Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağrındaki mahmuz yarasını
Masallardaki şehzadeleri anlat bize
Avradın ve silahın kardeşisin ya
feodalın töresini anlat biraz da
ve terkinde karçırdığın kızları
Dağları anlat bize, eşkiya gecelerini
ölümleri, ölümsüzlükleri anlat bize
sonra tahta’dan tunca dönüşünü
Sen ki hepsini görüp yaşayansın
Ahmet Telli
—————————-
Baharın İlk Sabahları
Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.
Sanırım ki günler hep güzel gidecek;
Her sabah böyle bahar;
Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.
Derim ki: “Sıkıntılar duradursun!”
Şairliğimle yetinir,
Avunurum.
Orhan Veli Kanık
—————————-
Baharsız Şehir
Düşlerin kışında üşür ellerim
Ben taşralı, yüreği yangın çocuk
Yalnız mezarlıkta açar güllerim
Ben taşralı, yüreği yangın çocuk
Gönlümde hasreti masum aşkların
Sürgün coğrafyada değişti iklim
Uçurum çiçeği, dünsüz bir yarın
Kutsal haremimde bu yabancı kim?
Dağların ıtriyle dirilirim ben
Sitelere sığmaz, ezilir ruhum
Rüzgâra çağrıdır açtığım yelken
Direnen son ümit, son efsunlu mum
Sevgi bir efsane, dostluk bir masal
Cinnet-hücrelerde bilenmiş kinler
Bütün erdeminle, merkezinde kal
Milyar yıldır bunu söyler ekinler
Yitik bir kuşlukta bozuldu büyü
Bir can-eriğine değmez gökdelen!
Höykür içindeki esir türküyü
Başlasın yeniden o soylu şölen
Olcay Yazıcı
—————————-
Bahçemiz
GÜZEL GÜZEL ÇİÇEKLER
UÇUŞUYOR BÖCEKLER
AĞAÇLAR AÇMIŞ KOLUNU
KUŞLARA,BÖCEKLERE,EN GÜZEL ÇİÇEKLERE.
OYNAYAN ÇOCUKLAR
COŞUYOR,COŞTURUYOR
EN GÜZEL KELEBEKLER
UÇUŞUP DURUYOR.
BİR GÜZEL KOKUYOR
BİR BAŞKA COŞKU VERİYOR
AĞAÇLARIN DALLARI
BİR BAŞKA GÜLÜMSÜYOR.
ESEN RÜZGAR BİR BAŞKA
ÇİMLERİN KOKUSU HARİKA
SADECE BU GÜN DEĞİL
HER GÜN BAHÇENİN KOKUSU BİR HARİKA.
Nurdan Şeker
—————————-
Dağlar
Dinleyin ağalar, size söyleyim;
Arş u Kürsü gider yolun var dağlar.
Kar-ardıçlı, kamalaklı yüceler.
Selvili, söğütlü yerin var, dağlar.
Ahır Dağı’ndan gör Maraş bağını,
Engirek’te derler ilin çoğunu.
Bayra’dan. Bertiz’den Konur Dağı’nı;
Göksun güzel derler, ilin var, dağlar.
Gün doğanda Gündüzlü’nün başına.
Ak Dağ derler duman çöker başına,
Göğdeli’de sümbüllünün peşine
Kabak tepe derler, şarın var dağlar.
Karacaoğlan der de: Bitirdim çağı,
O yüce Bin Boğa, Bolkar’ın dengi.
Soğanlı yücesi koca Bey Dağı
Erciyes ulumuz, pirin var dağlar.
Karacaoğlan
—————————-
Dağlar
Yücesinde namlı namlı karın var,
Seni yaylayacak zamanım dağlar!
Başından aşmağa yoktur takatim,
Kalmadı dizimde dermanım dağlar!
Yağmur yağar, mor sümbüller bitirir;
Yel estikçe kokuların getirir.
Sarı çiçek sarvan kurmuş oturur;
Karışmış güller çimenin dağlar!
Sarı çiçek sallanıyor naz ile,
Dem sürerdim on beşinde kız ile,
Şimdi öksüz kaldım kırık saz ile,
Ah ettikçe tüter dumanım dağlar!
Yaz gelir, illerin çözülür, konar.
Güzeller suyundan içip de kanar.
Küpeler kulakta mum gibi yanar;
Gördükçe, artıyor imanım dağlar!
Karac’oğlan der ki: Çöktüm, oturdum;
Bağ bahçe diktim de meyva yetirdim.
Alnı top perçemli yavrı yitirdim,
Bir köşende kaldı gümanım dağlar!
Karacaoğlan
—————————-
Denizi Özleyenler İçin
Gemiler geçer rüyalarımda,
Allı pullu gemiler, damların üzerinden;
Ben zavallı,
Ben yıllardır denize hasret,
“Bakar bakar ağlarım.”
Hatırlarım ilk görüşümü dünyayı,
Bir midye kabuğunun aralığından;
Suların yeşili,göklerin mavisi,
Lapinaların en harelisi…
Hala tuzlu akar kanım
İstiridyelerin kestiği yerden.
Neydi o deli gibi gidişimiz,
Bembeyaz köpüklerle, açıklara!
Köpükler ki fena kalpli değil,
Köpükler ki dudaklara benzer;
Köpükler ki insanlarla
Zinaları ayıp değil.
Gemiler gecer rüyalarımda,
Allı pullu gemiler,damların üzerinden;
Ben zavallı,
Ben yıllardır denize hasret