Çevre ile ilgili Şiirler Sloganlar

Son güncelleme:
  • çevre ile ilgili sloganlar - çevre ile ilgili sözler - çevre ile ilgili şiirler - Doğa çevre şiirleri

    Ağaç
    Gün bitti. Ağaçta neş’e söndü.
    Yaprak ateş oldu. Kuş da yakut.
    Yaprakla kuşun parıltısından
    Havzın suyu erguvana döndü.

    Ahmet Haşim

    —————————-

    At

    Anlat bize yürüyüşün güzelliğini,
    koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
    toynakların kızgın kıvılcımlarını

    Kişneyen bir tayın sevincini anlat
    öfkeyi ve sağrındaki mahmuz yarasını
    Masallardaki şehzadeleri anlat bize

    Avradın ve silahın kardeşisin ya
    feodalın töresini anlat biraz da
    ve terkinde karçırdığın kızları

    Dağları anlat bize, eşkiya gecelerini
    ölümleri, ölümsüzlükleri anlat bize
    sonra tahta’dan tunca dönüşünü

    Sen ki hepsini görüp yaşayansın

    Ahmet Telli

    —————————-

    Baharın İlk Sabahları

    Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
    Karşı damda bir güneş parçası,
    İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
    Bağıra çağıra düşerim yollara;
    Döner döner durur başım havalarda.

    Sanırım ki günler hep güzel gidecek;
    Her sabah böyle bahar;
    Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.
    Derim ki: “Sıkıntılar duradursun!”
    Şairliğimle yetinir,
    Avunurum.

    Orhan Veli Kanık

    —————————-

    Baharsız Şehir

    Düşlerin kışında üşür ellerim
    Ben taşralı, yüreği yangın çocuk
    Yalnız mezarlıkta açar güllerim
    Ben taşralı, yüreği yangın çocuk

    Gönlümde hasreti masum aşkların
    Sürgün coğrafyada değişti iklim
    Uçurum çiçeği, dünsüz bir yarın
    Kutsal haremimde bu yabancı kim?

    Dağların ıtriyle dirilirim ben
    Sitelere sığmaz, ezilir ruhum
    Rüzgâra çağrıdır açtığım yelken
    Direnen son ümit, son efsunlu mum

    Sevgi bir efsane, dostluk bir masal
    Cinnet-hücrelerde bilenmiş kinler
    Bütün erdeminle, merkezinde kal
    Milyar yıldır bunu söyler ekinler

    Yitik bir kuşlukta bozuldu büyü
    Bir can-eriğine değmez gökdelen!
    Höykür içindeki esir türküyü
    Başlasın yeniden o soylu şölen

    Olcay Yazıcı

    —————————-

    Bahçemiz

    GÜZEL GÜZEL ÇİÇEKLER
    UÇUŞUYOR BÖCEKLER
    AĞAÇLAR AÇMIŞ KOLUNU
    KUŞLARA,BÖCEKLERE,EN GÜZEL ÇİÇEKLERE.

    OYNAYAN ÇOCUKLAR
    COŞUYOR,COŞTURUYOR
    EN GÜZEL KELEBEKLER
    UÇUŞUP DURUYOR.

    BİR GÜZEL KOKUYOR
    BİR BAŞKA COŞKU VERİYOR
    AĞAÇLARIN DALLARI
    BİR BAŞKA GÜLÜMSÜYOR.

    ESEN RÜZGAR BİR BAŞKA
    ÇİMLERİN KOKUSU HARİKA
    SADECE BU GÜN DEĞİL
    HER GÜN BAHÇENİN KOKUSU BİR HARİKA.

    Nurdan Şeker

    —————————-

    Dağlar

    Dinleyin ağalar, size söyleyim;
    Arş u Kürsü gider yolun var dağlar.
    Kar-ardıçlı, kamalaklı yüceler.
    Selvili, söğütlü yerin var, dağlar.

    Ahır Dağı’ndan gör Maraş bağını,
    Engirek’te derler ilin çoğunu.
    Bayra’dan. Bertiz’den Konur Dağı’nı;
    Göksun güzel derler, ilin var, dağlar.

    Gün doğanda Gündüzlü’nün başına.
    Ak Dağ derler duman çöker başına,
    Göğdeli’de sümbüllünün peşine
    Kabak tepe derler, şarın var dağlar.

    Karacaoğlan der de: Bitirdim çağı,
    O yüce Bin Boğa, Bolkar’ın dengi.
    Soğanlı yücesi koca Bey Dağı
    Erciyes ulumuz, pirin var dağlar.

    Karacaoğlan

    —————————-


    Dağlar

    Yücesinde namlı namlı karın var,
    Seni yaylayacak zamanım dağlar!
    Başından aşmağa yoktur takatim,
    Kalmadı dizimde dermanım dağlar!

    Yağmur yağar, mor sümbüller bitirir;
    Yel estikçe kokuların getirir.
    Sarı çiçek sarvan kurmuş oturur;
    Karışmış güller çimenin dağlar!

    Sarı çiçek sallanıyor naz ile,
    Dem sürerdim on beşinde kız ile,
    Şimdi öksüz kaldım kırık saz ile,
    Ah ettikçe tüter dumanım dağlar!

    Yaz gelir, illerin çözülür, konar.
    Güzeller suyundan içip de kanar.
    Küpeler kulakta mum gibi yanar;
    Gördükçe, artıyor imanım dağlar!

    Karac’oğlan der ki: Çöktüm, oturdum;
    Bağ bahçe diktim de meyva yetirdim.
    Alnı top perçemli yavrı yitirdim,
    Bir köşende kaldı gümanım dağlar!

    Karacaoğlan

    —————————-

    Denizi Özleyenler İçin

    Gemiler geçer rüyalarımda,
    Allı pullu gemiler, damların üzerinden;
    Ben zavallı,
    Ben yıllardır denize hasret,
    “Bakar bakar ağlarım.”
    Hatırlarım ilk görüşümü dünyayı,
    Bir midye kabuğunun aralığından;
    Suların yeşili,göklerin mavisi,
    Lapinaların en harelisi…
    Hala tuzlu akar kanım
    İstiridyelerin kestiği yerden.
    Neydi o deli gibi gidişimiz,
    Bembeyaz köpüklerle, açıklara!
    Köpükler ki fena kalpli değil,
    Köpükler ki dudaklara benzer;
    Köpükler ki insanlarla
    Zinaları ayıp değil.
    Gemiler gecer rüyalarımda,
    Allı pullu gemiler,damların üzerinden;
    Ben zavallı,
    Ben yıllardır denize hasret

    Orhan Veli Kanık

    —————————-

    Güneş

    Ah aydınlıklardan uzaktayım
    Kafamda o dağılmayan sükun.
    Ölmedim lakin, yaşamaktayım
    Dinle bak: vurmada nabzı ruhun.

    Yarasalar duyurmada bana
    Kanatlarının ihtizazını.
    Şimdi hep korkular benden yana
    Bekliyor sular, açmış ağzını.

    Ah aydınlıklardan uzaktayım
    Kafamda dağılmayan sükun.
    Ölmedim lakin, yaşamaktayım
    Dinle bak vurmada nabzı ruhun.

    Siyah ufukların arkasında
    Seslerle çiçeklenmede bahar
    Ve muhayyilemin havasında
    En güzel zamanın renkleri var.

    Ölmedim hala.. yaşamaktayım.
    Dinle bak: vurmada nabzı ruhun!
    Ah aydınlıklardan uzaktayım
    Kafamda o dağılmayan sükun.

    Ruhum ölüm rüzgarlarına eş,
    Işık yok gecemde, gündüzümde.
    Gözlerim görmüyor… lakin güneş
    O her zaman, her zaman yüzümde.

    Orhan Veli Kanık

    —————————-

    Yağmur

    Küçük, muttarid, muhteriz darbeler
    Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
    Olur dembedem nevha-ger, nağme-saz
    Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
    Küçük, muttarid, muhteriz darbeler.

    Sokaklarda seylabeler ağlaşır
    Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır

    Bulutlar karardıkça zerrata bir
    Ağır, muhtazır dalgalanmak gelir

    Bürür bir soğuk, gölge etrafı hep
    Nümayan olur gündüzün nısf-ı şeb

    Söner şimdi, manzur olurken demin
    Hayulası karşımda bir alemin

    Açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere
    Bakıldıkça vahşet çöker yerlere

    Geçer boş sokaktan, hayalet gibi
    Şitaban u puşide-ser bir sabi

    O dem leyl-i yadımda, solgun, tebah
    Sürür bir kadın bir rida-yı siyah

    Saçaklarda kuşlar -hazindir bu pek
    Susarlar, uzaktan ulur bir köpek

    Öter guş-i ruhumda boş bir enin
    Boğuk bir tezad-ı sükun u tanin

    Küçük, pür heves, gevherin katreler
    Sokaklarda, damlarda pür ihtizaz
    Olur muttasıl nevha-ger, nağme-saz
    Sokaklarda, damlarda pür ihtizaz
    Küçük, pür heves, gevherin katreler

    Tevfik Fikret

    —————————-

    Yürüyüşler

    Her adım,taze bir can gibi,
    Doğar kaldırım taşlarında,
    Her adım,taşırken ümidi,
    Bırakır kaldırım kenarına.

    Her adım,yeniden bir doğuş,
    Her adım,yeniden yok oluş.
    Ayaklar yeni bir oyundur,
    Adımlar,oyunun sonudur.

    Her adım,korkudan sıyrılış,
    Her adım,korkuya açılış.
    Her adım,acıdan kurtulma,
    Her adım,acıya ulaşma.

    Adımlar gece de hızlanır,
    Ürperir bütün gölgelerden.
    Adımlar gündüze razıdır,
    Çekinmez kendi gölgesinden.

    İsmail Haşimoğlu

    https://www.main-board.com/cevre-bilimi/528190-cevre-kirliligi-ile-ilgili-sloganlar.html
0 0 0