kitap sarmaşıkları içinde belkide doğunun ender seslerinden biri sanki ordaymış yaşarken satırları ..anlatıyor işte ...belki birgün karşılıklı sohbet imkanınız da olur ..yaşayanların dilinden anlayanlar için güzel bir kitap...
Arkeolog Louise Cantor, oğlu Henrik'i evinde ölü olarak bulur. Polis, oğlunun intihar ettiğini söylese de Louise buna inanmaz. Ancak bir annenin fark edebileceği ipuçlar olayın derinliklerinde çok daha kötü şeylerin yattığını göstermektedir.
Louise, oğlunun ölümünün ardındaki sır perdesini aralamak için uzun bir yolculuğa çıkar. Bu inanılmaz yolculuğun her aşamasında oğluyla ilgili yeni bir sır keşfeder. Olaylar onu gizli laboratuvarlardan ilaç firmalarının karanlık oyunlarına, Kennedy'nin kayıp beyninden Afrika'nın gizemli topraklarına kadar götürür. Louise artık kendine şu soruyu sormaktadır: Acaba Henrik gerçekten intihar mı etmiştir?
Kennedy'nin Beyni romanıyla Mankell usta bir gerilim yazarı olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır. Bu eseri okurken okuyucuların solukları kesilecektir.
YAZAR HAKKINDA
Stockholm'de 1948 yılında doğan Henning Mankell, çeşitli dillere çevrilen ve Avrupa'da birçok ülkede liste başı olan Dedektif Wallander serisi ile pek çok ödül kazandı. Yanlış Yol isimli romanı yılında Polisiye Yazarlar Derneği'nin Altın Hançer Ödülü'ne değer görüldü.
KİTAP HAKKINDA
Kitabın Adı Kennedy'nin Beyni
Orijinal Adı Kennedy's Brain
Yazar(lar) Henning Mankel
Çevirmen(ler) Pınar Öcal
Editör(ler) -
Baskı Adedi 3000
Dizi Adı / Türü Polisiye Gerilim Roman
Okur Profili Genel Okur
İndirim Kodu AL006
BASKI BİLGİLERİ
Sayfa Sayısı 352 sayfa
Ebat 13.5 x 19.5 cm.
Kâğıt 60 gr. Ensocreamy
İç Baskı Siyah-Beyaz
Kapak (Cilt Bilgisi) 210 gr. Bristol
ISBN/Barkod 9789752111844
Fiyatı 20.00 TL.
Anne Beddingfeld, babasını kaybettikten sonra Londra'da yaşamaya karar verir. Ve günün birinde, içinde her zaman var olan macera tutkusu, Hyde Park'ın köşesindeki metro istasyonunda yaşadığı bir olayla canlanır. İstasyondaki bir adam rayların üstüne düşerek ölmüştür. Ama ne var ki olay göründüğü gibi değildir. Anne, kaza olmadığına inandığı olayın peşini bırakmaz ve elindeki tek ipucuyla "Albay" olarak da bilinen katilin asıl kimliğini ortaya çıkarmaya çalışır. Ancak bilmediği şey Albay'ın da onun peşinde olduğudur.
YAZAR HAKKINDA
Agatha Christie, dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğmuştur. Yarım yüzyılı aşkın yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan pek çok kitap yazmıştır. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da ölmüştür.
KİTAP HAKKINDA
Kitabın Adı Kahverengi Elbiseli Adam
Orijinal Adı The Man in The Brown Suit
Yazar(lar) Agatha Christie
Çevirmen(ler) Çiğdem Öztekin
Editör(ler) -
Baskı Adedi 3000
Dizi Adı / Türü Polisiye Roman
Okur Profili Genel Okur
İndirim Kodu AL006
BASKI BİLGİLERİ
Sayfa Sayısı 272 sayfa
Ebat 13.5 x 19.5 cm.
Kâğıt 60 gr. Ensocreamy
İç Baskı Siyah-Beyaz
Kapak (Cilt Bilgisi) 210 gr. Bristol
ISBN/Barkod 9789752111882
Fiyatı 16.00 TL.
Ne kadar ileri gidebilirsiniz? Yani cinsel partnerinizle David Lodge, "Ne Kadar İleri Gidebilirsin?"de bir grup Britanya'lı Katolik gencin yaşamını 1950'lerdeki öğrencilik yıllarından 1980'li yıllardaki yetişkinlik dönemine uzanan süreçte kendi benzersiz üslubuyla gözler önüne seriyor. Kahramanlarımız (ara ara devreye giren yazarın gözetiminde), Katolik inançlarının koyu gölgesinde cinsel arzular, evlilik, doğum kontrolü ve hayatın diğer gerçekleriyle başa çıkmaya çalışıyorlar. Elbette ki temel çatışma, dinlerin insanları zapturapt altına almada ilk olarak başvurdukları cinsel zevk ve doğum kontrolünde düğümleniyor. İlk gençliklerinden itibaren, Papa'nın duyurularıyla altı daha da çizilen doğum kontrol yöntemleri affolunmaz bir günah olarak kahramanlarımızın kafasına kazınıyor. Bedenin diğer günahlarının aksine, bir işe yaraması için bu günah önceden planlanarak ve tekrar tekrar işleniyor. Dolayısıyla sinirlenerek kontrolü kaybetmek, sarhoş olmak ve zina gibi iyi niyetle, günah çıkardıktan sonra tekrarlanabilen bir eylem değil. Seni sakramentlerden dışlar, bu nedenle ve aynı dönemin Katolik öğretisine göre, Paskalya Görevi'ni yapamazsan kendini kesin bir şekilde aforoz etmiş olursun. Böylece ya güvenilir bir doğum kontrol yöntemi olmadan idare etmeye çalışır ya da dinden çıkarsın; makul alternatifler işte bundan ibarettir. Ve yol istesen de istemesen de Cehenneme kadar uzanır Papalar durmadan gidip geliyor ama bu cadı kazanı gibi kaynayan ortamda Katolik Kilisesi'nin doğum kontrolü konusundaki fetvası değişmiyor. Peki bu durumda, kahramanlarımız "ne kadar ileri gidebilirler?" Elbette hayatın elverdiği yere kadar! İleri, hep ileri David Lodge, dünyanın hızlı değişim yıllarında, insanların değişimi kadar Kilise içi tartışmaları ve dinlerin revizyon tarihini de kara mizah tadında anlatıyor. Ortaya çıkan manzara gülünç mü acı mı? Galiba, kelimenin tam anlamıyla trajikomik. Sözün kısası, bir David Lodge kitabı işte!
Kitabın Adı NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN?
Orijinal Adı HOW CAN YOU GO FORWARD
Yazar(lar) David Lodge
Çevirmen(ler) Ayşe Öngün
Editör(ler) -
Dizi Adı Edebiyat
Okur Profili Genel Okur
İndirim Kodu
BASKI BİLGİLERİ
Sayfa Sayısı 280 sayfa
Ebat 13 x 19.5 cm.
Kâğıt 60 gr. Ensocreamy
İç Baskı Siyah-Beyaz
Kapak (Cilt Bilgisi) 210 gr. Bristol
ISBN/Barkod 978-975-539-554-8
Fiyatı 19 TL.
Çin strateji kitapları arasında en ünlüsü, Çin'in Savaşan Devletler Çağı'nda sıra dışı bir askeri danışmanın kaleme aldığı Sun Tzu'ya ait Savaş Sanatı'dır. Ondan yüzyılı aşkın bir süre sonra, Sun Tzu'nun torunlarından biri aynı şekilde seçkin bir stratejist olarak üne kavuştu. Bu kişi, bambu şeritler üzerine kaydedilmiş ve kısmen tahrip olmuş ancak yine de neredeyse tam bir versiyonu kadim bir mezarda günyüzüne çıkartılana dek bekleyen Yitik Savaş Sanatı'nın yazarı, 'Sakatlanmış Sun' anlamına gelen ismiyle Sun Bin ya da Sun Tzu II'dir.
Sun Bin'in uzun süredir sadece parçalarıyla bilinen ve ancak yakın zaman önce Sun Tzu'nun Savaş Sanatı'nın bilinmeyen bir versiyonuyla aynı kadim mezarda keşfedilen strateji kitabı, büyük olasılıkla öğrencileri tarafından derlenmişti. İmparatorluk-öncesi Çin'in diğer yapıtları gibi bu metin de, doğrusal bir düzende değil, büyük ölçüde yanal, çağrışımsal bir tarzda düzenlenmiş bir aforizmalar ve analektler derlemesi görüntüsündedir.
Yüzyılların tahribatına karşın bu büyük yapıtı, en yetkin Çin Bilimci (Sinolog) Thomas Cleary'nin, metinde tahrip olmuş bölümleri bile titizlikle ele alıp, bütünlüğü sağlayan yorumları ve tartışmasız çevirisiyle sunarak yitik halkayı tamamlıyoruz.
KİTAP HAKKINDA
Kitabın Adı YİTİK SAVAŞ SANATI
Orijinal Adı The Lost Art of War
Yazar(lar) SUN BİN
Çevirmen(ler) Sibel Özbudun
Editör(ler) -
Baskı Adedi 1000
Dizi Adı Strateji-Yönetim
Okur Profili Genel Okur
İndirim Kodu
BASKI BİLGİLERİ
Sayfa Sayısı 144 sayfa
Ebat 13,5 x 19,5 cm.
Kâğıt 80 gr. Ensocreamy
İç Baskı Siyah-Beyaz
Kapak (Cilt Bilgisi) 230 gr. Bristol
ISBN/Barkod 9789758612550
Fiyatı 10 TL
Çikolata Sevenler Kulübü Carole Matthews (The Choclate Lovers Club)kasım 12 2009
Bazı kadınlar vardır alşveriş bağımlısıdır, bazılarıysa şampanyaya bayılır... Bazıları kitap kurdudur, bazılarıysa geceleri çıkıp çılgınca eğlenmeyi sever. Lucy Lombard içinse bağımlılığın tek bir adı vardır: ÇİKOLATA!
Dünyanın en lezzetli, en tatlı ama en karşı konulmaz bağımlılıklarından biri... Her türden, her lezzetten, nefis aromalarıyla ve o enfes görüntüleriyle dayanılmaz çikolatalar. Yeri doldurulmaz çikolatalar başağrısından, kalp kırıklıklarına türlü türlü dertlerin ilacıdır. Gerektiğinde bir mutluluk hormonu gerektiğinde bir anti-depresandır.
Ve bu yolda Lucy yalnız değildir. Değişik çevrelerden, üç arkadaş daha Lucy'ye eşlik eder: Autumn, Nadia ve Chantal. Hepsi beraber Çikolata Sevenler Kulübü'nün kurallarına sadık kurucuları ve mutlu birer üyesidirler. Başka ne umulabilirdi ki!
Birbirlerinden tamamen farklı bu dört karakter, 'Çikolata Cenneti' adını verdikleri mabetlerinde toplanır ve birbirlerine anlatacak daima bir hikaye bulurlar: değişeceğine söz verip aldatmaya devam eden bir sevgili, flört sever bir patron, kumarbaz bir eş ve de aşksız bir evlilik... İşte bu konuların hepsi Çikolata Sevenler Kulübü'nün birer faaliyet alanıdır.
Eğer bir çikolata bağımlısıysanız siz de bu kitapla Çikolata Sevenler Kulübü'ne üye olabilir ve hatta bir yenisini siz kurabilirsiniz. Oradaki hikayelere kendi hikayelerinizi aşklarınızı ve dertlerinizi ekleyebilirsiniz.
Dünyanın lezzeti en bol kulübünde oldukça eğlenceli ve matrak hikayeler sizleri bekliyor...
KİTAP HAKKINDA
Kitabın Adı Çikolata Sevenler Kulübü
Orijinal Adı The Choclate Lovers Club
Yazar(lar) Carole Matthews
Çevirmen(ler) Roksi Sevindiren Levent
Editör(ler) -
Baskı Adedi 1000
Dizi Adı Çeviri Roman
Okur Profili Genel Okur
İndirim Kodu
BASKI BİLGİLERİ
Sayfa Sayısı 400 sayfa
Ebat 13,5 x 19,5 cm.
Kâğıt 80 gr. Ensocreamy
İç Baskı Siyah-Beyaz
Kapak (Cilt Bilgisi) 230 gr. Bristol
ISBN/Barkod 9789753902342
Fiyatı 22 TL
Dağıtım Tarihi 12.11.2009
****PULİTZER ÖDÜLÜ FİNALİSTİ KİTAP****
Adım Henry Dees, o sıralarda bir öğretmendim -bir matematik öğretmeni ve desteğe muhtaç Katie gibi çocukların yaz aylarındaki özel eğitmeni.
Artık ihtiyar bir adamım ve aradan otuz yıldan uzun bir zaman geçtiği halde hâlâ o yazı ve sırlarını, o günlerin sıcağını ve ışığın hiç kaybolmayacakmış gibi akşam saatlerinin içlerine kadar uzandığını anımsıyorum.
Beni dinlemek isterseniz, sözlerime güvenmek zorundasınız. Aksi halde bu kitabı kapatıp yaşantınıza geri dönün.
Sizi uyarıyorum: Benim için anlatması ne kadar zorsa, sizin için de dinlemesi o kadar zor olacak bir öyküdür bu.
**********
Sıradan bir temmuz akşamını kabusa çeviren olay 9 yaşındaki küçük bir kızın aniden ortadan kaybolmasıyla başlar. Kasaba halkını ayağa kaldıran bu durum herkesin kendi derinliklerine inmesine neden olur.
Ve roman bu özelliğiyle, bir bakıma 'kaybeden insanlar'ın kişisel hikayelerine dönüşür.
Kahramanların kendi trajedilerine hapsolduğu bir olayda herkes hikayeyi kendi gözüyle anlatıyor.
Ve bu mükemmel kurgu Lee Martin'i Pulitzer Ödülü finalistliğine kadar taşıyor.
beklerken yağmur yağacak yine yoldan gürültüyle geçecek işçi servisleri arabamın camı ıslanacak yine sen gelmeyeceksin alnım ter içinde bakacağım pencereden ...
oksijen gibidir sevgi...nefes almak istiyorsan sevmek gerekir.tıpkı yukarda anlatılanlar gibi...
üstümüz açık kalmış,nerdeyse buz kesecek hale gelmişiz.ama yinede kalbim atıyor..en azından onun sesini duyuyorum.durmadan saatin tik tak sesi gibi....birde acıkmısımki...
nedense ne zaman mutfağa girsem hep savaş alanı oluyor.bu yüzden mi bilmiyorum.
önüme hazır geliyor herşey..
ama ne zaman ben hazırlamaya başlasam işte o unutulmaz tarifi yapmaya başlasam,
üşüdüğümü hissediyorum.
bir yerlerde gizli kamera var kesin.!
mutfağa her girdiğimde sanki savaşa giriyorum gibi....
en sonunda dayanamadım karar verdim hastaneye gittim...
yanıma biraz biber birazda şeker aldım.bana ait iki şey belki bir faydası olur diye...
sıra bekliyorum.
meğer tek hasta ben değilmişim.
etrqafa bakarken yazılan duvardaki su üsteki satırlardan anlıyorum.
BAK GÖRÜYORMUSUN.....
herkez kaldı tek tek
bizim sevdalarda sınıfı geçemedi
düşük not mu aldı yoksa gülüşlerimizden
yoksa HÜZÜNLERİNDE kimse sesini mi duymadı...
yazılı kağıtlarını açmıssın arkadaş
az önce sevdaya sordum kaç almıssın diye...
sevda sevgiye sormamı istedi..
hangi sevgiler içinde yoğruldu ki kalemin bu kadar..
acaba senin yüreğine mi sorsam !