresi'nin 31. ayetinde yer alan örtünme konusunun başla değil, göğüslerin örtülmesiyle ilgili olduğunu ileri sürdü.

    Kadının 'ziynet yerleri'

    Bozdağ, "Kuran, 'Dışarı çıkarken başınıza örtü alın" diyor, ama bunu emretmiyor; 'iyi olur' anlamında tavsiye ediyor. Ancak süslerinizi gizleyin dediği yer Diyanet'in dediği gibi 'gerdan' değil, 'göğüsler'dir. Bunu bir tek Yaşar Nuri Öztürk mealinde dile getirdi" diye konuştu.

    Bozdağ, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
    "Nur suresinin 31. ayetinde ayrıntıları ile açıklanan örtünme koşullarından anlıyoruz ki, 'örtünme' herkese karşı değildir. Ev içi ilişkilerde örtünme; kadının karşısındaki insanda şehvet duygusunu uyandırmayacak biçimde giyinmesidir. Şehvet duygusunu kamçılayan 'ziynet yerleri'dir. Nur suresinin 31'inci ayetine göre, kadının ziynet yeri, yakadan sonra başlayan yer ya da başka bir yorumla, göğüs çaprazından sonrası.
    Nur suresinin 31. ayetinde, 'Gizledikleri süslerinin bilinmemesi için, ayaklarını yere vurmasınlar' deniyor.
    Kim ayaklarını yere vurmayacak? Kadınlar. Niye vurmayacaklar? Gizledikleri süslerinin bilinmemesi için. Ayaklarını yere vurdukları zaman, hangi süsleri belli olur? Göğüsleri.
    Çünkü ayaklar yere vurulunca, titreyerek varlıklarını belli eden tek kadın uzvu göğüslerdir. Ve bu kadın uzvunu Kuran, aynı ayette, 'gizledikleri süslerinin bilinmemesi için' diye niteliyor."
#14.08.2007 17:30 0 0 0
  • Allah Allah
#14.08.2007 17:38 0 0 0
  • Nasıl yaa
#14.08.2007 17:54 0 0 0
  • NUR* 24/31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kızkardeşlerinin oğulları veya müslüman kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah'ın hükmüne dönün.

    ahzab
    "Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış elbiselerinden (cilbablarından) üzerlerini sıkıca örtsünler! Bu, onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah, çok bağışlayıcıdır, merhamet edicidir."[11]

    ayet çok açık herke anlamak istedigi gibi anlar anlıyo diyanette nabza göre şerbet veriyo onlarda böyle olmadıgını çok iyi biliyolar her neyse herkes istedigi gibi dişünür yapar yeterki başımdaki örtüye dokunmayın artık

    her bilgi dogru deildir herkes dogruyu bilmez anlamaz insanların kafasının karıştırıp yoldan çıkarmaya yarıyolar ancakk
#14.08.2007 18:02 0 0 0
  • bozdağ bunları demişse çok saçmalamış. ecevite ve yandaşlarına yalakalık yapacak dalkavuklarda olacaktır...
#14.08.2007 18:07 0 0 0
  • Hz. Âişe'den rivâyete göre, bir gün Hz. Ebû Bekir'in kızı Esmâ ince bir elbise ile Allah Resulunun huzuruna girmişti. Resulullah (s.a.s) ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çagına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir." Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti" (Ebu Davûd, Libâs, 31). "Allah Teâlâ ergin kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mâce, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160; Ahmed b. Hanbel, IV, 151, 218, 259).


    boncuk kardeşim gerekli ayetleri belirtmiş bu ayetlerden sonra nebiler serverinin bir hadisinde de bu yukarıda belirttiğm olay vuku bulmuştur.

    gelelim son sözümüze o bunu demiş yok bu şunu demiş hepsi bana masal gibi geliyor artık.Hayat rehberimiz Kuran-ı Kerimdir.biz kitabımıza bakarız.deim ya gerisi hikaye.ha bu arada zor zamanlar yakında bitecek inşallah boncuk
#14.08.2007 18:20 0 0 0
  • inşallah ablacım yeter valla herkes yorum yapar olduu bukadarmı düştük yazık valla bu kutsal degerli örtüye herkes laf söyler olduu buda bizim çilemizmiş yaradan biliyoo bizi
#14.08.2007 18:24 0 0 0
  • bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne
    acırım tükrüğe billahi tükürsem yüzüne

    demiş üstad sıkma canını mazlumun ahı yerde kalmayacak inşallah
#14.08.2007 18:28 0 0 0
  • inşallah abla
#14.08.2007 18:33 0 0 0
  • yeterki başımdaki örtüye dokunmayın artık

    buncuk arkadaşım senin başındaki örtüye bir şey diyen yokki.O sana kalmış kimse bir şey diyemez
    din allah'la kul arasındadır...

    ben denk geldi konuyu sizlerle paylaşmak istedim.
#14.08.2007 18:42 0 0 0
  • @Fiyakalı adlı üyeden alıntı:
    yeterki başımdaki örtüye dokunmayın artık

    buncuk arkadaşım senin başındaki örtüye bir şey diyen yokki.O sana kalmış kimse bir şey diyemez
    din allah'la kul arasındadır...

    ben denk geldi konuyu sizlerle paylaşmak istedim.
    Orijinali Göster...
    din allah'la kul arasındadır...

    ben denk geldi konuyu sizlerle paylaşmak istedim.

#14.08.2007 18:44 0 0 0
  • fiyakalı sen konunu paylaştın boncukta içinden geçenleri söyledi ki bu sözün sana olmadığını sende biliyorsundur herhalde.bundan şüpheniz olmasın fiyakalı kardeşim.
#14.08.2007 18:50 0 0 0
  • yok abla boncuk arkadaşım olayı üzerine çekiyor.bu sadece o araştırmayı yapan kişinin fikirleri.ona kimse başörtünü çıkar demiyor.

    bende onu vurgulamak istedim ;) sorun yok
#14.08.2007 18:53 0 0 0
  • paylaşımın için teşekkürler fiyakalı

    NUR* 24/31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kızkardeşlerinin oğulları veya müslüman kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah'ın hükmüne dönün.
    bundan daha açık delil olabilir mi ?



    Onlardan seni dinleyenler vardır; oysa biz, onu kavrayıp anlamalarına (bir engel olarak) kalpleri üzerine kat kat örtüler ve kulaklarında bir ağırlık kıldık. Onlar, hangi 'apaçık-belgeyi' görseler, yine ona inanmazlar. Öyle ki, o inkâr etmekte olanlar, sana geldiklerinde, seninle tartışmaya girerek: "Bu, öncekilerin uydurma masallarından başka bir şey değildir" derler. (EN'AM
    SURESİ < / 25)
#14.08.2007 18:54 0 0 0
  • tamam fiyakalı kardeşim bizimde aramızda sorun olursa vay halimize yani.
#14.08.2007 18:54 0 0 0
  • Anlasilan misyonerler is basinda yine az evvel google girdim kuran basörtü yazdim önüme bu haber ve benzeri bir sürü lakirti cikiverdi.

    Yasindanda belliki amcabey bazi seyleri kavrayamayacak yasta yada isine gelenleri isine geldigi gibi ceviriyor ki, böyle yapanlar yani kuranda yazanlari kendi islerine geldigi gibi tercüme edenlerin hali nicedir..




    BAŞÖRTÜSÜ KUR'ÂN'DA VARDIR
    "İslâm'da başörtüsü vardır" diyecek yerde "Kur'ân'da vardır" dememizin sebebi, "Kur'ân'da olmayan İslâm'da da yoktur" diyenlere itiraz payı/fırsatı bırakmamaktır. Doğrusu ise "Kur'ân'da, Sünnet'te, ictihadda ve ictihadların birleşmesi ile meydana gelen icmâda var olanın İslâm'da da varolduğu" hükmü ve kaidesidir. Son günlerde meşhur deyişle 'it izi kurt izine karıştı', her kafadan bir ses geliyor. Cehaletten cesaret alanlarla bilgisini "nefsânî arzularına, menfaatine, taassubuna, peşin hükmüne" kurban edenler, Müslüman halkımızın kafasını karıştırıyorlar. Hergün bir mücevher yumurtluyor, sonra bunun üzerine oturarak fitne ve fesat civcivleri çıkarmaya çalışıyorlar. Ortaya attıkları yeni iddia -daha doğrusu yeniden ısıtıp sofraya getirdikleri temcit pilavı- "başörtüsünün Kur'ân'da bulunmadığı, başın ve saçın açılmasında dinî bir sakınca olmadığı" hükmüdür. Halbuki biraz Arapça bilenler, Nur sûresinin ilgili ayetinde (24/29) geçen "hımâr" (çoğulu humûr) kelimesinin "başörtüsü ve baş dahil vücudun üst kısmını kapatan örtü" mânasına geldiğini bilirler. Bu âyet gelmeden önce başlarındaki örtünün öndeki iki ucunu omuzlarından arkaya atan, boyunlarını ve gerdanlarını açıkta bırakan kadınlara "böyle yapmayın, bu iki ucu göğsünüzün (elbisenizin yakasının, gerdanınızın) üzerinden bağlayın" emrinin verildiğini de bilirler. Hadis okuyanlar, bu âyet gelince mescitte bulunan Ensar kadınlarının -ilâhî emri geciktirmeden yerine getirmek üzere- etekliklerini yırtarak başlarını, boyun ve gerdanlarını bununla bağladıklarını; keza Hz. Peygamber'in (s.a.) "Ergenlik çağına gelmiş bir kadın başörtüsü giymedikçe Allah onun namazını kabul etmez" buyurduğunu da bilirler. Bunları bilmeyenlerin fetva verme hakları yoktur. Bilip de bilmezden gelenlerin, güneşi nefsânî balçıklarıyla sıvamaya kalkışanların ise hesap günü gelip çatmadan akıllarını başlarına almaları gerekir.
    Bu vesile ile konuyu bir daha özetlemekte fayda görüyoruz:
    Nur sûresindeki âyetlerde kadınların avret (örtmeleri gereken) yerleri açıklanmış, hadisler de bu açıklamayı tamamlamıştır. Örtme, kapatma emri ve yabancıya (nâmahreme) gösterme yasağının, kadın başını ve saçını da içine alıp almadığı bütün devirlerde konuşulmuş, sorulmuş ve başın ve saçın avret olduğu, kapatılması gerektiğinde ittifak edilmiştir (icmâ meydana gelmiştir). Bizim tesbitimize göre sahâbeden günümüze kadar her asırda yapılan ve kısmen yazılan tefsirlerde hür, Müslüman kadınların el, yüz ve ayakları hariç, bütün vücutlarının avret olduğu, örtülmesi gerektiği konusunda sözbirliği ve görüş beraberliği vardır. Baş dahil avret yerlerinin örtülmesinin farz, açılmasının haram olması hükmü, açıklayıcı hadisler yanında bilhassa Nur sûresindeki âyete ve bu âyetin şu üslûp özelliğine dayandırılmıştır:
    a) Erkeklerin gözlerini haramdan korumaları, iffetlerine sahip olmaları istenmiş; ancak bu davranışın onları ruhen temiz kılacağı bildirilmiştir.
    b) Kadınların da gözlerini haramdan (cinsi arzuyu uyandıracak yerlere bakmaktan) sakınmaları, iffetlerini korumaları emredilmiş; hemen bunun arkasından zaruri olarak açıkta kalan yerler (eller, ayaklar ve yüz) müstesna bütün vücutlarını kapatmaları, güzel ve çekici yerlerini nâmahreme göstermemeleri istenmiştir.
    c) Başörtülerini (hımâr-humur) boyun ve göğüslerini örtecek şekilde bağlamaları açıkça ve özellikle emredilmiştir.
    d) Örtülecek ve açılacak yerler yanında kimlere karşı ne kadar açılabilecekleri de hükme bağlanmıştır.
    e) İlgili ayetlerin sonunda "Ey iman edenler! Hep birden Allah'a tövbe ediniz ki kurtulasınız" buyurulmuş, örtünmenin bir tavsiye değil, bağlayıcı emir olduğu hükmüne bir işaret göndermesi de bununla yapılmış, daha önceki ve bundan sonraki itaatsizlikler için tövbe edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
    Bu emir gelince Müslüman kadınlar derhal itaat etmişler, gerektiği gibi kapanmışlar, uygulama Hz. Peygamber (s.a.) tarafından titizlikle takip edilmiş ve asırlar boyunca da bu şekilde devam etmiştir.
    Bütün bu açıklama, karîne, delil ve işaretler konumuz olan, sınırları belirlenmiş örtünme emrinin -tavsiye değil- bağlayıcı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu emir, âdete bağlı ve bu sebeple tarihî olan hükümler çerçevesine de sokulamaz; çünkü o zaman yürürlükte olan âdet ve uygulamayı olduğu gibi devam ettirmek için değil, değiştirmek ve düzeltmek için gelmiştir. Başlarına örtü aldıkları halde boyun ve gerdanlarını açıkta bırakan kadınlara yeni bir örtünme şekli öğretmiş, İslâmî örtüyü tarif etmiştir.
    Başörtüsü İslâm'da ve Kur'ân'da vardır. Ona uymak istemeyenler hiç değilse İslâm'ı ve Kur'ân'ı kendilerine benzetmeye, kusurlarını meşrulaştırmak için Kur'ân'ı kullanmaya, bilgileri yetersiz olduğu halde fetva vermeye kalkışmasınlar. İnanıyorlarsa Allah'tan çekinsinler!

    Alintidir:
#14.08.2007 19:02 0 0 0
  • Allah (c.c) razı olsun abim
#14.08.2007 19:10 0 0 0
  • sağol usta
#14.08.2007 20:25 0 0 0
  • ellerine saglık allah razı olsun
#14.08.2007 20:42 0 0 0